… u üzre âye[t]: "Hâzihi cennâtü adnin Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur. Hakkâ ki
cennet-misâl bir
kasr-ı ılliyyîndir.
"Yâ Süleymân, kırk sekiz sene mu‘ammer olursun ve çok gazâlar edersin, ınkırâzü'd-devrân zürriyyetin munkatı‘ olmaz ve sana şefâ‘atim erzânîdir. Lâkin şu gazâ mâlından Mekke ve Medîne'ye bezl edüp Kudüs-i şerîfe bir kal‘a inşâ et kim evlâdların asrında küffâr istîlâ etmeye. Ve haremine bir havuz ve Sahratullâh'ı tezyîn eyleyüp fukarâ-yı Kudüs'e surre ve atıyyeler ihsân edüp Kudüs-i şerîfi ma‘mûr eyle" deyü emr-i Resûlullâh olup derhâl Süleymân Hân hâbdan bî-dâr olup gazâ mâlından bin kîse Mekke'ye ve bin kîse Medîne'ye ve bin kîse bu Kudüs-i şerîfe sâ’ir mühimmât ile Koca Mi‘mâr'ı Kudüs'e gönderüp Lala Mustafâ Paşa'yı Mısır'dan ma‘zûl edüp şâm-ı şerîf'i ihsân edüp Kudüs-i şerîf imâretine me’mûr oldukda eyâlet-i Mısır'da ve şâm'dâ ve Haleb'de ne kadar üstâd mühendis ve mermer-bür nakkaş-ı Mânî ve Bihzâd üstâdân var ise cem‘ edüp Kudüs-i şerîf'i ve Sahra-i nazîfi eyle müzeyyen eylemişdir kim Sahra-i şerîfin cennet kapusu üzre âye[t]: "Hâzihi cennâtü adnin Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur. Hakkâ ki cennet-misâl bir kasr-ı ılliyyîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212a ·
metinde göster ·
köşe etmeğe emr eder. Hazret-i Alî ve Fâtımatü'z-Zehrâ ve sâ'ir sahâbe-i ağniyâ …
Ba‘dehu Hazret-i Ebâ Bekrü's-Sıddîk halîfe-i Resûlullâh olup cümle Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn [ü] Ensâr ve Erbâb-ı Soffa bî‘at edüp mustakillen halîfe olup cümle kibâr-ı kümmelîn ve Sahâbe-i güzîni cem‘ edüp âsitâne-i Resûlullâh'ı zer-ender-zere müstağrak edüp cennet-misâl bir köşe etmeğe emr eder. Hazret-i Alî ve Fâtımatü'z-Zehrâ ve sâ'ir sahâbe-i ağniyâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281a ·
metinde göster ·
… anda oturup kesb-i tarâvet ederler. Bir dil-küşâ yerdir. Ve yine sâhil-i Nîl'de
Cennet-misâl bir
zâviyesi vardır. Memdûhâtından pirinci ve sükkeri meşhûrdur. Bu şehrin şark cân …
Ve bir sarây-ı âlî dârışeddi vardır, hâkimi anda sâkindir. Kapusu önünde leb-i Nîl'de bir kasr-ı latîfi var, müsâfirîn ü mücâvirîn anda oturup kesb-i tarâvet ederler. Bir dil-küşâ yerdir. Ve yine sâhil-i Nîl'de Cennet-misâl bir zâviyesi vardır. Memdûhâtından pirinci ve sükkeri meşhûrdur. Bu şehrin şark cânib[i] havâdâr mürtefi‘ yere vâki‘ olmağile cümle hânelerinin pençereleri Nîl'i nâzırdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y337b ·
metinde göster ·
… âyet mahsûldâr olduğundan Cezîretü'z-zeheb derler. Latîf beyâz aseli olur. Gûyâ
Cennet-misâl bir
cezîredir. Hûrmâ bâğları içinde ürd-i Behişt'den nişân verir. Bir minâreli bir …
Ve bunun mukâbelesinde bir cezîrecik vardır, cânib-i erba‘asın Nîl ihâta etmiş. Cezîretü'z-zeheb derler. Gâyet mahsûldâr olduğundan Cezîretü'z-zeheb derler. Latîf beyâz aseli olur. Gûyâ Cennet-misâl bir cezîredir. Hûrmâ bâğları içinde ürd-i Behişt'den nişân verir. Bir minâreli bir câmi‘-i zîbâsı var. Kurbunda kırk hâneli bir kurâsı var. Bu cezîreden yukaru bir mîl yine Garbiyye hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y338a ·
metinde göster ·