: Neferât iki yüz, bunlar Galata'da sâkin cevâhirci, kuyumcu Urum, Ermenîler old …
Tokuzuncu, Cevâhir kolu: Neferât iki yüz, bunlar Galata'da sâkin cevâhirci, kuyumcu Urum, Ermenîler olduğundan cevâhir kolu derlerdi. Bunlar dahi Urum ve Ermenî veled-i zinâlarıdır kim cihân-ârâlardır. Her biri fenninde yegâne-i asr pehlivânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209b ·
metinde göster ·
… t iki yüz, bunlar Galata'da sâkin cevâhirci, kuyumcu Urum, Ermenîler olduğundan
cevâhir kolu
derlerdi. Bunlar dahi Urum ve Ermenî veled-i zinâlarıdır kim cihân-ârâlardır. H …
Tokuzuncu, Cevâhir kolu: Neferât iki yüz, bunlar Galata'da sâkin cevâhirci, kuyumcu Urum, Ermenîler olduğundan cevâhir kolu derlerdi. Bunlar dahi Urum ve Ermenî veled-i zinâlarıdır kim cihân-ârâlardır. Her biri fenninde yegâne-i asr pehlivânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209b ·
metinde göster ·
demekle şân u şöhret bulmuşlardır. Her taklîdlerinde âdem gülmeden ensi ender. …
Evvelâ ser-çeşmeleri Pehlivân Laskari derler bir tâze veled-i cevâhirkâr dilberdir, çağanabâzlıkda ve pîşekârlıkda ve'l-hâsıl her lu‘bedebâzlıkda âb [ü] tâb veren bu cevâhircidir ve hûb-âvâz üstâd-ı kâmil hânende ve mukalliddir, ve karındaşı Üsküli Ermenî taklîdde sihirdir, Vasıloğlu Çingâne taklîdinde bî-bedeldir. Ve'l-hâsıl kırk yedi pâre taklîd îcâd edüp kâr-ı lu‘bedebâzlığa bir gayrı âb [ü] tâb verüp cemî‘i bisâtların mücevher edüp Cevâhir kolu demekle şân u şöhret bulmuşlardır. Her taklîdlerinde âdem gülmeden ensi ender. Ve mümtâz [ü] müstesnâ tersâ-pîçe ve muğ-pîçe rakkâs cüvânları var kim gûyâ her biri birer Muğân melikleridir. Cümleden Arslan Şâh bir mahbûb-ı bî-amândır kim gûyâ Yezîdî arslandır, saydına tâlib olan mahbûb dostlara kağan arslan gibi bir nigâh etse ol âşıkı şîrâne şikâr ederdi. Ve Yavru Habîb dahi levendâne kesim kadd [ü] kâmeti yerinde ve meralî ve gazâlî mükehhal nerkis gözlerin süzüp âşıka bir Süzebolı nazar etse kirpiği okuyla niçe mübtelâları urup mecrûh etmeden niçe dil-nüvâzlıklar edüp uşşâkı sayd ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209b ·
metinde göster ·
… e her serâperde-i a‘yânda her şeb hânende ü sâzende ü mutrıbân ve Ahmed kolu ve
Cevâhir kolu
ve Nazlı kolu ve Garibânî kolu ve Akîde kolu ve Zümrüd kolu ve Postâlcı kolu ve …
deyüp ol ân paşaya varup Kâğızhâne'ye gitmeğe izn alup kırk altun masrûf ve iki koyun ve gayri me’kûlât [u] meşrûbât-ı bî-kıyâs alup hakîrin yâr-ı gâr-ı münâsiblerinden beş altı ağa ile haymelerimiz alup Kâğızhâne nehrinin sâhilinde dıraht-ı çınar sâyesinde meks edüp gice ve gündüz sohbet-i hâssa başlayup gûyâ her şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara zevki ederdik. Mâh-ı Recebü'l-müreccebin gurresinden tâ şehr-i Ramazânu'l-mübârekin hilâli nümâyân olunca kâmil iki ay bu sahrâ-yı çemenzâr [u] lâlezâr-ı Kâğızhâne'de eyle îyş u ışretler olmuşdur kim diller ile ta‘bîr ü kalemler ile tahrîr olunmaz. İslâmbol'un cemî‘i a‘yân [u] eşrâfları ve mîrâsyedi hoppa çelebileri bu Kâğızhâne fezâsında üç bin mikdârı münakkaş hayme vü hargâhlar ve çerge ü sahâbe ve nâmûsiyyeler ile vâdî-i hâmûnu zeyn edüp her şeb cümle hayemâtları niçe kerre yüz bin kanâdiller ile ve şem‘-i asel ve şem‘-i rîch ve meşâ‘il ü fânûs-ı me’nûs-ı ahterân ile çerâğân ederlerdi. Ve her serâperde-i a‘yânda her şeb hânende ü sâzende ü mutrıbân ve Ahmed kolu ve Cevâhir kolu ve Nazlı kolu ve Garibânî kolu ve Akîde kolu ve Zümrüd kolu ve Postâlcı kolu ve Potakoğlu kolu ve Haşota kolu ve Semmûrkaş kolu nâmân kol kol mezkûr çengiler çeng u rebâb ve santur ve tanbûr ve ud ve çertây ve kânûnları üzre her şeb gânâgûn fasl-ı Fâryâbî edüp tâ sabâha dek bir hây hu olurdu kim gûyâ Deccâl hurûc etmişdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172b ·
metinde göster ·