… lunup mesdûd olmuşdu. Yine böyle iken derûn-ı kal‘ada küffâr makdûrun sarf edüp
ceng ederlerdi
. Zîrâ derûn-ı kal‘ada mecâzibûndan Yâvedûd Sultân nâm bir büdelâ, kal‘ayı bir k …
Ve yine rûz [u] şeb cânib-i erba‘adan asker-i İslâm'a imdâd ile zahâ’ir gelmede ammâ küffâra bir dâne-i hardal gelmemede, zîrâ mukaddem târîh ile Akdeniz ve Karadeniz boğazlarına kal‘alar binâ olunup mesdûd olmuşdu. Yine böyle iken derûn-ı kal‘ada küffâr makdûrun sarf edüp ceng ederlerdi. Zîrâ derûn-ı kal‘ada mecâzibûndan Yâvedûd Sultân nâm bir büdelâ, kal‘ayı bir kaç günden sonra feth olmasın Cenâb-ı Bârî'den ricâ edüp du‘âsı hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup günden güne kal‘anın fethi müşted olup tâ ki on gün oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25b ·
metinde göster ·
… istân-ı bî-amân içre kalup yine şeb [u] rûz hem kal‘ayı döğüp hem Şâh askeriyle
ceng ederlerdi
.
Sene (---) de Hâfız Ahmed Paşa Diyârbekir'den Bağdâd üzre serdâr olup Bağdâd'ı tokuz ay döğdü. Kal‘a-kûp toplar ile Akkapu ve imâm-ı A‘zam kapusundan rahneler açılup yürüyüş sadedinde iken Şâh Abes Îrân-zemîn askeriyle İslâm askerinin cânib-i erba‘asında meks edüp önlerinde Bağdâd içre düşman, ardlarında dahi dîninde pişmân kavm-i dâllin mâbeyninde kalup etrâf [u] eknâfdan zehâyir ayağın kesüp asker-i İslâm içre bir kaht-ı azîm müstevlî olup guzât-ı müslimîn şeb [u] rûz âteş-i Nemrûd içinde kalup ceng etmede. Şâh dahi bir gece fursat bulup şebhûn esnâsında kal‘a içre yigirmi bin Mâzenderânî tülüngi imdâd-ı Alî koyup ale's-sabâh İslâm metrisleri basılup gerüden Şâh dahi hücûm edüp bir ceng-i Muhammedî olmuşdur kim bir târîhde olmamışdır. İslâm askeri ne çâre eylesün iki düşman mâbeyninde kalup ve her cânibi çöl [ü] çölistân-ı bî-amân içre kalup yine şeb [u] rûz hem kal‘ayı döğüp hem Şâh askeriyle ceng ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64a ·
metinde göster ·
… alamaz dedikleri gibi bunlar dahi Bağdâd'a bedürüstî sarılmayup âlet-i mülâhaza
ceng ederlerdi
. Ve eyyâm-ı şitâ da erdiğinden top-keşân câmûsları(n)da ekseriyyâ telef olmuşla …
Andan sonra sene 1039 târîhinde Hüsrev Paşa-yı dilîr yine mühür ile Bağdâd üzre serdâr-ı mu‘azzam olup Hemedân ve Dergezîn şehirlerinden yetmiş altı pâre Acem şehirlerin harâb u yebâb etdüği cümle bâlâda, mahalle münâsebetleriyle seyâhat etdiğimiz Acem diyârı şehirlerinde tahrîr olunmuşdur. Ammâ bi-emri Hudâ Bağdâd'ın fethi Hüsrev Paşa'ya müyesser olmayup kırk gün kemâkân şeb [u] rûz döğüp ve bir akîm yürüyüş edüp derûn-ı kal‘ada Mazenderânî leşker-i İrânî bî-hisâb ve dinc-a-dinc leşker-i Acem (---) Âl-i Osmân askerîsine beş aydan berü yetmiş altı pâre kal‘aları feth edüp nehb ü gâret etmeden cümle askere bir mertebe fütûr u kelâl gelmiş kim cümle mâl-ı ganâ’imle muğtenim olup mâl-ı Kârûn'a mâlik olduklarından tok arslan şikâr alamaz dedikleri gibi bunlar dahi Bağdâd'a bedürüstî sarılmayup âlet-i mülâhaza ceng ederlerdi. Ve eyyâm-ı şitâ da erdiğinden top-keşân câmûsları(n)da ekseriyyâ telef olmuşlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 335b ·
metinde göster ·
… ehirde yeniçeriler odaları yok iken her bâr bu şehir içre Uskok kâfirleri gelüp
ceng ederlerdi
ve niçe esîrler alup giderlerdi.
Âb [u] havâsının letâfetinden câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri vardır, ammâ memdûhâtından rûzgârıyla suyundan gayrı bir şey yokdur. şehrin içinde aslâ kaldırımlar yokdur, ammâ kesme mücellâ kayalı olmağile cümle tarîk-i âmları pâkdir ve cümle hânelerinin pençereleri cânib-i garbde Hilevne sahrâsından öte Atlıbeğzâdeler sarâylarına ve Porolok dağlarına nâzır evlerdir ve her hânede ceng içün mazgal delikleri vardır, zîrâ bu şehirde yeniçeriler odaları yok iken her bâr bu şehir içre Uskok kâfirleri gelüp ceng ederlerdi ve niçe esîrler alup giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135a ·
metinde göster ·
… gerideki askerinin gelmelerine muntazırlar idi ve yine durmayup çadırlar içinde
ceng ederlerdi
.
Piyâdelerimizden yine hayli âdem şehâdet şerbetin nûş edince hemân cümle bâkî kalan piyâdelerimiz etek der-miyân edüp ceyrân gibi sekerek ve kuş gibi uçarak kaçmada, biz dahi anların akîbince paşa ile at başı berâber kaçarken ordumuza karîb geldikde piyâdelerimizi bırağup "Kuskuna kuvvet kamçıya bereket" deyüp kıç topların atarak ba‘zı tarlalarda sûret dârûları suratlarımıza urarak ve piyâdeler kaçdığımıza "Bizi bırakman" deyü cümlesi haykırarak, bizler ise cân havliyle hayme vü hargâhlarımıza cân atup kaçarak, küffâr-ı hâksâr dahi akîbimizce bizi kovarak tâ çadırlarımız içre kâfirin yüğrük atlısı girüp niçe çadırların tınâbların kesüp niçe karakullukçu fakîrlerin kellelerin kesüp ordumuzu zabt eder şeklinde oldular, ammâ dahi gerü gerideki askerinin gelmelerine muntazırlar idi ve yine durmayup çadırlar içinde ceng ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104a ·
metinde göster ·
… diler. Zîrâ cümle küffâr deryâdan emîn idi. Ve bay [u] gedâsı kara câniblerinde
ceng ederlerdi
.
Hemân ki küffâr bu gemilerin karadan deryâya geldiklerin görüp bir gayrı tedârik edelim, derken hikmet-i Kâdir [u] Kayyûm Sarâyburnu'ndan Fransa küffârından on iki pâre patrona kalyon zâhir olup imdâd geldiler. Zîrâ cümle küffâr deryâdan emîn idi. Ve bay [u] gedâsı kara câniblerinde ceng ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y28a ·
metinde göster ·
… payup zahîreleri suları evleri içinde olup yetmiş gün asker-i İslâm ile kemâkân
ceng ederlerdi
. Damdan baca ve girdâb ve serdâblar ve cümle minârelerden şeb [u] rûz ceng-i az …
Ammâ aşağı kal‘ada cümle Çerâkese-i nâkese Hayre Beğ'in Mısır vezîri olduğun işidüp cemî‘i derbleri kapayup zahîreleri suları evleri içinde olup yetmiş gün asker-i İslâm ile kemâkân ceng ederlerdi. Damdan baca ve girdâb ve serdâblar ve cümle minârelerden şeb [u] rûz ceng-i azîm olurdu. Yine cümle Mısır halkı İllâ yansuru's-Sultân Tumanbay deyüp aşağı şehirde yetmiş gün hutbe Tumanbay ismine okunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y52b ·
metinde göster ·
… ısır'a hâkim olduğundan cümle Çerâkes-i nâkes hazz etmeyüp şehir içinde kapanup
ceng ederlerdi
. Ve Tumanbay içün Hayre Beğ Arablara İllâ yansuru's-sultân Tumanbay dedirdüp Se …
Çünki Sultân Selîm Tumanbay'ı salb edüp defn etdi, ammâ Mısır'ın içi dahi âsûde-hâl olmayup şehir içinde küt-â-küt ceng-i azîmler olmada. Zîrâ Tumanbay ve Gavrî'nin devleti büyük devlet idi. Ve Hayre Beğ Gavrî'ye dilgîr olup âl-i Osmân'a rehber olarak Mısır'a götürüp yine Mısır'a hâkim olduğundan cümle Çerâkes-i nâkes hazz etmeyüp şehir içinde kapanup ceng ederlerdi. Ve Tumanbay içün Hayre Beğ Arablara İllâ yansuru's-sultân Tumanbay dedirdüp Selîm Hân'a işitdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·