Netice-i kelâm İpşir Paşa merhûm bize 284a eyâlet-i Van'ı fenâ mansıbdır deyü tahkîren verdi, ammâ sa‘âdetlü pâdişâh hatt-ı şerîf ile serdâr-ı mu‘azzamsın deyü sorguç-ı şâhî ve otağ-ı serâperde-i pâdişâhî ihsân edüp eyâlet-i Van'da hân-ı atîkden ve ehli hanım sultândan ve yeni hândan ve eyâlet-i Van'da cümle yigirmi yedi aded mîr-i livâlardan ve on bir aded kal‘a kullarından ve sâ’ir beğlerin cürm-i cinâyet [ü] bâd-ı hevâsından ve eyâlet-i Van'ın hâss-ı hümâyûnu mahsûlünden cümle-i cümele beş yüz yetmiş kise mâl kendüye kaldı. Ba‘de'l-harc ve'l-masârıf ve bir o kadar dahi ana karşılık gelen tuhaf u tefârûk-ı bî-hisâb emti‘a-i fâhire ve akmişe-i kâsire hisâbın Feyyâz-ı mutlak bilir. Hulâsa, Van Melek Ahmed Paşa'ya Mısır oldu, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 283b–284a ·
metinde göster ·
… imâlinden ba‘îd sahrâlar cümle bâğ u besâtîn ve hadîka-i ravza-i Rıdvân misilli
cinîn ü
gaytânlar idi. Nehr-i Hermas tulû‘ etdüği kûh-ı bülende varınca bâğ-ı behişt bi …
Cümle (---) aded sebîl-i atşândır. Melik Sincâr ve Sencer Şâh asrında bu Nasîbîn içre cereyân eden nehr-i Nasîbîn Hermas şehrin 392a cümle sebîlleri ve cevâmi‘ ü hammâmları reyy etdikden sonra şehrini cânib-i şimâlinden ba‘îd sahrâlar cümle bâğ u besâtîn ve hadîka-i ravza-i Rıdvân misilli cinîn ü gaytânlar idi. Nehr-i Hermas tulû‘ etdüği kûh-ı bülende varınca bâğ-ı behişt birbirlerine çıt-a-çıt olup cümle mezra‘aları nehr-i Hermas'dan sulanır bir kûh-ı bâlâdan tulû‘ eder. Hatta be-kavl-i müverrihân mahall-i Tûfân'da Hazret-i Nûh'un gemisi bu Hermas dağında dahi müstakarr olup iki gün ol cebel üzre ârâm edüp hâlâ anda ziyâretgâh-ı Câmi‘-i Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm var, zamân-ı kadîmde gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ ol kadar imâr değildir. Ancak yayla zamânı Aşdı Ekrâdları ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 391b–392a ·
metinde göster ·
… zlük ve topraklı olan yerlerdeki bâğ u bâğçelere mezkûr sular taksîm olup cümle
cinîn ü
gaytânları ve müşebbek bostân-ı gûnâ-gûnları reyy eder. Ve bu uyûn-ı pâkın tulû …
Andan aşağı sular cereyân edüp aşağı düzlük ve topraklı olan yerlerdeki bâğ u bâğçelere mezkûr sular taksîm olup cümle cinîn ü gaytânları ve müşebbek bostân-ı gûnâ-gûnları reyy eder. Ve bu uyûn-ı pâkın tulû‘ etdiği mağârâ önünde aşren-fe-aşr bir havz-ı azîmi var. Ol dahi bir mecma‘ü'l-irfân-ı ârifân-ı uşşâkânların yeridir kim bu şehrin cemî‘i mahbûbları bu havz-ı pâka uşşâklarıyla girüp gümüş balığı ve deryâ mâliki gibi bu âb-ı nâbda şinâverlik edüp uşşâklarıyla bilâ-vâsıta kuç-kucağ olup birbirlerin der-âgûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135a ·
metinde göster ·
… ar. Gayrı çârsû-yı bâzârı ve hân ve hammâmları ve gayrı imâretleri yokdur, ammâ
cinîn ü
ravza-i rıdvânları çokdur ve bu kal‘a ile Pakriçse kal‘ası mâbeyninde olan Gıra …
Gıraviçse dağları ve ormanları içinde şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr seng binâ ve şarampavlı ve handaklı bir hisâr-ı ra‘nâ ve bir kapusu önünde haşeb cisir başında bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda yüz mikdâr tahta örtülü hâneleri ve cebehâneleri ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘-i sagîri var. Gayrı çârsû-yı bâzârı ve hân ve hammâmları ve gayrı imâretleri yokdur, ammâ cinîn ü ravza-i rıdvânları çokdur ve bu kal‘a ile Pakriçse kal‘ası mâbeyninde olan Gıraviçse dağlarından bir doğru yol vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158a ·
metinde göster ·
… misâl varoş-ı azîmi var. Banya Ejder nehrinin iki tarafına vâkı‘ olmuş İrem-âsâ
cinîn ü
gaytânlı ve müşebbek bâğ u bostânlı şehr-i müzeyyendir. Ve nehir üzre Macar bat …
Bu kal‘anın taşrasında bir bâğ-ı İrem-misâl varoş-ı azîmi var. Banya Ejder nehrinin iki tarafına vâkı‘ olmuş İrem-âsâ cinîn ü gaytânlı ve müşebbek bâğ u bostânlı şehr-i müzeyyendir. Ve nehir üzre Macar batiskanlı musanna‘ hiyel ü şeytanatlı su değirmenleri var kim hem gûnâ-gûn rakîk-i dakîk öğüdür ve hem yine unu elenüp kepeğin başka bırağır, aslâ bir âdem bu değirmenler[e] vaz‘-ı yed etmezler. Anca[k] buğday korlar ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9a ·
metinde göster ·
… n kenârında bir ferah-fezâ mahsûllü ve çemenzâr u lâlezâr ve murgzâr u hadîka-i
cinîn ü
gaytânlı bâğ-ı İrem-misâl bir vâdîde bir ma‘mûr u müzeyyen ü şîrîn rabtadır.
Bu rabta-i müzeyyeneye bir alay-ı azîm ile girüp Mehemmed Paşa sarâyında meks edüp ba‘de'z-ziyâfe derûn-ı sarây-ı behişt-âbâd[d]a konağımıza varup andan bu kasabanın dahi seyr [ü] temâşâsına şürû‘ eyledik. Nehr-i Drin kenârında bir ferah-fezâ mahsûllü ve çemenzâr u lâlezâr ve murgzâr u hadîka-i cinîn ü gaytânlı bâğ-ı İrem-misâl bir vâdîde bir ma‘mûr u müzeyyen ü şîrîn rabtadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35a ·
metinde göster ·
… -i beled kayıklara ve çırnıklara süvâr olup karşu tarafdaki bâğ-ı İremlerine ve
cinîn ü
gaytânlarına geçüp ayş [ü] işret ederler.
Bu nehrin cânib-i kıblesi şehr-i mu‘azzamdır. Cânib-i şimâlîsi ve taraf-ı garbîsi serâpâ dağları mahsûldâr bâğlardır. Ve cümle ehl-i beled kayıklara ve çırnıklara süvâr olup karşu tarafdaki bâğ-ı İremlerine ve cinîn ü gaytânlarına geçüp ayş [ü] işret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 147a ·
metinde göster ·
… eri ve yeniçeri serdârı vardır. Ve kasabası bir sahrâ-yı azîmde otlu ve sulu ve
cinîn ü
gaytânlı gâyet mahsûldâr ekin ocağı yere vâkı‘ olmuş cümle beş mahalle-i ma‘mûr …
Bu dahi İzvornik sancağı hâkinde paşasının hâssı olup voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ve kasabası bir sahrâ-yı azîmde otlu ve sulu ve cinîn ü gaytânlı gâyet mahsûldâr ekin ocağı yere vâkı‘ olmuş cümle beş mahalle-i ma‘mûr ve müslim ve kefere mahalleleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169b ·
metinde göster ·
… ‘îde yerlerin cümle dağları ve bayırları serâpâ yedi bin aded bâğ [u] bostân ve
cinîn ü
gaytânlardır.
Bu Beşli Varoş'unun şarkîsi tarafında bir top menzili mesâfe-i ba‘îde yerlerin cümle dağları ve bayırları serâpâ yedi bin aded bâğ [u] bostân ve cinîn ü gaytânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
Der-sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i fevâkihât: Bâğ u bâğçe ve
cinîn ü
gaytân ve hadîka-i ravza-i Rıdvân misilli bâğ-ı İrem-âbâdlarında niçe yüz gûne …
Der-sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i fevâkihât: Bâğ u bâğçe ve cinîn ü gaytân ve hadîka-i ravza-i Rıdvân misilli bâğ-ı İrem-âbâdlarında niçe yüz gûne memdûh meyve-i âbdârları olur, ammâ beyâz kirazı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229a ·
metinde göster ·
… sarây hânedânlar ve müşebbek bostânlar ve niçe bin aded ravza-i rıdvân misilli
cinîn ü
gaytânlara cemî‘i âb-ı sâfî muravvaklar bu dollâblardan tevzî‘ [ü] taksîm olup …
Cümle 200 aded ibret-nümâ-yı eser su dollâbları var kim Adana şehrinde ve Arabistân'da Hamâ şehrindeki gibi su dollâbları var. Şehrin ortasında cereyân eden nehr-i (---) yemîn [ü] yesârında sağîr ü kebîr dollâblar deverân edüp her birinden birer gûne sadâ peydâ olup başka bir gûne nağamât-ı makâmât-ı dollâbdır kim cümle hammâmlara ve câmi‘lerin havz [u] şâzrevânlarına ve cemî‘i sarây hânedânlar ve müşebbek bostânlar ve niçe bin aded ravza-i rıdvân misilli cinîn ü gaytânlara cemî‘i âb-ı sâfî muravvaklar bu dollâblardan tevzî‘ [ü] taksîm olup şehir bâğçeleri rey olur. Bir acâ’ibât [ü] garâ’ibâtdan dollâb-ı vâcibü's-seyrlerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 239b ·
metinde göster ·
Ammâ bu Arhonoz bâğı hâlâ ravza-i Rıdvân misilli bir cinîn ü gaytân u hadîka-i bâğ-ı cinân nahlistân-ı gülistândır. Bâlâda evsâfı tahrîr olunan Ikrît nâm kralın binâsıdır kim cemî‘i esnâf-ı hukemâ-yı kudemâları bir yere cem‘ edüp bu mahallin âb [u] hevâsı latîf olduğıyçün Ikrît kral içün bu bâğı hikmet üzre hakîmler tarh [u] tarz-ı âhar edüp binâ ederler. Ammâ Hudâ hakkıyçün böyle bir bâğ-ı cinân-ı latîf cihânı otuz bir yıl seyâhat edüp sûre-i (---): Arapça nass-ı kâtı‘ı fehvâsınca ekâlîm-i seb‘ayı seb‘a seyyâre-vâr deverân u seyerân edüp im‘ân-ı nazar ile nazar etdiğim bu edîm-i arzın rub‘-ı meskûnunda on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [ü] güzâr etdiğim rûy-ı zemînde bu Arhonoz bâğı Arapça gibi ferahfezâ-yı dilküşâ bir bâğ-ı şehr-i Sebâ-misâl bâğ-ı Merâmı görmedim. Meğer yine bu Arhonoz bâğın görmüşüm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323b ·
metinde göster ·
… ı Süleymân ve vüzerâ-yı Âsâf-ı Berhayâ vâkıf-ı esrâr olup kable'l-mağrib cemî‘i
cinn ü
perîlere iş tamâm oldu, deyü izin verüp vüzerâ-i ukalâların re’y-i tedbîrleriyl …
Sebeb-i binâ-yı Mescid-i Aksâ: Hazret-i Dâvûd hilâfetinde Benî İsrâ’îl'e tâ‘ûn olup Dâvûd Nebî du‘âsiyle tâ‘ûn ref‘ olunca ol du‘â makâmına Mescid-i Aksâ binâ olundu. Tamâm olmadan Dâvûd fevt olup Süleymân Nebî tamâm etdi. Bir âdem kaddi temeli nümâyân olup Hazret-i Dâvûd gazâ-yı Câlûd'dan sonra civâr-ı rahmete revâne olup hilâfet Hazret-i Süleymân'a intikâl edüp cemî‘i mahlûkâta pâdişâh olıcak dîvlere emr edüp bu mescid-i Aksâ'yı binâ etdi. Müddet-i medîde mürûr-ı eyyâm ile câmi‘ itmâm olduğu gün Hazret-i Süleymân asâ-yı pîrânına dayanup câmi‘ itmâmına sa‘y ederken meğer Arapça emri nâzil oldukda asâya söykenüp rûh-ı şerîfleri evc-i illiyyîne urûc etmiş. Bu hâlden bir ecnâs-ı mahlûkâtın haberi olmayup mescid-i Aksâ'yı tathîr ederlerken hukemâ-yı Süleymân ve vüzerâ-yı Âsâf-ı Berhayâ vâkıf-ı esrâr olup kable'l-mağrib cemî‘i cinn ü perîlere iş tamâm oldu, deyü izin verüp vüzerâ-i ukalâların re’y-i tedbîrleriyle Bâb-ı amûd'dan taşra handak içinde olan mahbeshâne-i kadîmlerine cümle dîvleri haps edüp bu tılsım[ı] icrâ ederler. Mürûr-ı eyyâm ile cümlesi mürd olup hâlâ ol gâr içre üstühânları nümâyândır. Ammâ bir muzlim yerdir, âdem bakmağa cür’et edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210b ·
metinde göster ·