İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

cesîm

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
32
isabet
32 cümle/beyitte
11,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
46 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3213,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–32 / 32

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“cesîm” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 61b Hîn-i hilye-i Sultân Murâd Hân: Kâmetleri bülend-bâlâ ve vücûd-ı şerîfleri cesîm ü şahîm ve vech-i hüsnleri müdevver ve lihye-i şerîfleri siyâha mâ’il ve açık k …
EÇS I 71b Netîce-i merâm bir halûk dervîş-meşreb şecî‘ ü cesîm ve cüst ü çâpük kimesne idi. Ve parmakları kalın ve mevzûn idi. Ve bâzûları kal …
EÇS I 79a … ] şikâra mâ’il olup kesb-i hevâ etmeden tarâvet hâsıl edüp vasatü'l-hâl semîn ü cesîm olup cesedi cüssedâr ve sînesi ber-karâr ve mübârek kitifleri vâsi‘ ve zahrı vâ …
EÇS I 145a … i lâgar-ı şâh [u] gedâ on gün ol çerâgâhda alef yese fîl-i mahmûdî gibi semîn ü cesîm olur}. Andan,
EÇS II 350b … âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûları ahmerü'l-vech, orta boylu cesîm âdemlerdir. Ve mahbûb u mahbûbesi meşhûrdur. Halkı ekseriyyâ çukalar giyüp reft …
EÇS III 81a–81b … fzûn'un ve Sinop şehrinin kedisi dahi meşhûrdur, ammâ bu Divriği kedisi semîn ü cesîm ve semmûr-misâl mücellâ postlu niçe bin elvân kedisi olur. Hattâ Rûm'dan Acem d …
EÇS III 88b Hurme gölü: Avratlar girüp batnındaki hamli semîn ve ol hatun cesîm ve küsâmı kebîr olup mahall-i vaz‘-ı hamle usret çekmeyüp sühûletle vaz‘-ı haml …
EÇS III 112b … ri olur. Hattâ Tuna sâhilinde sâkin olan kimesneler mâbeyninde bir âdem semîn ü cesîm olsa "Lum suyu balığı gibi semiz olmuş" deyü darb-ı mesel olmuşdur. A‘yân [u] e …
EÇS IV 205b … dem nehr-i Hirmas nehr-i Habur'a mahlût olup nehr-i Sarsar fırkasıyla üç nehr-i cesîm vâhid olup nehr-i Karkaya kurbünde nehr-i azîm Furât'a dâhil olurlar.
EÇS IV 226b El-hâsıl cemî‘i zî-rûh kısmı nûş edüp semîn ü cesîm olur ve bu uyûnlar ile reyy olan besâtînlerin sebzevâtları ter ü tâze olup gâye …
EÇS IV 241b … kadîd olmuşdur ammâ üzerlerinde esvâbları mukarrerdir. Kadd [ü] kâmetde tavîl ü cesîm âdemler ammâ cümlesi kubbe-i âliyesinin zîr-i zemîn-i muzlimde yaturlar. Hatta …
EÇS IV 244a–244b … 'l-ân Van bahrinde gasl olan atlar 244b ve gayrı hayvânâtlar mahbûb u semîn ü cesîm olurlar.
EÇS IV 246a … kısa belli ve öküz bilekli ve dibek karınlı ve sumak burunlu, elma göz, semîn ü cesîm ve kesimi güzel mahbûb-ı Mahmûdî atları olur kim Kürdistân'da böyle at olmazdır …
EÇS VI 38b … n gece ayş [ü] işret edüp bu germâlara girüp âb-ı nâblarından nûş edüp semîn ve cesîm olur. Bu germâlar Düşeniçse şehrine karîb olmağile cümle ehl-i sanâyi‘-i Düşeni …
EÇS VI 128b Ve içinde kabağın yeyen semîn ve cesîm olup ten-dürüst olur.
EÇS VII 10b … en merd [ü] zenân ve esb-i küheylân ve gayri behâim ve hayvân nûş edüp semîn ve cesîm olur.
EÇS VII 181b … et-i Bârî Palu nâm samson kelb bu vilâyet-i Maskov'da ol kadar büyüyüp semîn ve cesîm oldu kim gûyâ vilâyet-i Sivas'da şehr-i Merzivan'ın ve diyâ[r-ı] Mısır'da Circe …
EÇS VIII 276a … â âb [u] hevâsı hûb câvidân ve enhârları cârî ve revân olduğundan gâyet semîn ü cesîm dâbbetü'l-arz gibi dîv-sıfat zorâver dilâver ü tüvânâ kâfirleri olup ekseriyyâ …
EÇS IX Y49b … esinde bir üzüm asması hâsıl olmuş. İki âdem ancak dirâgûş eder bir cüssedâr ve cesîm şecere-i zerdir. Cemî‘i çârsûnun şâhrâhı üzre nihâl-i dırâzlar salup serâpâ bu …
EÇS IX Y62a … içre on gün bir bakar durunca bi-emri Hudâ âb [u] hevâsından ol kadar semîn ve cesîm olur kim ta‘bîr olunmaz. Cümle halkı lahm-ı bakar yerler, zîrâ hukemâ kavlince …
EÇS IX Y97b … lâh benî âdem gibi elleri ve kolları ve ayakları ve başı var beli ince, gevdesi cesîm bir sırr-ı acîb çam-ı garîbdir.
EÇS IX Y99a … âdem kucaklar bir dıraht-ı azîmdir. Bir memleketde ardıç ağacı eyle müntehâ ve cesîm olmak ihtimâli yokdur. Ve bu ağacın vücûdu kapu kapu aralıkdır. İçi boşdur, on …
EÇS X Y31b–Y32a … ân'da Y 32a çok ihtilât etdik. Beyâzü'l-beden, çeşm [ü] ebrû yerinde, semîn ü cesîm âdemleri var. Ekseri neccârdır bahhârdır tüccârdır. Andan,
EÇS X Y93a … m her biri birer Rûm harâcı değer. Ve mihrâb üstünde kubbe-i âlî on iki sommâkî cesîm amûdlar üzre mebnîdir kim ol kubbe-i nühtâk eflâke ser Q 193b çekmiştir. İçi …
EÇS X Y159b … yvânât bağlarlar. Yonca gibi bir giyâhâtdır, hayvânâta gâyet nâfi‘ olup semîn ü cesîm eder. Hâk-i Mısır eğninden hırka-i peşmîne-i Abbâsî'sin çıkarup sebz-elvân yeşi …
EÇS X Y377a–Y377b … koyunu ve kuzusu senede üçer kerre hâsıl olur. Ve güvercini tavuk kadar semîn ü cesîm olur. Atları ve devesi ve balığı şöhre-i şehr olmuşdur.
EÇS X Y387b … ub‘ sâ‘at ba‘îd bir vâdî-i Tîh-misâl bir kumluk içinde bir püşte-i âlî üzre bir cesîm sommâkî zenbûrî bir amûd-ı âlîdir kim Allâhu a‘lem kaddi yüz zirâ‘-ı Mekkî vard …
EÇS X Y411a … rın dâbbetü'l-arz-misâl dîvân atları var kim gâyetü'l-gâye lahm-ı şahmı yerinde cesîm ü semîn atlar vardır, gûyâ eyle bir esb-i kebîrdir. Cildi sığın mûyludur, lâkin …
EÇS X Y419b Der-akab melik âdemleri bir semîn ü cesîm cemel getirdiler kim gûyâ dâbbetü'l-arz idi. Derhâl âteş kenârında iki yerden b …
EÇS X Y420b … etirdiler. İçmeğe mübâşeret etmeden hemân deryâ-misâl seyrâncılar içind[en] bir cesîm ü semîn âdem gelüp feryâd ederek tulumlar ile suları alup kabz eyledi.
EÇS X Y423a … et etmişlerdir. Ve Rûm'daki fîller kadar ekûl değillerdir, ancak kesb-i havâdan cesîm ü semîndir. Benî âdeme gâyet meftûndur. Hattâ Itşân kal‘asında refîk olan Dervî …
EÇS X Y428a … h taşdan bir kara hımârdır, aslâ gayrı gûne değildir. Ammâ üstünde dağ-pâre bir cesîm ü semîn âdem oturmuş. Bir gözü yok. Cümle vücûdu beyâz mermerden ve başında des …