… yedi iklîm metâ‘ların götürüp getirmededir. Yılda on bin pâre gemi ve kayasa ve
cerim
ve firkate ve şayka ve kalyeta gelüp Rûm'dan ve Nîl'le Fûncistân'dan metâ‘ geti …
Ve cemî‘i esvâkları ol kadar izdihâmdır kim âdem deryâsından omuz omuzu sökmez. Zîrâ ekâlîm-i seb‘anın âdemleri bu benderdedir. Cümle yedi iklîm metâ‘ların götürüp getirmededir. Yılda on bin pâre gemi ve kayasa ve cerim ve firkate ve şayka ve kalyeta gelüp Rûm'dan ve Nîl'le Fûncistân'dan metâ‘ getirirler. Cemî‘i vilâyetin benderidir. Ve cümle halkı tüccârdır ve gemi binâ edici neccârdır. Ve cemî‘i gılâl ve me’kûlât u meşrûbât ve ahşâbât bu Bulak'da mevcûd olup ganîmet benderdir. Ve dahi iskele başında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135a ·
metinde göster ·
… 'da bir gece hâb-âlûd iken Çerâkese tarafından bir fidâyî da‘vâ-yı merd ile bir
cerime
süvâr olup Nîl üzre cereyân ederek Mikyâs dibine yanaşup cerimin direğine fidây …
Ammâ fâtih-i Mısır Selîm Hân bu kasır'da bir gece hâb-âlûd iken Çerâkese tarafından bir fidâyî da‘vâ-yı merd ile bir cerime süvâr olup Nîl üzre cereyân ederek Mikyâs dibine yanaşup cerimin direğine fidâyî nâm âsî çıkup serenden kasrın kubbesine, kubbeden Selîm Hân'ın câmehâbına nüzûl edüp tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ ile Selîm Hân'ı şehîd edem derken hemân Hazret-i Risâlet Selîm Hân'ı hâbdan bîdâr edince hemân fidâyî cân havli ile kendüyi minâre kaddi kasırdan Nîl'e atup halâs olur. Selîm Hân hâs odalılara itâb edüp cümlesine Mısır beğliği ihsân edüp ve ahd-i emân ile kasd eden fidâyîyi getirdüp İslâmbol'a götürüp i‘zâz [u] ikrâm etdüği bâlâda tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y149b ·
metinde göster ·
Ammâ fâtih-i Mısır Selîm Hân bu kasır'da bir gece hâb-âlûd iken Çerâkese tarafından bir fidâyî da‘vâ-yı merd ile bir cerime süvâr olup Nîl üzre cereyân ederek Mikyâs dibine yanaşup cerimin direğine fidâyî nâm âsî çıkup serenden kasrın kubbesine, kubbeden Selîm Hân'ın câmehâbına nüzûl edüp tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ ile Selîm Hân'ı şehîd edem derken hemân Hazret-i Risâlet Selîm Hân'ı hâbdan bîdâr edince hemân fidâyî cân havli ile kendüyi minâre kaddi kasırdan Nîl'e atup halâs olur. Selîm Hân hâs odalılara itâb edüp cümlesine Mısır beğliği ihsân edüp ve ahd-i emân ile kasd eden fidâyîyi getirdüp İslâmbol'a götürüp i‘zâz [u] ikrâm etdüği bâlâda tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y149b ·
metinde göster ·
… irce'den niçe bin pâre gemilere mukaddem târîh ile yüzer ikişer yüz guruş büyük
cerimlere
kirâ verirler. Herkes gemileri ve hânelerini niçe bin bî-hisâb kanâdîller ile z …
"İnşâallâh seksen dörd günden sonra Nîl kesimi ederiz. Cümle a‘yân-ı Mısır kânûn-ı kadîm üzre hâzır olsunlar. Bir azîm şâdumânlı Nîl kesimi olsun" deyü paşa tenbîh edince azametullâh Mısır halkına sürûr [u] şâdumân etmeğe bahâne gerek. Der ceng-i evvel Eski Mısır'da yüz, iki yüz, beş yüz guruşa kirâ ile hâneler dutarlar. Ve Bulak ve Reşîd ve Circe'den niçe bin pâre gemilere mukaddem târîh ile yüzer ikişer yüz guruş büyük cerimlere kirâ verirler. Herkes gemileri ve hânelerini niçe bin bî-hisâb kanâdîller ile ziynet etmeğe başlayup şâhnişîn ve revzenleri münakkaş edüp der-i dîvârların beyâz kirec sıvayup Eski Mısır Ümmü Dünyâ'sın nev-arûs-ı dünyâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150a ·
metinde göster ·
… Mısır a‘yân [u] eşrâfının bin bin iki yüz pâre akabe ve firkate ve kayıklar ve
cerimler
ve kayasalar ve sandalları atlas [u] dîbâ ve şîb P 211b ü zerbâft ve kâmhâ ve …
Ve şehr-i Bulak Sebtiyye'sinde paşa kethudâsının ve şehir havâlesi ve dîvân efendisi ve kapucular kethudâsının ve risâle ağası ve gümrük emîninin ve anbâr emîni ve nâzırın gûnâ-gûn müzeyyen akabeleri ve Mısır'ın yigirmi aded ümerâların ve yedi bölük ağalarının ve Çerkes beğlerinin ve kadıasker ve nakîbü'l-eşrâfın ve rûznâmeci ve defterdâr ve kapudanın ve'l-hâsıl Mısır a‘yân [u] eşrâfının bin bin iki yüz pâre akabe ve firkate ve kayıklar ve cerimler ve kayasalar ve sandalları atlas [u] dîbâ ve şîb P 211b ü zerbâft ve kâmhâ ve dârâyî vâlây kâlây ile cümle gemiler zer-ender-zer zerbâflara müstağrak edüp elvân elvân zerdûz bayraklar ve filandıra ve sancağ u tuğlar zeyn ederler. Ve'l-hâsıl geminin Y 151a bir alat reseni tehî değildir, cümle tezyîn olunmuşdur. Ve cümle gemilerin enderûn [u] bîrûnu âlât-ı silâh-ı mütenevvi‘a ile müzeyyen ederler kim gûyâ cenge âmâdedirler. Ol gün ol kadar gemi müzeyyen olur kim Sebtiyye kasrından ve Bulak'dan ve kasr-ı Ayn'dan ve Eski Mısır'dan tâ Kadem-i Nebî'ye varıncaya dak üç sâ‘at yerdir, Nîl'in yüzü keştî ile mâl-â-mâl olup gûyâ bir lâlezâr hıyâbân gemi ormanıdır. Beri tarafdan bir âdem karşu tarafa gemiden gemiye pertâb ederek ubûr etmek mümkündür, tâ bu mertebe izdihâm olur. Ve cemî‘i ahâlî-i Mısır Nîl kesimine âmâde oldukların paşa istimâ‘ edüp alaylar yürümeğe başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150b–Y151a ·
metinde göster ·
Ve Eski Mısır'ın cemî‘i hânedânlarında ve cemî‘i akabe ve
cerim
ve keştîlerde ve tarafeynde olan otağ ve cerge ve haymelerde gûnâ-gûn mutrıbân …
Ve Eski Mısır'ın cemî‘i hânedânlarında ve cemî‘i akabe ve cerim ve keştîlerde ve tarafeynde olan otağ ve cerge ve haymelerde gûnâ-gûn mutrıbân [u] hânendegân sâz [u] söz ile Hüseyin Baykara meclisleri olur kim her ne tarafa nazar etsen bir safâ-yı cân-perverî olmada ve bir ayş u işret olup halk-ı âlem şâdumân olmada ve kayık kayık uşşâk birbirlerine varup gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a ·
metinde göster ·
… bin guruşluk fişeng atılır, derler. Hakîkatü'l-hâl niçe yüz akabede ve iki yüz
cerim
ve gayrı Akabe gemilerinde ikişer üçer bin fişengden kal‘alar ve niçe bin fişek …
Netîce-i kelâm âteşbâzlık ilmi Freng-i pür-renge mahsûs iken bu Mısır azebinin âteşbâzlığına aşk olsun, edîm-i arzda misilleri yokdur. Bu Mısır'da gördüğüm san‘at-ı semenderîyi bir diyârda görmedim. Zîrâ gece ve gündüz niçe kerre yüz bini âteşbâzlığa müte‘allık sanâyi‘ât gösterüp rûy-i Nîl murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup yüz bin guruşluk fişeng atılır, derler. Hakîkatü'l-hâl niçe yüz akabede ve iki yüz cerim ve gayrı Akabe gemilerinde ikişer üçer bin fişengden kal‘alar ve niçe bin fişekler vardır, atılur, beşer altışar yüz guruşa olur, bu hisâb üzre yüz bin guruş âteş-feşânlığa masrûf olduğu muhakkakdır. Ve cümle gemiler paşa önünden birbirleri ile ceng-i azîm ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154b ·
metinde göster ·
… ümle züvvâr u tüccâr gemilerle gelmek âsân olup iki bin pâreden ziyâde akabe ve
cerim
ve kayasa ve firkate ve sandallar ile âdem deryâsı deryâdan cem‘iyyet-i kübrâ o …
Ve bu Dessûkî mevlûdunun Bedevî mevlûdundan ziyâde müzeyyen olması Nîl kenârında vâki‘ olmağile İskenderiyye ve Abâhûr ve Reşîd ve Dimyât ve Burlos'dan ve sâ’ir Nîl kenârında olan şehirlerden tâ Sa‘îd-i âlî'ye varınca cümle züvvâr u tüccâr gemilerle gelmek âsân olup iki bin pâreden ziyâde akabe ve cerim ve kayasa ve firkate ve sandallar ile âdem deryâsı deryâdan cem‘iyyet-i kübrâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y303a ·
metinde göster ·
ve akabede gûnâ-gûn âlât-ı silâhlar ile ve cibinlik gibi zî-kıymet perdeler ile …
Ve her cerim ve akabede gûnâ-gûn âlât-ı silâhlar ile ve cibinlik gibi zî-kıymet perdeler ile her gemiyi tezyîn edüp her gemide beşer onar soyulmuş boynuzlu semiz koyunları çarmıh iplerine salb edüp ârâyiş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y303a ·
metinde göster ·
ve akabe ve keştî içinde birer ikişer bin âdemler dahi gûnâ-gûn şakalar edüp de …
Her cerim ve akabe ve keştî içinde birer ikişer bin âdemler dahi gûnâ-gûn şakalar edüp devlet-i pâdişâhîye hayr du‘âlar ederler. Ve cümle meşâyih gemileri Bedevî gemileri gibi dörder tabaka âdem ile mâl-â-mâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y303b ·
metinde göster ·
… r. Cemî‘i şayka ve karamürsel ve galyon ve pink ve şitiye ve potac ve burtun ve
cerim
bunda lenger bırağır. Bu limanın ağzı yıldız ve poyraz limanına açıkdır. Ve lim …
Ve bu varoşda yıldız cânibine müteveccih olsan sağ tarafındaki limana Galyon limanı derler. Cemî‘i şayka ve karamürsel ve galyon ve pink ve şitiye ve potac ve burtun ve cerim bunda lenger bırağır. Bu limanın ağzı yıldız ve poyraz limanına açıkdır. Ve liman ağzının iki cânibinde azîm vezni üzre metîn kal‘alar vardır. Kal‘adan kal‘aya bu liman kâmil on bin adımdır. Ve bu liman bin pâre gemi alur liman-ı kebîrdir. Ağzı poyraza açık olmak ile gâyet fırtınası olur, cümle gemiler dörder beşer demir kuvveti ile yatırlar. Ammâ şaykalar büyük kal‘a altında mahfûz yatırlar, fırtına te’sîr etmez. Ve gayrı yerleri Y 325a a‘lâ demir dutar taşlı gemi yatağı limandır, kumsal değildir. Ve bu limana girirken ve çıkarken limanın sol cânibinde büyük kal‘a dibinde Maymûncuk kayası demek ile ma‘rûf deryâya berâber bir alçak kayadır. İşpanya elçisi âl-i Emeviyyûna gelüp İslâma gelmek bahânesi ile bu kaya üzre olan mutalsam âyine-i İskender olan ma[r]kab menâr-ı İskender olan kayadır kim ol zamândan berü harâb olup niçe bin pâre keştîler bu kayaya urup helâk olur. İmdi mellâh-ı deryâ olan bu İskenderiyye'nin Kalyon limanına girüp çıkarken kal‘adan alarka girüp çıkmak gerekdir kim Maymûncuk kayası rahnesinden halâs ola, gayrı ilâc yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y324b–Y325a ·
metinde göster ·
Ba‘zı mahalde boğazda yedi sekiz karış su olup cümle keştîler yüklerinin nısfın cerim ta‘bîr etdikleri gemilere tahmîl edüp yükleri hafîf olunca boğazdan taşra çıkup yine yüklerin cerimlerden gemilerine alup cerimlere ücretlerin verüp ne cânibe isterlerse bâdbânların açup tevekkülen alallâh deyüp azm-i ummân ederler. Eğer boğaz böyle olmasa her bâr küffâr-ı hâksâr Reşîd'i harâb ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y336a ·
metinde göster ·
Ba‘zı mahalde boğazda yedi sekiz karış su olup cümle keştîler yüklerinin nısfın cerim ta‘bîr etdikleri gemilere tahmîl edüp yükleri hafîf olunca boğazdan taşra çıkup yine yüklerin cerimlerden gemilerine alup cerimlere ücretlerin verüp ne cânibe isterlerse bâdbânların açup tevekkülen alallâh deyüp azm-i ummân ederler. Eğer boğaz böyle olmasa her bâr küffâr-ı hâksâr Reşîd'i harâb ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y336a ·
metinde göster ·
Ba‘zı mahalde boğazda yedi sekiz karış su olup cümle keştîler yüklerinin nısfın cerim ta‘bîr etdikleri gemilere tahmîl edüp yükleri hafîf olunca boğazdan taşra çıkup yine yüklerin cerimlerden gemilerine alup cerimlere ücretlerin verüp ne cânibe isterlerse bâdbânların açup tevekkülen alallâh deyüp azm-i ummân ederler. Eğer boğaz böyle olmasa her bâr küffâr-ı hâksâr Reşîd'i harâb ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y336a ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde Nîl ile Akdeniz'in poyraz ve yıldız ve karayel esdüği mahalde birbirleri ile telattumunun feryâd [u] figânları evce peyveste olup elli mîl ba‘îd deryâda istimâ‘ eden gemiler bilirler kim Nîl ile deryâ döğüşüyorlar. Eğer gece ise deryâdan su alırlar, eğer lezîz ise tahkîk Nîl boğazı yakındır, deyü kenâra karîb gelmeyüp yine deryâya tıramola edüp tâ sabâh olunca volta urup gezer. Zîrâ boğaz muhâlif olduğundan gece girilmek muhaldir. Yâhûd boğaz ağzında demir bırağup yatır, ale's-sabâh liman re’îsi gelüp boğazları yoklayup eğer bi-emrillâh boğazlar kum ile dolmayup açık ise geminin önüne düşüp boğazdan içeri kor. Eğer boğazlar mesdûd ise Reşîd'den cerim gemileri gelüp mezkûr geminin nısf yükün alup gemi hafîf oldukda boğazdan içeri girir. Âdetullâh bunun üstüne cârî bir girdâb-ı Kudret boğaz[dır]. Cemî‘i Mısır re’îsleri bu boğazlardan girüp çıkmak içün elem çeküp tasadduklar ederler. Hattâ hakîr bir kerre beş gün bu boğazdan ubûr edemeyüp âhirü'l-emr yine Reşîd'e gelüp andan a‘yân-ı vilâyet atlarına süvâr olup on iki sâ‘atde İskenderiyye'ye dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y336b ·
metinde göster ·
… da bir zâviye vardır. Havâ latîf olup boğaz açıldıkda gemiler yüklerinin nısfın
cerimlere
tahmîl edüp boğazdan taşra çıkarlar. Tafsîl-i kelâm etmeyelim, bu boğaz dahi tâ …
Ve Dimyât içinde olan eski kal‘adan on mîl aşağı yine Dimyât cânibinde ve Nîl kenârında Kulkıran Mehemmed Paşa kal‘ası nâ-tamâmdır. Cümle boğazı bekleyen gemiler anda bir ay iki ay yatırlar. Anda bir zâviye vardır. Havâ latîf olup boğaz açıldıkda gemiler yüklerinin nısfın cerimlere tahmîl edüp boğazdan taşra çıkarlar. Tafsîl-i kelâm etmeyelim, bu boğaz dahi tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l Reşîd boğazı gibi kudret kal‘asıdır. Mezkûr Kulkıran Paşa kal‘ası(n) nâ-tamâm olmak ile dizdârı ve neferâtı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y348b ·
metinde göster ·