İbret-nümâ-yı cisr-i Şattu'l-Arab: Kal‘a-i Bağdâd'ın cânib-i kıbleye nâzır olan Cisir kapusundan karşu Kuşlar kal‘asına varınca nehr-i Dicle üzre cümle kırk beş aded tombaz kemerleri üzre bir vâcibü's-seyr cisr-i azîmdir. Karşu Mekke hâkinde cisir başında Kuşlar kal‘asıdır. Bu cisr-i haşebin Bağdâd'dan Kuşlar kal‘asına gelince kâmil (---) adımdır ve üç araba yürür enlidir. İşte nehr-i azîm-i Şatt'ın dahi eni (---) adım olmuş olur. Ve bu cisre Şatt içre bendler ve sepetlerle taşlar bırağup yaban asması ile ve demir {zencîrlerle} gemileri bâğlayup cisir ber-karâr olur. Ve bu cisre Diyârbekir'den ve Hasankeyfâ'dan ve Musul ve Cezîre'den bir kelek gemisi gelse cisir üzre cessârlar cisrin üç dört gemisin kapu gibi açup kelek gemileri geçüp gümrük önüne yanaşup yine cisrin kapusun sedd ederler. Ba‘dehû cemî‘i âyende vü revende ubûr ederler. 343a Ve cemî‘i dilberân-ı Bağdâd kendülerin bu cisir üzre Şatt'a ilkâ ederler. Bağdâd'ın bir mesîregâhı dahi bu cisir başlarıdır. Kahvehâneler ve Mevlevîhâneler ile ârâste ve memerr-i nâs ile pîrâste olmuş bir cisr-i ibret-nümâdır. Cümle masrafı mîrîdendir. Cisir başında pâsbânlar âyende vü revende yüklerden bâc-ı öşr-i sultânî alup cisrin meremmâtına ve gayrı kal‘a mühimmâtına {2.000 guruş}masrûf olunur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 342b–343a ·
metinde göster ·
İbret-nümâ-yı cisr-i Şattu'l-Arab: Kal‘a-i Bağdâd'ın cânib-i kıbleye nâzır olan Cisir kapusundan karşu Kuşlar kal‘asına varınca nehr-i Dicle üzre cümle kırk beş aded tombaz kemerleri üzre bir vâcibü's-seyr cisr-i azîmdir. Karşu Mekke hâkinde cisir başında Kuşlar kal‘asıdır. Bu cisr-i haşebin Bağdâd'dan Kuşlar kal‘asına gelince kâmil (---) adımdır ve üç araba yürür enlidir. İşte nehr-i azîm-i Şatt'ın dahi eni (---) adım olmuş olur. Ve bu cisre Şatt içre bendler ve sepetlerle taşlar bırağup yaban asması ile ve demir {zencîrlerle} gemileri bâğlayup cisir ber-karâr olur. Ve bu cisre Diyârbekir'den ve Hasankeyfâ'dan ve Musul ve Cezîre'den bir kelek gemisi gelse cisir üzre cessârlar cisrin üç dört gemisin kapu gibi açup kelek gemileri geçüp gümrük önüne yanaşup yine cisrin kapusun sedd ederler. Ba‘dehû cemî‘i âyende vü revende ubûr ederler. 343a Ve cemî‘i dilberân-ı Bağdâd kendülerin bu cisir üzre Şatt'a ilkâ ederler. Bağdâd'ın bir mesîregâhı dahi bu cisir başlarıdır. Kahvehâneler ve Mevlevîhâneler ile ârâste ve memerr-i nâs ile pîrâste olmuş bir cisr-i ibret-nümâdır. Cümle masrafı mîrîdendir. Cisir başında pâsbânlar âyende vü revende yüklerden bâc-ı öşr-i sultânî alup cisrin meremmâtına ve gayrı kal‘a mühimmâtına {2.000 guruş}masrûf olunur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 342b–343a ·
metinde göster ·
Şeddâdî tula bina çâr-kûşe bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bânîsi (---)(---) kapusu var. …
İbret-nümâ-yı mutalsam-ı garîb: Kuşlar kal‘ası mezkûr cisir başında Şeddâdî tula bina çâr-kûşe bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bânîsi (---)(---) kapusu var. Cisir başındaki kapusu cânib-i şarka mekşûfdur. Ve handakı (---)(---) ve başka dizdârı ve (---) aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi topları vardır. Derûn-ı sûrda bir câmi‘i ve gendüm anbârı ve yüz aded mikdârı hâneleri vardır ammâ gayrı imâreti taşradadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343a ·
metinde göster ·
… eşu: Bu dahi Şatt'un şarkında İmâdiyye hâki tarafında Cezîre hükmünde Şatt üzre
cisir başında
câmi‘(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu mahal …
Menzil-i karye-i Deyreşu: Bu dahi Şatt'un şarkında İmâdiyye hâki tarafında Cezîre hükmünde Şatt üzre cisir başında câmi‘(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu mahalde Cizre hâkimi kethudâsı gelüp alây ile Şatt üzre cisirden geçüp Cizre kal‘asından top şâdımânları istimâ‘ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 383b ·
metinde göster ·
… vü revendegân u sevdâgerân ve vüzerâ vü vükelâlar hayme vü hargâhlarıyla mezkûr
cisir başında
meks edüp nehr-i Hermas'dan gûnâ-gûn mâhîler sayd edüp tenâvül ederler. Ol maha …
Bu nehr-i âb-ı hayâtın evveli şehr-i Nasîbîn garbında Aşdı dağlarından tulû‘ edüp şehr-i kadîm Nasîbîn (---)(---)(---) ubûr edüp şehrin şark cânibine karîb bir cisr-i metînin altından ubûr edüp bu cisrin başına cümle tüccâr u züvvâr ve âyende vü revendegân u sevdâgerân ve vüzerâ vü vükelâlar hayme vü hargâhlarıyla mezkûr cisir başında meks edüp nehr-i Hermas'dan gûnâ-gûn mâhîler sayd edüp tenâvül ederler. Ol mahalden nehr-i Hermas geçüp sehel aşağı vardıkda nehr-i Sersâr andan müteferrika olur andan nehr-i Sersâr beled-i Hatîb ve çölistânda kal‘a-i Sincâr vâdîlerine uğrayup deverân u cereyân ederek iki fırka olup biri kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Dicle'ye rîzân olur ve bir fırkası yine nehr-i Sersâ'dır kim nehr-i Hermas'dan ayrılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
… a evleri va[r]dır, ammâ taşra varoşu yokdur ve kâmil iki yüz adım tûlu bir ağaç
cisir başında
bir kasr-ı müzeyyeni var ve bu cisr-i haşebden cemî‘i ünâs ubûr edüp kal‘a-i Il …
Derûn-ı hisârda evleri va[r]dır, ammâ taşra varoşu yokdur ve kâmil iki yüz adım tûlu bir ağaç cisir başında bir kasr-ı müzeyyeni var ve bu cisr-i haşebden cemî‘i ünâs ubûr edüp kal‘a-i Ilıbat'a ve gayrı cevânibe gidenin şâhrâh-ı azîmin memerri bir cisr-i tavîldir kim buhayre-i Ilıbat üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86a ·
metinde göster ·
… kim etrâfında kesme handakı ve bir kapusu önünde asma zincir makaralı cisri ve
cisir başında
bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda cümle (---) aded bâğ u bâğçesiz ve havlısız …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Pakriçse: Nehr-i Pakra kenârında bir vâsi‘ çemenzâr püşte üzre şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr binâ bir sûr-ı ra‘nâdır kim etrâfında kesme handakı ve bir kapusu önünde asma zincir makaralı cisri ve cisir başında bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda cümle (---) aded bâğ u bâğçesiz ve havlısız daracık neferât evleri cümle tahta örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158a ·
metinde göster ·
… eng binâ ve şarampavlı ve handaklı bir hisâr-ı ra‘nâ ve bir kapusu önünde haşeb
cisir başında
bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda yüz mikdâr tahta örtülü hâneleri ve cebehâne …
Gıraviçse dağları ve ormanları içinde şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr seng binâ ve şarampavlı ve handaklı bir hisâr-ı ra‘nâ ve bir kapusu önünde haşeb cisir başında bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda yüz mikdâr tahta örtülü hâneleri ve cebehâneleri ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘-i sagîri var. Gayrı çârsû-yı bâzârı ve hân ve hammâmları ve gayrı imâretleri yokdur, ammâ cinîn ü ravza-i rıdvânları çokdur ve bu kal‘a ile Pakriçse kal‘ası mâbeyninde olan Gıraviçse dağlarından bir doğru yol vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158a ·
metinde göster ·
… ki aded hammâmları var, ammâ köpr[ü] başında hammâm küçükdür, ammâ müferrihdır.
Cisir başında
nehr-i Cermat'dan dollâb ile hammâma su çekilür.
Medrese, mekteb-i sıbyânları, iki aded hânları, iki aded hammâmları var, ammâ köpr[ü] başında hammâm küçükdür, ammâ müferrihdır. Cisir başında nehr-i Cermat'dan dollâb ile hammâma su çekilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174b ·
metinde göster ·
… i erba‘ası dereli ve depeli ufacık dağlardır. Ve nehr-i Moriş'in beri cânibinde
cisir başında
bir varoş-ı azîmi var. Ve mu‘azzam kiliseler ile evleri ve hân ve çârsû-yı bâzâ …
Bu kal‘a-i Vinçaz ise nehr-i Moriş'in karşu tarafında evc-i semâya berâber bir topraklı kûh-ı bâlâ sırtında bir Şeddâdî sengîn-bünyâd bir kal‘a-i Şeddâd'dır. Ve cânib-i erba‘ası dereli ve depeli ufacık dağlardır. Ve nehr-i Moriş'in beri cânibinde cisir başında bir varoş-ı azîmi var. Ve mu‘azzam kiliseler ile evleri ve hân ve çârsû-yı bâzâr ile müzeyyen şehr-i ma‘mûr iken bir gece Tatar-ı sabâ-reftâr askeri bu şehrin cümle âdemlerin esîr edüp ol kadar mâl-ı firâvân ve ol mikdâr zahâ’ir-i bî-pâyân alup şehri âteşe urup harâb u yebâb ve hayvânâtları kebâb ve hâneleri türâb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4b ·
metinde göster ·
elzem-i levâzımındandır ve memerr-i nâsda bir cây-ı menâsdır. Bu ta‘mîr ü termî …
"Pâdişâhım bu kal‘a bu cisir başında elzem-i levâzımındandır ve memerr-i nâsda bir cây-ı menâsdır. Bu ta‘mîr ü termîm olunmak gerekdir" dediklerinde müşâvereleri re’y-i ahsen görülüp hazâ’in-i pâdişâhîden beş yüz kîse mâl ve mühimmât u levâzımâtlar verilüp Peçoylı Kâsım Paşa'yı ta‘mîr ü termîme ta‘yîn buyurulup sene 932 esâsına şürû‘ olunup sene 936 târîhinde kal‘a-i Ösek müceddeden itmâm bulup mîr-i livâlığın binâ mu‘temedi olan Peçoylı Kâsım Paşa'ya sadaka olunup cemî‘i cebehâne ve mühimmâtların mükemmel ü mükellef koyup üç bin aded güzîde asker nigehbân ta‘yîn olunup Sirem ve İlok [ve] Varadin serhadleri emn ü amân oldu, ammâ bu kal‘a-i Ösek-i dâr-ı seg dest-i küffârda iken yedi aded Hırvad ve İslovin ve Zirin ve Began ve Nadaj ve Yerekan herseklerinin bu kal‘a-i Ösek'de vekîller olmak taht-ı bânân-ı fâcirân idi, lâkin Nemse çârsâr-ı inpirator kapudanı Boçkay kapudan hâkim idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
… i tarafında mazgal deliklerinde darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre
cisir başında
bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir …
Ve cânib-i cenûbda Varoş kapusu iki kat ağaç kapudur, demir değildir. İki kapu arası mâl-â-mâl silâh-ı gûnâ-gûndur. Bu kapu üzre bir kasr-ı âlîsi üstünde on aded serâmed şâhî topları ve bu kapunun iki tarafında mazgal deliklerinde darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre cisir başında bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir lonca köşkü dahi var, cümle haşebdendir, kârgîr binâ değillerdir. Bu kasırlarda cümle ecnâd ve âyende vü revendegânlar gelüp mihmân olup zevk u şevk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… b-i cenûbda taşra varoşa açılır. Bu kapular önünde handaklar üzre zincîrli asma
cisirleri başında
lonca kasırları var.
Ve cümle üç kapusu var, ikisi nehr-i Tuna kenârında cânib-i şarka açılır ve ahâlî-i kal‘a bu kapulardan su alup, iskeledir kim gemiler yanaşır. Ve biri büyük kapudur kim cânib-i cenûbda taşra varoşa açılır. Bu kapular önünde handaklar üzre zincîrli asma cisirleri başında lonca kasırları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a ·
metinde göster ·
bâc-ı pâdişâhî alınur. Eğer şiddet-i şitâ vefret üzre olup nehr-i Tuna donarsa …
Yaz ve kış bu cisir durup cisir başında bâc-ı pâdişâhî alınur. Eğer şiddet-i şitâ vefret üzre olup nehr-i Tuna donarsa cisre ihtiyâc kalmayup nehr-i Tuna on karış on beş karış buz dutup nehr-i Tuna üstü şâhrâh olup niçe kerre yüz bin araba ve kızaklar Tuna üzre gidüp gelmededir. Ol zamân bâc u bâzârdan bir şey alınmaz ve cisre dahi aslâ ihtiyâc olunmaz. Üç dörd ay nehr-i Tuna buz olup durur. Ol zamân cisir gemilerin bir tarafa çekerler. Evvelbahârda yine kurarlar. Bu cisir başında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89b ·
metinde göster ·
… r. Ol zamân cisir gemilerin bir tarafa çekerler. Evvelbahârda yine kurarlar. Bu
cisir başında
,
Yaz ve kış bu cisir durup cisir başında bâc-ı pâdişâhî alınur. Eğer şiddet-i şitâ vefret üzre olup nehr-i Tuna donarsa cisre ihtiyâc kalmayup nehr-i Tuna on karış on beş karış buz dutup nehr-i Tuna üstü şâhrâh olup niçe kerre yüz bin araba ve kızaklar Tuna üzre gidüp gelmededir. Ol zamân bâc u bâzârdan bir şey alınmaz ve cisre dahi aslâ ihtiyâc olunmaz. Üç dörd ay nehr-i Tuna buz olup durur. Ol zamân cisir gemilerin bir tarafa çekerler. Evvelbahârda yine kurarlar. Bu cisir başında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89b ·
metinde göster ·
… u gazâ-yı meserretde bulunduk. Ve şimdi bu gazâya gelirken Vulkovar nâm kal‘ada
cisir başında
Hindî (---) Baba tekyesinde yatup ol azîzi vâkı‘amızda görüp,
Bu cengde bu Evliyâ-yı fakîr-i hakîr-i za‘îfi Cenâb-ı Bârî yârî kılup azîzimiz Üsküdârî Mahmûd Efendi ve Geysûdâr Kapânî Mehemmed Efendi ve Na‘lıncı Dede Efendilerimiz du‘â-yı himmetleriyle bu gazâ-yı meserretde bulunduk. Ve şimdi bu gazâya gelirken Vulkovar nâm kal‘ada cisir başında Hindî (---) Baba tekyesinde yatup ol azîzi vâkı‘amızda görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
… nup ve niçe hırsızlarda serîka olunan atlar ve esvâblar bulunup cümle hırsızlar
cisir başında
katl olunup andan tekrâr,
Menzil-i sahrâ-yı Zemon: Hamd-i Hudâ bunda dahi küşâde havâ olup mukaddemâ Zemon sahrâsı zemîninde kalan demir kazıkların niçe bini bulunup ve niçe hırsızlarda serîka olunan atlar ve esvâblar bulunup cümle hırsızlar cisir başında katl olunup andan tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
… lup bir câmi‘in kapusu böyle vâkı‘ olmamışdır. Andan nehr-i Mileşova aşırı ağaç
cisir başında
Veznedâr Ağa câmi‘i, bir mesîregâh ve çemenzâr yerde câmi‘-i havâdârdır. Ve bu …
Ve cümle on aded câmi‘-i âbidân [u] zâhidândır. Cümleden Hüseyin Paşa câmi‘i müferrih ve cemâ‘at-i kesîrelidir, ammâ kapusu câmi‘in bir köşesine vâkı‘ olup bir câmi‘in kapusu böyle vâkı‘ olmamışdır. Andan nehr-i Mileşova aşırı ağaç cisir başında Veznedâr Ağa câmi‘i, bir mesîregâh ve çemenzâr yerde câmi‘-i havâdârdır. Ve bu câmi‘ önünde bir ibret-nümâ sâ‘at kullesi var, çanının sadâsı tâ Mileşova kal‘asında istimâ‘ olunur. Ve bu mahalde nehr-i Mileşova üzre bir haşeb cisri ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142b ·
metinde göster ·
Hasan Paşa câmi‘i, Alaca câmi‘ nâmıyla meşhûr-ı âfâk olmuş bir ma‘bedgâh-ı müze …
Evvelâ nehr-i Tihotine'yi haşeb cisirden karşu geçüp cisir başında Hasan Paşa câmi‘i, Alaca câmi‘ nâmıyla meşhûr-ı âfâk olmuş bir ma‘bedgâh-ı müzeyyendir kim Bosna eyâletinde ve İzvornik sancağında ve Taşlıca şehrinde ve Çayniçe şehrinde ve Mostar şehrinde böyle bir câmi‘-i lâ-nazîr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146a ·
metinde göster ·
… ü mükemmel evlerdir. Ve bu varoşa kal‘adan iki aded haşeb cisir ile geçilir ve
cisir başında
cümle bir hânı var ve cümle iki aded mahalle mesâcidleri var. Gayri hayrâtlar y …
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Moravik: Cümle iki mahalle ve cümle iki yüz aded şindire örtülü ve tahta havlılı mükellef ü mükemmel evlerdir. Ve bu varoşa kal‘adan iki aded haşeb cisir ile geçilir ve cisir başında cümle bir hânı var ve cümle iki aded mahalle mesâcidleri var. Gayri hayrâtlar yokdur. Ve cümle halkı Boşnak'dır. Çârsû-yı bâzârı olmamak ile hafta bâzârı durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170b ·
metinde göster ·
… rini her gece pâsbânlar makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve
cisir başında
bir teferrücgâh lonca köşkü var ve bu kapu üzre olan kullede bir sâ‘at çanı var …
Ve bu kal‘a kapusu kıbleye mekşûf olup handak üzre bir haşeb cisrini her gece pâsbânlar makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh lonca köşkü var ve bu kapu üzre olan kullede bir sâ‘at çanı var. Bu kapudan içeri bir muzlim yol ile karanlıkda gidüp beş kat demir kapular dahi vardır. Kal‘a intihâsında Süleymân Hân câmi‘i var. Minberi nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn-ı münakkaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
Ve bu varoş ile Kanije kal‘ası mâbeynindeki buheyrenin batağında kazıklar üzre
cisir başında
göl kenârında bir mesîregâh kahvehânesi var ve iki aded at değirmenleri var, şe …
Ve bu varoş ile Kanije kal‘ası mâbeynindeki buheyrenin batağında kazıklar üzre cisir başında göl kenârında bir mesîregâh kahvehânesi var ve iki aded at değirmenleri var, şeb [ü] rûz dakîk-i hâs öğüdür, temâşâ değirmenlerdir. Ve iki aded âb-ı hayât sulu kuyuları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a ·
metinde göster ·
182b mecma‘u'l-irfân bir lonca köşkü var, cümle haşebdendir, ammâ buheyre üzr …
Ve bu Kanije'nin Seget kapusundan taşra cisir başında 182b mecma‘u'l-irfân bir lonca köşkü var, cümle haşebdendir, ammâ buheyre üzre olmağile mesîregâh maksûredir. Bu köşkden cisir ile cânib-i şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a–182b ·
metinde göster ·
… ı Abdî Ağa on oda yeniçeriler âheste âheste cisrden karşu geçüp sâhil-i Raba'da
cisir başında
fi'l-hâl cümle gâziyân-ı yeniçeriyân mâh-ı mezbûrun evvelki günü meterislere gi …
Ammâ hemân Sadrıa‘zam bu yevm-i Cum‘ada Defterdâr Ahmed Paşa'ya fermân edüp vezîr-i dilîrin otağı önünde beş on bin asker üşüp fi'l-hâl nehr-i Raba üzre dıraht-ı müntehâ kazıklar kakup piyâde asker-i İslâm ubûr etmek içün bir cisr-i haşeb-i müfîd [ü] muhtasar inşâ olunup top tahtaların ipler ile bağlayup fi'l-hâl yeniçeri ocağından Samsoncubaşı Abdî Ağa on oda yeniçeriler âheste âheste cisrden karşu geçüp sâhil-i Raba'da cisir başında fi'l-hâl cümle gâziyân-ı yeniçeriyân mâh-ı mezbûrun evvelki günü meterislere girüp önlerine siperler edüp karâr etdiklerinde hemân niçe bin atlılar sudan karşu geçüp hemân hakîr dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18a ·
metinde göster ·
bir varoşu var, ammâ dahi ol kadar ma‘mûr ve müzeyyen değildir. Ancak iki bin k …
Bu kal‘anın cânib-i garbında handakı önünde cisir başında bir varoşu var, ammâ dahi ol kadar ma‘mûr ve müzeyyen değildir. Ancak iki bin kadar tahta ve saz örtülü evleri var, zîrâ bu varoş dahi karîbü'l-ahd binâ olmuşdur. Yedi aded düyûrları ve üç yüz kadar dükkânları nümâyân idi, ammâ bâğ u bâğçesi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
beş yüz hâneli bir gümrükhânesi imiş kim beher sene İsfaç ve Leh ve Çeh ve İşpa …
Mâ tekaddem Nemse çâsârının cisir başında beş yüz hâneli bir gümrükhânesi imiş kim beher sene İsfaç ve Leh ve Çeh ve İşpanya ve Fransa ve Korol ve Tot ve Filimeng vilâyetinden gelen bâzergânlardan iki kerre yüz bin milyon altun gümrük alınır köy imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
… şehirden taşra nehr-i Bomboviçse'nin karşu tarafında bir ağaç köprü ile geçilir
cisir başında
hân gibi elli aded odalı bir kârbânsarâyı var. İçinde bir mescidi ve başka mezâ …
Der-medh-i müsâfirhâne-i müslimîn: Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden ve sadrıa‘zamdan ve gayri yerlerden gelen müselmânlar içün şehirden taşra nehr-i Bomboviçse'nin karşu tarafında bir ağaç köprü ile geçilir cisir başında hân gibi elli aded odalı bir kârbânsarâyı var. İçinde bir mescidi ve başka mezârlı ve bâğçeli bir müferrah ve dilküşâ sarâydır. Başka hüddâmları ve aşbâzları keferelerdir. Beğ tarafından gelen ta‘ayyünâtı aşbâzlar pişirir. Ve bu sarâya muttasıl su aşırı bir müferrah avretler hammâmı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102a ·
metinde göster ·
… ân: Cümle on yerde tekye-i erbâb-ı tarîk-i dervîşân-ı Âl-i Abâ vardır. Cümleden
cisir başında
nehr-i Kösdem'in kenârında bir teferrücgâh Mevlevîhânesi var. Fuzalâu'd-dehrden …
Der-vasf-ı hânkâh-ı dervîşân: Cümle on yerde tekye-i erbâb-ı tarîk-i dervîşân-ı Âl-i Abâ vardır. Cümleden cisir başında nehr-i Kösdem'in kenârında bir teferrücgâh Mevlevîhânesi var. Fuzalâu'd-dehrden Cenûbî Efendi nâm bir şeyhi var ve pâk ü pâkîze fakr-ı fâka çille-i merdânın çeker elli beş aded terk [ü] tecrîd semâ‘-zen fukarâları var. Meydân-ı semâ‘ [u] safâgâhı ve fukarâ hücreleri ve matbah-ı Keykâvus'u ma‘mûr ve ni‘meti mebzûl hânkâh-ı Celâleddîn-i Rûmî'dir. Ve tekye-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236a ·
metinde göster ·
bir müferrih kahvehânesi var kim gûyâ nakş-ı nigârhâne-i Çîn olup cemî‘i seyyâh …
Ve bir göz taş cisir başında bir müferrih kahvehânesi var kim gûyâ nakş-ı nigârhâne-i Çîn olup cemî‘i seyyâhân-ı berr [ü] bihârânın erbâb-ı ma‘ârifleri anda cem‘ olur bir mecma‘ı'l-irfândır. Ve kahvehâne önündeki meydânda çınâr-ı müntehâların altlarındaki soffaların kenârları parmaklıklı mastabalar olup cemî‘i âyende vü revendeler anda gelüp hâne-i bî-minnet gibi meks-i istirâhat edüp zevk u safâlar ve ayş [u] ışretler ve kahveler nûş ederler. Her dıraht üzre niçe yüz bin murğân-ı hoş-elhân tuyûrların âşiyâneleri olup her bir sadâ-yı savt-ı hazînler âğâze-i nağamât etdiklerinde istimâ‘ eden ahibbânın cânlarına cân katılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342a ·
metinde göster ·
bir lonca köşkü vardır. Âyende vü revendeler istirâhat ederler. Ve kal‘a kapusu …
Ve bu cisir başında bir lonca köşkü vardır. Âyende vü revendeler istirâhat ederler. Ve kal‘a kapusu üzre beyâz mermerde celî hatt ile müzehheb târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
… bu cisrin mahkeme tarafı başında kal‘a kapusu [[(---) (---) (---)]] ederler. Ve
cisir başında
bir bâcdâr odası var. Anda bâc alınur.
Ve bu şehirde limon ve turunc ve incîr ve enâr ve elma [[(---) (---) (---)]] bir kal‘adır. Ve halkı gâyet fakîrü'l-hâldir. Ve bu şehrin cisri, Takyanus binâsıdır. On yedi gözdür derler [[(---) (---) (---)]] bir cisr-i azîmdir. Meşhûr-ı âfâk cisirlerin biri dahi budur. Ve bu cisrin mahkeme tarafı başında kal‘a kapusu [[(---) (---) (---)]] ederler. Ve cisir başında bir bâcdâr odası var. Anda bâc alınur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y148b ·
metinde göster ·
… bu cisir kurbunda bir sivri depe üzre bir vîrân küçük kal‘ası var. Mâ-tekaddem
cisir başında
bâc alınmak içün binâ olunmuşdur. Anı temâşâ edüp yine şarka 2 sâ‘at gidüp,
Nehr-i Mah Kulaç: Bu dahi Nûr yaylasından gelüp bu mahalde deryâya mahlût olur. Bu nehr-i azîm olmak ile iki göz cisr-i âlîden ubûr edüp bu cisir kurbunda bir sivri depe üzre bir vîrân küçük kal‘ası var. Mâ-tekaddem cisir başında bâc alınmak içün binâ olunmuşdur. Anı temâşâ edüp yine şarka 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151b ·
metinde göster ·
Ca‘fer Paşa câmi‘i gâyet mesîregâh kasr-ı âlî-misâl câmi‘-i rûşendir. Ve âyende …
Ve cisir başında Ca‘fer Paşa câmi‘i gâyet mesîregâh kasr-ı âlî-misâl câmi‘-i rûşendir. Ve âyende vü revendenin mihmângâh ve ârâmgâh u ibâdetgâhıdır. Ve hamse-i evkâtgâhıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155b ·
metinde göster ·
Haddâdîn câmi‘i. Haleb'in içinde cereyân eden nehrin kenârında vâki‘ olmağile m …
Ve Antakiye kapusundan taşra cisir başında Haddâdîn câmi‘i. Haleb'in içinde cereyân eden nehrin kenârında vâki‘ olmağile mecma‘ü'l-irfân ve mesîregâh u ârâmgâh ibâdetgâh bir câmi‘-i nazargâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y172a ·
metinde göster ·
Ve kal‘a içinde yedi havlısız hurde evler vardır. Ve bir mescidi var. Ve mezkûr
cisir başında
bir kasr-ı latîf gümrük emînleri sâkin olacak bir teferrücgâh yerdir ve iskele …
Ve kal‘a içinde yedi havlısız hurde evler vardır. Ve bir mescidi var. Ve mezkûr cisir başında bir kasr-ı latîf gümrük emînleri sâkin olacak bir teferrücgâh yerdir ve iskele başıdır. Ve bu mahalde kırk elli mahzenler vardır. Ve üzerleri bâzergân odalarıdır. Niçe kerre yüz bin guruşa mâlik Mısır ve Frengistân bâzergânları sâkindir ve metâ‘ları mahzenlerinde mâl-â-mâldir. Ve bu mahalde aslâ müte’ehhil kimesne olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y177b ·
metinde göster ·
… âdem taşra gitmeğe istemez. Ve bu câmi‘den sonra cemâ‘at-i kesîreye mâlik eski
cisir başında
,
Hulâsa-i kelâm gazâ mâliyle binâ olunmağın bir rûhâniyyet var kim âdem taşra gitmeğe istemez. Ve bu câmi‘den sonra cemâ‘at-i kesîreye mâlik eski cisir başında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y186a ·
metinde göster ·
… vüzerâsı ve mîrimîrânları Sultân Gavrî sâkıyesi dibinde Ebü'l-mencâ nâm bir göz
cisir başında
kırk elli bin âdem cem‘ olup du‘â ve senâ ile Kıbtî meliklerinden Melik Mukavkı …
Evvelâ her sene âdetullâh bunun üstüne cârîdir kim mâh-ı Temmûz'da cemî‘i dünyâda sular tenezzülde olur, ammâ bu Mısır'da Nîl-i mübârek mâh-ı Temmûz'un (---)Q 206b gününde Kıbtî senesi başında Tût ta‘bîr etdikleri günde Nîl cûş [u] hurûşa gelüp deryâ-misâl temevvüc ederek gelüp Tût'dan yetmiş gün sonra Ümmü'l-kıyâs'da yigirmi (---) arşın mîle Nîl berâber oldukda cemî‘i Mısır'ın a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ve sulehâsı ve vüzerâsı ve mîrimîrânları Sultân Gavrî sâkıyesi dibinde Ebü'l-mencâ nâm bir göz cisir başında kırk elli bin âdem cem‘ olup du‘â ve senâ ile Kıbtî meliklerinden Melik Mukavkıs'ın binâ etdüği halîcin sedd olan toprağın kaldırup azametullâh Nîl-i mübârek deryâ gibi cûş [u] hurûşa gelüp katı yaydan ok çıkar gibi çıkup şehir subaşısının kayığın şehir içine götürüp şehir içinden cereyân edüp üç sâ‘atlik yer tâ Gavriyye köşküne varınca P 204b Mısır şehri içre bu cereyân eden halîcin iki tarafı kat-ender-kat kâ‘alar ve müte‘addid hücreler ve havz u şâzrevânlı sarây-ı âlîlerdir, ve bu halîcin sâhilinde bâğ-ı İremli maksûrelerde herkes yârân-ı bâ-safâları ile ayş u işret edüp şeb [ü] rûz hânende ve sâzendegân ile sohbet perçîn edüp Hüseyin Baykara meclisleri olup bu halîc kâmil üç ay cereyân edüp Mısır halkı sudan müstağnî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b ·
metinde göster ·
el-Mevlâ Geveze Alî bin Sinân: Vilâyet-i Hamîd'de Isbarta şehrindendir. Bu Maha …
Bunun kurbunda karâfe-i meşâyihde cisir başında el-Mevlâ Geveze Alî bin Sinân: Vilâyet-i Hamîd'de Isbarta şehrindendir. Bu Mahalle-i Kebîr ibtidâ bunlara mevleviyyet ihsân olunup Mahalle'ye geldikde îrâd defterin görüp şâd-mergden merhûm oldu. Ulemâ-yı Sultân Ahmed, deyü seng-i mezârında târîhi sene 1029.} Kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-azîz ve rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358b ·
metinde göster ·