… Nişâncı'ya ve Topcular'a varınca üç bin adım ravza-i İremli şehr-i kebîrdir. Bu
cirmde
olan şehr-i azîmin içinde olan,
Bu şehrin tûlu Halîc kenârınca Zâlpaşa câmi‘inden tâ Kâğızhâne yolu üzre Cüvânkapucubaşı sarâyına varınca nihâyet bulup üç bin adımdır. Andan öte kiremit hânelerdir. Ve yine Zâl Paşa'dan tâ İdrîs Köşkü'ne varınca yine üç bin adımdır. Yine Zâl Paşa'dan Bülbül deresine varınca üç bin adımdır. Yine Zâl'dan yokuş yukaru Nişâncı'ya ve Topcular'a varınca üç bin adım ravza-i İremli şehr-i kebîrdir. Bu cirmde olan şehr-i azîmin içinde olan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
olan şehr-i azîm içre ibtidâ câmi‘-i atîk Koca Kâsım Paşa'{dır}. Bir düz yerde …
Tûlen ve arzen bu cirmde olan şehr-i azîm içre ibtidâ câmi‘-i atîk Koca Kâsım Paşa'{dır}. Bir düz yerde vâkı‘ olup çâr-kûşe bir dîvâr üzre çâr-kûşe harpüşte tahta kubbeli ve tahtânî câmi‘-i atîkdir. İçinde aslâ amûdları yokdur. Ve taşra haremi çınâr ve dud şecerleri ile müzeyyendir. Mâ-tekaddem imâreti var imiş, hâlâ bîmârhânedir. 125b Ve bir tabaka minâre-i mevzûnu var. Ancak bir kıble kapusu üzr[e] târîh (---)(---)(---)(---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ve harem içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır. Ve hareminin yemîn [ü] yesârında iki kapusu var. Ve bu câmi‘ şehrin iz[di]hâm yerinde olmağile gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a–125b ·
metinde göster ·
… iği sığır postın gergiye gerüp ince bıçağ ile dâ’iren-mâdâr dilim dilim edüp ol
cirmde
yalçın kayalar üzre hisârı inşâ ederler. Yine râhib-i nihânî eydir:
Ba‘dehu deryâ-misâl asker ile hâlâ kal‘a yerinde binâya şürû‘ edüp binâ etdüklerini çalılar ile setr ederler. Ba‘dehu Sultân Mehemmed akl-ı Arasto râhib-i nihânînin re’y [ü] tedbîriyle Kostantîn'in elçi ile gönderdiği sığır postın gergiye gerüp ince bıçağ ile dâ’iren-mâdâr dilim dilim edüp ol cirmde yalçın kayalar üzre hisârı inşâ ederler. Yine râhib-i nihânî eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
olan kal‘a-i azîmin içinde cümle ma‘mûr [u] âbâdân ve kat-ender-kat tarz-ı kadî …
Bu cirmde olan kal‘a-i azîmin içinde cümle ma‘mûr [u] âbâdân ve kat-ender-kat tarz-ı kadîm yigirmi üç bin hâne a‘yân-ı kibâr ve gayrı büyût-i ricâl [ü] sığâr vardır. Cümleden mükellef sarây-ı azîm ve âlî yukaru iç kal‘ada pâdişâhlara mahsûs sarây-ı kebîrdir kim üç hammâmı ve altı yüz müte‘addid hücresi vardır. Ammâ teng mahalde olmağıla bâğçesi yokdur. Ve Paşa Sarâyı ve Molla Sarâyı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223a ·
metinde göster ·
… ahrîr olunan Tarabefzûn'un üç kat kal‘ası dâiren-mâdâr tokuz bin adımdır. Ve bu
cirmde
olan kal‘a-i azîm içre cümle (---) mahalle-i müslimîndir ve (---) mahalle-i kef …
Ve bu bâlâda tahrîr olunan Tarabefzûn'un üç kat kal‘ası dâiren-mâdâr tokuz bin adımdır. Ve bu cirmde olan kal‘a-i azîm içre cümle (---) mahalle-i müslimîndir ve (---) mahalle-i keferedir. Gayrı Yahûdî mahallesi yokdur. Ebeden ve bir Yahûdî görseler ol ân katl ederler. Ve bu şehr içre cümle (---) aded kat-ender-kat sarây-ı âlîler ve gayrı büyûtlardır kim cümle hâneleri biri biri üzre vâki‘ olup revzenleri cümle cânib-i şimâle ve taraf-ı yıldıza ve cânib-i garba nâzır manzaralardır. Ve cümle hâneleri la‘l-gûn kiremitler ile mestûr bir nümâyişli şehr-i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250b ·
metinde göster ·
… m Hân fethidir. Bir yalçın püşte üzre taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır. Ammâ ne
cirmde
idiği ma‘lûmum değildir. Ve yüz elli akçe kazâdır. Cümle (---) mikdârı hânelerd …
Evsâf-ı kal‘a-i Göle : Ahıska hâkinde Gürcîstân meliklerinden Levend Hân binâsıdır. Hâlâ Selîm Hân tahrîrinden beri eyâlet-i Çıldır'da sancak beği tahtıdır. Beğinin hâss-ı hümâyûnı kânûn üzre 300.000 akçedir. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve kal‘a dizdârı ve neferâtı vardır. Kal‘ası Selîm Hân fethidir. Bir yalçın püşte üzre taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır. Ammâ ne cirmde idiği ma‘lûmum değildir. Ve yüz elli akçe kazâdır. Cümle (---) mikdârı hânelerdir. Câmi‘i ve hân [u] hammâmı var ammâ çârsû-yı müzeyyenesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322b ·
metinde göster ·
… kal‘a hâricinde aslâ imâret yokdur, cümle derûn-ı kal‘adadır. Bu eşkâlde ve bu
cirmde
olan derûn-ı kal‘ada cümle on sekiz mahalle ve (---) bin aded kiremit ile mestû …
Ve kal‘a hâricinde aslâ imâret yokdur, cümle derûn-ı kal‘adadır. Bu eşkâlde ve bu cirmde olan derûn-ı kal‘ada cümle on sekiz mahalle ve (---) bin aded kiremit ile mestûr bâğlı ve bâğçeli tahtânî ve fevkânî ma‘mûr u müzeyyen hâneler ile ârâste ve şîrîn-kâr imâretler ile pîrâste olmuş şehr-i Çîn-i Rûm'dur. Bu kadar imâristân kal‘anın cânib-i kıblesindedir. Kal‘anın cânib-i şarkîsinde niçe bin hâne-i harâb- 5b -hâneleri türâb imâristân binâları münhedim olup yatar. Hâlâ niçe bâğçeler ve bâğlar ve zeytûn ve servî ve ceviz dırahtları hudûdları nâ-ma‘lûm câmi‘ler meydân-ı muhabbetde kalmış arz-ı hâliye yerler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 5a–5b ·
metinde göster ·
… Erzurûm kal‘aları kadar büyük değildir ve cânib-i erba‘asında handakı (---) bu
cirmde
olan sûr-ı üstüvârın cümle etrâfında beş kapudur. Evvelâ Küçük kapu cânib-i gar …
Evvelâ şehr-i Rûmdan add olunur bir vâsi‘ düz fezâda kal‘ası nehr-i Uluırmak kenarında şekl-i murabba‘ seng-i mutarraş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim tâ şehrin vasatında vâki‘ olmuşdur. Ammâ burc [u] bârûları ol kadar âlî değildir. Lâkin selef-i mi‘mârî mühendisleri yine cümle ebrâcların ve dendân-ı bedenlerin ve mazgal deliklerin cümle hendese ile binâ etmiş bir kal‘a-i müzeyyendir ve cümle (---) aded kulleleri birbirlerine nâzırdır kim hîn-i muhâsarada her kullenin ceng-âver bahâdırları tüfeng ile kulleleri muhâfaza ederler ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr etrafı (---) aded germe adımdır. Van ve Diyârbekir ve Erzurûm kal‘aları kadar büyük değildir ve cânib-i erba‘asında handakı (---) bu cirmde olan sûr-ı üstüvârın cümle etrâfında beş kapudur. Evvelâ Küçük kapu cânib-i garba nâzırdır ve Demir kapu semt-i kıbleye meftûhdır ve Kiçkapusu dahi taraf-ı kıbleye mekşûfdur. Ve Ereğli kapusu cânib-i cenûba nâzırdır ve Konya kapusu taraf-ı garba manzûrdur. Mezkûr kapuların dîdebânları ve bâcdâr [u] muhtesib âdemleriyle mâl-â-mâldır. Bu cirmde olan kal‘a içinde cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz hâne-i mergûblardır. Ve derûn-ı hisârda her hayrât [u] hasenâtdan mevcûd olduğundan mâ‘âdâ zamân-ı Celâlî'de gılâl anbârları vardır, ammâ cebehânesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70a ·
metinde göster ·
… ezkûr kapuların dîdebânları ve bâcdâr [u] muhtesib âdemleriyle mâl-â-mâldır. Bu
cirmde
olan kal‘a içinde cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz hâne-i mer …
Evvelâ şehr-i Rûmdan add olunur bir vâsi‘ düz fezâda kal‘ası nehr-i Uluırmak kenarında şekl-i murabba‘ seng-i mutarraş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim tâ şehrin vasatında vâki‘ olmuşdur. Ammâ burc [u] bârûları ol kadar âlî değildir. Lâkin selef-i mi‘mârî mühendisleri yine cümle ebrâcların ve dendân-ı bedenlerin ve mazgal deliklerin cümle hendese ile binâ etmiş bir kal‘a-i müzeyyendir ve cümle (---) aded kulleleri birbirlerine nâzırdır kim hîn-i muhâsarada her kullenin ceng-âver bahâdırları tüfeng ile kulleleri muhâfaza ederler ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr etrafı (---) aded germe adımdır. Van ve Diyârbekir ve Erzurûm kal‘aları kadar büyük değildir ve cânib-i erba‘asında handakı (---) bu cirmde olan sûr-ı üstüvârın cümle etrâfında beş kapudur. Evvelâ Küçük kapu cânib-i garba nâzırdır ve Demir kapu semt-i kıbleye meftûhdır ve Kiçkapusu dahi taraf-ı kıbleye mekşûfdur. Ve Ereğli kapusu cânib-i cenûba nâzırdır ve Konya kapusu taraf-ı garba manzûrdur. Mezkûr kapuların dîdebânları ve bâcdâr [u] muhtesib âdemleriyle mâl-â-mâldır. Bu cirmde olan kal‘a içinde cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz hâne-i mergûblardır. Ve derûn-ı hisârda her hayrât [u] hasenâtdan mevcûd olduğundan mâ‘âdâ zamân-ı Celâlî'de gılâl anbârları vardır, ammâ cebehânesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70a ·
metinde göster ·
… dâ’iren-mâdâr kâmil altı bin adımdır. Selânik kadar büyük kal‘a değildir. Ve bu
cirmde
olan kal‘a içinde cümle on dörd mahalledir. Güleşciler tekyesi kurbunda üç aded …
Ve devr-i sûrunda cümle altı aded kapulardır. Evvelâ maşrık tarafına Balıkbâzârı kapusu, ikinci yine cânib-i şarka İğneciler kapusu, üçüncü Zindân kapusu, dördüncü Manyas kapusu, bu iki bâblar cânib-i cenûba Meriç kenarına mekşûfdur kim nehr-i Meriç'den su alınır. Beşinci kapu Mihal kapusu cânib-i şimâle meftûhdur. Bu bâb-ı izdihâmların cümlesi ikişer kat bâb-ı hadîdlerdir. Ammâ dâ’iren-mâdâr kal‘a bir kat hisâr-ı üstüvârdır. Sâ’ir kılâ‘lar gibi ikişer üçer kat değildir. Ammâ bu kapulardan mâ‘adâ ba‘dehû kal‘anın niçe divârın nakb edüp uğrun kapular etmişler. Meselâ biri Alî Paşa çârsûsu içre Uğrun kapudur. Ve kal‘a-i Edirne dâ’iren-mâdâr kâmil altı bin adımdır. Selânik kadar büyük kal‘a değildir. Ve bu cirmde olan kal‘a içinde cümle on dörd mahalledir. Güleşciler tekyesi kurbunda üç aded mahall-i müslimîn vardır. Ve bir mahalle-i muvahhidîn Topkapusu iç yüzündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 149b ·
metinde göster ·
… cânib-i (---)(---) kapudur. Ve bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Bu
cirmde
olan sûr-ı kavî içre cümle bâğsız ve bâğçesiz tahtânî ve fevkânî hâk-i amber-pâ …
Evvelâ Van deryâsı kenârında bir alçak kayalı zemîn püşt üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim her taşı fil cüssesi kadar var ve dürr-i yektâ gibi beyâz ve müzeyyen bir kal‘a-i münevverdir. Cümle (---) aded kullelerdir ammâ çâr rükninde olan kulleler gâyet sedd-i metîn ebrâclardır kim her biri birer sedd-i Kahkahâ'dan nişân verir kulle-i metînelerdir. Ammâ havâlesiz bir kal‘a olmağile dîvârı ol kadar âlî değildir. Ammâ gâyet arîz dîvârlardır kim üzerinde atlı cirid oynasa mümkindir ve etrâfında asla handakı yokdur. Hatta ba‘zı sene Van deryâsı eyyâm-ı bahârda cûş [u] hurûşa gelüp yedi sekiz ay bu kal‘a deryâ içre kalup ancak Âdilcevâz tarafında bir incecik yolu kalır ve cümle iki kapusu vardır. Cânib-i garba nâzır Âdilcevâz kapusu, büyük kapudur ve cânib-i (---)(---) kapudur. Ve bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Bu cirmde olan sûr-ı kavî içre cümle bâğsız ve bâğçesiz tahtânî ve fevkânî hâk-i amber-pâk ile mestûr bin elli aded hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
add olunan kılâ‘-ı sa‘b içre cümle üç yüz aded yeniçeri ve topçu ve cebeci hâne …
Bu cirmde add olunan kılâ‘-ı sa‘b içre cümle üç yüz aded yeniçeri ve topçu ve cebeci hâneleri vardır kim cümle azeblerdir. Bu mahalde müte’ehhil âdemler olamaz. Ammâ şimâl tarafındaki sahrâya nâzır Suluk kullesi üzre bölme hisârlar içre müte’ehhil âdemler sâkinlerdir ve kal‘a kapusundan taşra yedi kulle ve burçlar mâbeyninde olan hisâr erleri ve kavm-i azebistân cümle evlâd [u] ıyâl sâhibleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252a ·
metinde göster ·
… taraf-ı şarka Tebrîz kapusu manzûrdur. Bu rıbatın etrâfı yedi bin hatvedir. Bu
cirmde
olan şehr içre cümle üç bin hâne türâb ile mestûr ve üç aded câmi‘i ma‘mûrdur.
Ammâ kal‘a-i Salmas kuyuları başka sulardır. Derûn-ı kal‘ada üç yüz aded hânedir. Bir câmi‘i var, gayrı eser-i binâ yokdur. Ve dîvârı çim ve seng-i ferahdır ve amîk handakı vardır. Ve dıraht-ı pülli vardır. Ve hân sarâyı kal‘ada ve taşra varoşunda dahi vardır. Hânı iki bin askere mâlikdir ve Tebrîz eyâleti hükmündedir. Kal‘ada beş yüz dizçöken nökerâtları vardır. Kadı ve müftî ve daroğa ve münşî ve kelenteri ve yasavul ağası ve şâhbenderi ve mihmândârı vardır. Ekseriyyâ halkı esb-süvârdır. Ve kurâları halkı sünnîler mezheb-i nihânî ve pinhânîdir. Ve cümle ünâsı tüccârân-ı sevdâgerân u züvvârândır. Ammâ taşra rabâtı etrâfında sûru yokdur, ammâ cânib-i erba‘ası handak kesilmişdir. Ve üç kapusu cânib-i kıbleye mekşûf u cânib-i garba Tesûy kapusu meftûhdur ve taraf-ı şarka Tebrîz kapusu manzûrdur. Bu rıbatın etrâfı yedi bin hatvedir. Bu cirmde olan şehr içre cümle üç bin hâne türâb ile mestûr ve üç aded câmi‘i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300b ·
metinde göster ·
… âzırdır ve Bâb-ı Hemedân garba nâzırdır ve Derveze-i Sehend garba mekşûfdur. Bu
cirmde
olan rabât-ı azîm on üç bin adımdır. İçinde yetmiş mihrâbdır. Evvelâ bâzâr-ı su …
Kal‘a-i bâlânın tahtında şekl-i murabba‘ etrâfı handaklı bir kat dîvârlı sûrdur. Ammâ zamâne kal‘aları gibi metîn değildir. Cânib-i kıbleye Bâb-ı Irâk'da Hârûnu'r-Reşîd binâsıyla târîhi vardır ve Bâb-ı Erdebil şimâle nâzırdır ve Bâb-ı Hemedân garba nâzırdır ve Derveze-i Sehend garba mekşûfdur. Bu cirmde olan rabât-ı azîm on üç bin adımdır. İçinde yetmiş mihrâbdır. Evvelâ bâzâr-ı sultânîde (---)(---) câmi‘i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307a ·
metinde göster ·
… al‘ası ve nehr-i Özü kenârında Kapudan Hasan Paşa kal‘alarının üçüsü dahi birer
cirmde
ve birbirlerine muttasıl olup ancak aralarında birer kat şeddadî hisâr dîvârlar …
Ve yigirmi aded hurde dükkânları ve bunun dahi ağaları ve üç yüz kulu ve topçu ve cebecileri vardır, ammâ bunda dahi yeniçeriler yokdur, ammâ alçak yerde olmak ile sokakları çamurdur. Yukarukal‘a gibi pâk kaldırım değildir ve buna Piyâle Paşa kal‘ası derler, zîrâ Piyâle Paşa yapdı. Bunun şarkında Hasan Paşa kal‘asına açılır mahalle içinden bir küçük kapusu var, zîrâ Kapudan Hasan Paşa kal‘ası bu Piyâle Paşa kal‘asına muttasıldır kim mâbeynehümâlarında bir yalın kat bölme hisâr dîvârı vardır. Bu hisâb üzre bâlâda eski Macar Alî Paşa kal‘ası ve ortada Piyâle Paşa kal‘ası ve nehr-i Özü kenârında Kapudan Hasan Paşa kal‘alarının üçüsü dahi birer cirmde ve birbirlerine muttasıl olup ancak aralarında birer kat şeddadî hisâr dîvârları olup her dîvârda kal‘aların birbirlerine girilecek birer küçük demir kapuları vardır ve bu mezkûr dîvârlarda yine kulleler ve dendân-ı bedenler ve toplar mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55a ·
metinde göster ·
… tarafı kenârında vâki‘ olmuşdur, ammâ âsî kal‘ası olmak ile yanına varamayup ne
cirmde
ve ne tarz [u] tavrda idiği ma‘lûmumuz değildir. Ancak derûn-ı hisârda ma‘mû[r] …
Hâlâ Venedik pirinc-pirimi hükmünde cenerallikdir ve kal‘ası büyük Akdeniz'den girmiş bin mîl tavîl körfez deryâsının Bosna vilâyeti tarafı kenârında vâki‘ olmuşdur, ammâ âsî kal‘ası olmak ile yanına varamayup ne cirmde ve ne tarz [u] tavrda idiği ma‘lûmumuz değildir. Ancak derûn-ı hisârda ma‘mû[r] kenîse çanlıkları nümâyân idi. Hattâ niçe bin guzât-ı muvahhidîn bu kal‘a etrâfında olan köylerin ve bâğ evlerin ıhrâk edüp mahsûlâtların nehb u gâret ederken guzâta kal‘adan ol kadar balyemez top gülleleri urdu kim her gülle birbirine ta‘kîb edüp kal‘a murg-i semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı. 138b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138a–138b ·
metinde göster ·
… diyye kal‘ası ola. Tâ bu mertebe bir bî-bedel sûr-ı pür-cedel kal‘adır, ammâ ne
cirmde
olduğu ma‘lûmum değildir kim cânib-i erba‘asından adımlamak muhâldir, ammâ derû …
Lisân-ı Latin'de Kının (---)(---) demekdir. Bu kal‘a-i bâlâ bir sarp saru, kırmızı şahin ve zağanos yuvalı kayanın tâ zirve-i a‘lâsında evc-i semâya münkalib olmuş bir hisâr-ı üstüvârdır kim misli meğer diyâr-ı Diyârbekir'de, ya‘nî vilâyet-i Kara Âmid'de Mardin ve İmâdiyye kal‘ası ola. Tâ bu mertebe bir bî-bedel sûr-ı pür-cedel kal‘adır, ammâ ne cirmde olduğu ma‘lûmum değildir kim cânib-i erba‘asından adımlamak muhâldir, ammâ derûn-ı sûrda cümle (---) aded hâne-i fukarâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
… âdır kim gûyâ incü-misâl beyâz ve münevverdir, ammâ düşman kal‘ası olmak ile ne
cirmde
ve kaç tabya ve kaç kapusu ve kenîseleri var ma‘lûmum değildir, ammâ kal‘a-i az …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i şibenik: Venedik körfezi sâhilinde Kilis sancağı hâkinde Kırka sancağı türâbıyla müşâ bir kayalı ve fedâ’î katanalı yerde şekl-i muhammesden tûlânî bir seng binâ bir kal‘a-i garrâ-yı ra‘nâdır kim gûyâ incü-misâl beyâz ve münevverdir, ammâ düşman kal‘ası olmak ile ne cirmde ve kaç tabya ve kaç kapusu ve kenîseleri var ma‘lûmum değildir, ammâ kal‘a-i azîmdir. Varoşu deryâ tarafınadır ve kıble ve batı rûzgârı tarafları körfez deryâsıdır. Ancak maşrık ve şimâl tarafı karadır kim ol taraflarda havâlesi var, ammâ meterise girecek yerlerin cümle lağım etmişdir ve Tekeli Paşa döğdüğü yerlere azîm fostiçe ve tabyalar etmişdir. Ve bu kara tarafı serâpâ bâğ u bâğçe ve gül [ü] gülistân idi. Teberdârân-ı Ebû Müslim elinden geçmiş gibi cümle eşcârât-ı müsmirâtların kırup geçirdik. Ekseriyyâ dıraht-ı meyvedârları zeytûn ve incir ve nar ve ayva ve üzüm fidânları ile müzeyyen olmuşdu 145a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144b–145a ·
metinde göster ·
… kal‘a-i bî-misâldir. Ma‘mûr kenîseleri ve sarây-ı âlîleri nümâyân idi, lâkin ne
cirmde
ve ne şekilde ve kaç kapusu var ma‘lûmum değildir, zîrâ yanına sademât-ı top-ı …
Bir gölün içinde yumurta gibi bir beyâz kaplıbağa gibi göl içinde yatır bir kal‘a-i bî-misâldir. Ma‘mûr kenîseleri ve sarây-ı âlîleri nümâyân idi, lâkin ne cirmde ve ne şekilde ve kaç kapusu var ma‘lûmum değildir, zîrâ yanına sademât-ı top-ı kûpdan varılmak muhâl idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11a ·
metinde göster ·
… başında sâ’ir kefereler gibi siyâh Eflâtûniyye şapkası var. Ba‘zı zamân yine ol
cirmde
yeşil ve kırmızı ve sarı ve mâvî keçeden gûnâ-gûn şapka geyer, ammâ üstünde cev …
Evvelâ başında sâ’ir kefereler gibi siyâh Eflâtûniyye şapkası var. Ba‘zı zamân yine ol cirmde yeşil ve kırmızı ve sarı ve mâvî keçeden gûnâ-gûn şapka geyer, ammâ üstünde cevâhirli sorguç libâslar vardır. Ve şapka etrâfında fındıkdan iri beyâz dürr-i yetîm incüler vardır ve püskülleri cümle incüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67a ·
metinde göster ·
"İmdi birâder! 97a Allâh ile ahdim olsun ve Dâvûd Nebî hakkıyçün olsun sen bu
cirmde
kal‘a binâ edüp itmâm edersen ben de Kudüs'den gelüp bu kal‘a temeli âşikâre ol …
"İmdi birâder! 97a Allâh ile ahdim olsun ve Dâvûd Nebî hakkıyçün olsun sen bu cirmde kal‘a binâ edüp itmâm edersen ben de Kudüs'den gelüp bu kal‘a temeli âşikâre olduğun görem, bu senin Makedonyana göre ben de Tuna nehrin bu senin kal‘an içinden akıdam" deyü ahd edüp Kudüs-i Şerîf'e gider. Hemân Yanko Kral
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b–97a ·
metinde göster ·
… i’n-nefs cezîre-i Kırım cümle dâ’iren-mâdâr yedi yüz yetmiş altı mîl yerdir. Bu
cirmde
olan bir cezîrede cümle yigirmi dör[d] kadılık yer. Cümle kadıların azl [ü] nas …
Bi’n-nefs cezîre-i Kırım cümle dâ’iren-mâdâr yedi yüz yetmiş altı mîl yerdir. Bu cirmde olan bir cezîrede cümle yigirmi dör[d] kadılık yer. Cümle kadıların azl [ü] nasbları cümle hân elindedir. İllâ dördü Kefe eyâletinde olmak ile Âl-i Osmân'ın elinde dörd kazâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a ·
metinde göster ·
… i iri taşlar ile mücellâ kaldırım döşelidir kim gâyet pâk şâhrâhları vardır. Bu
cirmde
ve bu eşkâlde olan kal‘anın evsâfı tamâm olup,
Ve bu kal‘a içi yıldızdan lodosa dörd aded vâsi‘ sokaklardır, tûlleri yedişer yüz aded germe adım şâhrâhlardır. Ammâ bu kal‘anın enniliği liman tarafından mağrib tarafına cümle on aded vâsi‘ sokaklardır ve cümle üçer yüz adımdır. Bu kal‘a böyle ensiz ve tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Lâkin bu mezkûr olan tarîk-i âmların cümlesi iri taşlar ile mücellâ kaldırım döşelidir kim gâyet pâk şâhrâhları vardır. Bu cirmde ve bu eşkâlde olan kal‘anın evsâfı tamâm olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269a ·
metinde göster ·
… ez topları var, kırkar karışdır, cenûb tarafındaki limanı döğüp kuş uçurmaz. Bu
cirmde
ve bu eşkâl-i mehâbetde ve bu binâ-yı salâbetde olan kal‘a-i bî-misâlin içinde,
Ve Sarı Beğoğlu'nun evi köşesinde Cığala Paşa tabyası üzre azîm vezni üzre serâmed balyemez topları var, kırkar karışdır, cenûb tarafındaki limanı döğüp kuş uçurmaz. Bu cirmde ve bu eşkâl-i mehâbetde ve bu binâ-yı salâbetde olan kal‘a-i bî-misâlin içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271b ·
metinde göster ·
… imanından tarafa hâlî kayalar var idi, anların dahi üstlerine üç yüz adım kadar
cirmde
bir sedd-i metîn kal‘alar binâ edüp eski kal‘aya zam etdikde Suda kal‘ası dahi …
Hakîr bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ ederken nezâketle bedenler üzre adımladım. Girdâ-girdi cümle yedi yüz yetmiş adımdır, ammâ şimdi bin adım mikdârı tüccâr limanından tarafa hâlî kayalar var idi, anların dahi üstlerine üç yüz adım kadar cirmde bir sedd-i metîn kal‘alar binâ edüp eski kal‘aya zam etdikde Suda kal‘ası dahi vâsi‘ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
… i tırâş bir kal‘a-i savaş imiş. Vîrân olup içinde bir taş kalmamış. Anıniçün ne
cirmde
olduğun hisâb etmedim. Ammâ bir güzel limanı var, içinde bir âb-ı hayât dere li …
Sene (---) târîhinde Küçük Hasan Paşa feth edüp münhedim etmişdir, ammâ sehel şey ile ta‘mîr ü termîm etmek mümkindir, ammâ lâzımlı yer de değildir. Leb-i deryâda şekl-i müselles bir Şeddâdî seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş imiş. Vîrân olup içinde bir taş kalmamış. Anıniçün ne cirmde olduğun hisâb etmedim. Ammâ bir güzel limanı var, içinde bir âb-ı hayât dere limana mahlût olup ismi ma‘lûmum olmadığından tahrîr olunmadı. Limanı yüz pâre keştî alup sekiz rûzgâr-ı zorkârdan gemiler emîn olup bu limanın cânib-i erba‘ası ma‘mûr u müzeyyen kurâlar ile ârâste olmuşdur, zîrâ bu taraflar cezîre-i Girid'in şimâl tarafları olmak ile âb [u] hevâsı latîf olup amâr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323a ·
metinde göster ·
ve ne eşkâlde olacağın ve ne kadar neferât lâzım olacağın ve ne yerden kul mevâ …
"İnşâallâhu te‘âlâ bir kal‘a binâ edelim. Ne cirmde ve ne eşkâlde olacağın ve ne kadar neferât lâzım olacağın ve ne yerden kul mevâcibleri tahsîl olacağın her gûne mühimmât [u] levâzımâtlarıyla mufassal tahrîr edüp bize i‘lâm edüp inşâallâh biz dahi cemî‘i asâkir-i İslâm ve cümle donanma-i hümâyûn ile Vitiloz limanına lenger-endâz olmamız mukarr[er]dir" deyü tahrîr edüp mektûbları geldikde mefhûmu ma‘lûm olup cümle Vitiloz keferelerinin ihtiyârları ve papas-ı hannâslarıyla müşâvere edüp kefereler bu mahalde kal‘a ne lâzımdır dediklerinde bizimle me’mûr olan Moton ve Koron gâzîleri eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
… iman tarafında kal‘a dîvârları alçakdır, lâkin enlidir. Ve ebrâcları çokdur. Bu
cirmde
olan kal‘anın içinde,
Ve cümle yedi kat bölme bölme hisârdır. Her bölmelerin dîvârlarında bir kapuları mukarrerdir. Ve dahi tâ dağ başında dağlara havâle iç kal‘adır ammâ gâyet metîndir. Ve iç hisârdan aşağı tâ Yalı kapusuna gelince altı kat hisâr dîvârın geçüp kâmil bin adımdır. Ve limanı hisâr içinde binâ ile yapılmış amelî bir küçük limandır kim ığrib kayıkları ve firkateleri bunda yatırlar. Kadırgalar taşra büyük liman içinde lenger bırağup yatırlar, ammâ büyük barça kalyonları limana karşu körfez denizinde yatırlar. Ve limanının kenârında bir yerlü kaya içinde bir âb-ı hayât su akar. Ammâ liman tarafında kal‘a dîvârları alçakdır, lâkin enlidir. Ve ebrâcları çokdur. Bu cirmde olan kal‘anın içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 338b ·
metinde göster ·
… ır. Sehel şey ile ta‘mîr olunmak mümkinü'l-husûl bir kal‘a-i Gedüs'dür, ammâ ne
cirmde
idüği malûmum değildir.
Kayâsıra-i Rûm'dan Gediz namında bir kralın binâsıdır. Sene (---) târîhinde Germiyanoğlu Ya‘kûb Şâh fethidir. Andan Yıldırım Hân eline girmişdir. Hâlâ kal‘ası şehrin cânib-i şarkında bir dere aşırı bir yalçın kaya üzre bir gök kal‘a-i metîn imiş. Ammâ sene 1025 târîhinde Sultân Ahmed vüzerâlarından Kuyucu Murâd Paşa kal‘anın ba‘zı yerlerin münhedim etmiş kim bir dahi celâlî kapanmaya mülâhazasıyla harâb etmiş. Hakkâki sa‘b u kavî Şeddâdî binâ-yı metîn kal‘adır. Sehel şey ile ta‘mîr olunmak mümkinü'l-husûl bir kal‘a-i Gedüs'dür, ammâ ne cirmde idüği malûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20a ·
metinde göster ·
… bir mahsûllü sahrâ-yı azîmdir. Bu fezânın cirmi ne kadar ise buhayresi dahi ol
cirmde
bir vâsi‘ göldür. Bu vilâyeti Germiyanoğlu vezîrleri feth etmeğile bu gölün mah …
Ve bu şehrin şimâlî tarafı bir mahsûllü sahrâ-yı azîmdir. Bu fezânın cirmi ne kadar ise buhayresi dahi ol cirmde bir vâsi‘ göldür. Bu vilâyeti Germiyanoğlu vezîrleri feth etmeğile bu gölün mahsûlün şehr-i kadîm-i Kütâhiyye'de Germiyanoğlu medresesinin ders-i âmları olan şeyhülislâmlara hâss olup iki bin guruş vazîfe-i mu‘ayyene hâsıl olur mukâta‘a bir göldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y22b ·
metinde göster ·
… ser çekmiş bir küçük kal‘adır. Cânib-i erba‘ası mahûf u muhâtaralı olmak ile ne
cirmde
ve kaç adımdır add olunmadı, ammâ küçükdür.
Bu dahi Cezâyir eyâletinde Süleymân Hân tevliyeti hükmündedir. Ve İstanköy kazâsı nâhiyesi kazâsıdır. Serdârı ve kethudâyeri İstanköy'dedir. Ammâ dizdârı ve (---) neferâtı vardır. Ve kal‘ası evc-i âsumâna ser çekmiş bir küçük kal‘adır. Cânib-i erba‘ası mahûf u muhâtaralı olmak ile ne cirmde ve kaç adımdır add olunmadı, ammâ küçükdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107b ·
metinde göster ·
… ba dağ kapusu ve cümle otuz kulle ve bin sekiz yüz seksen sekiz bedendir. Ve bu
cirmde
olan [[(---)(---)(---)(---)(---)]] toprak örtülü yine ol mezkûr taş dîvârlı …
Ve [[(---)(---)(---)(---)(---)]] garba şekil kapusu cenûba dağ kapusu ve cümle otuz kulle ve bin sekiz yüz seksen sekiz bedendir. Ve bu cirmde olan [[(---)(---)(---)(---)(---)]] toprak örtülü yine ol mezkûr taş dîvârlı mükellef evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144a ·
metinde göster ·
… ır. Ve câ-be-câ bâğçelere çıkacak yollarında amîk handaklar kesmişlerdir. Ve bu
cirmde
olan varoş-ı kebîr içre cümle (---) mahalle ve sekiz bin yedi yüz toprak ve kir …
Varoş şekl-i müdevver vâki‘ olmuşdur. Bakçeler kenârınca piyâde dolaşup sekiz bin yedi yüz adımdır. Ve câ-be-câ bâğçelere çıkacak yollarında amîk handaklar kesmişlerdir. Ve bu cirmde olan varoş-ı kebîr içre cümle (---) mahalle ve sekiz bin yedi yüz toprak ve kireç örtülü kat-ender-kat bâğ u bâğçeler içre sarây-ı âlîler ve gayri hâne-i a‘yânlardır. Ve cümle evlerinin der-i dîvârları hemvâr kerpiçdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154b ·
metinde göster ·
… n çıkmışdır. Ve bu binâ-yı zîbâdır ve şekl-i müdevverdir. Lâkin yukaru çıkup ne
cirmde
idüği ma‘lûmum değildir.
Sene 611 târîhinde Ramazânlı Ermen pâdişâhları elinden kabz u teshîre alup karîbü'l-ahd zulüm [ü] ta‘addî sebebiyle halkı perîşân olup kal‘a hâlî ve mu‘attal kalmışdır. Ammâ hâlâ üstâd mühendis destinden çıkmışdır. Ve bu binâ-yı zîbâdır ve şekl-i müdevverdir. Lâkin yukaru çıkup ne cirmde idüği ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158a ·
metinde göster ·
… in etrâfında handakları yokdur. Eğer handakı olsa bir metîn kal‘a olurdu. Ve bu
cirmde
olan varoş-ı azîm içre cümle beş mahalle dörd bin altı yüz altmış topraklı ve k …
Ve cânib-i erba‘asında cümle sekiz kapudur. Ammâ demirli değildir. Evvelâ kıbleye nâzır Y 166a büyük tedribe ve küçük tedribe ve ayn tedribesi ve Yûsuf Çelebi tedribesi ve şarka nâzır Neverrid Hüseyinzâde tedribesi ve Akcurun tedribesi ve alçak tedribe ve Çulha tedribesi. Ve bu tedribeler mâbeyninde ba‘zı evler dirsek dirsek kal‘a kulleleri gibi ileri binâ olunmuşdur. Ve lâkin etrâfında handakları yokdur. Eğer handakı olsa bir metîn kal‘a olurdu. Ve bu cirmde olan varoş-ı azîm içre cümle beş mahalle dörd bin altı yüz altmış topraklı ve kireç örtülü mükellef ma‘mûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y165b–Y166a ·
metinde göster ·
… r. Garb cânibinden gayri handakı yokdur. Ve cenûb tarafındaki yer kumsaldır. Bu
cirmde
olan varoş-ı azîm içre (---) mahalle ve iki bin altı yüz toprak kireç ile pûşîd …
Ve şekl-i muhammes vâki‘ olmuşdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin dörd yüz elli adımdır. Ve kulle ve burc [u] bârûları muhkemdir ve cümle (---) kapulardır. Garb cânibinden gayri handakı yokdur. Ve cenûb tarafındaki yer kumsaldır. Bu cirmde olan varoş-ı azîm içre (---) mahalle ve iki bin altı yüz toprak kireç ile pûşîde sarây-ı âliler ve gayri hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190b ·
metinde göster ·
olan kal‘a-i azîme içre (---) mahalle ve on bin sarây-ı âlîler ve gayrilerdir. …
Bu cirmde olan kal‘a-i azîme içre (---) mahalle ve on bin sarây-ı âlîler ve gayrilerdir. Ve serâpâ hâneleri kârgîr selef mülûkinin sarây-ı ibret-nümâlar[ı] kim cümle beyâz kireç ile mestûrlardır, sâ’ir diyâr gibi toprak ile pûşîde değildir. Ve her birinde ravza-misâl gül [ü] gülistân sünbül reyhânlı hadîkalar var kim gûyâ her bir hâne ravza-i Rıdvân'dan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241a ·
metinde göster ·
kal‘a dîvârının kalınlığı altışar arşın esâsı dörder arşın binâsı vardır. Ve dâ …
Ve bu cirmde kal‘a dîvârının kalınlığı altışar arşın esâsı dörder arşın binâsı vardır. Ve dâ’iren-mâdâr yigirmişer arşın âlîdir ve elli arşında bir kulle vâki‘ olup (---) kulledir. Ve cümle (---) bedendir. Ammâ bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr handakı yokdur ve lâzım değildir, zîrâ cümle esâsı sa‘b kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ve gâyet şîrîn ü müzeyyen ü metîn ve ma‘mûr [u] âbâdân kal‘a-i mahbûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280a ·
metinde göster ·
olan kal‘a içre sağîr ü kebîr dörder beşer kat ma‘mûr u müzeyyen hâne-i âlîler …
Ve bu cirmde olan kal‘a içre sağîr ü kebîr dörder beşer kat ma‘mûr u müzeyyen hâne-i âlîler vardır. Serâpâ sütûhları kireç ile pûşîde cümle iki bin âbâdân beyt-i musanna‘lardır. İmâretinin çoğu hân ve câmi‘ ve medrese ve sebîl ve imâret tekye ve mekteb ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâdır. Ammâ mescid ve gayri câmi‘ yokdur. Ammâ kal‘adan taşra mesâcid ve cevâmi‘ vardır. Ve kal‘a içre sûk-ı sultânî çokdur. Ve hammâmât dahi vardır
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280a ·
metinde göster ·
olan Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında selef pâdişâhları kat-ender-kat kârgîr …
Ve bu cirmde olan Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında selef pâdişâhları kat-ender-kat kârgîr binâ medârisler binâ etmişler kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Ammâ inşâ’allâh mahallinde tahrîr ederiz. Ve bu medreselerin cümle revzenleri Harem-i şerîfe nâzırdır. Cümle sâkin olan huccâclar oturdukları yerden Ka‘beyi mükerremeyi nazzâriye alup imâma iktidâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y338a ·
metinde göster ·
… , kâyimmakâmı Kan Ca‘dân'dır, beş yüz askere mâlikdir. Ve kal‘ası üç katdır, ne
cirmde
olduğu hâtırdan dûrdur.
Nîl içre bir cezîrede şekl-i müdevver bir Şeddâdî kal‘a-i sagîredir. Y 396b Bu dahi Hüseyin Kan'ın hükmündedir, kâyimmakâmı Kan Ca‘dân'dır, beş yüz askere mâlikdir. Ve kal‘ası üç katdır, ne cirmde olduğu hâtırdan dûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396a–Y396b ·
metinde göster ·