, ya‘nî kal‘a-i Kinkevr: Bânîsi Enûşirvân'dır. Gürcî ve Moğol lisânında kal‘a-i …
Sitâyiş-i şehr-i ehl-i cevr, ya‘nî kal‘a-i Kinkevr: Bânîsi Enûşirvân'dır. Gürcî ve Moğol lisânında kal‘a-i Hor Kinkevr derler. Nihâvend hâkinde daroğalıkdır. Kal‘ası bir püşte üzre şekl-i muhammes seng-binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Ammâ cirmi ma‘lûmum değildir. Aşağıda bin hâneli bir varoşu ve bir câmi‘ ve hân u hammâm ve bâzârı ve bâğları vardır. Ekseriyyâ halkı Ekrâd-ı Şehrezûlî'dir ve Şî‘îlerdir. Bundan Nihâvend bir serî‘ rehrev merhaledir. Bu kal‘ayı sene 995 târîhinde Cığaloğlu feth edüp yine Acem istîlâ edüp hâlâ yine dest-i Acem'de âbâdân kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308b ·
metinde göster ·
… hir-i kâr bu kadar eziyyetden sonra niçe yüz bin re‘âyâ vü berâyâ bu hâli görüp
cevr
u cefâ-yı nâ-hemvâra tâkat getiremeyüp cemî‘i Anadolu ve Karaman ve Mar‘ayş ve …
Ammâ öte tarafda Hasan Paşa günden güne şîrînleyüp başına deryâ-misâl asker cem‘ {edüp} memâlik-i mahrûseleri urmada ve yakup yıkmada. Ve re‘âyâ vü berâyâ üzre konup sekbân u sarıca haşerâtları bu kadar ibâdullâhların mâlları ve evlâdların alup gûnâ-gûn nâ-şer‘î eziyyetler edüp âhir-i kâr bu kadar eziyyetden sonra niçe yüz bin re‘âyâ vü berâyâ bu hâli görüp cevr u cefâ-yı nâ-hemvâra tâkat getiremeyüp cemî‘i Anadolu ve Karaman ve Mar‘ayş ve Sivas eyâletlerinin ahâlîleri eküp biçmeği ve yeyüp içmeği şehirlerinde bırağup götürmede yenli ve bahâda ağır zî-kıymet mâlların ve ehl [u] ıyâllerin alup kimi diyâr-ı Acem'e ve kimi Bağdâd çölüne ve kimi Erzurûm yoluna vilâyet vilâyet gidüp el vilâyet perîşân ve pârekende olunca Hasan Paşa askeri içre bir kaht [u] galâ-yı azîm oldu kim gûyâ Mısır'da kaht-ı Yûsuf oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 70b ·
metinde göster ·
… Geray Sultân ile bir yerde konup çayırdan çayıra atlar zevk u safâda olup hakîr
cevr
ü cefâyı ferâmûş etdim, ammâ yine her bâr bir iki hidmetkârımla İbrâhîm Kethudâ …
Hemân hakîr bu ahvâl-i pür-melâl-i sû-i tedbîri görüp kaht [u] galâdan ve ta‘[y]înâtın kılletinden on altı aded atlarım ve on bir aded hüddâmlarımla bir gece nihânîce yurd yeri değişdirir şeklinde olup Tatar ordusuna geçüp Ahmed Geray Sultân ile bir yerde konup çayırdan çayıra atlar zevk u safâda olup hakîr cevr ü cefâyı ferâmûş etdim, ammâ yine her bâr bir iki hidmetkârımla İbrâhîm Kethudâ efendimizin ve Sadrıa‘zamın huzûrundan bir ân münfek olmazdım. Çünki ceng Cum‘aertesine kalup Cum‘a gün cümle çavuşlar nidâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18a ·
metinde göster ·
… -i Muhammedleri esîr-i pây-beste dil-haste etdiklerinde ol ümmet-i Muhammedlere
cevr
ü cefâ ve îzâ etdiklerinden izakilse deyü nâmı kalmış.
Zakilse dahi derler, ammâ vech-i tesmiyesi bu cezîre kadîm-i evvelde dest-i küffârda iken bunda olan cehele küffâr firkateler ile henüz feth olmuş Mora vilâyetinde niçe yüz aded ümmet-i Muhammedleri esîr-i pây-beste dil-haste etdiklerinde ol ümmet-i Muhammedlere cevr ü cefâ ve îzâ etdiklerinden izakilse deyü nâmı kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·