… n Mekke'de ihrâma girdikde kendiden ber vâcib-i müstehabbât terk etmiş olsa ana
cinâye
içün bir kurbân farz olmuşdur kim cürmü afv ola. Tarîk-i dervîşânda dahi 150b …
Ve vücûdunda olan dâğlar{ın ma‘nâsı} huccâc-ı müslimîn kaçan Mekke'de ihrâma girdikde kendiden ber vâcib-i müstehabbât terk etmiş olsa ana cinâye içün bir kurbân farz olmuşdur kim cürmü afv ola. Tarîk-i dervîşânda dahi 150b eyledir kim bir dervîş tarîkinde cürm etse Allâh ile cânına kendü bildiği cürmüne mu‘terif olup dünyâ cezâsıyçün Rabbisi havfından vücûdun âteşlere yakup dâğlar yakar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150a–150b ·
metinde göster ·
… i hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü]
cinâyeti
ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdı …
Hacı Yûsuf Ağa hânesinde mihmân olup Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve sâ’ir a‘yâna mektûb-ı muhabbet-üslûblarımız verüp me’mûr olduğumuz bölükbaşılar cem‘ine mukayyed olup şehr içre "At ve don ve mâl u menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller nidâ etdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bir nehrine Boğazköy suyu derler, şehrin dibinden cereyân eder. Ve bir nehri şehrden bir sâ‘at ba‘îd nehr-i Istavloz derler. Şehr-i Köprü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olunduğiyçün şehr-i Köprü derler. Gâyet musanna‘ çam direklerden cisr-i garîbdir. Amâlika asrında bu şehre Şındır kal‘ası derlerdi. Lisân-ı Amâlika'da şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya rîzân olur. Ve bu kal‘anın ibtidâ bânisi Amâlika meliklerinin binâsıdır. Andan Tarabefzûn tekürı destinden Âl-i Dânişmendî'den Melik Gâzî feth edüp andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân muhâsara ile Koca kal‘asın feth edüp bu Şindir kal‘ası, ya‘nî Köprü kal‘ası emân ile feth olup hâlâ Amasiyye hâki hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
… erâ dahi ziyâde tahsîl eder ma‘mûr eyâletdir. Sâ’ir bâd-ı havâsıyla ve cürm [ü]
cinâyetiyle
cümle sekiz aded sancağında iki kerre yüz bin guruş olur. Bir hâkimi dahi Tuna …
Ve paşanın tahtı Silisre sancağında hâslarının on iki voyvodalığ vardır. 118a Hass-ı hümâyûnu bu voyvodalıklardan hâsıl olur. Evvelâ hâs-ı Babadağı, altı kîse muhâsebesi vardır. Hâs-ı Karasu ve hâs-ı Dobruca ve hâs-ı Deliorman ve hâs-ı Hacıoğlubâzân ve hâs-ı Eskicum‘a ve hâs-ı Pirevadi ve hâs-ı Aydos ve hâs-ı Karnıbat ve hâs-ı şehr-i Silistre. Bu tahrîr olunan hâsların mâlıyla paşa askeriyle sefer eşer ve bu Silistre şehri kânûn üzre üç yüz akçe şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz akçe pâyesiyle mollalara sadaka alınmışdır. Kazâ-yı hükûmetinde cümle (---) aded nâhiye kurâları var kim her biri birer rabta-misâl ma‘mûr kurâlardır. Senede kadısına otuz kise hâsıl olduğuna şübhe yokdur. Hatta zamânımızda mukîm efendi kırk kîse mâl oldu. Zîrâ re‘âyâsı şer‘-i şerîfe gâyet mutî‘lerdir. Paşasına cümle hâslarından ber-vech-i adâlet Melek Ahmed Paşa efendimiz zabtı üzre kırk bin guruş oldu. Ammâ sâ’ir vüzerâ dahi ziyâde tahsîl eder ma‘mûr eyâletdir. Sâ’ir bâd-ı havâsıyla ve cürm [ü] cinâyetiyle cümle sekiz aded sancağında iki kerre yüz bin guruş olur. Bir hâkimi dahi Tuna Kapudanı Maksûd Ağa'dır. Bir hâkimi dahi gümrük emînidir. Biri dahi sipâh kethüdâyeridir. Biri dahi yeniçeri serdârıdır. Biri dahi şehr voyvodasıdır. Biri dahi muhtesib ağadır. Biri dahi şehir nâ’ibidir. Biri dahi bâcdârdır. Biri dahi harâccıdır. Biri dahi balık emînidir kim yetmiş yük akçe iltizâmdır. Özi kal‘asıyla kırk pâre kal‘a kullarına bu balık emîni mevâcib verüp paşanın arzına altı kîse verüp paşanın arzı mûcebince der-i devlete balık emîninin muhâsebesi görülür. Bir hâkimi dahi kal‘a dizdârıdır. Ve bir hâkimi dahi mezheb-i Nu‘mân ibn Sâbit kim İmâm-ı A‘zam mezhebi şeyhülislâmıdır ve bir hâkimi dahi hasîbü'n-neseb ırk-ı tâhirden nakîbü'l-eşrâfıdır. Ve bir hâkim-i askerîsi dahi cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timara alaybeğisi sancak pâyesiyle hâkimdir. Ve'l-hâsıl on sekizinci hâkimi çeribaşıdır kim cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar bu çeribaşı cem‘ eder. Tâ bu mertebe âbâdân ve mazbût eyâletdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 117b–118a ·
metinde göster ·
… ıya yedi kise mâl hâsıl olur. Zu‘amâ hâkimine dahi öşr-i sultânîden ve cürm [ü]
cinâyet
ve bâd-ı hevâdan yedi kise hâsıl olur. Müftî ve nakîbi ve sipâh kethüdâyeri ve …
Eyaletinde (---) sancağı hâkinde mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem Abaza Mustafâ Ağa nâm bir gâzî-i hümâmın serbest ze‘âmetidir. Ve hâkim-i şer‘î üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Cümle yedi niyâbet hükûmetinde 124 aded âbâdân kurâlardan ber-vech-i adâlet kadıya yedi kise mâl hâsıl olur. Zu‘amâ hâkimine dahi öşr-i sultânîden ve cürm [ü] cinâyet ve bâd-ı hevâdan yedi kise hâsıl olur. Müftî ve nakîbi ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir bâcdârı ve muhtesibi vardır. Subaşısı, zâ‘im-i serbest tarafındandır. Ammâ harâcı ve emîn[i] pâdişah cânibindendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 132b ·
metinde göster ·
… -ı sânî olmağıla bir hâkim müdâhale edemeyüp cemî‘i salb u siyâseti ve cürm [ü]
cinâyeti
Edirne bostâncıbaşıları hükûmetindedir. Zamânımızda Kırkayak Koca Sinân Paşa Ed …
Evvelâ Süleymân Hân-ı Kânûnî tahrîri üzre şehr-i Edirne Rûmeli eyâletidir. Ammâ taht-ı sânî olmağıla bir hâkim müdâhale edemeyüp cemî‘i salb u siyâseti ve cürm [ü] cinâyeti Edirne bostâncıbaşıları hükûmetindedir. Zamânımızda Kırkayak Koca Sinân Paşa Edirne bostâncıbaşısı olup hakkâ ki eyâlet-i Rûm'a varınca zemînde kırkayak gibi gezüp hırsızı ve harâmzâdeyi Hamele-i sevrin boynuzunda ise bulup hakkından gelüp Edirne eyâleti emn [u] emân idi. Hâsları ve yedi yüz tevâbi‘i var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 151a ·
metinde göster ·
… üç bin cebeli askeriyle me’mûr olduğu seferi eşer. Ve ber-vech-i adâlet cürm-i
cinâyetiyle
bâd-ı hevâsıyla beher sene paşasına kırk bin guruş hâsıl olur. Ammâ efendimiz M …
Evvelâ kânûnnâme-i tahrîr-i Süleymân Hân üzre bu kal‘a-i Van eyâletdir. İbtidâ Süleymân Hân asrında Makbûl İbrâhîm Paşa fethinde Ulama Paşa'ya iki tuğ ile eyâleti ihsân oldu. Ba‘dehû sene 953 târîhinde Kızılbaş-ı bed-ma‘âş istîlâ edüp bizzât Süleymân Hân Van'ı muhâsara edüp be-dest-i Sadrıa‘zam Rüstem Paşa feth etdükde bir gazâ-yı garrâda bizzât Süleymân Hân feth-i Van-ı âlîşânda bulunmak ile ibtidâ hatt-ı şerîfleriyle eyâlet-i Van'ı ber-vech-i arpalık vezâret pâyesiyle Âsitâne-i sa‘âdetde orta defterdâr olan Çerkes İskender Paşa şecî‘ ü bahâdır ve er server-i dilâver olmağile eyâlet-i Van ana ihsân olunup taraf-ı pâdişâhîden paşasının hâss-ı hümâyûnu on bin kerre yüz bin ve otuz iki bin akçedir. Hâssına göre üç bin cebeli askeriyle me’mûr olduğu seferi eşer. Ve ber-vech-i adâlet cürm-i cinâyetiyle bâd-ı hevâsıyla beher sene paşasına kırk bin guruş hâsıl olur. Ammâ efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya bin kiseden ziyâde mâl hâsıl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253b ·
metinde göster ·
… kim bu hakîr mülk-i diyâr-ı Erz[urûm] vâlîsi iken etdiğin şenâ‘at ü şekâvet ve
cinâyetlere
"Tâze yiğitdir!" deyü mezâ-mâ-mezâ diyerek afv ederdim. Henüz sen bu sinn-i sâl …
Devlet-i Âl-i Osmân'ın mûhini olan sen ki Abdâl Hân-ı dâl nâm şakî-i pür-ızlâl, kavm-i Rujikiyân eri, âr [u] nâmûsdan berî vü ârî olup "Âl-i Abbâsiyân neslinden ve Sultân Evhadullah'ın ırk-ı tâhirindenim." deyü ol zu‘m-ı fâsid ile la‘anallahu'd-dâhilu ve'l-hâric la‘netin kabûl eden Hâricîlerden ashâb-ı rıfz-ı ilhâd ve erbâb-ı fitne vü fesâd, ehli ile âlûde olan Yezîdî-Ekrâd, urûk-ı nâ-tâhirindensin kim mezâhib-i erba‘adan hâric olan Hâricî ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hulûlî ve Hurûfî ve Zemînî ve Hamzavî ve vâsi‘î-mezheb olan fırak-ı dâldan bir bî-mezhebler ile ihtilât etmiş Hâricî mezhebin ve cemî‘i mudhıkân u kışmirân u mutrıbân zümresiyle lû‘b u lehve meşgûl ve hem-celîs ü hem-enîs olup fısk u fücûr ile âlûde olup ve Arapça ıtâbına mu‘âteb olan dalâlet-âbâd hâkimi Abdâl Hân-ı bî-mecâlsin kim bu hakîr mülk-i diyâr-ı Erz[urûm] vâlîsi iken etdiğin şenâ‘at ü şekâvet ve cinâyetlere "Tâze yiğitdir!" deyü mezâ-mâ-mezâ diyerek afv ederdim. Henüz sen bu sinn-i sâlde iken ıslâh-ı nefs etmeyüp âyende vü revende ehl-i tüccârın bâc bahânesiyle {tâcların kapup} yüklerün çözüp ale'l-kabz mâlların ucuz bahâ ile alursun ve Erzurûm eyâleti hâki müşânda olan Malazgird Beği Mehemmed Beğ'in kırk bin aded gûsfendlerin sürüp elin memleketin nehb ü gâret edüp üç yüz aded âdemlerin katl edüp serlerine serbendleri dâr olan Halitî ve Çekvânî ve Celüvî ve Rûzikî 261a nâm Yezîdî Ekrâdı kabâ’illerin başına cem‘ eyleyüp dâr-ı diyârları hasâre etdirüp âyende vü revendegândan kapu kullarının eşedd-i ukûbet ile mâlların alup kolların kesüp mecrûh edersin ve her cânibe dest-dırâzlık edüp kuttâ‘u't-tarîklık edersin. Hatta dâr-ı diyârında olan ulemâ-yı Ekrâd, "Niçün böyle edersin", deyü va‘z u nasîhat etdiklerinde, "Kürdistân'dır, birbirimiz mâbeyninde gûşmâl içün gâhîce müşâmızda olan kimesneleri gâret etmek kânûn-ı Âl-i Abbâsiyân'dır." demişsin. Sana Âl-i Osmân devletinde emr-i Hudâ ile bir gûşmâl ideyim ki gûşine mengûş olup ehl-i ıyâlinle halka-begûş zer-harîd gibi Âl-i Osmân'a kul olasın. Hatta bu abd-i ahkarın derûnunda cilve-ger olan mel‘anetini ilhâm-ı Rabbânî ile azharu mine'ş-şems bilüp on gün hânende pinhân olup Rahova nâm mahalde haymen içre tek ü tenhâda sana pend ü nasîhatler edüp, ey cânım hân nitekim ben Van eyâleti hâkimi iken müşânızda olan ümerâlar ile ve ehl-i tüccâr ile ve re‘âyâ vü berâyâlar ile hüsn-i zindegâne eyle, deyü vasiyyet eylediğim bu maslahatlar içün idi. İmdi ol pendnâmelerimiz sana zerre kadar te’sîr etmeyüp bu kadar fitne vü fesâd edüp, ili vilâyeti gâret edüp sulha muğâyir nâ-şer‘î dest-dırâzlıklar etdiğün ecilden kuttâ‘u't-tarîk olduğuna şüphemiz kalmayup nass-ı kâtı‘la vücûdun şecere-i bî-meyvesin kat‘ etmek helâldir kim el-âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 260b–261a ·
metinde göster ·
Netice-i kelâm İpşir Paşa merhûm bize 284a eyâlet-i Van'ı fenâ mansıbdır deyü tahkîren verdi, ammâ sa‘âdetlü pâdişâh hatt-ı şerîf ile serdâr-ı mu‘azzamsın deyü sorguç-ı şâhî ve otağ-ı serâperde-i pâdişâhî ihsân edüp eyâlet-i Van'da hân-ı atîkden ve ehli hanım sultândan ve yeni hândan ve eyâlet-i Van'da cümle yigirmi yedi aded mîr-i livâlardan ve on bir aded kal‘a kullarından ve sâ’ir beğlerin cürm-i cinâyet [ü] bâd-ı hevâsından ve eyâlet-i Van'ın hâss-ı hümâyûnu mahsûlünden cümle-i cümele beş yüz yetmiş kise mâl kendüye kaldı. Ba‘de'l-harc ve'l-masârıf ve bir o kadar dahi ana karşılık gelen tuhaf u tefârûk-ı bî-hisâb emti‘a-i fâhire ve akmişe-i kâsire hisâbın Feyyâz-ı mutlak bilir. Hulâsa, Van Melek Ahmed Paşa'ya Mısır oldu, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 283b–284a ·
metinde göster ·
… i yetmiş yük akçe iltizâm sâhibi emîndir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [u]
cinâyet
anın kabza-i tasarrufundadır. Gâyet büyük emânetdir. Bu kal‘a önünde nehr-i Tun …
Silisre eyâletinde hâkimi yetmiş yük akçe iltizâm sâhibi emîndir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [u] cinâyet anın kabza-i tasarrufundadır. Gâyet büyük emânetdir. Bu kal‘a önünde nehr-i Tuna üzre emîn ağa azîm balık dalyanları yapup morina ve mersin ve çığa ve uştuka ve liçse ve kefal ve som ve lom ve sazan balıkları ve gayrı isimli niçe bin elvân balıkları sayd edüp tuzlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
… bir yerde hâs voyvadaları vardır, ammâ bu hâslardan ve bâc u bâzâr ve cürm [ü]
cinâyet
ve bâd-ı havâdan ber-vech-i adâlet paşasına seksen yedi bin guruş dutar. Seydî …
Paşası iki tuğlu mîr-i mîrândır, ammâ niçe kerre üç tuğlu vezîrlere sadaka olunmuşdur, ammâ paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu sekiz yüz altı bin yedi yüz doksan akçedir. On bir yerde hâs voyvadaları vardır, ammâ bu hâslardan ve bâc u bâzâr ve cürm [ü] cinâyet ve bâd-ı havâdan ber-vech-i adâlet paşasına seksen yedi bin guruş dutar. Seydî Ahmed Paşa gibi zabt ederse iki kerre yüz bin guruş dutar eyâlet-i azîmdir. Çete ve potura yeridir kim gâzîler esîr getirirlerse bî-kıyâs üsârâ peydâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 117b ·
metinde göster ·
… dir kim Rûmeli vüzerâları aslâ müdâhale edemez. Cümle salb-ı siyâseti ve cürm-i
cinâyeti
Üsküp'de Koca Serdârzâde Ahmed Ağa mütevellîsi elindedir, iki yüz âdemle bu kur …
Menzil-i nâhiye-i Ofçabolu: Bir sahrâ-yı mahsûldâra vâkı‘ olmuş yetmiş altı pâre câmi‘ ve hân ve hammâmlı ma‘mûr kurâlardır kim cümlesi İslâmbol'da Yeni odalar içinde Orta câmi‘ nâm binânın evkâfı ma‘mûr köylerdir kim Rûmeli vüzerâları aslâ müdâhale edemez. Cümle salb-ı siyâseti ve cürm-i cinâyeti Üsküp'de Koca Serdârzâde Ahmed Ağa mütevellîsi elindedir, iki yüz âdemle bu kurâları zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37a ·
metinde göster ·
… . Ve senevî ber-vech-i adâlet cevz-i ma‘dûdu iki yüz kîse mâl olur, ammâ cürm-i
cinâyeti
ve bâd-ı havâsı ve pîşkeşleriyle cümle üç yüz kîse olur, ammâ adâlet yeridir, z …
Evvelâ der-beyân-ı hâkimân-ı Budin: Evvelâ cümleden melik tuğrâ-yı garrâ-keş düstûru'l-amel üç tuğlu vezîr hâkimi İsmâ‘îl Paşa'dır kim kanûn-ı Süleymân Hân 78b üzre Budin vezîrinin hâss-ı hümâyûnu sekiz kerre yüz bin ve seksen bin akçedir. Cebelüleriyle cümle dörd bin asker beslemek kanûndur. Ve senevî ber-vech-i adâlet cevz-i ma‘dûdu iki yüz kîse mâl olur, ammâ cürm-i cinâyeti ve bâd-ı havâsı ve pîşkeşleriyle cümle üç yüz kîse olur, ammâ adâlet yeridir, zîrâ Kızılsarây dîvârında celî hat ile Süleymân Hân dest-i şerîfiyle bu ebyâtı tahrîr etmişler. Müfred:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78a–78b ·
metinde göster ·
… yar demek, ya‘nî voyvada demek olur. Bu nevâhînin salb [u] siyâseti ve cür[m ü]
cinâyeti
boyar elindedir. Beş yüz kefere leşkere mâlikdir. Cümle yüz elli pâre kasaba-mi …
Bunda meks olunup cümle iki yüz menhûs hânelerdir ve iki kenîse ve üç manastırdır. Ve Eflak beği tarafından bir boyar kâfir hâkimdir. Boyar demek, ya‘nî voyvada demek olur. Bu nevâhînin salb [u] siyâseti ve cür[m ü] cinâyeti boyar elindedir. Beş yüz kefere leşkere mâlikdir. Cümle yüz elli pâre kasaba-misâl köylere hâkimdir, ammâ kâfirler re‘âyâya gâyet zâlimlerdir, ammâ vilâyetleri gâyet emn [ü] emândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a ·
metinde göster ·
… sının cevz-i ma‘dûdu hâslarından on altı bin guruş olup bâc-ı bâzâr ve cürm [ü]
cinâyet
ve salb [u] siyâsetden dahi ve gayri mahsûlâtlar ile cümle beher sene yigirmi a …
Paşasının cevz-i ma‘dûdu hâslarından on altı bin guruş olup bâc-ı bâzâr ve cürm [ü] cinâyet ve salb [u] siyâsetden dahi ve gayri mahsûlâtlar ile cümle beher sene yigirmi altı bin guruş olur, ammâ Monla Ganî Paşa ve Ak Mehemmed Paşa ve Sarhoş İbrâhîm Paşa kırkar bin ve ellişer bin guruş tahsîl ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139a ·
metinde göster ·
… melik hâkimü'l-vakti gümüşhâne emînidir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [ü]
cinâyet
anındır.
Ve nâhiyesi (---) kadar ma‘mûr kurâdır. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc emîni vardır, ammâ cümleden melik hâkimü'l-vakti gümüşhâne emînidir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [ü] cinâyet anındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211b ·
metinde göster ·
… neseb olanların 219a taht-ı hükûmetlerinde olup salb [u] siyâset ve cürmü [ü]
cinâyet
ve gayri mahsûlât-ı mütenevvi‘a cümle anların destinde olup keyfe mâ-yeşâ mutas …
Bu şehr-i atîk anın tahtgâhı idi. Niçe bin devlet eline girüp âhır-ı kâr sene 777 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr fethidir, be-dest-i Gâzî Evrenos. Ba‘dehu küffâr-ı bed-kirdâr-ı murdâr bu şehre yine istîlâ edüp yine sene 786 târîhinde Gâzî Evrenos feth edüp bir dahi küffâr-ı hâksâra cây-ı me’men olmasın deyü kal‘asın câ-be-câ rahnedâr etmişdir. Hâlâ tahrîr-i Gâzî Süleymân Hân üzre Rûmeli eyâletinde Selânik sancağı hâkinde maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem (---)(---)(---)(---) evkâf-ı azîmdir kim hasîbü'n-neseb olanların 219a taht-ı hükûmetlerinde olup salb [u] siyâset ve cürmü [ü] cinâyet ve gayri mahsûlât-ı mütenevvi‘a cümle anların destinde olup keyfe mâ-yeşâ mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218b–219a ·
metinde göster ·
… a⟧ tarafından voyvadası iki yüz âdem ile zabt edüp salb [u] siyâset ve cürm [ü]
cinâyet
cümle voyvadanın olup kırk elli bin guruş hâsıl olur maktû‘u-ı kalem ve mefrûzu …
Ve Medîne-i Münevvere vakfı olmak ile dâru's-sa‘âde ağası 246a tarafından voyvadası iki yüz âdem ile zabt edüp salb [u] siyâset ve cürm [ü] cinâyet cümle voyvadanın olup kırk elli bin guruş hâsıl olur maktû‘u-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem serbest vakfullâhdır. Hâkimü'l-vakti olan gümrük emîni Hasan Ağazâde sarâyında mihmân olup safâlar etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 245b–246a ·
metinde göster ·
… ehemmed Paşa zamân-ı Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘de feth edüp amân u zamân verüp
cinâyet(
?) etmedi ve istimâletler verüp nehb ü gâret etmedi. Anıniçün bâ-sulh feth olup …
Sene 1061 târîhinde efendimiz Melek Ahmed Paşa vezîria‘zam iken Zileli Çavuşzâde Mehemmed Paşa kapudan-ı bahreyn iken fermân-ı şehriyârî ile bu kal‘ayı Mehemmed Paşa zamân-ı Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘de feth edüp amân u zamân verüp cinâyet(?) etmedi ve istimâletler verüp nehb ü gâret etmedi. Anıniçün bâ-sulh feth olup hâlâ Retime sancağı hâkinde yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Nâhiyesi cümle kırk yedi pâre kurâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320b ·
metinde göster ·
Ohri gölü emîni hükmünde olup maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem kırk yük akçe h …
Bu Üstürka kasabası ve kal‘ası Ohri sancağı hâkindedir, ammâ hükûmetinin salb [u] siyâseti ve cürm [ü] cinâyeti Ohri gölü emîni hükmünde olup maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem kırk yük akçe hâss-ı hümâyûn mâl-ı pâdişâhîli emânetdir kim gökde uçan ve yerde gezen ve gölde yüzen cemî‘i mahlûkât-ı mevcûdât emînin iltizâmında olup cümle kaçkın köleler ve cemî‘i yuvalar 368b ve bâc u bâzâr ve aded-i ağnâm ve ispençe ve kışla hakkı ve tütün hakkı ve dölüm hakkı ve beytü'l-mâl ve hâss u harâc ve hâne-i avârız el-hâsıl cemî‘i tekâlîf-i örfiyye-i şâkkalar cümle Ohri gölü emîninin hükmünde olup Ohri beğinin aslâ alâkası yokdur. Büyük emânetdir kim iki yüz aded neferâtlarıyla bu hükûmeti fermân-ı pâdişâhiyle zabt [u] rabt-ı tasarruf edüp şeb [ü] rûz gölün etrâfların askeriyle dolaşup hıfz [u] hırâset edüp gölün etrâflarında sayd olunan mâhîlerin öşr-i sultânîlerin alup anın izniyle sayyâdlar balık sayd ederler. Eğer emîninin izinsiz bir kimesne nihânî bir şibr mâhî sayd ederse tecrîm edüp siyâsetler ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368a–368b ·
metinde göster ·
… ahi kırkar ve ellişer ma‘mûr kurâlara mâliklerdir. Salb [u] siyâset ve cürm [ü]
cinâyetleri
kendülere tefvîz olunmuş ze‘âmet beğleridir. Hîn-i gazâda tablları ve tuğları y …
Ve eyâletinde cümle on dörd sancakdır. Evvelâ tahtı olan Kütâhiyye sancağı ve Sarhan sancağı ve Aydın sancağı ve Kastamonu sancağı ve Bursa sancağı ve Bolu sancağı ve livâ-yı Menteşe ve livâ-yı Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib ve Teke sancağı ve Kânkırı sancağı ve Hamîd sancağı ve Sultânönü ve Karasi sancağı, cümle sancakları bunlardır. Bunlardan mâ‘adâ eyâletinde dörd müsellem beğleri vardır. Anlar dahi kırkar ve ellişer ma‘mûr kurâlara mâliklerdir. Salb [u] siyâset ve cürm [ü] cinâyetleri kendülere tefvîz olunmuş ze‘âmet beğleridir. Hîn-i gazâda tablları ve tuğları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8b ·
metinde göster ·
Ve bir hâkim dahi kırk yük akçe iltizâm ile gümrük emîni hükûmet eder. Cürm [ü]
cinâyet
ve salb [ü] siyaset cümle emînin destindedir. Ve emr-i pâdişâhî ile mîrlivânın …
Ve bir hâkim dahi kırk yük akçe iltizâm ile gümrük emîni hükûmet eder. Cürm [ü] cinâyet ve salb [ü] siyaset cümle emînin destindedir. Ve emr-i pâdişâhî ile mîrlivânın her sene sâlyânesin verüp muhâsebesine mahsûb olur. Ve taraf-ı pâdişâhîden her ne maslahat içün bir emr-i şerîf vârid olsa ibtidâ emîn ve paşa, mîrlivâ ve sâlisen mollâ ve râbi‘an sâ’ir iş erleri deyü tahrîr olunur. Gümrük emâneti âlî mansıbdır kim müstakil emânetdir. Bir ferd-i âferîde hükmüne mâni‘ müzâhim değillerdir. Ve Sakız iskelesi başında bir sarây-ı âlîde sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y56b ·
metinde göster ·
… bâz ile hükm-i hükûmât edüp tahsîl-i mâl eder. Cümle salb u siyâset ve cürm [ü]
cinâyet
voyvada hükmündedir.
Ve bu hâk-i müşk-i anber-âsâda senevî kırk dörd gûne mahsûl hâsıl olur. Ve hâlâ bu şehr-i bî-nazîr maktû‘ü'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem hâss-ı hümâyûndan ifrâz Âyişe Sultân hâssıdır. Ve voyvadası iki yüz cürd atlı ve yüz tüfeng-endâz fetâ-yı şehbâz ile hükm-i hükûmât edüp tahsîl-i mâl eder. Cümle salb u siyâset ve cürm [ü] cinâyet voyvada hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91a ·
metinde göster ·
Ve bu Marmaris gerçi Menteşe hâkindedir, ammâ Süleymân Hân binâsı olmak ile Rodos'da Süleymân Hân mütevellîsi hükmündedir. Salb [u] siyâseti ve cürm ü cinâyeti anın elindedir. Hâlâ Rodos eyâletidir. Hîn-i tahrîrde Süleymân Şâh eyle tahrîr etmişdir. Ammâ kal‘adan bir top menzili Gökova kazâsı hükmündedir. Mezkûr namâzgâha her cum‘a Gökova kadısı gelüp da‘vâ fasl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y111b ·
metinde göster ·
… myoz ve cezîre-i Paşa ve kal‘a-i Bodurum. Bu mezkûr adalar eyâlet olup cürm [ü]
cinâyeti
ve salb [u] siyâseti paşasına taraf-ı pâdişâhîden sekiz yük yetmiş bin akçe hâs …
Ve eyâleti bunlardır ki zikr olunur: Evvelâ karşu şimâl cânibinde yigirmi mîl deryâ aşırı kal‘a-i Marmaris ve on iki mîl yıldız cânibine cezîre-i Sönbeki ve cenûb cânibine on bir mîl cezîre-i Hereke ve cezîre-i İliki ve cezîre-i İncirli ve cezîre-i Kerpe ve cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Kalimyoz ve cezîre-i Paşa ve kal‘a-i Bodurum. Bu mezkûr adalar eyâlet olup cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti paşasına taraf-ı pâdişâhîden sekiz yük yetmiş bin akçe hâss-ı hümâyûn ta‘yîn olunup hîn-i seferde Kapudan Paşa ile dörd pâre kadırga donadup sefer eşer, "Rodos yedekleri" deyü Akdeniz'de martı kuşu-misâl pervâz urup sayd [u] şikâr edüp muhâfaza eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y113b ·
metinde göster ·
… Besni (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlardan cümle cürm [ü]
cinâyet
ve bâd-ı hevâ cümle eyâletinden senevî ber-vech-i adâlet kırk altı ve kırk yedi …
Ve eyâletinde cümle hâsları bunlardır ki zikr olunur: Evvelâ Elbistan ve Besni (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlardan cümle cürm [ü] cinâyet ve bâd-ı hevâ cümle eyâletinden senevî ber-vech-i adâlet kırk altı ve kırk yedi bin guruş hâsıl olup kânûn üzre beş bin akçede bir cebelüsü ile me’mûr olduğu sefere eşer. Cümle kendü askeri iki bin müsellah asker olur eyâlet-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y159b ·
metinde göster ·
… 24.513 akçedir. Ve cümle hâsları (---) subaşılıkdır. Bunlardan senevî cürm [ü]
cinâyeti
ve salb [u] siyâseti ve bâd-ı hevâsı ile ber-vech-i adâlet kırk altı ve elli ⟦Y …
Paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 24.513 akçedir. Ve cümle hâsları (---) subaşılıkdır. Bunlardan senevî cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti ve bâd-ı hevâsı ile ber-vech-i adâlet kırk altı ve elli Y 163a bin guruş hâsıl olup beş bin akçede bir cebelüleri ile cümle sekiz yüz asker olup me’mûr olduğu sefere gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162b–Y163a ·
metinde göster ·
ve cevz-i ma‘dûddan ve bâd-ı hevâdan senevî ber-vech-i adâlet yetmiş bin guruş …
Ve bunlardan ve cürm [ü] cinâyetden ve cevz-i ma‘dûddan ve bâd-ı hevâdan senevî ber-vech-i adâlet yetmiş bin guruş hâsıl olur. Beş bin akçede bir cebelüsü ile me’mûr olduğu sefere iki bin asker ile sefer eşer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168b ·
metinde göster ·
… esilüp esbâb geymeyince tırnağile kaşınmak yokdur. Eğer kaşınırsan bir kurbân-ı
cinâye
lâzımdır. Anıniçün cümle huccâcın elinde birer arka kaşıyacağı vardır. Netîce b …
Ammâ elde bir arka kaşıyacak şart ve sünnetdir. Y 304b Zîrâ tâ Arafât'dan dönüp Mîne bâzârında kurbânlar kesilüp esbâb geymeyince tırnağile kaşınmak yokdur. Eğer kaşınırsan bir kurbân-ı cinâye lâzımdır. Anıniçün cümle huccâcın elinde birer arka kaşıyacağı vardır. Netîce bir uryân dervîş olup alâyık-ı dünyâdan berî olursun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304a–Y304b ·
metinde göster ·
kurbân ede. Ve eğer her gün birer esbâbın başka başka geyerse her esbâb içün bi …
Ve esbâbın bir yerden geydiğiyçün bir cinâye kurbân ede. Ve eğer her gün birer esbâbın başka başka geyerse her esbâb içün birer kurbân lâzım gelir. Ve tırnağile kaşınsa kezâlik cinâye kurbânı lâzım gelir. Ve eğer yalnız hacca niyyet ederim dersen du‘âsı ve niyyeti böyle tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304b ·
metinde göster ·
… a geyerse her esbâb içün birer kurbân lâzım gelir. Ve tırnağile kaşınsa kezâlik
cinâye
kurbânı lâzım gelir. Ve eğer yalnız hacca niyyet ederim dersen du‘âsı ve niyyet …
Ve esbâbın bir yerden geydiğiyçün bir cinâye kurbân ede. Ve eğer her gün birer esbâbın başka başka geyerse her esbâb içün birer kurbân lâzım gelir. Ve tırnağile kaşınsa kezâlik cinâye kurbânı lâzım gelir. Ve eğer yalnız hacca niyyet ederim dersen du‘âsı ve niyyeti böyle tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304b ·
metinde göster ·
… ine fermânber olup kimse döğmeyüp söğmeyüp ceng [ü] cidâl eylememek gerek, zîrâ
cinâye
kurbân etmek gerek.
Bu niyyetde dahi tırnağile kaşınmayup pire ve kehle öldürmeyüp ve lâ-füsuk velâ-cidâl nass-ı kâtı‘ı emrine fermânber olup kimse döğmeyüp söğmeyüp ceng [ü] cidâl eylememek gerek, zîrâ cinâye kurbân etmek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304b ·
metinde göster ·
… îrâ üç vakit salâtı edâ edince ihrâm ile dururum ve cümle esbâblarım geyerim ve
cinâye
bir kurbân ile cinâyeyi iskât ederim, dersen, umre niyyetinden âsân niyyet yokd …
Eğer bunlara tahammül edemem, kehle ve pire öldürürüm ve tırnağile kaşınırım ve sevdâ-zede kimesneyim, çekişirim ve döğüşürüm dersen müfreden bi'l-umre niyyet etmeden evlâsı yokdur. Zîrâ üç vakit salâtı edâ edince ihrâm ile dururum ve cümle esbâblarım geyerim ve cinâye bir kurbân ile cinâyeyi iskât ederim, dersen, umre niyyetinden âsân niyyet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304b ·
metinde göster ·
Eğer bunlara tahammül edemem, kehle ve pire öldürürüm ve tırnağile kaşınırım ve sevdâ-zede kimesneyim, çekişirim ve döğüşürüm dersen müfreden bi'l-umre niyyet etmeden evlâsı yokdur. Zîrâ üç vakit salâtı edâ edince ihrâm ile dururum ve cümle esbâblarım geyerim ve cinâye bir kurbân ile cinâyeyi iskât ederim, dersen, umre niyyetinden âsân niyyet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304b ·
metinde göster ·
… Alî'de ihrâm geyüp ehl-i özrem deyü üç vakit namâzdan sonra cümle esbâbın geyüp
cinâyet
kurbânı ederim diyen kimesne bu mahalde elbette gusl edüp ihrâmın geymek ba‘deh …
Bu mahalle geldükde şart-ı evvel oldur kim ibtidâ Medîne-i münevvere kurbunda Bi’r-i Alî'de ihrâm geyüp ehl-i özrem deyü üç vakit namâzdan sonra cümle esbâbın geyüp cinâyet kurbânı ederim diyen kimesne bu mahalde elbette gusl edüp ihrâmın geymek ba‘dehu bu bürke kenârında musallâ-yı Hazret-i Alî'de iki rek‘at namâz kılmak sünnetdir. Ve bundan sonra pire ve kehle katl etmeyüp tırnağile kaşınmamak sünnetdir. Ve füsûk ve cidâl ve kıtâl haramdır kim âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309b ·
metinde göster ·
… yüz levendât ile dâ’imâ kâ’immakâmı hükûmet edüp senevî bâd-ı havâ ve cürm [ü]
cinâyetden
on Mısrî kîse dahi hâsıl eder.
Ve bâc-ı bâzârı ve muhtesib ve tershâne neferâtları ve yuva(?) ve kaçkın köle ve balık dalyanları ve şehir subaşılığı ve cümle salb siyâset basmak, asmak ve urmak ve tutmak anın hükmündedir. İki yüz levendât ile dâ’imâ kâ’immakâmı hükûmet edüp senevî bâd-ı havâ ve cürm [ü] cinâyetden on Mısrî kîse dahi hâsıl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y319a ·
metinde göster ·
hâsıl olup paşası her sene ikişer pâre kadırga ile kapudan paşa her kanda sefer …
Ve on iki kîse dahi bâd-ı havâ cürm [ü] cinâyetinden hâsıl olup paşası her sene ikişer pâre kadırga ile kapudan paşa her kanda sefer etse bile sefer eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y333a ·
metinde göster ·
… Mısır dîvânında senevî on iki kîse hâs akçesi alur ve on iki kîse dahi cürm [ü]
cinâyetden
ve bâc-ı bâzâr ve bâd-ı havâdan hâsıl olup bu hâs tahtında iki pâre yarar kadır …
Mısır eyâletinde deryâ beği hükmünde latîf sancakdır. Paşası taraf-ı pâdişâhîden Mısır dîvânında senevî on iki kîse hâs akçesi alur ve on iki kîse dahi cürm [ü] cinâyetden ve bâc-ı bâzâr ve bâd-ı havâdan hâsıl olup bu hâs tahtında iki pâre yarar kadırga ile kapudan kaşa ile sefer eşer. Ba‘zı zamân bu sancağı Reşîd sancağına ilhak edüp bir nâmdâr iki tuğlu paşaya ihsân olunur. Paşası deryâda sefer eşüp kâ’immakâmı iki yüz âdem ile hükm [ü] hükûmât edüp kendüye dahi on kîse hâsıl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y345a ·
metinde göster ·
ve dahi hedâyâlardan bin beş yüz at ve yedi sekiz yüz katâr deve gelir. Ammâ bu …
Ve bâd-ı havâdan ve cürm [ü] cinâyetden ve dahi hedâyâlardan bin beş yüz at ve yedi sekiz yüz katâr deve gelir. Ammâ bu diyârda aslâ katır gelmez ve peydâ dahi olmaz. Kârûn bu diyârda gark olalı katır hâsıl olmaz. Ve hâkimine bu eyâletden gılâl taşımak içün her sene beş bin eşek gelir. Ve tur‘aları ve halîcleri cerf etmek içün iki bin sığır gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373b ·
metinde göster ·
… r bedbaht tâli‘i menhûs olup cellâbe gelmezse bâğ u bâğçeleri öşüründen ve cürm
cinâyet
bâd-ı havâsından cümle on kîse hâsıl olur. Ve bu Elvâhât Q 344aP 338a yüz …
Ve zirâ‘at edecek yerleri ravza-i cinânları çokdur. Ve kâşife senevî yüz kîse fâ’iz kalur, eğer tüccâr gelirse. Ve eğer bedbaht tâli‘i menhûs olup cellâbe gelmezse bâğ u bâğçeleri öşüründen ve cürm cinâyet bâd-ı havâsından cümle on kîse hâsıl olur. Ve bu Elvâhât Q 344aP 338a yüz elli akçe kazâdır, senevî Y 449a bin guruş pîştahta mahsûlü olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448b–Y449a ·
metinde göster ·
içün aldığı bartıl mâl içün ol kadar şakîler Osmân Paşa huzûruna gelüp birine d …
Ammâ Alî Kethudâ'nın cürm [ü] cinâyet içün aldığı bartıl mâl içün ol kadar şakîler Osmân Paşa huzûruna gelüp birine dahi nazar olunmayup dîvân-ı Mısır'dan red olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… n ve Mustafâ Efendi çırâğı Alî Efendi'den ve niçe kimesnelerden alınan cürm [ü]
cinâyet-i
nâ-şer‘î içün Abdurrahmân Paşa'dan kırk yedi aded kîse ber-vech-i sulh alınup a …
Ve kazi‘asker dahi "Tezvîr da‘vâdır" deyü birinin da‘vâsın dinletmeyüp huzûr-ı şer‘den dahi red olunup ancak yeniçeri ocağından Bekir Efendi'den ve Mustafâ Efendi çırâğı Alî Efendi'den ve niçe kimesnelerden alınan cürm [ü] cinâyet-i nâ-şer‘î içün Abdurrahmân Paşa'dan kırk yedi aded kîse ber-vech-i sulh alınup anlardan dahi kat‘-ı alâka hüccetleri alınup Abdurrahmân Paşa Osmân Paşa ile vedâlaşup sene 1091 Şevvâl'inin onuncu gün sebt günü alay-ı azîm ile Âdiliyye'ye mu‘azzez ü mükerrem çıkup serâperdesinde meks edüp Osmân Paşa ile vedâ‘ ziyâfeti olup Abdurrahmân Paşa Âsitâne tarafına revâne olup gitmede. Beri tarafda Osmân Paşa gûnâ-gûn re’y-i tedbîr etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·