"Âyâ kâfire haber mi etmeğe gitdi? Bir alay çeteden mâl almış âdemler geliyor demeğe mi gitdi?" deyüp niçe gûne evhâm-ı fikr-i fâsideler mülâhaza edüp pür-silâh atlarımıza süvâr olup giderken yine nehr-i azîm Raba suyu görünüp sol tarafımızda seyl bârân-ı rahmetden Ceyhûn-vâr cereyân ederdi. Ve asker-i İslâmın esbâb u eskâl ve at ve katırları yerde yatırlardı. Ve develer ve seyishâneler dökündüler içinde gitmeğe başladık, ammâ esbâb ve mâl ve rızık ve hayme vü hargâh u bâr-ı büngâh ve kurulmuş mükellef döşenmiş cergeler yasdıkları âvizeleri(?) ve âlât-ı matbah evâniyle çamur içre pâymâl-i rimâl olup yatır ve niçe yüz haste âdemler olup kimisi hayâtda ac u zâc eğlenüp yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 7b ·
metinde göster ·
… sânî ile mebnî palanka bir hisâr-ı üstüvârdır kim dîvârlarının üstünde hayme ve
cergeler
kurulup paşalar cirit oynarlar. Cümle içerisi ve taşrası meşe ve pelîd ağaçları …
Böyle derin göl içinde kal‘anın dîvârı on arşın-ı melikî yüksekdir ve kalınlığı elli ayak enli Şeddâdî rıhtım dolma çimli ve Horâsânî ile mebnî palanka bir hisâr-ı üstüvârdır kim dîvârlarının üstünde hayme ve cergeler kurulup paşalar cirit oynarlar. Cümle içerisi ve taşrası meşe ve pelîd ağaçlarıdır. Her sene çürüyen direklerin mu‘âf olan küffârlar tecdîd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
… lek çadırı ve büyük dîvânhâne-i âlî ki cihân-nümâdır ve bu otak içinde kurulmuş
cergeler
ve hurde çadırlar tarzı müte‘addid odalar ve pâdişâh obası önündeki soffa önünd …
El-hâsıl Süleymân Hân asrında otak nice kurulu kaldı ise her 52a bir kullesi birer oda gibi inşâ olunmuşdur. Hâlâ bu kulle odaların içlerinde bâğbân bostâncı kefereleri sâkinlerdir. Ve hâlâ arz odası ve adâlet köşkü yine eylecedir, ammâ leylek çadırı ve büyük dîvânhâne-i âlî ki cihân-nümâdır ve bu otak içinde kurulmuş cergeler ve hurde çadırlar tarzı müte‘addid odalar ve pâdişâh obası önündeki soffa önünden akıtdığı sular hâlâ selsebîl-âsâ cereyân etmededir, ammâ bu otakun nâmûsiyyesi kırk sekiz mermer sütûn-ı müntehâ üzre binâ olunmuş ve cânib-i erba‘ası pirinç tırabzanlar ve gûnâ-gûn revzenler ve cümle der-i dîvârları Freng-pesend nakş-ı bûkalemûn metîn hâyıtlardır, ammâ hâlâ Süleymân Hân'ın halvethânesi olan Acem tarzı obası tarzı olan savma‘asının kapusu mesdûd yine bir halvethânedir. Ve cümle ola[n] ma‘mûrâtı serâpâ kârgîr binâ olup üstleri kırmızı bakır teneke örtülüdür kim niçe yüz bin kantâr bakır gitmişdir hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51b–52a ·
metinde göster ·
Ve Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa ve Defterdâr İbrâhîm Paşa ve Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa dahi anlar niçe gûne bârgâhlar ve hayme vü hargâhlar kurup sâ’ir ağavâtlar dahi münakkaş gûnâ-gûn zîbâ cergeler kurup küffârlar ile müşâvere etmeğe mübâşeret olundukda ibtidâ Ebü'l-hayr İbrâhîm Paşa yüz aded gümüş suhûnlar ve yüz aded fağfûrîler ve mertebânîler ile bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim Kandiye altında böyle kand-ı nebâtlı mümessek ta‘âm yenmeyüp belki İslâmbol'da bile tenâvül olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 302a ·
metinde göster ·