İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ceng u

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
34
isabet
34 cümle/beyitte
12,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
45 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3413,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–34 / 34

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ceng u” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 252a … ve şalvar ve çuka dolama ve serine asdâr-ı destâr sarup rûy-ı deryâda gazâ edüp ceng [u] cidâl ederek ticâret edüp kâr ederler. Altıncı fırkası bâğbân ve bâğçevândır. Z …
EÇS II 257b … ile Arıt kavmin bozup beğlerin esîr etmişlerdir. Zirâ bu Abaza kavmi birbiriyle ceng [u] cidâl edüp evlâdların ve avretlerin uğurlayup kâr etmeğile geçinirler. "Hırsız …
EÇS II 261b–262a … ândan bî-tâb u bî-mecâl kalmışlardı. Netîce-i merâm, sekiz sâ‘at-i nücûm hücum, ceng [u] savaş-ı perhâş olmuşdur kim gûyâ ceng-i Çıldıran ve yâhûd ceng-i Kosova'dır. De …
EÇS II 266a–267a … yet eyledi kim "Beni gasl edüp yedi tâbût âmâde edin. Zîrâ benim içün yedi kral ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtal etseler gerekdir" deyü vasiyyet-i şerîfi üzre cümle fuk …
EÇS II 271a–272b … aberi olmadı. Gûyâ bir kûh-ı Demâvend idi. Bu hâl üzre yigirmi gün yigirmi gice ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl olup mel‘ûn küffâr topa tutulmuş maymuna dönüp henüz hâ …
EÇS II 272b–273a … İskender-i Yunan feth olup sâ’ir diyâr-ı İslâma zamm olundu. Ve bu gazâda olan ceng [u] cidâl Azak'da ve Sultân Murâd Hân ile kal‘a-i Revân ve Bağdâd'da olmamışdır. Am …
EÇS II 284b … rbaycân'da cân verüp anda dârü'l-karâr etdi. Bu Tercân sahrâsı eyle bir hâmûn-ı ceng [u] cidâl yeridir kim hâlâ re‘âyâ vü berâyâlar çift sürerlerken zemînden âdem üstüh …
EÇS II 353a … bir gün ale'l-gafle bu kal‘ayı basup vakt-i Şâfi‘î'de er döküp feth etdi. Zîrâ ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl ile feth olur kal‘a değildir. Hâlâ Kankırı sancâğı hükm …
EÇS II 361b … Hüseyin Paşa ve Kara Sefer Paşa ile ceng edüp Varvar Köprülü'yü münhedim etdüği ceng [u] cidâli ve menâzilleri beyân eder
EÇS III 31a Beri tarafda âdem deryâsı ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâle âmâde olup cân bâzârına düşmüşler, bunlar bir yire üşm …
EÇS III 57b … ehrden bir şecer-i garîbdir. Her bâr kim ekâlîm-i seb‘ada iki pâdişâh birbirile ceng [u] cidâle ve harb-i kıtâle âheng etseler bi-emri Hudâ ol mağlûb cânibine dırahtın …
EÇS III 59a … Ca‘ber Kal‘ası derler. Andan Melik-i Selçuk bu kal‘ayı muhâsara edüp yedi ayda ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl ederek Ekrâd-ı Âd-ı pür inâd elinden dest-i kahr ile fe …
EÇS III 100b–101a … kelâm, yedi kerre onlar bize, biz anlara hamleler edüp kâmil üç sâ‘at-i nücûmî ceng [u] savaş-ı perhâş oldu kim Azak cenginden berü böyle bir dilîrâne irâm(?)-â âver c …
EÇS V 44a … ve Timur Hân ve Tohtamış Hân ve Suyuncı Hân ve Mengli Giray Hân'dan berü böyle ceng [u] cidâl ve harb [u] neberd-kıtâl olmamışdır. Hattâ küffârın meydânda nâmdâr kapud …
EÇS V 47a … -) târîhinde Azak kal‘ası gazâsında bu kefere-i menhûsun derd [u] belâsın çeküp ceng [u] cidâllerin görmüşüz. Hudâ-yı Müte‘âl hıfz etdi. Anda Carkazi kal‘asından kalkup …
EÇS V 56b–57a … Ak-ı Rus-ı menhûslar birbirlerine "Ayâ kangı kabîleden baş hatman eylesek" deyü ceng u cidâle düşüp mâbeynleri tefrikaya ba‘is olup aralarında bir gün ceng-i azîm olu …
EÇS V 65a … edüp ibtidâ kâ’immakâm ve sâniyen sa‘âdetlü pâdişâha buluşup cümle sergüzeşt-i ceng [u] cidâli nice nakl etdiğim ve nice cümle üsârâları ve mâl-ı ganâ’imleri alay ile …
EÇS V 69a–69b "Benim lalacığım, vezîria‘zamım kâfir üzre ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâldedir. Sen dahi dîn-i mübîne mu‘în [ü] zahîr olup elbett …
EÇS V 75a … al üzre dîn-i mübîn uğuruna gazâya gidüp Yanova kal‘ası altında iken germâ-germ ceng [u] cidâl ve harb [u] kitâlde iken bunlar Anadolu'da isyân edüp sefere gitmedikleri …
EÇS V 102a … kovarak bizim askerimiz üzerine geldikden bizden anlara bir yaylım kurşum urup ceng [u] cidâlde iken hemân yine Kalga Sultân askeriyle dönek edüp aslâ küffâra bakmayup …
EÇS V 104b Hakîr eyitdim: "Bilir misin beğim, bu Yaş şehri altında ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl günü ne gûne ahd-i amân eyledin?"
EÇS V 107b … âli‘-i imâreti burc-ı akreb ve beyt-i Merîh-i mâ’î olduğundan şehir içre dâ’imâ ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl olmadan hâlî değildir ve hakkâ ki halkı akreb sıfatlı a …
EÇS V 117a … mışvâr: Cümle asker-i İslâm kal‘ayı ihâta edüp dokuz yerden meterislere girilüp ceng [u] cidâl ederken bi-emr-i Hayy-i Kadîr merkûm kal‘alar feth oluncaya dek şiddet-i …
EÇS V 117b Ez-ân sebeb ki sene-i mâzîde kal‘a-i Lipova'da mahsûr olup yüz yetmiş gün ceng [u] cidâl edüp ba‘dehû Ulama Paşa vere ile Lepova kal‘asın mukaddemâ kapudanı olan …
EÇS V 123a … kîrin ma‘lûmu olduğu mertebe manzûrumuz olan kılâ‘-ı metîneler muhâsaraların ve ceng [u] cidâl harb [u] kıtâl-i muhâtaraların su’âl ederlerdi ve her bâr kal‘a-i Vârat'a …
EÇS V 124a Netîce-i merâm eğer bu kal‘a muhâsarasın görüp bildiğimiz üzre ceng [u] cidâli evsâfın ta‘rîf ü tavsîf etsek Vâratnâme nâm bir dîvân olur.
EÇS V 124a–124b … âm'ı mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular, ammâ 124b kal‘a günden güne şîrînleyüp ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl müştedd olmada idi.
EÇS V 125a … p ol mahalde kâmil dörd sâ‘at-i nücûmî kâfir ile sîne-ber-sîne dest ber-girîbân ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl olup küffâr âhirü'l-emr sehel galebe edüp kal‘adan taşr …
EÇS V 132a–132b … i bu Bosna serhaddi gâzîlerindendirler kim şeb [ü] rûz her tarafın kâfirleriyle ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl ederler ve halkı gâyet mu‘ammer olup tenâsül bulurlar. …
EÇS V 144a … hâl-ı pür-melâle aslâ nazar etmeyüp "Bire Allâh Allâh" diyerek kâmil iki sâ‘at ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl olup küffâr-ı murdâr firâra yüz dutup bu kadar askerden …
EÇS V 154b … danı (---) aded kal‘a neferâtı gâzîleri var kim şeb [ü] rûz Hırvad kâfirleriyle ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl edüp baş alup baş verirler ve gâhîce kadı efendiyi de ç …
EÇS V 156a … yı âteşe urup kal‘a hâricinde meterisde olan küffâra bir sâtûr-ı Muhammedî urup ceng [u] cidâl ederek Kostaniçse kal‘asına ve Zirin kal‘asına varup karâr ederler. Küffâ …
EÇS V 156b–157a … ır kim şeb [ü] rûz bu Hırvad gâzîleri Hırvad ve Islovin ve Fireng kâfirleri ile ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl ederler. Belki bir günde beş altı kerre cengden mâ‘adâ …
EÇS VIII 300a–300b … emilerle deryâdan asâkir-i İslâm karadan kâmil ale't-tevâlî dörd sâ‘at-i nücûmî ceng [u] cidâl-i mütemâdî olup hikmet-i kudret sâhibi Allâh ihsân ilhâm edüp Kulkethudâs …