… Ayasofya hammâmı mukâbelesinde, biri Karaman-ı Kebîr'de idi. Bunlar subyaların
cerre
ve küplerde hıfz edüp bey‘ ederlerdi. Pirinci değirmenden çeküp pâk [ü] rakîk e …
Esnâf-ı subyacıyan: Dükkân iki nefer on âdemdir. Bunlar Mısır'dan gelüp bir dükkân Ayasofya hammâmı mukâbelesinde, biri Karaman-ı Kebîr'de idi. Bunlar subyaların cerre ve küplerde hıfz edüp bey‘ ederlerdi. Pirinci değirmenden çeküp pâk [ü] rakîk eleyüp, andan hamîr edüp furunda pişirüp, ba‘dehu cüllâb edüp eleklerden süzüp içine mî‘âd şekeriyle bir gece yatup ale's-sabâh kâse kâse satarken üzerine darçın ekerlerdi, aslâ südden fark olunmaz beyâz cüllâb idi. Bir günlüğü sehl-i dilberân olup cümle ulemâ ve sulehâlar mübtelâ olup hayli kâr ederlerdi. Bunlar dahi tahtırevânlar üzre dükkânlarında subya bey‘ ederek geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213b ·
metinde göster ·
… etmeyüp ke'l-evvel durur. Ba‘dehû mezbûr kazan üzre nebâtın yağı gelüp ol yağı
cerre
ve kumkumalara doldurup cemî‘î Firengistân ve cümle kâfiristâna teberrüken gönd …
Vâcibü's-seyr iberün biri "miron yağı" nâmıyla bir yağ bu deyrde hâsıl olur. Nebâtât u giyâhâtın vefreti hâkinde cümle ahşâbâtları bıtrîk ve kıssîsler cem‘ edüp bir kazan-ı azîmi bir halıçe-i harîr şekilli bir döşeme üstüne kazanı koyup germâ-germ âteş edüp üç sâ‘atde cümle giyâhâtlar pişüp halıçeye aslâ âteş te’sîr etmeyüp ke'l-evvel durur. Ba‘dehû mezbûr kazan üzre nebâtın yağı gelüp ol yağı cerre ve kumkumalara doldurup cemî‘î Firengistân ve cümle kâfiristâna teberrüken gönderüp anlardan bu deyre nezerâtlar gelir. Ol yağı cemî‘î emrâz-ı muhtelifeye ve cemî‘î zahmdâr olanların zahmuna dürtüp şifâ bulurlar zu‘mına zâhib olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325a ·
metinde göster ·
… i bilâd-ı nasârâlardan bu Şem‘ûn-ı Safâ kanâdilleriyçün zeytûnyağı nezerâtların
cerre
ve tulumlar ile tâ dip Frengistândan deryâya bırağup bi-emrillâhi Te‘âlâ bu Şem …
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Şem‘ûn-ı Safâ: Hazret-i Mesîh aleyhi's-selâmın on iki halîfesi var idi. Evveli Habîb-i Neccâr idi. İkincisi bu Şem‘ûn-ı Safâ idi. Amma bu Şem‘ûn hakkında kavm-i Yunaniyân, peygamber derler, ammâ lağv kelâmdır demişler. Hazret-i İsâ âlem-i sabâvetde bunların derâgûşunda perveriş bulmuşdu. Bu Şem‘ûn, Hazret-i Yahyâ'nın akrabalarından idi. Hazret-i Mesîh âsumâne urûc etdikten sonra bunlar Nablus şehrin terk edüp ekseriyyâ Antakıyye'de Habîb-i Neccâr ile hem-celîs idi. Habîb-i Neccâr şehâdetinden sonra niçe zamân seyâhat edüp müddet-i ömr-i azîzleri sene (---) mu‘ammer olup bu Nakura'da şehîd olup bu mahalde kavm-i Nasârâ defn edüp üzerine kayasıralardan bir kral kubbe-i âlî ve bir bâğ-ı İrem zeytûnlı ravza-ı cinân binâ edüp imâr eder. Hâlâ cemî‘i millet-i Nasârâ'nın ziyâretgâhıdır. Ümmet-i Muhammed'in ziyâretgâh [u] ârâmgâhıdır. Niçe yüz dervîşân-ı Dürüzî-mezheb fukarâları vardır. Kubbe-i pür-envârının içi gûnâ-gûn şem‘-i asel ile müzeyyendir. Ve şem‘dân ve halîçe ve çerâğdânlar ile ârâste bir âsitâne-i meşhûrdur. Hattâ niki havârîyyûn'un aşkına on iki kandili ilâ mâşâallah şeb [u] rûz çerâğân olup aslâ sönmemişlerdir. Cümle huddâmları bu işe me’mûrlardır. Zîrâ bu diyâr zeytûn ve zeytûn yağından ibâret olmağın her kurâdan niçe yüz miskete ile zeytûnyağı gelüp kanâdillere yakarlar. Ammâ garâ’ib budur kim diyâr-ı Frengistân'ın İşpaniye ve Ceneviz ve Portugal ve Dış Fransa ve Donkarkız ve Danimarka ve Felemenk ve İsfeçe ve Cevle ve Nemse ve İngilis ve gayri bilâd-ı nasârâlardan bu Şem‘ûn-ı Safâ kanâdilleriyçün zeytûnyağı nezerâtların cerre ve tulumlar ile tâ dip Frengistândan deryâya bırağup bi-emrillâhi Te‘âlâ bu Şem‘ûn-ı Safâ'nın yatduğu Nakura dağının kenar-ı deryâsına gelüp elbette her sabâh Şem‘ûn fukarâları sâhil-i bahre varup birer ikişer tulum zeytûnyağı gelüp alırlar, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 39b ·
metinde göster ·
… gezüp şikâr-ı kelepürler ararken iki cak arpa ve iki cak beyâz beksumat ve bir
cerre
şarâb-ı bî-hicâb ve çanta çanta kebâblar ve iki gümüşlü musanna‘ kılıçlar ve bi …
Hikmet-i Bârî nasîb ender nasîb-i yârî gulâmların bir kaçı dağlar içre gezüp şikâr-ı kelepürler ararken iki cak arpa ve iki cak beyâz beksumat ve bir cerre şarâb-ı bî-hicâb ve çanta çanta kebâblar ve iki gümüşlü musanna‘ kılıçlar ve bir sîm kadeh ve bir altun arak kadehi ve meclis başında altı dâne gümüşlü bıçaklar ve altı dâne gümüş sahanlar ve bir gümüş kulplu tâs ve bir beyâz ihrâm içinde gûnâ-gûn donlar ve gömlekler ve esbâblar bulup hüddâmlarım getirdikde hemân hakîr şâd-ı merk olayazdım ve beyâz ihrâmı âteş başına döşeyüp Sedd-i İskender-vâr lenger bırağup bu esbâbların ahvâlinden haber sordurdukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25b ·
metinde göster ·
Ve subh [u] mesâ niçe kerre yüz bin gırba ve bardak ve
cerre
ve tulum ve kofa doldurmadadırlar. Ammâ bu âb-ı Zemzem-keşânlar kırk nefer elle …
Ve subh [u] mesâ niçe kerre yüz bin gırba ve bardak ve cerre ve tulum ve kofa doldurmadadırlar. Ammâ bu âb-ı Zemzem-keşânlar kırk nefer elleri ve ayakları hınnâlı zeberdest Arablardır. Beher vakit dörder dörder gelüp âb-ı Zemzem çekerler. Her bâr dörd âdem tahammül edemez, gece ve gündüz nevbet ile çekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y346b ·
metinde göster ·
… ı oldur kim bu bürkeden bir tulum suyu hacca götürüp getirseler ve bir sene bir
cerre
içre hıfz etseler aslâ lezzetine tegayyür gelmez. Ve,
{On üçüncü Bürketü'l-Hac: Hâlâ mutalsamdır. Havâssı oldur kim bu bürkeden bir tulum suyu hacca götürüp getirseler ve bir sene bir cerre içre hıfz etseler aslâ lezzetine tegayyür gelmez. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y133b ·
metinde göster ·
Bunlardan sonra ba‘zı meşâyihîn gelüp "Iyd-ı şerîf mübârek yâ sultânım" deyüp
cerre
yecurru bâbına girüp gider. Bunlar gidince hemân paşa "At" deyüp cümle askeriyl …
Bunlardan sonra ba‘zı meşâyihîn gelüp "Iyd-ı şerîf mübârek yâ sultânım" deyüp cerre yecurru bâbına girüp gider. Bunlar gidince hemân paşa "At" deyüp cümle askeriyle mehterhânesin çalarak bir mesîregâha gider. Kânûn-ı Mısır böyledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y183b ·
metinde göster ·
… e sâ’ir ümerâ-yı Mısır'a ve gayrı eşrâf-ı kibârın emânet gönderdikleri ibrîk ve
cerre
ve kûzelerine şeyh hazretleri ol sudan doldurup cümle a‘yân-ı Mısır'a hedâyâ gö …
İbtidâ bismi-ilâh ile şeyh-i Ebû Hüreyre nûş edüp Mısır vezîrine ve mollâya ve nakîbü'l-eşrâfa ve mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmlarına ve sâ’ir ümerâ-yı Mısır'a ve gayrı eşrâf-ı kibârın emânet gönderdikleri ibrîk ve cerre ve kûzelerine şeyh hazretleri ol sudan doldurup cümle a‘yân-ı Mısır'a hedâyâ gönderüp anlar dahi bardaklarda olan şeyhin mührün bozup niyyetü'ş-şifâ deyüp nûş ederler ve bu âb-ı hayâtı getüren fukarâlara in‘âm ederler. Ba‘dehu sâ’ir ümmet-i Muhammed nûş edüp niçe kerre yüz bin cerre ve bardak su doldururlar, bi-emrillâh bir katra tenezzülde olmaz. Ve şâm u Haleb'e ve Bağdâd u Basra'ya ve İslâmbol'a bakır kalaylı kumkumalar ile teberrüken cüllâb-ı Ebû Hüreyre deyü hedâyâ gönderirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b ·
metinde göster ·
… âlara in‘âm ederler. Ba‘dehu sâ’ir ümmet-i Muhammed nûş edüp niçe kerre yüz bin
cerre
ve bardak su doldururlar, bi-emrillâh bir katra tenezzülde olmaz. Ve şâm u Hale …
İbtidâ bismi-ilâh ile şeyh-i Ebû Hüreyre nûş edüp Mısır vezîrine ve mollâya ve nakîbü'l-eşrâfa ve mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmlarına ve sâ’ir ümerâ-yı Mısır'a ve gayrı eşrâf-ı kibârın emânet gönderdikleri ibrîk ve cerre ve kûzelerine şeyh hazretleri ol sudan doldurup cümle a‘yân-ı Mısır'a hedâyâ gönderüp anlar dahi bardaklarda olan şeyhin mührün bozup niyyetü'ş-şifâ deyüp nûş ederler ve bu âb-ı hayâtı getüren fukarâlara in‘âm ederler. Ba‘dehu sâ’ir ümmet-i Muhammed nûş edüp niçe kerre yüz bin cerre ve bardak su doldururlar, bi-emrillâh bir katra tenezzülde olmaz. Ve şâm u Haleb'e ve Bağdâd u Basra'ya ve İslâmbol'a bakır kalaylı kumkumalar ile teberrüken cüllâb-ı Ebû Hüreyre deyü hedâyâ gönderirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b ·
metinde göster ·
… üzerine cârîdir. Ve bu mevlûd-ı şerîfde bu ayn içün ol kadar yüz kerre yüz bin
cerre
ve bardak ve mecur ve çanak bey‘ olunur kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Ve yine …
Ve bu su mevlûdun üç gününde cüllâb-misâl su cereyân eder. Ve lezzeti Hudâ hakkıyçün gûyâ âb-ı Zemzem'dir. Ve tabî‘atı sehel müshildir. Yetmiş yedi emrâz-ı muhtelifeye dâ‘-i devâdır. Bu âbdan bir kerre nûş eden sene-i âtiyeye varınca aslâ ve kat‘â bir marîze mübtelâ olmayup Hakîm-i Lem-yezel'den gayrı hâkim [ü] hükemâya muhtâc olmaz. Ammâ i‘tikâd-ı tâm ile nûş etmek gerek. Hattâ dem-i fâsidi vücûdda olan ahlâtı ve ra‘şe ve beras ve cüzâmı def‘ eder. Mezkûr ayn sene-i âtiyeye varınca bayağı turna gözü âb-ı latîf cereyân eder. Ve yine mâh-ı Temmûz'da kırk gün kırk gece kan akar. Yevm-i mevlûdda kan dinüp mücellâ cüllâb-misâl cereyân eder. Bi-emrillâh ilâ mâşaallâh âdetullâh bunun üzerine cârîdir. Ve bu mevlûd-ı şerîfde bu ayn içün ol kadar yüz kerre yüz bin cerre ve bardak ve mecur ve çanak bey‘ olunur kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Ve yine ol gün ol kadar mecur Cîze yoğurdu ve kaymağı fürûht olunur kim cemî‘i züvvârın derûn [u] bîrûnu beyâz yoğurd olur. Ve Heremeyn dağları bu cânibde olmağile beş on yârân bir yere cem‘ olup kimi piyâde ve kimi har-süvâr olup Fir‘avn dağların temâşâya giderler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b ·
metinde göster ·
… ı putların gözleridir derler. Hâlâ ol diyâr kavmi ol müdevver taşları bulup bir
cerre
suya koyup tarfetü'l-ayn içre ol sudan nûş eden su hamr keyfiyyetini bulur. Kav …
Hâlâ Sây şehrinin Sâbiyye tarafındaki dağlarda asferü'l-levn bir gûne müdevver taş olur, ismine Aynü's-sanem derler, müdevver ü mücellâ ve musaykal taşlardır. Rehven-i Hindî kavminin yapdığı putların gözleridir derler. Hâlâ ol diyâr kavmi ol müdevver taşları bulup bir cerre suya koyup tarfetü'l-ayn içre ol sudan nûş eden su hamr keyfiyyetini bulur. Kavm-i Künûz Urbânı Y 395a ol şarâbdan nûş edüp serhoş olurlar, Ammâ ol diyâr halkı nakli üzre mezkûr Aynü's-sanem nâm taş diyâr-ı Habeşistân'da Tennîs şehri dağlarında olur olup suya kosalar şarâb olup olur. Portakal küffârları Tennîs şarâbı deyü nice vilâyetlere hedâyâ götürürler. Ammâ zerre kadar humârı olmaz imiş, lâkin gâyet müskirdir. Hakîr varup Habeşli Kara Nâ’ib ile bir ay meks etdik, ol şarâbı görmedim ve işitmedim, ammâ Sây şehrinde içenleri gördüm.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b–Y395a ·
metinde göster ·
… merre Hâkim Dâyimüddîn Kan iki yüz ekmek ve birer koyun ve iki kazan yağ ve bir
cerre
bal Y 397a ve elli şenbe(?) at yemi pâk arpa gelirdi. Ganîmet şehirdir, ekser …
Bu kal‘anın yedi yüz askerîsi ve elli bin Berberî ve zâğî re‘âyâsı vardır. Zirâ‘at edüp ganîmet ederler. Hamd-i Hudâ bu şehirde buğday ekmeği gördük. Rûz-merre Hâkim Dâyimüddîn Kan iki yüz ekmek ve birer koyun ve iki kazan yağ ve bir cerre bal Y 397a ve elli şenbe(?) at yemi pâk arpa gelirdi. Ganîmet şehirdir, ekseriyyâ mahsûlâtları darıdır ve hûrmâdır. Ve besâtînlerinde kavunu ve karpuzu çok olur. Ve bir gûne küçük atları vardır, ammâ gâyet şâtırdır. Develeri sahrâlarda sürü sürü ve bî-hisâbdır. Koyunları ve keçileri ve sığırları kezâlik lâ-yu‘addır. Ve Kan sarâyında bir fîl yavrusu var idi, gâyet munîs olmuş, herkes ile lu‘bedebâzlık ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396b–Y397a ·
metinde göster ·
… benderinden Portakal küffârları hedâyâ vererek bu âb-ı nâbdan kalay ve kurşumlu
cerre
makûlesi niçe bin kumkumaları doldurup Hindistân'a ve Frengistân'a götürürler k …
Ammâ bizimle giden âdemler şiddet-i hârda üşüp eyle nûş etdiler, havzı boş etdiler. Hakîr dahi şifâ niyyetine bir fincân nûş etdim, hakkâ ki mâ-i zülâldir. Ekseriyyâ Nîl'in cenûb tarafından yâhûd Habeş diyârının Zeyla‘ şehri benderinden Portakal küffârları hedâyâ vererek bu âb-ı nâbdan kalay ve kurşumlu cerre makûlesi niçe bin kumkumaları doldurup Hindistân'a ve Frengistân'a götürürler kim cüzâm zahmetine ve Freng zahmetine mübtelâ olanlara içirüp dürr-i beyza dönerlermiş, gâyet nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406a ·
metinde göster ·
… ârlara bu buhayre-i mâ-i cân-bahşın âb-ı hoş-güvârından yükledüp tulum tulum ve
cerre
cerre cemî‘i kâfiristân ve Arabistân diyârlarına götürdüklerinde bu on yedi mer …
Ve bu buhayre-i azîm dâ’iren-mâdâr on bir merhale yerdir. İki tarafına bu kadar ecnâs-ı mahlûk nüzûl edüp Hazret-i Süleymân içdüği sudur, deyü teberrüken ve teyemmünen nûş edüp hastaları ve emrâz-ı muhtelifeye mübtelâları içüp bi-emrillâh şifâ bulup kırkıncı gün bâzârın infidâdı günü oldukda, el-azametullâh, bî-had ve lâ-‘ad fîl ve deve ve hımârlara bu buhayre-i mâ-i cân-bahşın âb-ı hoş-güvârından yükledüp tulum tulum ve cerre cerre cemî‘i kâfiristân ve Arabistân diyârlarına götürdüklerinde bu on yedi merhale yer ihâta eden buhayrede bir katra su kalmayup bi-emrillâh sene-i âtîye gelince leb-ber-leb olur, azîm temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407b ·
metinde göster ·
… bu buhayre-i mâ-i cân-bahşın âb-ı hoş-güvârından yükledüp tulum tulum ve cerre
cerre
cemî‘i kâfiristân ve Arabistân diyârlarına götürdüklerinde bu on yedi merhale y …
Ve bu buhayre-i azîm dâ’iren-mâdâr on bir merhale yerdir. İki tarafına bu kadar ecnâs-ı mahlûk nüzûl edüp Hazret-i Süleymân içdüği sudur, deyü teberrüken ve teyemmünen nûş edüp hastaları ve emrâz-ı muhtelifeye mübtelâları içüp bi-emrillâh şifâ bulup kırkıncı gün bâzârın infidâdı günü oldukda, el-azametullâh, bî-had ve lâ-‘ad fîl ve deve ve hımârlara bu buhayre-i mâ-i cân-bahşın âb-ı hoş-güvârından yükledüp tulum tulum ve cerre cerre cemî‘i kâfiristân ve Arabistân diyârlarına götürdüklerinde bu on yedi merhale yer ihâta eden buhayrede bir katra su kalmayup bi-emrillâh sene-i âtîye gelince leb-ber-leb olur, azîm temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407b ·
metinde göster ·
… kır kumkumalar ve kurşum kumkumalar yapdırup her suyun tabî‘atına göre bir gûne
cerre
ve kumkumaya koyup vilâyet vilâyet bu sulardan götürürler.
Ve bu sulardan ekseriyyâ hukemâ-yı Freng mahsûs kalın şîşeler ve kalın bakır kumkumalar ve kurşum kumkumalar yapdırup her suyun tabî‘atına göre bir gûne cerre ve kumkumaya koyup vilâyet vilâyet bu sulardan götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y449a ·
metinde göster ·
… bin mecur yoğurd ve on bin çanak kaymak tabak tabak Mısır'a gider. Ve niçe bin
cerre
âye[t]
Ve bâğ u bâğçesi ve nahlistânı çokdur, ammâ bostânları yokdur, zîrâ sığır ve koyun kânıdır. Çârsû-yı bâzârında cümle halkı lebbândır ve cümle iki yüz ma‘dûd dükkândır. Cîze lebeni ve kışta kaymağı gâyet lezîzdir. Beher yevm yigirmi bin mecur yoğurd ve on bin çanak kaymak tabak tabak Mısır'a gider. Ve niçe bin cerre âye[t]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·