… ın mellâhları takrîri üzre Karadeniz'den bir buçuk kadar vâsi‘dir. Dâiren-mâdâr
cirmi dörd
bin mildir. Ve bir yire ittisâli yokdur. Başka bir bahr-i azîmdir. Ve Karadeniz …
{Der-sitâyiş-i niheng-i pîl-kûş-ı Bahr-i Haraz}: Andan kalkup yine leb-i deryâ ile giderken temevvüc-i Bahr-i Haraz ile sâhil-i deryâda bir balık düşmüş, kaddi kâmil yüz adım idi. İki başı var, biri kuyruğu yerinde yılan başlı, biri büyük başı ki hammâm kubbesi kadar var idi. Gûyâ tasvîrlerde tahrîr olunan ejdehâ tasvîri başına müşâbih idi. Üst çenesinde yüz elli dendânları var ve alt çenesinde yüz kırk sinni var. Her bir dişi birer zirâ‘ tavîl ve âdem uyluğu gibi kalın dişleri ve fil kulağı gibi gûşleri ve müdevver sofra cirminde gözleri var. Ve cümle vücûdu kunduz tüğü-misâl tüğlü bir mahlûk-ı Hâlık ve bir mehîb ü mefret balık idi. Cümle ehl-i Bakü ve Demirkapu ve kavm-i Şemahı cem‘ olup temâşâ ederlerdi. Hoca Sarı Hân nâm bir seyyâhân-ı Bahr-i Haraz eydür: "Bu Bahr-i Haraz'a mahsûs bir nehengdir kim mellâhân-ı bihâr, bu mâhîye neheng-i pîl-kûş derler. Cemî‘î mâhîler bu balıkdan havf ederler" dedi. Ammâ hakîkatü'l-hâl bu Bahr-i Haraz sâhilinde olan ibret-nümâ bir deryâda yokdur. Hattâ leb-i deryâda ol kadar derya mahlûku kabları ve lâşeleri vardır kim diller ile ta‘bîr olunmayup bir bahr mahlûkuna müşâbeheti yokdur. Çâr-kûşe ve şekl-i muhammes ve topuz gibi başı müdevver ve kuyruğu ince mahlûklar olur. Ammâ mâhî-i kepî ve mâhî-i minâ gûyâ murassa‘ bir zirâ‘-ı mâhîdir. Ve mâhî-i lipâta ve mâhî-i sürhendâm ve mâhî-i sebz ve mâhî-i sîmî ve niçe bin elvân mâhîleri var, amma ma‘lûmumuz olup tenâvül olunan bu gûne mâ’idelerdir. Ve bu Bahr-i Haraz ol diyârın mellâhları takrîri üzre Karadeniz'den bir buçuk kadar vâsi‘dir. Dâiren-mâdâr cirmi dörd bin mildir. Ve bir yire ittisâli yokdur. Başka bir bahr-i azîmdir. Ve Karadeniz gibi içinde aslâ cezîresi yokdur. Cezîre-i ma‘mûreler Akdeniz'e mahsûsdur kim sağîr ve kebîr cümle iki bin kırk cezîrelerdir. Kırkı cezîre-i azîmlerdir. Meselâ; cezîre-i Kıbrıs ve Girid ve Mora ve Rodos ve Midilli ve İlimni ve İstendil ve İstanköy ve Sakız ve Nakşa ve Zanılsa ve Kefalonya ve Cicilya ve Korsika ve Sardilya ve Malta misillü niçe cezîreler vardır. Her birinde beşer onar ve yetmişer seksener mikdârı kılâ‘-ı metînler ve nehr-i azîmler vardır. Ammâ bu Bahr-i Haraz'da bir cezîreli yer yokdur. Ammâ limânları çokdur ve talattum-ı deryâ-yı tebbâsı (?) Karadeniz'den şedîd olur. Tûlunun nihâyeti Fağfûr hududu vilâyetinde nihâyet bulur kim ıklîm-i sâbi‘in nihâyetidir. Garb tarafı diyâr-ı Moskovdur. Şark tarafı Gîlân-ı Acem ve Özbek ve Bulgar ve Kalmâğ ve Çîn ve Fağfûr ve Kazak'dır kim bu Kazak tarafıyla Moskov ma-beyni şiddet-i şitâda bu bahr müncemid olup yedi ay sedd-i yah-bend olup üzerinden Kalmah Tatarları ubûr edüp diyâr-ı Moskov'ı nehb ü gâret edüp esîrlerin Çîn-i Hıta ve Hoten'de fürûht edende bây kişi olurlar. Ammâ bu Gîlân ve Bakü ve Demirkapu ve Türk kal‘aları önünde bu Bahr-i Haraz aslâ donmaz, zîrâ sevâhil taraflardır. Ve bu cânibde bu bahrin nihâyeti Bâbü'l-ebvâb ta‘bîr etdükleri Demirkapu'dan cânib-i kıbleye içeri bir körfezdir. Dağıstân pâdişâhı hudûdunda leb-i Haraz'da Avar ülkesine karîb Türk nehri kenarında Moskov'un Türk kal‘asında bu bahr nihâyet bulur. Kıbleden 315b şimâle tûlânîce vâkı‘ olup tûlı dörd bin mildir. Ve umkı, ka‘rı nihâyeti üç ıskandil boyudur, ya‘nî üç yüz zirâ‘ derin yeri vardır. Ve bu rûy-ı deryâda bin pâre gemileri vardır kim diyârdan diyâra tüccârân-ı berr [u] bihâr götürüp kâr ederler. Ammâ cemî‘î keştîbânları Moskov kâfiri Kazağı şaykalarından havf edüp rûy-ı deryâda azîm ceng-i perhâş ederler. Lâkin bahr-i Esved ve bahr-i Sefîd ve bahr-i Okyonus ve bahr-i Muhît kalyonları gibi azîm karaka keştîleri yokdur. Ancak küpeşteleri kamış sazlı hûrde gemileri ve hûrde mişkât topları vardır. Rûm deryâsı gibi sâhib-i mahâret keştîbânları yokdur. Deryâ üzre neberd-i zevrâk Fireng-i pür-renge ve Âl-i Osmân-ı evrenge mahsûsdur kim gemilerinde ikişer üçer bin asker olup ikişer üçer yüz top çeker karavana kalyonları olup bahr-i Sefîd üzre Fireng ile ceng ederler. Ammâ bu Bahr-i Haraz mellâhları ancak Moskov Kazağ'ı kayıklarıyla ceng ederler. Ez-în-cânib bu Bahr-i Haraz kenarından cânib-i şarka düz sahrâlar içre yine nâhiye-i Müskir'de (---) sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 315a–315b ·
metinde göster ·
… kal‘ayı üç senede binâ etdi. Ammâ hakkâ ki kal‘a-i Kahkahâ etdi. Dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
bin adımdır ve yigirmi kulle ve yigirmi dirsekdir, aslâ handakı yokdur. Dîvârın …
{Kal‘a-i Kerk kânûn-ı Selîm Hân üzre Şâm eyâletinde başka sancak beği tahtıdır. Beğinin hâsı 25.248 akçedir. Timar 7 ve ze‘âmet 15. Alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-i seferde cümle bin yüz elli aded asker olup beğinin sancağı altında sefer eşmek kânûndur}. Mezkûr Cebelü'l-Lübnân'ın dâmeninde Hazret-i Nûh ziyâretine karîb bir püşte-i âlî üzre sene (---) târîhinde Dürüzî kabîlesinden Ma‘ânoğlu Şeyh (---) Âl-i Osmân'a âsî oldukda bu kal‘ayı üç senede binâ etdi. Ammâ hakkâ ki kal‘a-i Kahkahâ etdi. Dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır ve yigirmi kulle ve yigirmi dirsekdir, aslâ handakı yokdur. Dîvârının esâsı otuz arşındır. Cânib-i kıbleye bir demir kapusu vardır. Gâyet sa‘b kaya üzre olmağıla usret çekerek bu kal‘aya urûc olunur. Derûn-ı kal‘ada aslâ hâne ve hân ve câmi‘ ve hammâm yokdur. Ancak Bukâ‘ subaşısı iki yüz neferâtıyla bunda sâkin olup hükûmet eder. Üç pâre şâhî topları vardır. Bu kal‘a Cebelü'l-Lübnân'da olmak ile bu sûr-ı metînin hâyilinde bir kaya içre bir gâr-ı azîmde Makâm-ı Hazret-i Cibrîl-i Emîn vardır. Murtezâ Paşa Efendimiz çıkup ziyâret etmişdir. Bu kal‘a altında cemî‘i asker-i İslâm ile meks edüp günden güne cüyûş-ı muvahhidîn gelmede iken hakîr Paşa'dan me’zûn olup elli aded pür-silâh yiğit içre Bukâ‘ sahrâsı içre cânib-i şarka ferah-fezâ mahsûldâr yerler ile (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 36a ·
metinde göster ·
… dî binâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i bâlâdır. Ve dâ’iren-mâdâr kâmil
cirmi dörd
bin adımdır. Ammâ Tuna'ya nâzır olan tarafı gayet yalçın kanara kayalar olmağıl …
Eşkâl-i kal‘a-i âlî Nigebolı: Nehr-i Tuna kenarında Edirne hâkinde evc-i âsumâne ser çekmiş çakmak taşlı bir kızıl yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i bâlâdır. Ve dâ’iren-mâdâr kâmil cirmi dörd bin adımdır. Ammâ Tuna'ya nâzır olan tarafı gayet yalçın kanara kayalar olmağıla ol tarafda kal‘a dîvârı yokdur. Cümle şâhâne şâhnişînli sarây-ı azîmlerdir kim cümle revzenleri nehr-i Tuna'ya nâzırdır. Bu taraflar çâh-ı gayyâ-misâl uçurum olmağıla kadîm-i ezelden kal‘a dîvâr etmemişler ve bu taraf sokakları cümle sarp taşlık olmağıla taşdan kesilme kaldırımlı nerdübân nerdübân yokuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 113b ·
metinde göster ·
… zîm balyemez topları vardır. Gayri imâretden âsârı binâ yokdur ve dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
bin elli adımdır. Ve şekl-i müdevverden cânib-i şimâle tûlânîce vâki‘ olmuşdur. …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Âdilcevz: Kavm-i Ekrâd kal‘a-i Cevz derler. Zîrâ bir yalçın Kahkahâ kal‘ası gibi evce ser çekmiş bir sahre-i âlî üzre ceviz gibi bir müdevver kal‘a olduğundan görenler ceviz kal‘ası derler, ammâ Süleymân Hân adl ile aldığından Âdilcevâz derler. Van deryâsının kenârında ebr-i gûn bir kûh-ı nakş-ı bukalemun zirve-i âsumâna ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı kadîm ve sûr-ı azîm bir kal‘a-i zîbâdır. Aşağı zemînden kal‘anın ta zirvesine piyâde âdem nısf sâ‘atde urûc etdikde bu kal‘anın şarkîsi ve cenûbîsi tarafında olan Van deryâsı bir halîc-i sağîre gibi nümâyândır. Ta vakt-i çâşt olmayınca ebr-i kebût içre kal‘anın zirve-i a‘lâsı görünmez. Bu iç kal‘a-i âlînin etrâfında asla handak yokdur ve mümkin de değildir. Zîrâ dâ’iren-mâdâr etrâfı şahin yuvalı yalçın yalama kayalardır kim bir tırnak ilişdirecek yeri yokdur ve otuz sekiz aded metîn kulleleri vardır ve cânib-i (---) nâzır bir demir kapusu vardır ammâ biri biri içre üç kat bâb-ı kavîlerdir. Bu kal‘ada cümle yetmiş aded bâğsız ve bâğçesiz daracık hâneleri cümle türâb ile mestûrdur. Derûn-ı kal‘ada Süleymân Hân'ın bir câmi‘i ve cebehâne mahzenleri ve gılâl anbarları ve su sarnıçları ve mehterhâne kullesi ve dizdârhânesi vardır ve azîm balyemez topları vardır. Gayri imâretden âsârı binâ yokdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin elli adımdır. Ve şekl-i müdevverden cânib-i şimâle tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Zîrâ bu kal‘anın taraf-ı şimâlinde bir top menzili ba‘îd bir kûh-ı bâlâ havâlesi olmağile ol havâleyi men‘ ve def‘ içün kal‘ayı ol tarafa tûlânîce inşâ etmişler ammâ ol havâleden bu kal‘aya asla zarar isâbet etmek ihtimâli yokdur. Zîrâ muhâsara eden düşmanın topu güllesi aşrı gidüp deryâya düşer. Andan aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 242b ·
metinde göster ·
… urabba‘dan tûlânîce bir şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
yüz germe adımdır. Ve iki aded gâyet metîn şâhâne cebehâne kullesi ve anbâr kul …
Sene (---) târîhinde (---) binâsıdır. Be-dest-i (---) Silisre eyâletinde sancakbeği tahtıdır kim kanûn üzre Özü paşası bunda sâkin olmakdır ve gâhîce karşı Özü'de oturmakdır, lâkin çöl [ü] çölistân yer olmağile re‘âyâ vü berâyâların da‘vâların dinleyüp adl [ü] adâlet içün paşalar gâh Silisre tahtında ve gâh Babadağı şehrinde oturup etrâf [u] eknâfların muhâfaza eder. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ fermânıyla yine Piyâle Paşa donanma ile bu kal‘a-i Kılburun'a yanaşup Eflâk ve Boğdan kâfirleri hidmetiyle bu Kılburun kal‘asının garb tarafına muttasıl çâr-kûşe bir kal‘a-i metîn dahi binâ edüp kal‘a dahi vâsi‘ olup yüz aded neferâtlar dahi konup şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz germe adımdır. Ve iki aded gâyet metîn şâhâne cebehâne kullesi ve anbâr kulleleri cümle tahta örtülü kulle-i serâmedlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a ·
metinde göster ·
… âk-ı muhtasarları vardır. Kal‘ası nehr-i Moroş'in Göle kal‘ası tarafındadır kim
cirmi dörd
bin adım dolma rıhtım binâdır ve iki tahta-i metîn kapuları var. Biri şimâl tar …
Bir küçük hammâmı ve kifâyet mikdârı esvâk-ı muhtasarları vardır. Kal‘ası nehr-i Moroş'in Göle kal‘ası tarafındadır kim cirmi dörd bin adım dolma rıhtım binâdır ve iki tahta-i metîn kapuları var. Biri şimâl tarafına Yanova kapusu, taşrasında iki yüz aded kâfir hâneleri var ve Tımışvâr kapusu dibinde çâr-kûşe bir palanka iç kal‘ası var. Ancak bir kapusu metîndir. Bu iç kal‘ayı nehr-i Moroş döğer ve nehr-i Moroş üzre on iki göz ağaç cisr başında kal‘aya girecek mahalde bâc alınır bir lonca köşkü var ve bu cisrin Tımışvâr tarafında iki yüz saz ve tahta örtülü kefere hâneleri varoşu var. Andan nehr-i Moroş kenârında saz ve tahta örtülü külbe-i ahzânlardan panayır dükkânları var kim yılda bir kerre bu dükkânlarda yetmiş seksen bin re‘âyâ vü berâyâ kefereleri cem‘ olup bir bey‘ [ü] şirâ olur kim ta‘bîr olunmaz. Germâ-germ on gün on gece bu cem‘iyetde mütevellî hükûmet eder. Gerçi Tımışvâr eyâletidir, ammâ maktû‘-ı kalem ve mefrûzü'l-kadem bir vakf-ı tevliyetdir ve Tımışvâr monlası niyâbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
bin sekiz yüz adımdır ve dâ’iren-mâdâr yeni binâ olunmuş hâlâ amâr olmada palan …
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin sekiz yüz adımdır ve dâ’iren-mâdâr yeni binâ olunmuş hâlâ amâr olmada palankadır ve cümle sekiz aded metîn ve kavî tabyalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122a ·
metinde göster ·
… binde havâleli şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâ-yı müzeyyendir kim
cirmi dörd
bin adımdır, lâkin yalın kat dîvârlı ve kırk kulleli ve dörd kapulu ve handaklı …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Ve bânîsi Lagoş kraldır kim Hazret-i Îsâ vilâdeti târîhi sene 1503 târîhinde dünyâya gelüp kırkıncı yılda bu kal‘ayı Süleymân Hân havfından binâ etmişdir, ammâ hâlâ Erdel krallarına tâbi‘ kal‘adır, lâkin içinde Nemse çâsârı tarafından üç bin aded soltat murtat cengâver kâfir bat olmağile serdâra itâ‘at etmeyüp varoş-ı kebîri ise urulup kal‘ası meydân-ı mahabbetde kaldığın derûn-ı hisârda olan küffâr-ı füccâr-ı Macarlar görünce "El-amân" deyüp beyâz vere bayrakları diküp kapudanı Hereko nâm dalâlet-âyîn-i benâm kâfir serdâra hedâyâlarıyla gelüp itâ‘at etdi, ammâ bu kal‘a bir bâğlı bayır dibinde havâleli şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâ-yı müzeyyendir kim cirmi dörd bin adımdır, lâkin yalın kat dîvârlı ve kırk kulleli ve dörd kapulu ve handaklı bir kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 7a ·
metinde göster ·
bin adım ihâta eder bir panayurhânedir, ya‘nî yılda bir kerre bâzâr olacak yer …
Dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder bir panayurhânedir, ya‘nî yılda bir kerre bâzâr olacak yer demekdir, ammâ iki kerre germâ-germ bâzâr durur. Bu kârhânenin içi sadranc nakşı tarh olup üstâd-ı bennâ ilm-i hendese üzre yol yol buna tertîb üzre bin aded dükkânlar etmiş. Her kankı sokakdan nazar etsen çârsûnun öte başları görünür. Bir tarafı atlar içün âhûrlar ve bir tarafı arabalar duraca[k] meydânlar ve kal‘a kapusu gibi kapu tarafları tahtânî ve fevkânî ve içli tışlı odalar ile amâr olmuş bir binâ-yı azîmdir, ammâ aslâ kârgîr binâ yokdur. Cümle haşeb binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
Çâr-kûşe bir yalın kat dolma palanka dîvârlı azîm varoşdur kim dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
bin adım ihâta eder. Metîn kulle [ve] tabyalar ile ârâste ve gâyet sarp handak- …
Çâr-kûşe bir yalın kat dolma palanka dîvârlı azîm varoşdur kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder. Metîn kulle [ve] tabyalar ile ârâste ve gâyet sarp handak-ı amîk ile pîrâste olmuş iki aded kapusu ve ikişer kat tahta kanatlı kavî kapulardır. Her kapu üzre tahta tabyalı ve âmâde toplu kulleleri var kim bu kapuların birinden girilüp birinden çıkılır, ortası şâhrâh bir varoş-ı menzilgâh palankadır. Cümle iki yüz aded tahta sutûhlu tahtânî evleri ve bâğçeleri ve âb-ı hayât kuyuları [ve] bir câmi‘i var, mâ-tekaddem bu da bir deyr-i musanna‘ imiş, hâlâ bir câmi‘-i müreffa‘dır. Ve bir mescidi ve bir hânı ve elli aded dükkânı ve hân cenbinde bir sebîlhâne-i {erbâb-ı} atşânı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… ûyâ kal‘asıdır, zîrâ bu şehrin kal‘ası yokdur. Bu vekâle-i azîmin dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
yüz aded germe adımdır. Ve bir metîn ve kavî Şeddâdî binâ misilli bir taş binâ …
Der-tahrîr-i hân-ı hâcegân-ı tüccârân: Bardası sekiz aded hân-ı sevdâgerân-ı azîmleri var. Cümleden tâ şehrin ortasında çârsû içre Vezîr-i a‘zam Sefer Gâzî Akay hânı, Karasu şehrinin gûyâ kal‘asıdır, zîrâ bu şehrin kal‘ası yokdur. Bu vekâle-i azîmin dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz aded germe adımdır. Ve bir metîn ve kavî Şeddâdî binâ misilli bir taş binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim iki demir kapusu var. (İçinde âb-ı hayât suyu var). Cümle iki kat içli ve taşralı yüz yigirmi aded odaları var. Cânib-i erba‘ası mazgal deliklidir ve dörd köşesinde karavulhâne kulleleri gibi kulleleri var. Hîn-i muhâsarada kal‘adan metîn bir hân-ı kebîrdir. Ancak etrâfında handakı yok, zîrâ şehir dîk yerinde çârsû içre vâki‘ olmuşdur. Eğer handakı olsa bir hısn-ı hasîn kal‘a-i üstüvâr olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134b ·
metinde göster ·
… ir kumsal zemînde şekl-i murabba‘ kârgîr ve yalın kat dîvârlı sarp kal‘adır kim
cirmi dörd
yüz adımcıkdır. Her köşesinde birer kullesi var. Her burcları üstlerinde tahta …
Kal‘ası bir kumsal zemînde şekl-i murabba‘ kârgîr ve yalın kat dîvârlı sarp kal‘adır kim cirmi dörd yüz adımcıkdır. Her köşesinde birer kullesi var. Her burcları üstlerinde tahta örtülü kubbesi var, ammâ etrâfında handakı yokdur, zîrâ alçak ve kumsaldır. Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve içinde cümle yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şark tarafı Kuban nehrinden azmış bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
yüz germe adımdır. İçinde aslâ ev yokdur, ammâ keçeden obaları vardır. Ve bir k …
Ancak taraf-ı şimâle bir ağaç kapusu vardır. Cirmi dörd yüz germe adımdır. İçinde aslâ ev yokdur, ammâ keçeden obaları vardır. Ve bir küçük mescidi ve bir Tatar imâmı var. Cebehânesinden ancak üç şâhî topu var. Ve kal‘a taşrasında Arslan Beğ'in ve gayri mirzaların taş kârgîr binâ-yı metîn evleri vardır. Üstleri cümle saz örtülüdür. Bunlar her gün Kalmık Tatarıyla ceng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156b ·
metinde göster ·
bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu toprak kal‘a bölüğü …
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu toprak kal‘a bölüğü içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve kamış ve haşebden tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin bunlar da vâsi‘ havlılı ve âhûrlu evlerdir, zîrâ cümle halkı at besler bir alay sipâh-misâl Tatar kalpaklı askerî tâ’ifesi evleridir. Ve cümle altmış aded bozahâneleri ve gayri dükkânları vardır. Ve bunda dahi at arabaları giremez, zîrâ sokakları ve kal‘a kapuları dardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
… pusuna varınca andan şark tarafında büyük kapuya varınca bu kal‘a dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
bin sekiz yüz aded germe adımdır. Ve cümle kırk iki aded şâhâne dirsek dirsek e …
Evvelâ bu aşağı hisâr leb-i deryâ-yı liman kenârınca kal‘anın bedenleri üzre tâ aşağı tophâneye varınca andan yukaru büyük tophâneye varınca andan yalçın kayalar üzre tâ Toroz kapusuna varınca andan şark tarafında büyük kapuya varınca bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin sekiz yüz aded germe adımdır. Ve cümle kırk iki aded şâhâne dirsek dirsek ebrâc-ı azîm kullelerdir. Ve cümle iki bin yüz aded kal‘a bedenleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 280a ·
metinde göster ·
… e zahâ’ir döküp asâkir-i İslâma rahmet olurdu. Bu kal‘a-i türâbın dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
yüz aded adımdır.
Sene 1077 târîhinde Fâzıl Ahmed Paşa "Kandiye'ye imdâd gelsin" deyü bu limanın bir ucunda sedd-i Ye’cûc-misâl toprakdan yığma müfîd ü muhtasar bir kal‘a inşâ edüp gâyet mahallinde metîn ve müstahkem olduğundan her bâr kapudan paşa bu limana imdâd ve zahâ’ir döküp asâkir-i İslâma rahmet olurdu. Bu kal‘a-i türâbın dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz aded adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320a ·
metinde göster ·
… al‘a-i savaş kâr-ı kadîm ve bir sûr-ı üstüvâr rabât-ı azîmdir kim dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
bin dörd yüz adımdır. Ve bir bayır üzre taşra kal‘ası içinde şimâle nâzır bir k …
Evvelâ Ohri gölünün şimâli kenârında bir yalçın kırmızı kaya püşte-i âlî üzre şekl-i muhammes bir Şeddâdî binâ-yı atîk seng-i tırâş kal‘a-i savaş kâr-ı kadîm ve bir sûr-ı üstüvâr rabât-ı azîmdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin dörd yüz adımdır. Ve bir bayır üzre taşra kal‘ası içinde şimâle nâzır bir köşedeki kal‘a-i kebîr dîvârına muttasıl bin adım cirminde bir sa‘b iç hisârı vardır. Dîvârının kaddi kâmil kırk arşın âlîdir. Ve şîrînkârlık ile üstâd-ı mühendis gûnâ-gûn musanna‘ ebrâclar ve gûnâ-gûn metîn bedenler tertîb eylemiş kim misli bir kal‘ada yokdur. El-hâsıl bir sedd-i metîn iç kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369b ·
metinde göster ·
Ve leb-i deryâ tarafı köşesinde iç kal‘a vâki‘ olmuşdur.
Cirmi dörd
yüz adım kal‘acıkdır. İçinde ancak dizdâr evi ve cebehâne kullesi üzre Süleymân …
Ve leb-i deryâ tarafı köşesinde iç kal‘a vâki‘ olmuşdur. Cirmi dörd yüz adım kal‘acıkdır. İçinde ancak dizdâr evi ve cebehâne kullesi üzre Süleymân Hân'ın câmi‘i var. İçi mâl-â-mâl peksumâtdır. Ve iç kal‘ada bundan gayri bir şey yokdur. Ve şarka nâzır bir demir kapusu vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63b ·
metinde göster ·
… fında merkûm yeni kal‘a bir vâsi‘ sahrâda bir kal‘a-i azîmdir kim dâyiren-mâdâr
cirmi dörd
bin sekiz yüz adımdır. Ve şekl-i muhammes kârgîr beyâz taş ile mebnî yalın kat …
Bu mezkûr cebelin dâmeninde kıble ve cenûb tarafında merkûm yeni kal‘a bir vâsi‘ sahrâda bir kal‘a-i azîmdir kim dâyiren-mâdâr cirmi dörd bin sekiz yüz adımdır. Ve şekl-i muhammes kârgîr beyâz taş ile mebnî yalın kat dîvâr bir kal‘a-i rabât-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y74b ·
metinde göster ·
… em kaddi kadar alçacık handakdır. Gayri yerinde handak yokdur. Ve dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
bin yetmiş adımdır.
Ve kal‘ası bir düz yerde şekl-i murabba‘ yalın kat taş binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Ammâ sulu yerde olmak ile cânib-i erba‘asında handakı yokdur, illâ Yeni câmi‘ tarafında sehel handakı vardır. Ol dahi bir âdem kaddi kadar alçacık handakdır. Gayri yerinde handak yokdur. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin yetmiş adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94b ·
metinde göster ·
… ân-ı şehriyârî sâdır olup sengistân ve teng yerde vâki‘ olmak ile dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
yüz adım bir küçük kal‘adır. Ammâ bir yalçın kaya-yı âlî üzre şekl-i murabba‘ g …
Sene (---) târîhinde bizzât Süleymân Hân Rodos fethine ubûr etmek içün mukaddem târîh ile binâ olunmuşdur. "Hayli büyük kal‘a binâ edün" deyü fermân-ı şehriyârî sâdır olup sengistân ve teng yerde vâki‘ olmak ile dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz adım bir küçük kal‘adır. Ammâ bir yalçın kaya-yı âlî üzre şekl-i murabba‘ gâyet metîn ü müstahkem kal‘adır. Y 111a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110b–Y111a ·
metinde göster ·
yüz adımdır. Ve üç cânibi çâh-ı gayyâ-misâl olduğundan handakı yokdur. Ve ancak …
Ve bu kal‘anın cirmi dörd yüz adımdır. Ve üç cânibi çâh-ı gayyâ-misâl olduğundan handakı yokdur. Ve ancak garba nâzır bir kapusu var. Ve her evde sarnıçları vardır ve dâ’imâ aşağı bâğlar içre âb-ı hayât suları vardır andan eşekler ile su getirirler. Ve bu kal‘anın garb cânibinde yokuş aşağı bir sâ‘atde enüp Alî Paşa oğlu Abdülkâdir Paşa'nın köyünde ta‘âm tenâvül edüp leb-i deryâya karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a ·
metinde göster ·
… ne me’mûrlardır. Ve bu karyenin kıblesi tarafında kal‘a-misâl kerpiç dîvârlı ve
cirmi dörd
bin adım bir bâğ-ı İremin ortasında âsitâne-i kadîm binâ merkad-i Abdal Mûsâ Ba …
Bir kûh-ı bâlânın dâmeninde yüz evli bir câmi‘li ve bâğ u bâğçeli ve cümle tahta örtülü evlerdir. Ve mu‘âf [u] müsellem sultân-ı fukarâ Abdâl Musa evkâfıdır. Ol âsitânenin ta‘mîr [ü] termîmine ve me’kûlât [u] meşrûbâtının ve âyende vü revendegânların hidmetine me’mûrlardır. Ve bu karyenin kıblesi tarafında kal‘a-misâl kerpiç dîvârlı ve cirmi dörd bin adım bir bâğ-ı İremin ortasında âsitâne-i kadîm binâ merkad-i Abdal Mûsâ Baba, bir ulu kubbe-i nühtâk içinde medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129a ·
metinde göster ·
… ka nâzır bir kapusu var yigirmi ayak taş nerdübân ile çıkılır. Ve dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
yüz adım şekl-i müdevver bir kal‘a-i münevveredir, zîrâ bunda olan mühendis tas …
Ve şarka nâzır bir kapusu var yigirmi ayak taş nerdübân ile çıkılır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz adım şekl-i müdevver bir kal‘a-i münevveredir, zîrâ bunda olan mühendis tasarrufât-ı şîrînkârlığın bir kal‘ada görmedim. Ve handakı içi mâl-â-mâl dud bâğçesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179b ·
metinde göster ·
bin dörd yüz elli adımdır. Ve kulle ve burc [u] bârûları muhkemdir ve cümle (-- …
Ve şekl-i muhammes vâki‘ olmuşdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin dörd yüz elli adımdır. Ve kulle ve burc [u] bârûları muhkemdir ve cümle (---) kapulardır. Garb cânibinden gayri handakı yokdur. Ve cenûb tarafındaki yer kumsaldır. Bu cirmde olan varoş-ı azîm içre (---) mahalle ve iki bin altı yüz toprak kireç ile pûşîde sarây-ı âliler ve gayri hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190b ·
metinde göster ·
… b nehr-i Reytân kenârında bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır.
Cirmi dörd
yüz adımdır. İçinde kırk elli Urbân hâneleri var. Dizdârı ve neferâtı ve gayri …
Sayda hâkinde paşa hâssıdır ve subaşılıkdır. Ve nâhiye olmak ile niyâbetdir. Kal‘ası leb-i deryâya bir top menzili karîb nehr-i Reytân kenârında bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır. Cirmi dörd yüz adımdır. İçinde kırk elli Urbân hâneleri var. Dizdârı ve neferâtı ve gayri imâretden bir âsâr yokdur. Sene (---) târîhinde (---)(---) binâ etmişdir. Andan kıbleye leb-i deryâ ile bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y195b ·
metinde göster ·
… ir mürtefi‘ kumsal depe üzre çâr-kûşe ve çâr kulleli bir kal‘a-i yekpâredir. Ve
cirmi dörd
yüz adımdır. Ammâ handakı yokdur. şimâle nâzır bir demir kapusu vardır. Atebe-i …
Kal‘ası bir düz yerde bir mürtefi‘ kumsal depe üzre çâr-kûşe ve çâr kulleli bir kal‘a-i yekpâredir. Ve cirmi dörd yüz adımdır. Ammâ handakı yokdur. şimâle nâzır bir demir kapusu vardır. Atebe-i ulyâsı üzre kâşî-i Çîn içre bu târîh tahrîr olunmuşdur: (Târîh)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y267b ·
metinde göster ·
… vâdî içinde kayalı yerde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i metîndir. Ve dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
yüz adımdır. Ve cânib-i cenûba nâzır bir kapusu vardır. Ve her köşesinde birer …
Menzil-i kal‘a-i Ezlem: Lisân-ı Arab'da ezlem (---) demekdir. Sene (---) târîhinde bu kal‘ayı Mısır pâdişâhlarından (---) binâ etmişdir. Bir vâsi‘ Y 374a vâdî içinde kayalı yerde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i metîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz adımdır. Ve cânib-i cenûba nâzır bir kapusu vardır. Ve her köşesinde birer kullesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y373b–Y374a ·
metinde göster ·
… taş-binâ kal‘a-i atîkdir, ammâ ol kadar metîn ü ma‘mûr değildir. Dâ’iren-mâdâr
cirmi dörd
bin adımdır. Ve şekl-i murabba‘dır. Ve yedi kullesi var. Ve altı kapusu var: ev …
Evvelâ bu kal‘a-i Harkova mâ-tekaddemden bir sevâd-ı mu‘azzam kal‘a-i kadîm imiş. Sene (---) târîhinde bu dahi Özdemir Paşa fethidir. Süveys deryâsı sâhilinde bir hayli büyük Şeddâdî taş-binâ kal‘a-i atîkdir, ammâ ol kadar metîn ü ma‘mûr değildir. Dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır. Ve şekl-i murabba‘dır. Ve yedi kullesi var. Ve altı kapusu var: evvelâ Başkulle kapusu ve Hurde kapusu ve İskele kapusu ve Cebel-i Cıda kapusu ve Şeyh Mazlûm kapusu ve Su kapusu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439b ·
metinde göster ·
… r vâdînin ortasında şekl-i murabba‘ taş-binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Dâyiren-mâdâr
cirmi dörd
yüz adımdır. Ammâ handakı yokdur. Cânib-i garba bir demir kapusu vardır. Andan …
Bir vâdînin ortasında şekl-i murabba‘ taş-binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Dâyiren-mâdâr cirmi dörd yüz adımdır. Ammâ handakı yokdur. Cânib-i garba bir demir kapusu vardır. Andan içeri bir kat demir kapu cânib-i şimâle nâzırdır. İçinde iki yüz mustahfızân hücreleri ve sâkıye ve âhûrları ve kâ‘aları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… bir düz sahrâda şekl-i murabba‘ bir tula-binâ kal‘a-i zîbâdır. Ve dâyiren-mâdâr
cirmi dörd
yüz hatvedir.
Sene 864 târîhinde bu kal‘a Sultân Kayıtbay binâsıdır. Şarkıyye hâkimi hükmünde subaşılıkdır ve Bilbeys niyâbetidir. Kal‘ası bir düz sahrâda şekl-i murabba‘ bir tula-binâ kal‘a-i zîbâdır. Ve dâyiren-mâdâr cirmi dörd yüz hatvedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·