… Edirne'de vezîr-i a‘zam oldu. Şehr-i Marzifon'da bir sipâhîzâdedir. Ammâ gâyet
cerî
ve sâhib-i re’y ve âkıl u dânâ bir vezîr-i tüvânâdır.
Yerine Edirne kâ’immakâmı Kara Mustafâ Paşa vezîr-i a‘zam oldu. Yine Köpürlü'nün hareminde perverde olup imrâhor-ı kebîr ve Silisre ve kapudan paşa ve kâ’immakâm olup sene (---) târîhinde Edirne'de vezîr-i a‘zam oldu. Şehr-i Marzifon'da bir sipâhîzâdedir. Ammâ gâyet cerî ve sâhib-i re’y ve âkıl u dânâ bir vezîr-i tüvânâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81b ·
metinde göster ·
… k ve bıldırcınlar şikâr ederek ve Urfa Göçüğü ve Muş ovası cücüğü seri‘u's-seyr
cerî
yetken yeken tazı-yi kelb-i mu‘allemler ile hargûş-ı sahrâyî ve gûsfend-i yaban …
Andan paşa cümle mîr-i mîrânlar ile cemî‘i kibâr u a‘yânlar ile hânların teferrücgâhlarına ve saydgâhlarına ve çiftlikler ve şikârgâhlarına ve şehir etrâfında olan niçe hâmûn-ı telâli ve vâdî-i cibâli seyr ederek hânın zağanos ve bâzları ile turna ve kazları sayd ederek ve tola ve tarraş ve zağarlar ile atmaca ve karagözler ile keklik ve bıldırcınlar şikâr ederek ve Urfa Göçüğü ve Muş ovası cücüğü seri‘u's-seyr cerî yetken yeken tazı-yi kelb-i mu‘allemler ile hargûş-ı sahrâyî ve gûsfend-i yabanî ve sığın u karaca ve tablalı gazâlları sayd [u] şikâr edüp köşe köşe ziyâfetler olup hedâyâ-yı firâvânlar gelüp yine otağa gelinüp cümle mîr-i mîrânlara ve Van a‘yânlarına Paşa-yı bâ-vakâr kapucubaşılarıyla birer av şikârı gönderüp anlar da her varan ağalara birer küheylân at ve niçe elvân bârçe-i Gücürât verüp paşaya dahi birer hedâyâ gelmesi mukarrer idi. Ve her gün ale's-sabâh hanım tarafından yüz sahan futûr ta‘âmı ve hân tarafından iki yüz sahan öyle ta‘âmı gelmesi mukarrer idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 280b ·
metinde göster ·
… ika-i azîm ile gürleyüp yıldırım gibi aşağı akarken alabalık dedikleri serî‘ ve
cerî
mâhîler aşağı nehr-i Virbaz'dan baş yukaru nehr-i Pileve ile biri birlerin kova …
Ve garâ’ib-i ibret-nümâ dahi oldur kim böyle bir nehr-i azîm sâ‘ika-i azîm ile gürleyüp yıldırım gibi aşağı akarken alabalık dedikleri serî‘ ve cerî mâhîler aşağı nehr-i Virbaz'dan baş yukaru nehr-i Pileve ile biri birlerin kovarak yıldırım gibi atılan sudan baş yukaru şakıyup çıkarlar. Garîb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… afında olan ensiz korkuluğu üzre gâyetü'l-gâye sür‘at üzre seğirderek ubûr eder
cerî
sıbyânları var. Aklı olan âdem bu cisrin kenârına varmağa havf eder, ammâ nâ-re …
Ve nehr-i Neretva içinde hammâm kubbesi gibi taşlar vardır ve gayet dîvâne ve taşkın ve coşkun dîvâne akup niçe yerinde buruntu girdâbları olup yıldırım-vâr şakıyup ve ra‘d-vâr gürleyüp böyle bir dâne suya kendüyi atmak zehî cür’et-i benî Âdemdir. Ammâ el-hâsıl hemân îmân etmişlerdir. Evvel alçak kayalardan atlayup dahi âlîden pertâb ede ede idmân bulup cisrden aşağı atılırlar. Ammâ bir cür’et dahi bu şehrin ehl-i hıref sıbyânları hânelerinden üstâdlarının dükkânlarına ta‘âm getirirken iki elinde ta‘âmlar ve başı üzre nân-pâreler ve gayri eşyâlar var iken niçe gulâm-ı sâhib-cür’etler bu kadar bâr-ı sakîller ile cisir ortasında gitmeyüp cisrin iki tarafında olan ensiz korkuluğu üzre gâyetü'l-gâye sür‘at üzre seğirderek ubûr eder cerî sıbyânları var. Aklı olan âdem bu cisrin kenârına varmağa havf eder, ammâ nâ-resîde püserânlar cisrin korkulukları üzre seğirderek geçerler, garîb ü acîb temâşâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
… Yohsa nehr-i Raba'nın cisrden yukarusu ve cisrden aşağısı derin olmayup âkıl ve
cerî
olan yiğitler andan geçüp halâs oldular, ammâ ol taraflarda kâfir gâyet çok idi …
Ba‘zı âkıl yiğitler bu izdihâmda boğulanları görüp hemân köprüden aşağı kâfir tarafına enüp niçesi atlarıyla ve niçesi şinâverlik ve dilâverlik ederek karşu geçüp halâs oldular, zîrâ suyun derin olup bu suda âdem gark olmasının sebebi köprü kırılup niçe bin âdem köprünün kazıklarına ve iplerine yapışup atlar ve katırlar ve âdemler köprüye dayanup su bügendiğinden deryâ gibi olup âdemler boğuldular. Yohsa nehr-i Raba'nın cisrden yukarusu ve cisrden aşağısı derin olmayup âkıl ve cerî olan yiğitler andan geçüp halâs oldular, ammâ ol taraflarda kâfir gâyet çok idi, ammâ küffâr havfinden her kim 21b cisr yanındaki izdihâma girdi ise rehâ bulmayup garîk-i âb olup rahmet-i Yezdân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21a–21b ·
metinde göster ·
… a‘aya karavullar fermân olundu, zîrâ bu kal‘anın katanası gâyet şecî‘ ü bahâdır
cerî
mel‘ûnları olur. Hattâ altı bin cürd atlısı vardır, derler. Kal‘ası bir ormanlı …
Ba‘dehu sene 1006 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında küffâr hîle ile kal‘a-i Yanık'a ağaç top atup zafer bulup içine leşkerin koduğu sene kal‘a-i Papa'yı ve kal‘a-i Tata'yı ve bu kal‘a-i Pespirim'i alup ilâ hâze'l-ân dest-i küffârda kalup amâr olmuşdur. Hâlâ bu mahalde asâkir-i İslâm bir sâ‘at ba‘îd Bakvan nâm bir derenin kenârında meks edüp cânib-i erba‘aya karavullar fermân olundu, zîrâ bu kal‘anın katanası gâyet şecî‘ ü bahâdır cerî mel‘ûnları olur. Hattâ altı bin cürd atlısı vardır, derler. Kal‘ası bir ormanlı dağlar içre
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26b ·
metinde göster ·
… er bir gûne haçlı çarhdır. Bunu dahi Süleymân Hân gibi top üstünden endirir bir
cerî
pâdişâh-ı cem-azamet elbette bulunur ola.
"Altun top üzre kuş konmasın deyü ol haç şekilli çarhı koduk" deyü cevâb verdiler, ammâ hakkâ ki kuş konamaz, rûzgâr-ı zorkârdan dahi fırlak gibi döner bir gûne haçlı çarhdır. Bunu dahi Süleymân Hân gibi top üstünden endirir bir cerî pâdişâh-ı cem-azamet elbette bulunur ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 61b ·
metinde göster ·
… ş yarar ve bahâdır ve şecî‘ fetâ gâzîlerdir. Ve gâyet müdebbir ve mütebassır ve
cerî
hâkimlerdir. Ve her şeyde ve şeş cihetde pâklerdir. Ve Arnavudistân'ın bu kavm- …
Der-tetimme-i şehrengîz-i külliyât: Evvelâ beyne'l-akrân gâyet gayret-keş yarar ve bahâdır ve şecî‘ fetâ gâzîlerdir. Ve gâyet müdebbir ve mütebassır ve cerî hâkimlerdir. Ve her şeyde ve şeş cihetde pâklerdir. Ve Arnavudistân'ın bu kavm-i hasîbü'n-nesîb Kureyşî çelebileridir, ammâ Ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at Hanefiyyü'l-mezhebiz derler ammâ bir alay âlüfte ve âşüftegân erbâb-ı ma‘ârif âdemleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360a ·
metinde göster ·
… rcıkları ve seyishâne köpecikleri olur kim rûy-ı arzda eyle mudhik ve kaşmer ve
cerî
ve gazûb ev bekçisi kelb-i mu‘allemcikleri olur kim bir diyârda olmaz. Ve elmas …
Ve cümleden meşhûr Vetirne'nin kırbo nâm küçücük Kirmastı şehri mastısı gibi kırbo köpecikleri yüz ve yü[z] elli dirhem gelir tennûr zağarcıkları ve seyishâne köpecikleri olur kim rûy-ı arzda eyle mudhik ve kaşmer ve cerî ve gazûb ev bekçisi kelb-i mu‘allemcikleri olur kim bir diyârda olmaz. Ve elması ve ayvası dahi memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 377a ·
metinde göster ·
Cemî‘i sularının te’sîrindendir kim cümle halkı gâyet şecî‘ u
cerî
âdemlerdir. Ve cümle Cezâyirli esbâbı geyerler levend ve gâzî âdemleri vardır. …
Cemî‘i sularının te’sîrindendir kim cümle halkı gâyet şecî‘ u cerî âdemlerdir. Ve cümle Cezâyirli esbâbı geyerler levend ve gâzî âdemleri vardır. Ammâ tâze fetâları Çarpan boğazında ve Karaburun yolunda Turna belinde bel kesüp harâmîlik ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50a ·
metinde göster ·
Kadıasker Uşşâkîzâde: Sâdât-ı kirâmdan âlim ü hâkim ve zâbıt u şedîd ve
cerî
kimesnedir. Hâzâ hakkullâh, dedüği yerden dönmek ihtimâli yok bir sâbit-kadem h …
Kadıasker Uşşâkîzâde: Sâdât-ı kirâmdan âlim ü hâkim ve zâbıt u şedîd ve cerî kimesnedir. Hâzâ hakkullâh, dedüği yerden dönmek ihtimâli yok bir sâbit-kadem hâkim idi. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249b ·
metinde göster ·
… nâr-ı cahîme girmişler ve yüz yıl durup yanmışlar, kadîd âdemlerdir. Ammâ gâyet
cerî
ve şecî‘ ve bahâdırlar. Ve gâyetü'l-gâye cemmâ‘ u tammâ‘ kavmdir. Ve hisset ü d …
Ve havâsının letâfeti yüzünden mahbûb u mahbûbesi ol kadar mükahhal merâlî ve gazâlî gözlü esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech gülfem reftâr [u] güftârı latîf ü zarîf mahbûbları olur kim ta‘bîr olunmaz. Hakkâ ki nesl-i Nûh Nebî'dirler. Ammâ libâsları yokdur, Berberî ihrâm ve Berberî peştemâl bürünmüşler, geysûların örmüşler, şiddet-i hârdan gûyâ nâr-ı cahîme girmişler ve yüz yıl durup yanmışlar, kadîd âdemlerdir. Ammâ gâyet cerî ve şecî‘ ve bahâdırlar. Ve gâyetü'l-gâye cemmâ‘ u tammâ‘ kavmdir. Ve hisset ü denâ’etlerinden şeb [ü] rûz cihân gezerler, müft ta‘âm bulurlar ise yerler. Böyle pâ-bürehne ve ser-bürehne kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405a ·
metinde göster ·
… larının mevâcibleri ve masârıfları cümle defterdâr kalemine müfevvazdır. Paşası
cerî
olursa ne kadar asker beslerse ol kadar mâl-ı firâvân alur. Zîrâ basmak, almak, …
Bu kal‘a kullarının mevâcibleri ve masârıfları cümle defterdâr kalemine müfevvazdır. Paşası cerî olursa ne kadar asker beslerse ol kadar mâl-ı firâvân alur. Zîrâ basmak, almak, urmak, kırmak, atmak ve tutmak yeridir. Merhûm Mosdarlı Mustafâ Paşa iki bin Ceberti tüfeng-endâz asker besleyüp senede bin kîse mâl tahsîl etdi ve bin kîse kadar ana karşılık hedâyâ gelirdi. Eğer Hind ü Yemen ve Habeş tüccârların rencîde ve âzürde-hâtır etmeyüp istimâletler verirse senevî üç pâre Hind karaka gemisi gelse bin kîse alır; beş on gemi gelirse vehâkezâ kıyâs remev demişler. Eyâletinin hod hadd [ü] pâyânı yokdur, şarkdan garba bir yıllık yol anın hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y437b ·
metinde göster ·
… nde ayda üç guruşa ifnâ-yı vücûd Y 440b edüp seg-ber-sahrâ gezerler. Ve ba‘zı
cerî
olan paşa bu Ceberti kavminden asker cem‘ edüp eli vilâyeti gâret eden Zengîler …
Bu Ceberti kavmi Rûm'dan ve gayrı Zengîlerden sekbân sarıca ve yeniçeri gibi tüfeng-endâz olanlara Ceberti kavmi derler. Çoğu Habeşe kızlarına mübtelâ olup kalmış Rûm oğlanlarıdır. Sırtında ve belinde birer fûta peştemâl ve elinde bir tüfeng ve bir destmâl arak-âlûd olup şiddet-i hârdan ölüp boş ite menzil yok şeklinde ayda üç guruşa ifnâ-yı vücûd Y 440b edüp seg-ber-sahrâ gezerler. Ve ba‘zı cerî olan paşa bu Ceberti kavminden asker cem‘ edüp eli vilâyeti gâret eden Zengîlerin vilâyetlerin nehb ü hasâret edüp mâl-ı firâvân tahsîl eder. Ve ol havfdan cemî‘i diyârlardan hedâyâlar gelir kim hadden bîrûn. Ve deryâdan incü-yi dürr-i yetîm çıkar kim kıyâsdan efzûn. Bu gûne incü Hürmüz deryâsında çıkmak ihtimâli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440a–Y440b ·
metinde göster ·
… ‘i ârifân-ı nüktedân-ı zamîr-şinâsı bu Sâlihiyye'ye gelüp paşa ne tabî‘atdedir,
cerî
midir ve ebleh midir veyâ hâki[m] midir? Bu dîvânda haberdâr olup ana göre amel …
Andan kalkup ibtidâ alay-ı azîm ile kasaba-i Sâlihiyye'ye P 350a dâhil olunca otağı önünde yüz koyun kurbân olunup du‘â ve senâ ile azîm vezni üzre bir dîvân-ı Âsaf-ı Berhıyâ oldu kim cümle a‘yân-ı Mısır evzâ‘ [u] etvâr-ı paşaya vâkıf oldular. Zîrâ Mısır'ın cemî‘i ârifân-ı nüktedân-ı zamîr-şinâsı bu Sâlihiyye'ye gelüp paşa ne tabî‘atdedir, cerî midir ve ebleh midir veyâ hâki[m] midir? Bu dîvânda haberdâr olup ana göre amel ederler. Ba‘de'd-dîvân summât-ı Halîlü'r-rahmân tenâvül olunup alay ile gelen Mısır askerine hâliyeleri üzre bahşîşleri ihsân olunup herkes haymelerine varup hedâyâların paşaya arz etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·