Ve seyis ve harbendeleri ve akkâm ve meş‘alcileri ve
cerge ve
katar u mehâr ve zırh [u] zereh-külâh ve bâr [u] büngâha mâlik olup gûyâ leyle- …
Ve seyis ve harbendeleri ve akkâm ve meş‘alcileri ve cerge ve katar u mehâr ve zırh [u] zereh-külâh ve bâr [u] büngâha mâlik olup gûyâ leyle-i Kadr'e uğrayup nicesi şâdmerk oldu, ammâ Murtazâ Paşa askeri ve Gürcî Mustafâ Paşa askeri bir habbeye ve bir cübbeye muhtâc ve ac u zâc olup dağlarda niçe gün Hasan Paşa'lı havfinden her biri ot otlayarak birer tarîk ile dâr [u] diyârlarına firâr edüp niçe yüğrük atlı olanlar at başın Üsküdar'da Köpürlü Mehemmed Paşa otağında çeküp soluk aldıkda nice bozulup nice kırıldıkların ve cümle vüzerâ nice firâr etdiklerin Köpürlü'ye nakl etdiklerinde Köpürlü-yi müdebbir,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 70a ·
metinde göster ·
… hibînler mezkûr çelebiye ol kadar ihsân u in‘âmlar etdiler kim üç günde çelebi,
cerge ve
katar ve mehâr sâhibi olup şâdmerk olayazdı.
"Beni sevenler ri‘âyet eylesin" dedikde, Allâhu ekber cümle vüzerâ ve vükelâ ve musâhibînler mezkûr çelebiye ol kadar ihsân u in‘âmlar etdiler kim üç günde çelebi, cerge ve katar ve mehâr sâhibi olup şâdmerk olayazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83a ·
metinde göster ·
… zireh-külâhları ve sâ’ir cebehâne ve gayri altun ve gümüş âvânileri ve mükellef
cerge ve
otakların cümle mîrîden satın alup ırz-ı pâdişâhîyi yerine getirüp Nemse kralı …
"Baka paşa sen bu kıyâfetle Alman kralına elçi mi gitsen gerek. Tîz kapunu 30b ve tevâbi‘ [u] levâhıkını mükellef ü mükemmel edüp Yenikal‘a altında merhûm olan Kıbleli Paşa'nın ve nehr-i Raba'da şehîd olan İsmâ‘îl Paşa ve Yeniçeri Ağası Sâlih Paşa'nın ve Budin'de merhûm olan Serdâr Alî Paşa'nın ve Budin'de katl olunan Cân Arslan Paşa ve Çatrapatra Alî Paşa'nın ve gayri ümerâlar ve mîr-i mîrânların muhallefâtlarından cümle âlât-ı silâhları ve zırh-ı zireh-külâhları ve sâ’ir cebehâne ve gayri altun ve gümüş âvânileri ve mükellef cerge ve otakların cümle mîrîden satın alup ırz-ı pâdişâhîyi yerine getirüp Nemse kralı vilâyetine esbâb-ı ihtişâmınla gidüp dörd beş yüz kîse harc etmeden elem çekmeyesin. Yine sana Cenâb-ı Allâh anın iz‘âf-ı muzâ‘af ihsânın eder ve her esnâfdan askerin içinde pâk u pâkîze erbâb-ı ma‘ârif ağavâtlar götür. Ve sen bostâncı ocağında neşv [ü] nemâ bulup Nemse serhaddi ahvâlin bilmezsin. Hâlâ bizim yanımızda Melek Ahmed Paşalı Evliyâ derler bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem kimesnedir, anı dahi götür, zîrâ ol serhadlerin ahvâlin ol kimesne pek bilir, anı dahi götür ve basîret üzre olup hemân tedârikin gör" deyü Sadrıa‘zam elçi paşaya bu gûne niçe yüz yüzden pend ü va‘z [u] nasîhatler edüp hemân ertesi gün elçi paşa Hacı İshâk Ağa ve Sadrıa‘zam kethudâsı İbrâhîm Ağa ile müşâvere edüp Sadrıa‘zamın fermânı üzre şehîd olan vezîrlerin cümle metâ‘ların üç yüz yetmiş kîse bu kadar mâl-ı erzâk âlât-ı silâh-ı sipâhîlik aldı kim ta‘bîr olunmaz. Ol gün Sadrıa‘zam hakîri huzûruna çağırup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 30a–30b ·
metinde göster ·
Cümle panayur dükkânları binden mütecâvizdir. Ve niçe bin dahi çadır ve
cerge ve
koliva nâm müfîd ü muhtasar dükkânlar vardır. Bu dükkânların yılda bir içlerine …
Cümle panayur dükkânları binden mütecâvizdir. Ve niçe bin dahi çadır ve cerge ve koliva nâm müfîd ü muhtasar dükkânlar vardır. Bu dükkânların yılda bir içlerine âdemler girüp gayri zamân mu‘attal durup vâlide sultânların evkâflarıdır kim bu dekâkînlerin îrâ[dâ]t [u] mahsûlâtları cümle vâlidelere âyid ü fâyid olup voyvada tahsîl-i mâl edüp on kîse nukra eşk-i pür-hûn ciğerhûn zehr-i mâr hâsıl olup ba‘dehu yigirminci gün herkes târumâr olup gürûh gürûh vatanlarına revâne olurlar. Bu cem‘iyyet-i kübrânın vasfında lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
… ânedânlarında ve cemî‘i akabe ve cerim ve keştîlerde ve tarafeynde olan otağ ve
cerge ve
haymelerde gûnâ-gûn mutrıbân [u] hânendegân sâz [u] söz ile Hüseyin Baykara mec …
Ve Eski Mısır'ın cemî‘i hânedânlarında ve cemî‘i akabe ve cerim ve keştîlerde ve tarafeynde olan otağ ve cerge ve haymelerde gûnâ-gûn mutrıbân [u] hânendegân sâz [u] söz ile Hüseyin Baykara meclisleri olur kim her ne tarafa nazar etsen bir safâ-yı cân-perverî olmada ve bir ayş u işret olup halk-ı âlem şâdumân olmada ve kayık kayık uşşâk birbirlerine varup gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a ·
metinde göster ·
Dahi ileri varup iki bin mikdârı gûnâ-gûn alaca çadırlar ve
cerge ve
otak-ı nühtâklar ve altun toplu serâperde ve nâmûsiyyeler nümâyân olup şiddet-i …
Dahi ileri varup iki bin mikdârı gûnâ-gûn alaca çadırlar ve cerge ve otak-ı nühtâklar ve altun toplu serâperde ve nâmûsiyyeler nümâyân olup şiddet-i hârda şems-i tâbâna karşu her mutallâ toplar şa‘şa‘asından gözlerimiz hîrelendi. Meğer Hüseyin Kan'ın otağı imiş. Cümle kal‘a kanları ile otağa varup cümleden evvel hakîr tekaddüm edüp bî-pâk ü bî-pervâ mü’eddebâne reftâr ederek vardıkda tâ otak Y 399a kapusuna istikbâle çıkup ba‘de'l-musâfaha temellükâne hakîr ta‘zîm ederek dest-ber-dest alup zânû-be-zânû oturup lisân-ı fasîh Rûmca "Safâ geldin, hoş geldin" dedikde cânım yerine geldi. Meğer fasîh Türkçe bilirmiş. Zîrâ İsvân yanında Kelâfîş Urbânı kabîlesinden imiş. Hâl hâtır soruşup hakîr eyitdim: "Gazânız mübârek ola" dedim. Vâfir sürûr hâsıl edüp çay ve bâdyân getirüp birer filcân nûş etdükde destûr olup bizimle gelen kal‘a kanları birer birer dest-bûs etdiler. İbtidâ Berberistân meliki geldikde ana hayli tevkîr ü ihtirâm edüp sağ cânibine aldı. Andan Fûnc pâdişâhının dâbiri dest-bûs etdi. Andan kânûnları üzre buluşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398b–Y399a ·
metinde göster ·