… ardır. Cümlesin bu Yahûd tâ’ifesi şehîd etmişlerdir. Eğer Yahyâ ve Zekeriyyâ ve
Circîs
(---)(---)(---)(---)(---) gibi niçe bin mürsel ve gayri mürsel nebîleri şeh …
Kavm-i kadîm-i melâ‘înlerdir kim gâyet muta‘assıbîn cuhûd Yahûdîlerdir. Yüz yigirmi dörd bin peygamberin dörd bini min muhabbetillahi Te‘âlâ câme-i hâb-ı râhatında merhûm olmamışlardır. Cümlesin bu Yahûd tâ’ifesi şehîd etmişlerdir. Eğer Yahyâ ve Zekeriyyâ ve Circîs (---)(---)(---)(---)(---) gibi niçe bin mürsel ve gayri mürsel nebîleri şehîd eyledikleri cemî‘i tefâsîr ve tevârîhlerde mastûrdur. Bir millete iki kitâb nâzil olmamışdır. Ammâ bunlar ibtidâ Dâvûdî olmağıla cenâb-ı Bârî Hazret-i Dâvûd'a kitâb-ı Zebûr'ı nâzil eyledi. Sûre-i (---)Arapça âyet-i delîl [u] bürhândır. İbtidâ Hazret-i Dâvûd vâ‘iz u nâsıh idi ve Dâvûdî bülend-âvâz ile Zebûr âyetlerin tilâvet edüp va‘z u nasîhat edüp kifâf-ı nefs içün cenk âletiyçün demirden zırh düzerdi. Sonra Cenâb-ı Bârî, Hazret-i Dâvûd'a emr edüp Câlût Melîk üzre sefere gidüp Tâlût Melik Hazret-i Dâvûd'a îmân getirüp Câlût ile Haleb eyâletinde Mercidâbık sahrâsında bir ceng-i azîm edüp Hazret-i Dâvûd, Câlût'un kellesine bir seng-i sapan-ı Dâvûdî ile urdu kim Câlût'un kellesi hurd olup ol ân mürd olup Cenâb-ı Bârî Hazret-i Dâvûd'a Câlût'un hilâfeti ve mülkin ihsân eyleyüp hem nebî ve hem pâdişâh olduğuna Sûre-i Bakara'da Arapça âyetin nâzil etmişdir. Ammâ Hazret-i Dâvûd'a nâzil olan kitâb-ı Zebûr'da va‘d u va‘îd ve kasas ve emr [u] nehy ve harâm u helâl yokdur, cümle du‘âdır. Hâlâ cemî‘i tâ’ife-i Yahûdâ'nın sinagolarında hahamların kayış üzre tilâvet etdikleri Zebûr'dur ve yemîn etdikleri kitâb Zebûr'dur. Ammâ Hazret-i Mûsâ'ya nâzil olan kitâb-ı Tevrât'da cümle va‘d u va‘îd ve emr [u] nehy ve kasas ve helâl ü harâm ve cennet ü cehennem ve a‘râf ü haşr u neşr Arapça âyeti Furkân'da olduğu gibi kitâb-ı Tevrât'da cümle hükm vardır. Ammâ kavm-i Yahûd'dan mâ‘ada millet-i Mesîhiyye'de olanlardan kefere-i İsfeç ve Felemenk ve Donkarkıza ve Danimarka ve Nemse (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kefereleri cümle Tevrât ve Zebûr olmayup Yahûdânca kelimât ederler. Ammâ mezhebleri Mesîhiyye mezhebine muhâlif ü muğâyir bir alay dalâlet-âyîn kefere-i fecerelerdir kim lisân-ı Yahûdî budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 44b ·
metinde göster ·
Nebî bed-du‘â edüp Van deryâsı kenârında cebel-i Sübhân'da bir ejderhâ zâhir ol …
Ba‘dehû bu kal‘a ahâlîsine Circîs Nebî bed-du‘â edüp Van deryâsı kenârında cebel-i Sübhân'da bir ejderhâ zâhir olup bu şehrin cümle halkını hûra geçirüp kal‘ası mu‘attal kaldı. Ba‘dehû Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ Nebî talebiyçün hurûc edüp bu kal‘ayı münhedim etdi. Dest-i Ermen'de yine imâr olup Âl-i Abbâsiyân'da iken Hulâgû bu kal‘a kavmin helâk edüp kal‘asın dahi harâb etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 218a ·
metinde göster ·
… , ana bu adâvet ne idi ve kabrinden ter ü tâze çıkardığınızı göresin. Yahûdîler
Circîs
Nebî'yi âteşe yakdıkları gibi sen Koçağa'yı âteşe atasın. Biz dahi bugün anın a …
Fi'l-hâl Koçağa Sultân'ın na‘ş-ı şerîfin âteşe yakdıkları yere Şâh varup Tokmak Hân'ı ve evlâdlarını ve çöreğin çekenleri ve Koçağa'yı âteşe göyündürmede bulunanlardan cümle yedi yüz aded neferi dest ber-kafa bağladup huzûruna getirüp eydür: "Bre bre kâfirler, Tokmak Hân-ı âk İrân-ı nîrândan gitmeğe müştâk. Merhûm Koçağa Sultân muhibb-i Hânedândan bir ulu sultân idi. Bu dünyâdan âhirete intikâl etdi. Sene (---) târîhinde öldü. Siz anı görmeyesiz ve bilmeyesiz, ana bu adâvet ne idi ve kabrinden ter ü tâze çıkardığınızı göresin. Yahûdîler Circîs Nebî'yi âteşe yakdıkları gibi sen Koçağa'yı âteşe atasın. Biz dahi bugün anın adâletine gelüp Koçağa'nın yazığın almasam gerek. Tiz âteş-i Nemrûd yakın. Gerçi âteş ile azâb Perverdigâr'a lâyıkdır. Ammâ Men dakka dukka mazmûnu üzre men bu bu Yahudîleri âteşe göyündürem ki İrân-zemînde değil cihânda dâstân olsun." dedikde dağlar gibi âteş-i Nemrûd alev-ber-alev oldukda Tokmak Hân'ın ibtidâ gözü önünde cümle evlâdların, ba‘dehû altı yüz aded nökerlerin ve fetvâ veren müftî ve kadıların, ba‘dehû Tokmak Hân'ı âteşe atar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 296b ·
metinde göster ·
Nebî eydür: "İlâhî bunları bir ejderhâya yedirüp vilâyetlerin harâb eyle" deyüp …
Âhir Circîs Nebî eydür: "İlâhî bunları bir ejderhâya yedirüp vilâyetlerin harâb eyle" deyüp bed-du‘â ederek gitmede. Cenâb-ı Allah Van deryâsı sâhili şimâlinden Sübhân dağı içinden bir ejderhâ çıkarup cümle Mifârıkîn kavmin ekl edüp yine Sübhân dağına girüp bi-emri Hudâ ilâ hâze'l-ân mahpûs olup sadâsın istimâ‘ etdiğimiz bâlâda Van'dan Bitlîs hânı üzre sefere gitdiğimizde tahrîr olunmuşdur. Andan Hazret-i Circîs yine şehr-i Musul'a girince amân vermeyüp yine âteşe yakdılar ve yine Allah hayât verüp halkı îmâna da‘vet ederdi. Yine âteşe göyündürüp külün göğe savururlardı. Yine Hâkim-i Mutlak hayât verir. Be-kavl-i müfessirîn şehr-i Mifârıkîn ile bu Musul'da Hazret-i Circîs'i kırk kerre oda yakdılar yine hayât bulurdu. Âhir-ı kâr sehhârdır deyü bıçağile zebh eyleyüp şehîd etdiler ve civâr-ı 404a rahmete gitdiler. Ve Musul kâfirleri dahi azâb-ı elîm ile dâr-ı nîrâna yetdiler. Hâlâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 403b–404a ·
metinde göster ·
yine şehr-i Musul'a girince amân vermeyüp yine âteşe yakdılar ve yine Allah hay …
Âhir Circîs Nebî eydür: "İlâhî bunları bir ejderhâya yedirüp vilâyetlerin harâb eyle" deyüp bed-du‘â ederek gitmede. Cenâb-ı Allah Van deryâsı sâhili şimâlinden Sübhân dağı içinden bir ejderhâ çıkarup cümle Mifârıkîn kavmin ekl edüp yine Sübhân dağına girüp bi-emri Hudâ ilâ hâze'l-ân mahpûs olup sadâsın istimâ‘ etdiğimiz bâlâda Van'dan Bitlîs hânı üzre sefere gitdiğimizde tahrîr olunmuşdur. Andan Hazret-i Circîs yine şehr-i Musul'a girince amân vermeyüp yine âteşe yakdılar ve yine Allah hayât verüp halkı îmâna da‘vet ederdi. Yine âteşe göyündürüp külün göğe savururlardı. Yine Hâkim-i Mutlak hayât verir. Be-kavl-i müfessirîn şehr-i Mifârıkîn ile bu Musul'da Hazret-i Circîs'i kırk kerre oda yakdılar yine hayât bulurdu. Âhir-ı kâr sehhârdır deyü bıçağile zebh eyleyüp şehîd etdiler ve civâr-ı 404a rahmete gitdiler. Ve Musul kâfirleri dahi azâb-ı elîm ile dâr-ı nîrâna yetdiler. Hâlâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 403b–404a ·
metinde göster ·
aleyhi's-selâm: Musul şehri içinde (---)(---) mahalde câmi‘-i Kebîrinin minber …
[Ziyaretgâh-ı] Hazret-i Circîs aleyhi's-selâm: Musul şehri içinde (---)(---) mahalde câmi‘-i Kebîrinin minberi sağında medfûndur kim ziyâretgâh-ı hâs u âmdır. Ve bu câmi‘in kıble pencereleri önünde merkad-i Gâzî Hacı Paşa vardır ve kurbünde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in rûznâmeci İbrâhîm Efendi'si medfûndur. Ve dahi yine bunun kurbünde Serezli Gâzî Dervîş Paşa medfûndur ve yine bunlara karîb Doğancıbaşı Allâmî Ahmed Paşa medfûndur. Bu merâkıd-ı pür-nûr-âşiyânların seng-i mezârı târîhleri var idi ammâ tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 404a ·
metinde göster ·
… rdır. Her birinin atabe-i ulyâsı üzre makâm-ı Hızır ve makâm-ı Yûnus ve makâm-ı
Circîs
ve makâm-ı Zülkifl ve makâm-ı İlyâs ve makâm-ı Nûh Necî ve makâm-i esîr Danyal …
Ve makâm-ı enbiyâ-i sâbi‘: Bu dahi bir gâr-ı yetîmândır kim derûn-ı kehfde bin âdem sığar bu gârın etrâfında birer hücre-misâl küçük gârceğizler vardır. Her birinin atabe-i ulyâsı üzre makâm-ı Hızır ve makâm-ı Yûnus ve makâm-ı Circîs ve makâm-ı Zülkifl ve makâm-ı İlyâs ve makâm-ı Nûh Necî ve makâm-i esîr Danyal deyü her gâr üzre bu esmâ-i peygamberânı bir gûne hatt ile seng-i hârâlar üzre tahrîr etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407b ·
metinde göster ·
Menzil-i kal‘a-i azîm Musul'a vâsıl olduk. Ve leyle-i Mi‘râcı Hazret-i
Circîs
ve Hazret-i Yûnus Nebî'de ederiz deyü beş gün oturak tenbîh olundu. Bu hakîr er …
Menzil-i kal‘a-i azîm Musul'a vâsıl olduk. Ve leyle-i Mi‘râcı Hazret-i Circîs ve Hazret-i Yûnus Nebî'de ederiz deyü beş gün oturak tenbîh olundu. Bu hakîr ertesi gün Musul paşası (---) Paşadan yigirmi aded pür-silâh refîkler alup cânib-i (---) kal‘a-i Tell A‘kar bir püşte üzre nümâyân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2a ·
metinde göster ·
… fından ol sultâna rahmetdir. Eğer Hüseynî olduğun bilseler Musul'da medfûn olan
Circîs
Nebî gibi bu azîzin külün göğe savururlardı.
Hemân cümle Yezîdî 3a "şeyh Hâdî bizimdir" deyü ta‘mîr ü termîm edüp ziyâret ederler. Ve bir şey içün yemîn etseler "Sırr-ı şâh-ı Hâdinî" deyü yemîn etdikden sonra ana çûn-ı çerâ yokdur, ammâ bu da Cenâb-ı Allâh tarafından ol sultâna rahmetdir. Eğer Hüseynî olduğun bilseler Musul'da medfûn olan Circîs Nebî gibi bu azîzin külün göğe savururlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2b–3a ·
metinde göster ·
… düp hâlâ cümle karalar diyârında makbûl isim İdrîs ve Hamd ve Hamûd ve Hanûh ve
Circîs
ve Kefîl'dir. Hazret-i İdrîs cezîre-i Mısır'da Sâbiyye kavmine ba‘s olunmuş idi …
Ve Hazret-i İdrîs, lakabı Hürmüs'dür. Lisân-ı İbrî'de şeyh demekdir. Mısır'da tevellüd edüp cezîre-i Mısır'ı serâpâ seyâhat edüp hâlâ cümle karalar diyârında makbûl isim İdrîs ve Hamd ve Hamûd ve Hanûh ve Circîs ve Kefîl'dir. Hazret-i İdrîs cezîre-i Mısır'da Sâbiyye kavmine ba‘s olunmuş idi. Yüz kırk pâre şehir inşâ eyleyüp ulûm-ı hendese ve fenn-i nücûmda mâhir olup mu‘cizeleri var idi. Halka çok ders ta‘lîm etdüğinden İdrîs dediler. Ba‘dehu âsumâna urûc etdiğine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y10a ·
metinde göster ·