Ve bu Melik Rac‘îm ibn Hazret-i Süleymân be-kavl-i Muhammed ibn İshâk vilâdet-i Fahr-i âleme gelince 1600 sene olmuşdur. Âhir bu dahi dâr-ı bâkîye irtihâl edüp Kudüs-i Şerîf kurbünde Hazret-i Îsâ'nın maskat-ı re’si olan Beytüllahm cenbinde bir kehf-i azîm içre medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b ·
metinde göster ·
… olup merhûm dedemiz Unkapanıkapusu hâricinde şâhrâh üzre bir soffada defn edüp
cenbinde bir
âbdesthâne muslukları edüp hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır.
"Kum yâ gâfilûn" deyü guzât-ı müslimîni âgâh etdüğiyçün Horos Dede derlermiş. Merhûm dedemiz {Yavuz Er} gâyet mu‘tekidi olmağile bunların şerefiyyetine Unkapanı'nın iç yüzünde bir câmi‘ inşâ etmişdir kim hâlâ Sağrıcılar {çârsûsu} içinde Yavuz Er câmi‘i ve mahallesi derler. Ba‘dehu Horosî Dede tâ ömrü âhir olunca Horoskapusu dibinde merhûm olup merhûm dedemiz Unkapanıkapusu hâricinde şâhrâh üzre bir soffada defn edüp cenbinde bir âbdesthâne muslukları edüp hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
"Ba‘dehu Mehemmed Hân halamız ile hüsn-i ülfet edüp Sultân Bâyezîd-i Velî andan tevellüd etdi. Ve Cem Şâh dahi ve Şehzâde Nûreddîn Şâh dahi cümle halamızdan müştak oldu" deyü Fransa kıralı kızının ahvâlin böyle takrîr edüp Fransa kıralıyla Âl-i Osmân'ın karâbetin bu yüzden tahkîk edüp hikâye ederdi. Ammâ "Bilâhire İslâm kabûl etmeyüp merhûme oldukda Sultân Mehemmed Hân kendiye binâ etdüği türbe cenbinde bir kubbe-i sağîre içinde defn olundu" {der idi.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28b ·
metinde göster ·
… olup şehîd oldu. Kabri yine Mısır'da imâm Şâfi‘î tarafında Şeyh Ukbe-i Cüheynî
cenbinde bir
kubbe-i âlîde medfûndur. Cemî‘i etıbbâların silsileleri ana müntehî olur.
Zünnûn, Hazret'in bu sâhib-i keremliğin ve mübârek cemâl-i bâ-kemâlin müşâhede edince îmân ile müşerref olup Hazret kemâl-i ma‘rifetin su’âl edüp "Kâtibim ve şâ’irim ve âlim-i hâzık ve tâbîb ü fassâdım" deyince Hazret-i Resûl, Hazret-i Alî'ye emr edüp Hazret huzûrunda Alî, Zünnûn'un kemerin bağlayup dest-bûs-i Resûl ile şeref-yâb olup cümle hukemâlara pîr [ü] pîşvâ olup Amr ibn el-Âs ile sıla-i rahm içün Mısır gazâsına gelüp şehr-i Fustât ki eski Mısır'dır, anda ceng mahallinde hadeng ile mecrûh olup şehîd oldu. Kabri yine Mısır'da imâm Şâfi‘î tarafında Şeyh Ukbe-i Cüheynî cenbinde bir kubbe-i âlîde medfûndur. Cemî‘i etıbbâların silsileleri ana müntehî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158a ·
metinde göster ·
Der-şehr-i Bursa'nın cânib-i garbîsinde Eski Kaplıca
cenbinde bir
kubbe-i azîm ve bir âsitâne-i kadîmdir. Kabr-i şerîfi üzre saban oku ve zevlesi …
Der-şehr-i Bursa'nın cânib-i garbîsinde Eski Kaplıca cenbinde bir kubbe-i azîm ve bir âsitâne-i kadîmdir. Kabr-i şerîfi üzre saban oku ve zevlesi katîfe ile kaplı asılı durur ve şehîd olduğu kanlı hil‘atı ve sâ’ir âlât-ı bisâtları cümle mahfuzdur. Ammâ âsitâne-i sa‘âdetine âdem girdikde dehşet hâsıl olur. Müddet-i saltanatı 30 sene ve müddet-i ömr-i şerîfleri 70 sene. 234b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a–234b ·
metinde göster ·
… yatar bir sultândır. Mermer sandûkası münakkaş ve mutavvelce sandûka-i kabrdir.
Cenbinde bir
câmi‘i ve bir hammâm-ı müfîd [ü] muhtasarı vardır. Andan 6 sâ‘atde,
Ziyâret-i Mama Hâtûn : Bir kayalı yer dibinde binâ-yı kadîm ve kubbe-i azîm içinde medfûn Mama Hâtûn nâm Akkoyunlu pâdişâhlarının duhter-i pâkîze-ahterlerinden imiş. Cümle evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlarıyla bir kubbe-i âlî musanna‘ içinde medfûndur. Lâkin âvîze ve sâ’ir tekellüfden berî türbedârsız ve dîdebânsız yatar bir sultândır. Mermer sandûkası münakkaş ve mutavvelce sandûka-i kabrdir. Cenbinde bir câmi‘i ve bir hammâm-ı müfîd [ü] muhtasarı vardır. Andan 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 285a ·
metinde göster ·
… asâ" derler bir aynu'l-hayât-ı cân-perverdir. Aziz hazretleri bizzât câmi‘leri
cenbinde bir
kubbe-i âlîde medfûndur. Câmi‘i kendü binâlarıdır. Minâreli ve kurşum örtülü de …
Ziyâret-i Hazret-i Şeyh Şâmî: Tarîk-i Bayrâmiyye'dendir. İsm-i şerîfleri Hamza'dır. Tarîk-ı Hamzavî bunlardan kaldı, derler. Niçe bin keşf [u] kerâmâtları zâhir ü bâhir olmuşdur. Hattâ bir cum‘a günü cemî‘î âşıkânı salât-ı cum‘aya hâzır olup tecdîd-i vudû’ etmeğe bir katre su olmamağıla "Âh Sultânım! Şu câmi‘iniz kurbunda bir kuyu kazdırsanız. Cümle âyende vü revende cemâ‘at-i kesîreler tecdîd-i vudû’ etseler ecr-i cezîle nâ’il olurdunuz" derler. Hemân Şeyh Şâmî Sultân elindeki asâsıyla "Bu yerden mi su çıksa" deyü asâ ucuyla zemîne işâret etdikde bi-emrillah bir ayn-ı zülâl ka‘r-ı zemînden pertâb edüp çıkar. İle'l-ân "ayn-ı asâ" derler bir aynu'l-hayât-ı cân-perverdir. Aziz hazretleri bizzât câmi‘leri cenbinde bir kubbe-i âlîde medfûndur. Câmi‘i kendü binâlarıdır. Minâreli ve kurşum örtülü değildir. Ammâ bu câmi‘in mihrâb dîvârı ne kadar vâsi‘ ise tâ sakfa çıkınca câmi‘ mihrâbıdır. Bir câmi‘de eyle enli ve âlî mihrâb yokdur. Bu mihrâbın içinde olan taşlar üzre hurde münakkaş hatt-ı kûfî ve hatt-ı celî ve hatt-ı Musta‘sımî ve hatt-ı reyhânî ve hatt-ı sülüs bir diyâr mihrâbında yokdur. Ve niçe âyet-i şerîfler mihrâba müte‘allık Arapça ve Arapça âyeti gibi ve âyetü'l-kürsî ve âmene'r-resûlü gibi âyetler tahrîr olunmuşdur. Ve bu mihrâb-ı nûrun iki cânibindeki dîvâra üstâd-ı mermer-bür endîşe-i hâmıyla hâm taşa eyle tîşe-i gül-fâm urmuş, taşları eyle hûrde kazmış ve eyle nakş-ı bukalemûn yazmış hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış. Mihrâbın cânib-i yemîni on tarhdır ve cânib-i yesârı dahi on tarz üzre tarh olunmuşdur. Her tarhında olan nakş-ı bukalemûn zîhler ve islimîler ve zülfeler ve girişmeler ve bağlamalar ve Rûmîler ve şeş-gül ve sad-berg ve şakâyık ve zülf-i nigâr ve sünbül ve reyhân ve karanfil ve sünbül ve erguvân nakışları var kim gûyâ beyâz mermeri üstâd-ı mermer-bür peynir gibi direfş-i tîşe kalemler ile kalemkârlık edüp sihr-i i‘câz mertebesi sihr-i mübîn tasarruflar etmişdir. Ammâ niçe kimesneler bu 353a mihrâb hakkında bizzât aziz Şeyh Şâmî'nin kendi dest-kârlarıdır, derler. Hakkâ ki eyle ihtimâli olmak var. Zîrâ kerâmet mertebesi bir âsâr-ı nakş-ı erjenkmânî ve Behzâd Ağa Rızâ-yı Vanî kârı-misâl bir sun‘-ı acîb ve garîbdir. Ve kabr-i şerîfinde bir mehâbet vardır. Hakîr ziyâret etdikde bu ebyât bi'l-bedâhe hâtıra hutûr etdi. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 352b–353a ·
metinde göster ·
âsitâne-i azîm içinde medfûndur. Bu âsitânenin cânib-i erba‘asında kâşî çîn üzr …
Evvelâ sultân-ı dünya ve dîn, sîmurg-ı kâf-ı yakîn, sâkin-i külübe-i Sübhânî, ârif-i Samedânî (---)(---)(---)(---)(---) eş-şehîr Eşrefoğlu, yetmiş bin mürîde mâlik tarîk-i (---)(---) pîşvâ-yı âşıkân idi. Eşrefoğlu tahallus eder pâkîze eş‘âr-ı dürer-bârı vardır ve tasavvufâne sûfiyyûn mâbeyninde tilâvet olunur on iki makâmda başka ilâhiyyât dîvânı vardır. Sene (---) mu‘ammer olup (---) asrında sene (---) târîhinde dâr-ı âhirete intikâl edüp derûn-ı kal‘a-i İznik'de câmi‘i cenbinde bir âsitâne-i azîm içinde medfûndur. Bu âsitânenin cânib-i erba‘asında kâşî çîn üzre celî hat ile esmâ’ü'l-hüsnâ ve gûnâ-gûn nakş-ı bukalemûnlar içre "Âsitâne-i Şeyh Rûmî budur" deyü tahrîr olunmuşdur ve bu ebyât tahrîr olmuşdur :
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 6a ·
metinde göster ·
Ve imâreti ve medreseleri ve mekteb-i sıbyânı ve çarsû-yı bâzârı vardır. Kurşumlu hânlar önündeki meydânda bir çınâr-ı müntehâsı cenbinde bir âb-ı hayât çeşmesinin târîhi bud[ur](---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105a ·
metinde göster ·
… üp cenâbınız ile irsâl ederiz" deyü vâfir tevâzu‘lar edüp bu hakîre serâperdesi
cenbinde bir
çerge-i mükellef döşeyüp kendülerinin mihmânı olup kal‘a-i Sincâr'ın seyr ü tem …
Evsâf-ı kal‘a-i Şâh Sincâr, ya‘nî sûr-ı üstüvâr: Bu kal‘a altında bin altmış beş Receb'inin gurresinde Diyârbekir Vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa ile müşerref olup Melek Ahmed Paşa efendimizin mektûb-ı muhabbet-uslûbların verüp kırâ’at etdükde mesrûr olup "İnşâallahu Ta‘âlâ Melek Ahmed Paşa efendimize otuz yedi kise deynimiz edâ edüp yüz mikdârı çadır ve çergeler peydâ edüp cenâbınız ile irsâl ederiz" deyü vâfir tevâzu‘lar edüp bu hakîre serâperdesi cenbinde bir çerge-i mükellef döşeyüp kendülerinin mihmânı olup kal‘a-i Sincâr'ın seyr ü temâşâsına şürû‘ edüp ba‘zı erbâb-ı ma‘ârif ile hüsn-i ülfet etdik. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 212a ·
metinde göster ·
Bu ziyâretgâhın üzerinde bir kasr-ı âlî var, haşebdendir ve cenbinde bir âb-ı hayât çâh-ı mâsı var, cemî‘i âyende vü revendegânlar âb-ı nâbından nûş edüp def‘-i atşân edenler, şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ve şehîdân-ı sahrâ-yı Mihaç'a rahmet derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66a ·
metinde göster ·
âb-ı hayât kuyusu var kim mâ[h-ı] Temmûz'da nûş eden gûyâ hayât-ı câvidân bulur …
Ve câmi‘ cenbinde bir âb-ı hayât kuyusu var kim mâ[h-ı] Temmûz'da nûş eden gûyâ hayât-ı câvidân bulur. Gerci bu kal‘ada cebe ve mühimmât çokdur, ammâ kal‘anın büyüklüğüne göre âdemî-zâdı yokdur, zîrâ bu kal‘a cümle serhadlerin ortasında vâkı‘ olmağile kulu azdır, ammâ taşr[a] kal‘anın âdemleri ve amâristânları 68a çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67b–68a ·
metinde göster ·
… bir câmi‘-i müreffa‘dır. Ve bir mescidi ve bir hânı ve elli aded dükkânı ve hân
cenbinde bir
sebîlhâne-i {erbâb-ı} atşânı.
Çâr-kûşe bir yalın kat dolma palanka dîvârlı azîm varoşdur kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder. Metîn kulle [ve] tabyalar ile ârâste ve gâyet sarp handak-ı amîk ile pîrâste olmuş iki aded kapusu ve ikişer kat tahta kanatlı kavî kapulardır. Her kapu üzre tahta tabyalı ve âmâde toplu kulleleri var kim bu kapuların birinden girilüp birinden çıkılır, ortası şâhrâh bir varoş-ı menzilgâh palankadır. Cümle iki yüz aded tahta sutûhlu tahtânî evleri ve bâğçeleri ve âb-ı hayât kuyuları [ve] bir câmi‘i var, mâ-tekaddem bu da bir deyr-i musanna‘ imiş, hâlâ bir câmi‘-i müreffa‘dır. Ve bir mescidi ve bir hânı ve elli aded dükkânı ve hân cenbinde bir sebîlhâne-i {erbâb-ı} atşânı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… bir çeşmesi var. Paşa sarâyı câmi‘inin haremi kapusu dibinde Ahmed Beğ türbesi
cenbinde bir
lüleli bir aynü'l-hayât çeşme-sâr-ı ibret-nümâdır kim suyunu aşağı nehr-i Tuna' …
Ancak bir çeşmesi var. Paşa sarâyı câmi‘inin haremi kapusu dibinde Ahmed Beğ türbesi cenbinde bir lüleli bir aynü'l-hayât çeşme-sâr-ı ibret-nümâdır kim suyunu aşağı nehr-i Tuna'dan bir üstâd-ı kâmil Fireng bu Orta kal‘aya çıkarmış kim akıllar çâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
Der-feth-i germâb-ı Velî Beğ: Gül Baba ile Baba Miftâh Sultânların
cenbinde bir
binâ-yı âsâr-ı azîmeler ile ârâste ve kubâb-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste olmuş bir …
Der-feth-i germâb-ı Velî Beğ: Gül Baba ile Baba Miftâh Sultânların cenbinde bir binâ-yı âsâr-ı azîmeler ile ârâste ve kubâb-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste olmuş bir ılıca-i meşhûrdur. Sekiz aded tâk-ı Havarnak üzre ve sekiz köşe dîvâr-ı üstüvâr üzre serâpâ âsâr-ı binâları ahmer-gûn kiremit-i ibret-nümûn ile mestûr bir kubbe-i la‘l-gûndur. Bu kubbe-i âlînin tâ vasatında Şâfi‘î mezhebi üzre aşren fe-aşr bir havz-ı nazîfdir kim âb-ı nazîf ile memlû olup her cânib [ü] etrâfından beyâz mermer arslan ağızlarından germâb-ı sâfîler şeb [ü] rûz havz-ı azîme rîzân olmadadır. Ve bir halvetde dahi bir küçük havzı vardır, ammâ bu gâyetü'l-gâye şiddet-i hâr üzre âb-ı meshûndur. Değme âdem girmeğe tahammül edemez, tâ bu mertebe issidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
Ve peder-i azîzleri Mehemmed Efendi ve dedeleri Hüseyin Efendi bu tekye
cenbinde bir
kubbe-i âlî içinde âsûdedirler kim ol kubbe-i pür-envâr tekyenin sol tarafına v …
Ve peder-i azîzleri Mehemmed Efendi ve dedeleri Hüseyin Efendi bu tekye cenbinde bir kubbe-i âlî içinde âsûdedirler kim ol kubbe-i pür-envâr tekyenin sol tarafına vâki‘ olup hâlâ ziyâretgâh-ı hâs u âm erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
ayn vardır. Bu kerîmenin ismiyle müsemmâ olup Ayn-ı Zağr derler. Kabâyil-i ulem …
Ziyâret-i Zağr binti Hazret-i Lût aleyhi's-selâm anda medfûndur ammâ türbedârı ve kanâdîli ve hâlîçeden hâlîdir, zîrâ âbâdândan nişân yokdur. Cümle kabâyil-i Urbân çokdur. Bu âsitânenin cenbinde bir ayn vardır. Bu kerîmenin ismiyle müsemmâ olup Ayn-ı Zağr derler. Kabâyil-i ulemâ-yı Urbân efvâhında böyle şayî‘dir kim bu ayn kıyâmete karîb ya‘nî eşrât-i sâ‘atde cûş [u] hurûşa gelüp bu sahrâ ve şehirleri gark ede, derler. Hakîkatü'l-hâl eğer tuğyân etse tâ şâm'a gelince önüne hâ’il yokdur. Allâhümme afvnâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y235a ·
metinde göster ·
musallâ soffası ve bir mihrâbı var. Bu mahallin cânib-i erba‘asında sınâmekî be …
Ve bu kuyu cenbinde bir musallâ soffası ve bir mihrâbı var. Bu mahallin cânib-i erba‘asında sınâmekî beyâbânı gâyet çokdur. Her diyâra bu mahalden gelir sarı sarı şükûfeleri P 115a olur. Hukemâlar isti‘mâl edüp müshilât ma‘âcinlere idhâl ederler. Aceb latîf edviye-i mu‘tedildir. Eğer bu mahalle bir sâhibü'l-hayır bir kuyu dahi kazsa yetmiş bin hac savâbı ederdi, zîrâ gâyetü'l-gâye muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y274a ·
metinde göster ·
… Hazretin beşiği ve mehdi hidmetinde idi. Nâmına Ümmü Eymen derler. Halîme Hâtûn
cenbinde bir
kubbe içre medfûnlardır. Her sabâh ziyâret edüp Hazret anlara du‘â edermiş. Bu …
Ve bu Halîme süd ana kubbesi içre Hazret'in razâ‘an süd kız karındaşı Selmâ Hâtûn ve hazretin pederinden intikâl eden câriye-i Bereke Hazretin beşiği ve mehdi hidmetinde idi. Nâmına Ümmü Eymen derler. Halîme Hâtûn cenbinde bir kubbe içre medfûnlardır. Her sabâh ziyâret edüp Hazret anlara du‘â edermiş. Bu husûsda sikât-ı ehl-i Sükker rahimehullâh eyle tahrîr etmişler kim Hazret-i Resûl'ün pederi ticâret ile şâm-ı şerîfe gidüp ba‘de't-ticâre şâm'dan rücû‘ edüp âlâm [u] şedâyid-i râhdan haste-hâl olup Medîne'ye (---) merhale yer kaldıkda Dâru't-tâbığa nâm mahalde merhûm olup anda defn etdiler. Müddet-i ömrü 25 sene.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y298a ·
metinde göster ·
câmi‘i var ve bir âb-ı hayât kuyusu var. Bunda karâr etmeyüp yine çöl [ü] çölis …
Ziyâret-i şeyh (---) cenbinde bir câmi‘i var ve bir âb-ı hayât kuyusu var. Bunda karâr etmeyüp yine çöl [ü] çölistân içre deve kuşları ve tavşan ve ceyrânlar huccâc içine girüp sayd [u] şikâr ederek bir hây hû ile ubûr edüp yine [deve]kuşu yumurtaları bularak ve levzünnebî yiyerek çölün nihâyetinde sol cânibimizde gücile nümâyân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307b ·
metinde göster ·
… nüp bu bürkeden Nîl'e varup gelirler idi. Hâlâ ol tekne kayık Kal‘atü'l-Kepş'in
cenbinde bir
kemer altında durur.
Hâssa: Keheneler asrında bunda bir taşdan oyulmuş kayık var idi. Dörd âdem binüp bu bürkeden Nîl'e varup gelirler idi. Hâlâ ol tekne kayık Kal‘atü'l-Kepş'in cenbinde bir kemer altında durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y133b ·
metinde göster ·
… rdir. Ve bu câmi‘in dahi der-i dîvârı sâfî elvân zî-kıymet ahcârât kaplıdır. Ve
cenbinde bir
sebîli ve fevkında bir mekteb-i sıbyânı ve mukâbelesinde yigirmi dükkânı ve yüz …
Ve bu câmi‘e Y 138b muttasıl bir kubbe-i âlî içinde Emîrü'l-kebîr medfûndur. Ammâ Hudâ âlimdir, taşdan binâ olunmuş enderûn [u] bîrûnu eyle hurdegîr münakkaş kubbedir kim zirve-i a‘lâsı semâya ser çekdiğinden mâ‘adâ diyâr-ı Mısır'da bî-adîl bir kubbe-i bî-nazîrdir. Ve bu câmi‘in dahi der-i dîvârı sâfî elvân zî-kıymet ahcârât kaplıdır. Ve cenbinde bir sebîli ve fevkında bir mekteb-i sıbyânı ve mukâbelesinde yigirmi dükkânı ve yüz mikdârı hücreli hânı var. Cümle halkı müte’ehhillerdir. Ve bu câmi‘e muttasıl dîvâr dîvâra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y138a–Y138b ·
metinde göster ·
… nde imâm ve mü’ezzin ve kayyım ve türbedârları sâkindir. Kabr-i şerîfi zâviyesi
cenbinde bir
kubbe-i pür-envârdır. Hareminin altında su sarnıcı var, her sene bu sarnıca Dim …
Âsitâne-i Şeyh Şatâ: Çâr-gûşe kal‘a-misâl bir binâdır. Cirmi üç yüz adımdır. İçinde imâm ve mü’ezzin ve kayyım ve türbedârları sâkindir. Kabr-i şerîfi zâviyesi cenbinde bir kubbe-i pür-envârdır. Hareminin altında su sarnıcı var, her sene bu sarnıca Dimyât a‘yânının develeri Nîl'den su taşıyup leb-ber-leb ederler. Eğer su taşımasalar cümle develeri uyuz olur, aceb hikmetdir. Hulâsa-i kelâm ziyâretgâh-ı hâs [u] âm ulu sultân-ı benâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y349b ·
metinde göster ·
buhayre-i lezîz vardır kim mürde cism üzre ilkâ eyleseler belki hayât bulurdu. …
Bu câmi‘ cenbinde bir buhayre-i lezîz vardır kim mürde cism üzre ilkâ eyleseler belki hayât bulurdu. Hazret-i Süleymân ins [ü] cin ve hûş [u] tuyûr ile taht-ı Süleymânî ile tayy-i mekân edüp ber-havâ tayrân ederken bu buhayreyi görüp vezîri Âsaf-ı Berhıyâ'ya ve ba‘zı musâhib ecinne ve dîv ü perîlerden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406b ·
metinde göster ·