Hazret-i Yahyâ, Hazret-i Îsâ'nın vâlidesi tarafından akrabâ-yı karîbi olması ciheti ile Kostantîn'in vâlidesi bu Zeyrekbaşı'ndaki câmi‘i inşâ edüp Hazret-i Yahyâ rûhuna hibe etdüğiyçün Manastır-ı Sencovaniyye derlerdi. Cânib-i erba‘asına başka kal‘a dîvârı ve bir su sarnıcı ve üç bin bıtrîke hücreler imâret edüp âbâdân etmişdi. Ba‘de'l-feth Sultân Mehemmed câmi‘ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
olmuş kim üstâd-ı bennâ hammâm içinde bir hammâm dahi inşâ etmişdir. Cânib-i er …
Cümle hammâmlardan musanna‘ olması ol cihet ile olmuş kim üstâd-ı bennâ hammâm içinde bir hammâm dahi inşâ etmişdir. Cânib-i erba‘ası hâs gılmânânın mağselhâneleridir. Tâ ortadaki pâdişâhlara mahsûs hammâm-ı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
… nende ve sâzende ve mutrıbân ve kaşmerân ve meddâhânlar ile ihtilâ[t] etdiğimiz
cihet ile
cümle sâzlar ma‘lûmumuzdur. Zîrâ bu ednâ-yı garîb bir zamân hasırcı olup tel eh …
Ammâ bu bâlâda tahrîr etdiğimiz sâzların ummâlleri ve sâzendeleri ve sâzları İslâmbol'a ve gayrı diyâra mahsûs olan sâzlardır kim anlar dahi şekl [ü] şemâyili ve kadd [ü] kâmet-i târlarıyla sûretleri tasvîrleriyle mahallinde yazılır. Zîrâ bir zamân deryâ-yı aşka gavvâs olduğumuz mahalde âlüfte ve âşüfteliğimiz hasebiyle cümle hânende ve sâzende ve mutrıbân ve kaşmerân ve meddâhânlar ile ihtilâ[t] etdiğimiz cihet ile cümle sâzlar ma‘lûmumuzdur. Zîrâ bu ednâ-yı garîb bir zamân hasırcı olup tel ehli geçinüp sâ’ir erbâb-ı ma‘ârifden gerü kalmamış idik. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 208b ·
metinde göster ·
Cümle kral-ı dâlların bu Budin'i amâr etmede imdâdları olduğu cihetden on yedi aded kral içün on yedi kubbeli hücreler edüp her kubbe üzre alem yerine müdevver altun toplar ile on yedi odayı eyle murassa‘ât-ı gûnâ-gûnlar ile müzeyyen etdi kim âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi bu sarâya pertev urdukda çeşm-i insân hîrelenirdi. Çûn bu sarây-ı ibret-nümâ yedi yılda tamâm olup cümle kral ve ban ve herseklere bu sarâyda ziyâfet-i âlîler edüp cümle küffâr bu sarâyın tarz [u] tarh-ı tavrın ve nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnun görüp engüşt ber-dehen edüp âlem-i hayretde kalup bu sarâyın nâmına "Kızıl[elma] sarâyı" deyü nâm kodular, zîrâ her kralın odaları üzre kızıl altundan toplar olduğu cihet ile Kızılelma Sarâyı ve Kızılelma-yı Ungurus deyüp Budin kal‘asına nâm kodular. Hâlâ bu sarâya Kızılelma Sarâyı derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73b ·
metinde göster ·
… El-hâsıl âsitâne-i Mevlânâ'da böyle bir nazargâh meğer Haleb'de ola. Ammâ binâ
ciheti ile
bu âsitâne merkad-i Mevlânâ'dan gayriye tercîh olunur. Böyle bir meydân-ı âşıkâ …
Ve bu âsitânenin cânib-i erba‘asında olan İrem-i hıyâbânında olan eşcârât-ı müsmirâtın şükûfeleri ve sâ’ir nebâtât şükûfelerinin râyiha-i tayyibesi insânın demâğın mu‘attar eder. Ve âyîn-i Mevlânâ günlerinde neyzenler fasl-ı nevâ-yı uşşâk ederken ana nazîre taşra gül [ü] gülistân murgistânda niçe hezârın hezârân nağme-i kûçek edüp cümle ahibbâya tâze cân-bahş olur. El-hâsıl âsitâne-i Mevlânâ'da böyle bir nazargâh meğer Haleb'de ola. Ammâ binâ ciheti ile bu âsitâne merkad-i Mevlânâ'dan gayriye tercîh olunur. Böyle bir meydân-ı âşıkândır. Ve bu binânın târîhi ki kerâmât-ı Mevlânâ'dır kim dörd yüz yıl mukaddem târîh düşmüşdür kim im‘ân-ı nazar ile bakılsa aceb kerâmetdir. Ol târîh-i latîf budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164a ·
metinde göster ·