… p Basra kurbünde nehr-i Ma‘kal ile bir olup medd [ü] cezme mahlût olup medd [ü]
cezm
ile rücû‘ u duhûl eder ve rücû‘-ı kahkarî ile mercû‘ eder. Ve Bahr-i Hind keştî …
Andan nehr-i Ma‘kal, Sebak nehrine karîb Şatt'dan çıkup Basra hâkin saky edüp Basra kurbünde şehr-i harâb Minâ kurbünde nehr-i Übülle munsabb olur. Bu iki nehir bir oldukda Basra altında bu nehre nehr-i Safrây-denk derler. Hazret-i Ömer hilâfetinde Basra feth oldukda Melik Ma‘kal b. Beşâre emr edüp Basra nevâhîlerin reyy etmeğiçün Safrâyı nehrin Dücle'den ayırup nehr-i Ma‘kal mahrecinden altı fersah aşağı Basra'yı geçüp kasaba-i Übülle'nin ağzında nehr-i Übülle'nin cânib-i garbına cârî olur, andan eğri gidüp Basra kurbünde nehr-i Ma‘kal ile bir olup medd [ü] cezme mahlût olup medd [ü] cezm ile rücû‘ u duhûl eder ve rücû‘-ı kahkarî ile mercû‘ eder. Ve Bahr-i Hind keştîleri Şatt-ı Abâdân'da nehr-i Übülle su‘ûd eder. 345a Andan nehr-i Ma‘kal'da nehr-i Şatt'a mahlût olur. Bu arz-ı Irâk'da nehr-i Ma‘kal ve nehr-i Übül'e nısıf dâ’ire gibidir ve nehr-i Şattu'l-Arab yedi kutub dâ’iresine müşâbihdir, demişler. Ve nehr-i Dücle ve nehr-i Übülle ve nehr-i Ma‘kal ihâta ve saky etdikleri arâzîye ukalâ-yı kudemâ-yı mühendisîn-i sâhib-i coğraflar Cezâir-i Ummân derler. Bu cezâyirin cümle kurâ vü büldân ve bâğ u besâtîn ve hadîka vü gaytânları cümle mezkûr nehirler ile saky olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344b–345a ·
metinde göster ·
… rük vermeden firâr etmesinler." deyü binâ olunmuşdur. Hâlâ cümle gemiler medd ü
cezm
üzre top altında yatup gümrüğün tamâm etmeden giderse zarabât-ı top-ı kûb ile i …
Ve câmi‘i ve hânları ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Ammâ imâret-i dârü'z-ziyâfesi yokdur ammâ bâğ u bâğçe ve gül-i gülistân [u] nahlistânı çokdur. Ve ahâlî-i Basra'nın bu kal‘a-i Mühennâvî teferrücgâhlarıdır. Şehre bir sâ‘at karîb olmağile ehl-i Basra teferrüc edüp berren ve bahren piyâdece ve kayıklar ile şehr-i Basra'ya giderler. Aslen bu kal‘anın sebeb-i binâsı "Gemiler gümrük vermeden firâr etmesinler." deyü binâ olunmuşdur. Hâlâ cümle gemiler medd ü cezm üzre top altında yatup gümrüğün tamâm etmeden giderse zarabât-ı top-ı kûb ile işi tamâm olur. Ve bu kal‘ayı mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek hâk-i Basra'da bunun emsâli (---) pâre kal‘alar vardır. Her birinin ta‘rîf ve tavsîfi birer müdevven kerrâs olur. Ancak her birin birer şemme mikdârı temdîh idelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363a ·
metinde göster ·
… uş şehirdir kim gûyâ Frengistân'da Venedik şehridir, ammâ anın deryâsı medd [ü]
cezm
olduğundan suyu çekilüp kurudukda cümle halk piyâde gezer, ammâ bu gölde dâ’imâ …
Ve bu ikinci kat varoşun gird-â-gird cirmi iki bin beş yüz elli adımdır. Kâmil ve cümle altı tabya-i kebîrleri üzre onar pâre balyemez topları suya berâber mazgal deliklerinde âdem sığar şayka topları dahi vardır. Ve bu mezkûr iki kat iç hisâr etrâfların handak yerine nehr-i Kiriş dolap şehir içinde kayıklar ve gemiler gezüp her hânenin şâhnişînleri ve bâğçelerinin maksûreleri nehr-i Kirişler kenârına vâki‘ olup herkes maksûrelerinde balıkların envâ‘ın sayd edüp herkes hâneden hâneye kayıklar ile gidüp gezerler. Acîb ü garîb vaz‘-ı esâs kurulmuş şehirdir kim gûyâ Frengistân'da Venedik şehridir, ammâ anın deryâsı medd [ü] cezm olduğundan suyu çekilüp kurudukda cümle halk piyâde gezer, ammâ bu gölde dâ’imâ şehr arasında kayıklar ile gezilüp cümle mahbûbları şeb [ü] rûz nehr-i Kiriş'de deniz mâhîleri gibi benî âdem mâhîleri şinâverlik ederken niçe uşşâkân Kiriş suyundaki dilberâna kiriş geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ altı sâ‘at med ve altı sâ‘at cezm bir ayn-ı hayâtdır. Gerçi lezzetde sehel şorcadır. Ammâ nûş edenin demâğını müşk [ü] amber-i hâm râyihası mu‘attar eder. Ve cemî‘i dünyâdan milel-i muhtelife gelüp bu âb-ı rahmetde yedi gün yâhûd kırk gün gasl edüp cümle emrâz-ı muhtelifeden halâs olup bir dahi hukemâ dükkânına varmaz. İllâ Hakîmü Lem-yezelü'l-ezel kapusuna varır. Ve bu ayn tuğyân etdükde tahte'l-edîmden halîc-i Sidrem'e munsabb olur. Hakîr teberrüken bu mâ’-i tâhirle gasl edüp tâ’ib ü tâhir oldum. Ve bu aynü'l-hayâta karîb beş yüz adım aşağı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220a ·
metinde göster ·
… etmeğe kâdir değiller. Meselâ bunlar Allâhümme esmâsı ile nefeslerinde medd [ü]
cezm
hâlinde iken ya‘nî soluk alup verirken Allâhümme sadâsı istimâ‘ olunur.
Her cum‘a tarîk-ı Mutâva‘a fukarâları cem‘ olup ba‘de salâti'l-cum‘a bir tevhîd ederler kim üç yüz altmış tarîkın biri böyle tevhîd etmeğe kâdir değiller. Meselâ bunlar Allâhümme esmâsı ile nefeslerinde medd [ü] cezm hâlinde iken ya‘nî soluk alup verirken Allâhümme sadâsı istimâ‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y114b ·
metinde göster ·
… ine hasmâne müselsel hazîn esvât ile hânendelik edüp yine cemî‘i uşşâkân medd ü
cezm
tevhîdi ki Allâhümme lafzıdır, ana müdâvemet etdüklerinde Hudâ alîmdir, cân kul …
Ve cümle zâkirân u şâkirân reftâr-ı Rûşenî ederek Hayâlî ve Hâlî ve Hâletî ve Cenânî ve Safvetî ve Eşrefî ve Üftâdî ve Hüdâyî ve Abdülahad ve Gafûrî ilâhîlerini zâkirân birbirlerine hasmâne müselsel hazîn esvât ile hânendelik edüp yine cemî‘i uşşâkân medd ü cezm tevhîdi ki Allâhümme lafzıdır, ana müdâvemet etdüklerinde Hudâ alîmdir, cân kulağıyla istimâ‘ eden cân bî-cân ü bî-mecâl iken pür-mecâl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y221a ·
metinde göster ·
… ahr-i Dimyât'a munsab olur. Gayrı zamân Mahalletü'l-Merhûm'a dek kâh med ve kâh
cezm
olur, bir tur‘a-i ibret-nümâdır. Ammâ dâ’imdi, sâ’ir tur‘alar gibi beş altı ay …
Bu Nehâriyye'ye andan şehr-i Âbyâr'a andan şehr-i Mahalletü'l-Merhûm karîbe uğrayup ol mahalde karâr eder. Ba‘zı zamânda beled-i şebîn'de(?) nihâyet bulur. Dahi Nîl tuğyân etse dahi yukaru cereyân edüp bahr-i Dimyât'a munsab olur. Gayrı zamân Mahalletü'l-Merhûm'a dek kâh med ve kâh cezm olur, bir tur‘a-i ibret-nümâdır. Ammâ dâ’imdi, sâ’ir tur‘alar gibi beş altı ay kurumaz. Bu Nehâriyye önünde Delûke nâm melike bir mutalsam edüp defn etmiş, ol tılısmın te’sîriyle Nîl baş yukaru cereyân eder, derler. İlâ mâşaallâh bu hâli üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y299a ·
metinde göster ·