ve niçe bunun emsâli cüsûr-ı garîbe vü acîbeler gördük, ammâ bu Ergene cisri ka …
Ve Bosna serhaddinde nehr-i Drin üzre Vişegrad cisri ve Hersek serhaddinde şehr-i Mostar içre cereyân eden nehr-i Neretva üzre bir göz Süleymân Hân cisri ve İslâmbol kurbunda sâhil-i bahrde Süleymân Hân ve Selîm Hân-ı Sânî'nin Çekmeceler cisirleri ve niçe bunun emsâli cüsûr-ı garîbe vü acîbeler gördük, ammâ bu Ergene cisri kadar vâsi‘ ve tavîl ve metîn ve kavî şeddadî-misâl bir âsâr-ı ibret-nümâ görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b ·
metinde göster ·
… rın önlerinde asma makaralı haşeb köprüleri vardır. Her gece kapuları sedd edüp
cisirleri
makaralar ile çeküp kapuların önlerine siper ederler. Evvelâ bâb-ı garb iki kap …
Ve kal‘a-i Tımışvâr'ın cümle beş aded kapusu var, ammâ bu kapuları ancak kârgîr kemer binâlı ve ikişer kat metîn ve âlî ve vâsi‘ demir kapulardır ve her kapuların önlerinde asma makaralı haşeb köprüleri vardır. Her gece kapuları sedd edüp cisirleri makaralar ile çeküp kapuların önlerine siper ederler. Evvelâ bâb-ı garb iki kapudur kim anın târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
… kara cânibinde şark tarafına ancak bir kapusu âşikâre idi. Anın dahi önüne ağaç
cisirleri
siper etmiş ve bu kal‘anın kara câniblerinde sekiz aded tabyaları var kim her b …
Hattâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası derin olmak var, zîrâ her gün bu kal‘anın etrâfında kadırgalar kürek çekerek gidüp gelmede idiler ve kara cânibinde şark tarafına ancak bir kapusu âşikâre idi. Anın dahi önüne ağaç cisirleri siper etmiş ve bu kal‘anın kara câniblerinde sekiz aded tabyaları var kim her birinin üstünde yetmişer seksener mikdârı balyemez toplar nümâyân idi. Ve deryâya berâber içine âdem sığar şayka topları kirpi tüğü gibi dizilmiş ejder-i heft-ser gibi dururlardı. Ve bu kal‘a altına vardığımızda cemî‘i deryâ-misâl asker-i İslâma tafra satmak içün kal‘anın cümle tabyaları ve dîvârları üzerlerin haçlı peykerler ile zeyn edüp niçe bin küffârların kal‘a dîvârları üzre pür-silâh zeyn edüp bî-bâk ü bî-pervâ asker-i İslâm'ın hayme [vü] hargâhların seyr [ü] temâşâ edüp derûn-ı hisârdan bir küçük şâhî topu atup "Safâ geldiniz" dedi. Gûyâ hulâsa-i kelâm bu serhadlerde değil, belki Rûm ve Arab u Acem ve İsfaç ve Çeh ü Leh ve Filimenk diyârlarında böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kâfir kal‘ası yokdur, bi-hakk-ı Seyyidi'l-mürselîn Cenâb-ı Kibriyâ dest-i İslâma müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140b ·
metinde göster ·
… eyfâ püllü ve Adana ve Misis köprüleri cümle meşhûrdur, ammâ Rûmeli'nde Çekmece
cisirleri
ve Hersek sancağında Mostar cisri bir göz püll-i ibret-nümâdır, ammâ bu Vişegra …
Ve bu şehir içre hayrât-ı ibret-nümâsının biri dahi nehr-i azîm dîvâne Drin üzre on bir göz bir cisr-i kebîri var kim her bir kemerleri kehkeşân-âsâ âsumâna ser çeküp her biri kavs-i kuzahdan ve tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir. Anadolu'da nehr-i Sakarya üzre Bâyezîd-i Velî'nin Geyve köprüsü ve Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsü ve nehr-i Araz üzre Altun Halkalı köprü ve yine nehr-i Araz üzre Hasankal‘ası kurbun[d]a Çoban köprüsü ve Hazzo kurbunda Batman cisri ve Hısn Keyfâ püllü ve Adana ve Misis köprüleri cümle meşhûrdur, ammâ Rûmeli'nde Çekmece cisirleri ve Hersek sancağında Mostar cisri bir göz püll-i ibret-nümâdır, ammâ bu Vişegrad cisrini görüp ilm-i hendese ve ilm-i mi‘mârîden haberdâr olan bu cisr-i azîmi gördükde akıllar perîşân olur. İbtidâ esâsına târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 165b ·
metinde göster ·
var, biri Hüseyin Beğ köprüsüdür ve biri Ali Politina köprüsüdür.
Der-vasf-ı tetimme-i şehrengîz-i şehr-i İskenderiyye: Varoşu içre nehr-i Drinaz üzre iki aded cisirleri var, biri Hüseyin Beğ köprüsüdür ve biri Ali Politina köprüsüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35a ·
metinde göster ·
… ayka top var, içine bir âdem sığar. Ve bu kapuların önlerinde handak üzre haşeb
cisirleri
her gece müstahfızânlar makaralar ile cisirleri kaldırup kal‘a kapularına siper …
Ve bu kapuların mâbeynleri dîvârlar yüzünde niçe bin gûnâ-gûn âlât-ı silâh ile tezyîn olup cümle dîdebânlar pür-silâh mevcûd olup nevbet beklerler. Bu kapunun iç yüzünde bir azîm şayka top var, içine bir âdem sığar. Ve bu kapuların önlerinde handak üzre haşeb cisirleri her gece müstahfızânlar makaralar ile cisirleri kaldırup kal‘a kapularına siper ederler, ammâ bu mezkûr iki kapular demir kaplı değildir, ağaç balvan meşe direklerinden müstahkem kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… rın önlerinde handak üzre haşeb cisirleri her gece müstahfızânlar makaralar ile
cisirleri
kaldırup kal‘a kapularına siper ederler, ammâ bu mezkûr iki kapular demir kaplı …
Ve bu kapuların mâbeynleri dîvârlar yüzünde niçe bin gûnâ-gûn âlât-ı silâh ile tezyîn olup cümle dîdebânlar pür-silâh mevcûd olup nevbet beklerler. Bu kapunun iç yüzünde bir azîm şayka top var, içine bir âdem sığar. Ve bu kapuların önlerinde handak üzre haşeb cisirleri her gece müstahfızânlar makaralar ile cisirleri kaldırup kal‘a kapularına siper ederler, ammâ bu mezkûr iki kapular demir kaplı değildir, ağaç balvan meşe direklerinden müstahkem kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… b-i cenûbda taşra varoşa açılır. Bu kapular önünde handaklar üzre zincîrli asma
cisirleri
başında lonca kasırları var.
Ve cümle üç kapusu var, ikisi nehr-i Tuna kenârında cânib-i şarka açılır ve ahâlî-i kal‘a bu kapulardan su alup, iskeledir kim gemiler yanaşır. Ve biri büyük kapudur kim cânib-i cenûbda taşra varoşa açılır. Bu kapular önünde handaklar üzre zincîrli asma cisirleri başında lonca kasırları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a ·
metinde göster ·
… r, ammâ bu Suluk kapusunun iç yüzünde ve taşra yüzünde zincîrler ile asma haşeb
cisirleri
var. Her gece içerden ve taşradan bu iki aded cisirleri hüddâmlar kaldurup içer …
Andan bu mezkû[r] Su kapusundan teper aşağı Tabahâne varoşuna bu kapudan kâmil bin adımda Tabahâne'ye gider, şâhrâh yoludur, ammâ bu Suluk kapusunun iç yüzünde ve taşra yüzünde zincîrler ile asma haşeb cisirleri var. Her gece içerden ve taşradan bu iki aded cisirleri hüddâmlar kaldurup içerde ve taşrada derk-i esfel-vâr handaklardan deyyâr zî-rûh kısmı ubûr edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
Andan bu mezkû[r] Su kapusundan teper aşağı Tabahâne varoşuna bu kapudan kâmil bin adımda Tabahâne'ye gider, şâhrâh yoludur, ammâ bu Suluk kapusunun iç yüzünde ve taşra yüzünde zincîrler ile asma haşeb cisirleri var. Her gece içerden ve taşradan bu iki aded cisirleri hüddâmlar kaldurup içerde ve taşrada derk-i esfel-vâr handaklardan deyyâr zî-rûh kısmı ubûr edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
… ri cânib-i cenûba mekşûfdur, küçük kapusu cânib-i şimâle meftûhdur. Handak üzre
cisirleri
haşeb olduğundan her gece pâsbânlar cisirleri kaldırup kapuların önlerine sed e …
İki kapusu var; bâb-ı kebîri cânib-i cenûba mekşûfdur, küçük kapusu cânib-i şimâle meftûhdur. Handak üzre cisirleri haşeb olduğundan her gece pâsbânlar cisirleri kaldırup kapuların önlerine sed ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… b-i şimâle meftûhdur. Handak üzre cisirleri haşeb olduğundan her gece pâsbânlar
cisirleri
kaldırup kapuların önlerine sed ederler.
İki kapusu var; bâb-ı kebîri cânib-i cenûba mekşûfdur, küçük kapusu cânib-i şimâle meftûhdur. Handak üzre cisirleri haşeb olduğundan her gece pâsbânlar cisirleri kaldırup kapuların önlerine sed ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… nşâ etmiş kim ta‘bîr olunmaz. Hattâ bu cisir iki yeri zemberekli demir zincîrli
cisirleri
var kim her gece hüddâmlar bu cisirleri dollâblarla kaldırup kal‘anın demir kap …
Ve cümle iki kapusu var ve kapular önünde azîm vezni üzre memerr-i nâs içün cisr-i azîmleri var, ammâ haşebdendir. Mukaddemâ küffâr münhedim edüp biz Alaman diyârı gazâsına gitdiğimizde Budin vezîri Hüseyin Paşa iki cisr-i kavî inşâ etmiş kim ta‘bîr olunmaz. Hattâ bu cisir iki yeri zemberekli demir zincîrli cisirleri var kim her gece hüddâmlar bu cisirleri dollâblarla kaldırup kal‘anın demir kapuları önlerine siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… isir iki yeri zemberekli demir zincîrli cisirleri var kim her gece hüddâmlar bu
cisirleri
dollâblarla kaldırup kal‘anın demir kapuları önlerine siper ederler.
Ve cümle iki kapusu var ve kapular önünde azîm vezni üzre memerr-i nâs içün cisr-i azîmleri var, ammâ haşebdendir. Mukaddemâ küffâr münhedim edüp biz Alaman diyârı gazâsına gitdiğimizde Budin vezîri Hüseyin Paşa iki cisr-i kavî inşâ etmiş kim ta‘bîr olunmaz. Hattâ bu cisir iki yeri zemberekli demir zincîrli cisirleri var kim her gece hüddâmlar bu cisirleri dollâblarla kaldırup kal‘anın demir kapuları önlerine siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… si‘ ve derin handakı vardır. Ve her kapu önünde handak üzre asma makaralı tahta
cisirleri
mukarrerdir.
Azîm kârgîr binâ mahzenleri vardır. Bu mehâzinler kâfir zamânında kadırga duracak tershâne, ya‘nî tersâhâneler imiş. Hâlâ anbârlar ve mehâzin ve hâsıllar durur, ammâ bu deryâ tarafında handakı bu kadar, ammâ kara tarafının uç semtinde kesme kayadan vâsi‘ ve derin handakı vardır. Ve her kapu önünde handak üzre asma makaralı tahta cisirleri mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… e binâ olunmuş şarampavlar ve vâsi‘ handakları içinde deryâ var. Ve her tarafda
cisirleri
kalkup kal‘a bir cezîre-misâl yerde kalup bir vech ile yanına varılmak muhâl, l …
Leb-i deryâda bir kumsal zemînde bir alçak püşte üzre şekl-i murabba‘ kârgîr Şeddâdî binâ bir küçük beyâz kal‘a-i ra‘nâ görünürdü, ammâ Allâhu a‘lem ol kadar metîn değildir, zîrâ her cânibinde dîvârları alçakdır. Derûn-ı hisârda birkaç kenîse çanlığı nümâyân idi. Niçe yüz gâzîlerimizin cân u başa kalmayan serdengeçdi fetâları bir yere gelüp müşâvere edüp beşer onarı birer yere gelüp cümlesi azharun mine'ş-şems Allâh Allâh deyüp kal‘anın suyu altına girüp varoşa vardıklarında gördüler kim bu varoşun cânib-i erba‘ası kat-ender-kat gemi direklerinden hiyel ü şeytanat ile binâ olunmuş şarampavlar ve vâsi‘ handakları içinde deryâ var. Ve her tarafda cisirleri kalkup kal‘a bir cezîre-misâl yerde kalup bir vech ile yanına varılmak muhâl, lâkin taşrada olan bâğ u bâğçelerinde kalup kal‘aya giremeyen kâfirlerden kırk bir nefer kefereleri esîr edüp bâğlarında olan kasr-ı müzeyyenleri ve hânelerin ıhrâk edüp niçe bin dıraht-ı müntehâların baltadan geçirüp harâb u yebâb ve hânelerin türâb etdiler, ammâ bî-hisâb bâğ u bâğçeleri var. Cümle bir kumsal düz vâsi‘ fezâda bâğ-ı İremler iken bâğlara yağı ayağı girüp İremleri veremler olup sâhiblerinin demleri dem-beste ve kimisi esîr-i dil-haste oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a ·
metinde göster ·
… ni nehr-i Vuka kenârına açılır. Bu iki kapunun dahi önlerinde handak üzre haşeb
cisirleri
vardır. Her gece kal‘a neferâtları bu cisirleri makaralar ile kaldırup kal‘a ka …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Nehr-i Sava'dan azmış nehr-i Vuka kenârında bir sahrâ-yı çemenzâr düz yerde şekl-i murabba‘ tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde bir küçük câmi‘i ve elli aded şindire tahta örtülü ve hâneleri ve anbârı ve cebehânesi ve çâr-kûşesinde çâr tula kulleleri ve on aded şâhî topları ve iki aded demir kapuları var, biri kara tarafına ve bini nehr-i Vuka kenârına açılır. Bu iki kapunun dahi önlerinde handak üzre haşeb cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları bu cisirleri makaralar ile kaldırup kal‘a kapusu 170b önlerine siper eder. Handakı nehr-i Vuka ile leb-ber-leb vâsi‘ ve amîk handakdır. Kal‘a dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a–170b ·
metinde göster ·
… ahi önlerinde handak üzre haşeb cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları bu
cisirleri
makaralar ile kaldırup kal‘a kapusu 170b önlerine siper eder. Handakı nehr-i …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Nehr-i Sava'dan azmış nehr-i Vuka kenârında bir sahrâ-yı çemenzâr düz yerde şekl-i murabba‘ tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde bir küçük câmi‘i ve elli aded şindire tahta örtülü ve hâneleri ve anbârı ve cebehânesi ve çâr-kûşesinde çâr tula kulleleri ve on aded şâhî topları ve iki aded demir kapuları var, biri kara tarafına ve bini nehr-i Vuka kenârına açılır. Bu iki kapunun dahi önlerinde handak üzre haşeb cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları bu cisirleri makaralar ile kaldırup kal‘a kapusu 170b önlerine siper eder. Handakı nehr-i Vuka ile leb-ber-leb vâsi‘ ve amîk handakdır. Kal‘a dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a–170b ·
metinde göster ·
… yüzer adım tûlı haşeb cisr-i kavîler var kim üçer yerden makaralar ile kalkar.
Cisirleri
kapuların önüne sedd edüp siper ederler.
Ve her kapular önünde handaklar üzre yüzer adım tûlı haşeb cisr-i kavîler var kim üçer yerden makaralar ile kalkar. Cisirleri kapuların önüne sedd edüp siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56b ·
metinde göster ·
… e iki kat demir kapucuklardır. Kapuların önünde handak üzre asma makaralı haşeb
[cisirleri]
var. Ve bu kapucuklardan içeri girince şehir içre yokuş aşağı daracık yollar il …
Sitâyiş-i taşra hisâr: Bu tarafda cânib-i garba nâzır taşra hisârın iki kat küçük demir kapuları vardır, zîrâ bu taraf kal‘asının dîvârı iki kat olmağile iki kat demir kapucuklardır. Kapuların önünde handak üzre asma makaralı haşeb [cisirleri] var. Ve bu kapucuklardan içeri girince şehir içre yokuş aşağı daracık yollar ile gidüp iskele kapusu dahi demir yalın kat bâb-ı kavî cânib-i şimâle nâzır işlek kapudur. Liman bu kapu önündedir kim cümle gemiler anda yanaşır vâsi‘ ve demir dutar beş rûzgârdan emîn limandır. Ve bu liman kapusundan içeri bir âb-ı hayât sulu kuyusu var. Cümle ahâlî-i vilâyet bu çâh-ı mâdan def‘-i atşân ederler. Ve bu kapunun önünde iç kal‘a lonca köşkü şekilli oturacak yeri var. Bu mahalle nâzır yigirmi pâre şâhî topları bu lonca mahallinden aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… yr ederek mezkûr tekye bâğından yüz adım cânib-i garba gidüp Aya Mavra'nın ağaç
cisirleri
başına vardıkda cisirleri sağ kola alup cümle atlarımızla Hudâ'ya sığınup cisir …
Aya Mavra kal‘asının şarkında ağaç cisirler aşırı dörd yüz adım ba‘îd bir yalçın kayacık kal‘a-misâl kulleli ve meydânlı ve yetmiş aded fukarâ-yı Celvetiyye hücreleri ve mihmânhâneleri ve matbah-ı Keykâvuslu ve kilârlı ve niçe cihân-nümâ maksûreli ve bir mescidli ve aşağıda bir bâğ-ı İrem-misâl bâğçeli bir mesîregâh yerdir kim Aya Mavra'nın cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifleri bunda cân sohbetleri edüp tevhîd zikrullâh ederler. Bu tekyeden aşağı enüp deryâya yakın hurde adacıklar ve Foçılar(?) adaların seyr ederek mezkûr tekye bâğından yüz adım cânib-i garba gidüp Aya Mavra'nın ağaç cisirleri başına vardıkda cisirleri sağ kola alup cümle atlarımızla Hudâ'ya sığınup cisirlerden beş yüz adım alarka Aya Mavra'nın Acıderyâ gölü içinde kâh atların dizine dek ve kâh at göğsüne ve üzengilere dek ve kâhîce na‘lına dek gitmek gerek havf çekilmez ammâ sağ tarafdaki ağaç köprülere yakın varılırsa kumsal bataklı yerlerdir, ammâ âdem gark olup atıyla halâs olamaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
… ından yüz adım cânib-i garba gidüp Aya Mavra'nın ağaç cisirleri başına vardıkda
cisirleri
sağ kola alup cümle atlarımızla Hudâ'ya sığınup cisirlerden beş yüz adım alarka …
Aya Mavra kal‘asının şarkında ağaç cisirler aşırı dörd yüz adım ba‘îd bir yalçın kayacık kal‘a-misâl kulleli ve meydânlı ve yetmiş aded fukarâ-yı Celvetiyye hücreleri ve mihmânhâneleri ve matbah-ı Keykâvuslu ve kilârlı ve niçe cihân-nümâ maksûreli ve bir mescidli ve aşağıda bir bâğ-ı İrem-misâl bâğçeli bir mesîregâh yerdir kim Aya Mavra'nın cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifleri bunda cân sohbetleri edüp tevhîd zikrullâh ederler. Bu tekyeden aşağı enüp deryâya yakın hurde adacıklar ve Foçılar(?) adaların seyr ederek mezkûr tekye bâğından yüz adım cânib-i garba gidüp Aya Mavra'nın ağaç cisirleri başına vardıkda cisirleri sağ kola alup cümle atlarımızla Hudâ'ya sığınup cisirlerden beş yüz adım alarka Aya Mavra'nın Acıderyâ gölü içinde kâh atların dizine dek ve kâh at göğsüne ve üzengilere dek ve kâhîce na‘lına dek gitmek gerek havf çekilmez ammâ sağ tarafdaki ağaç köprülere yakın varılırsa kumsal bataklı yerlerdir, ammâ âdem gark olup atıyla halâs olamaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
… makaralar ile asakorlar, gemiler ve firkateler ve kayıklar beri öte geçüp yine
cisirleri
ipler ile yerine endirirler. Ammâ bu cisir altından gemiler geçdikden sonra ol …
Ammâ kal‘a dibindeki boğazın asma makaralı ağaç köprüsü var. Kaçan gemiler geçerken cisri makaralar ile asakorlar, gemiler ve firkateler ve kayıklar beri öte geçüp yine cisirleri ipler ile yerine endirirler. Ammâ bu cisir altından gemiler geçdikden sonra ol göl gibi sığlar içre eğri büğrü giderken sırıklar ile sığları yoklaya yoklaya gitmek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344a ·
metinde göster ·
… adım enli olup içi leb-ber-leb deryâdır ve bataklıkdır. Ve kapuların önlerinde
cisirleri
makaralı kantaralar olup her gece cisirleri kaldırup kal‘a kapularına zencîrler …
Ve cümle iki aded kapuları bu dervezelerin mâbeynleri sâfî cebehâne-i gûnâ-gûnlar memlûdur. Ve şeb [ü] rûz nigâhbânları ve dîdebânları mevcûdlardır. Bir kapusu şarka ve bir bâbı taraf-ı garba nâzırdır. Ve dâ’iren-mâdâr taşra handağı ellişer adım enli olup içi leb-ber-leb deryâdır ve bataklıkdır. Ve kapuların önlerinde cisirleri makaralı kantaralar olup her gece cisirleri kaldırup kal‘a kapularına zencîrler ile bağlayup kapuya siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361b ·
metinde göster ·
… bataklıkdır. Ve kapuların önlerinde cisirleri makaralı kantaralar olup her gece
cisirleri
kaldırup kal‘a kapularına zencîrler ile bağlayup kapuya siper ederler.
Ve cümle iki aded kapuları bu dervezelerin mâbeynleri sâfî cebehâne-i gûnâ-gûnlar memlûdur. Ve şeb [ü] rûz nigâhbânları ve dîdebânları mevcûdlardır. Bir kapusu şarka ve bir bâbı taraf-ı garba nâzırdır. Ve dâ’iren-mâdâr taşra handağı ellişer adım enli olup içi leb-ber-leb deryâdır ve bataklıkdır. Ve kapuların önlerinde cisirleri makaralı kantaralar olup her gece cisirleri kaldırup kal‘a kapularına zencîrler ile bağlayup kapuya siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361b ·
metinde göster ·
… vilâyet ortasında sedd olmuş bir buhayre-i azîmdir. Ve iki yerden dahi ayağında
cisirleri
vardır. Anda dahi emînin âdemleri bekleyüp âyende vü revendegânlardan bâc u bâz …
Ve bu gölün ayağı tâ on konak Arnavudluk içinde İskenderiyye sancağında Leş kal‘ası dibinde Körfez deryâsına Sincivan limanı içinde mahlût olur. Bir tarafdan aslâ geçit vermez. Ohri gölü bu vilâyet ortasında sedd olmuş bir buhayre-i azîmdir. Ve iki yerden dahi ayağında cisirleri vardır. Anda dahi emînin âdemleri bekleyüp âyende vü revendegânlardan bâc u bâzâr ve öşr-i mâhîler alup hükûmet ile kuş uçurmazlar, ammâ memerr-i nâs şâhrâh bu Üstürka cisridir. Bu kantaranın alt yanında niçe yüz aded balık dalyanları var kim ta‘bîr olunmaz görmeğe muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368b ·
metinde göster ·
… dım tûlu ve yigirmi adım enli handakı üzre üç yerden hapenk ile zemberekli asma
cisirleri
vardır. Her gece kal‘a neferâtları cisir haşeblerin ref‘ edüp kal‘a cezîrevâr k …
Ve bu kal‘anın kıbleye nâzır bir kapusu vardır. Cedîd ve hadîd kapudur kim taşra varoşa çıkacak yerde yüz adım tûlu ve yigirmi adım enli handakı üzre üç yerden hapenk ile zemberekli asma cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları cisir haşeblerin ref‘ edüp kal‘a cezîrevâr kalup girüp çıkmak muhâl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
… isir ve kapulardan ubûr ederken âdem aşağı baksa gözü hîrelenir. Ve her gece bu
cisirleri
makara ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve bu hisâb üzre Bodurum kal‘ …
Ve şimâl tarafındaki büyük limanın iskelesi bu iki kapu mâbeynindedir. Ve liman ile handak mâbeynini deryâ döğer bir kat kalın Şeddâdî dîvârdır. Kırk adım enli ve kırk arşın yüksekdir. Ve handak içinden bir kapu ile bu kalın dîvâr içinde bir kapudan girüp yokuş yukaru elli ayak taş nerdübân ile çıkılup ve iki yüz adım mezkûr dîvâr üzre gidilüp tâ orta hisârın asma cisirlerine varılur. Cümle at ve katır ve eşek bu dîvâr üstünden geçüp ve beş kat asma cisir ve kapulardan ubûr ederken âdem aşağı baksa gözü hîrelenir. Ve her gece bu cisirleri makara ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve bu hisâb üzre Bodurum kal‘asının on bir kat kapusu ve evsâfı tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
… lup Süleymân Hân'ın taş döşeme kaldırımı üzre ubûr edüp ve dörd yerden taş binâ
cisirleri
güzer edüp Müşklü bel demek ile ma‘rûf bir çamlı beldir ve cümle kûh-ı bâlâsı g …
Ve bu limanda bir küçük hândan gayri bir şey yokdur. Cümle âyende vü revendeler dıraht-ı müntehâlar sayesinde meks ederler. Q 55bP 55b Hakîr dahi bu iskelede bir gece mihmân olup küffârdan Y 110b halâs olduğumuza bin bin hamd ü senâlar edüp ve atları firkateden çıkarup süvâr olup refîklerimiz ile Marmaris'e revâne olduğumuz yol üzre Süleymân Hân "Sakar beli" deyü nefes etdüği yolu solumuza alup Süleymân Hân'ın taş döşeme kaldırımı üzre ubûr edüp ve dörd yerden taş binâ cisirleri güzer edüp Müşklü bel demek ile ma‘rûf bir çamlı beldir ve cümle kûh-ı bâlâsı gûnâ-gûn dırahtların râyiha-i tayyibesinden âyende vü revendenin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110a–Y110b ·
metinde göster ·
bozup böyle cem‘iyyet-i kübrâ ile ta‘mîr ü termîme Y 312a muhtâcdır.
Ve Nâsırıyye tur‘asın ibtidâ Hazret-i İbrâhîm asrında Filbatır nâm Kıbtî meliki binâ etmişdir. Ol melikdir kim Sâre Ana'ya iki kerre dest-dırâzlık edüp elleri kuruyup tevbe istiğfâr edüp Hazret-i İbrâhîm'e îmân getürmüşdür. Bu tur‘a anın inşâsıdır. Büyük Nîl kenârında Füvve kasabası kurbunda yine Buhayre hâkinde Dârûd karyesinden kesüp iki konak yer İskenderiyye'ye kesüp getürmişdir. Makdûr-ı beşer değil bir himmet-i âlîdir. Hâlâ içinde altı ay gemiler cereyân eder. Ba‘de zamân mürûr-ı eyyâm ile mu‘attal olup Sultân Nâsır cerf edüp cereyân etdirmişdir. Anıniçün Nâsırıyye tur‘ası derler. İki cânibi Buhayre deryâsıdır kim zehr-i mârdır, ortasından Nîl-i mübârek zülâl cereyân eder, aceb himmet-i merdândır. Ba‘zı mahalde telattum-ı bahr ziyâde olup cisirleri bozup böyle cem‘iyyet-i kübrâ ile ta‘mîr ü termîme Y 312a muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y311b–Y312a ·
metinde göster ·
… dır. Eğer bu halîc her sene hafr olunmasa iki cânibde olan acı buhayreler mevci
cisirleri
kat‘ edüp Buhayre vilâyetinde niçe yüz pâre kurâları dahi gark ederdi. Tathîr o …
Zamân-ı kadîmde bu tur‘ayı Filbatır Melik inşâ etdükde ferşin iki konak yer serâpâ mermer-i hâm ile döşemiş. Hâlâ ba‘zı zamân ba‘zı yerleri zâhir olur. Hakkâ ki Himmetü'r-ricâl takla‘u'l-cibâl mertebesi hayrâtdır. Hâlâ halîc-i İskenderiyye derler meşhûr-ı âfâkdır. Eğer bu halîc her sene hafr olunmasa iki cânibde olan acı buhayreler mevci cisirleri kat‘ edüp Buhayre vilâyetinde niçe yüz pâre kurâları dahi gark ederdi. Tathîr olunması dahi kâşife bir kârdır, muhâsebesi âsân olur. Ve İskenderiyye bu tur‘a ile ray olduğu inşâallâh mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y312a ·
metinde göster ·