… düp gemiler geçdikden sonra yine cisri kurarlardı. Ve deryâ üzre zencîr ile bir
cisr dahi
Balatkapusu'ndan karşu Tershâne bâğçesine kurulmuş idi. Ve bir cisr dahi Eyyûb' …
Ve ol asırda Galata'dan Yemiş iskelesine üç kat zencîr çekilüp üzerinde cisr-i azîm binâ olunup âyende ve revende ubûr ederlerdi. Vakt-i hâcetde keştîler ubûr etmeğiçün gemiler üzre olan cisri küşâde edüp gemiler geçdikden sonra yine cisri kurarlardı. Ve deryâ üzre zencîr ile bir cisr dahi Balatkapusu'ndan karşu Tershâne bâğçesine kurulmuş idi. Ve bir cisr dahi Eyyûb'dan karşu Südlüce'ye zencîr üzre kurulmuşdu. Ve Yanko ibn Mâdyân asrında Karadeniz Boğazı'nda Yoroz nâm kal‘a dâmeninde rû-yı deryâ üzre üç kat demir zencîrler çekilüp düşman gemileri geçmezdi. Hâlâ mezkûr cisrlerin zencîr pâreleri İslâmbol'da tershâne mahzenlerinde durur. Hakîr'in manzûru olup her halkası âdem beli kalınlığı vardır, pâymâl-ı rimâl olup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… le bir cisr dahi Balatkapusu'ndan karşu Tershâne bâğçesine kurulmuş idi. Ve bir
cisr dahi
Eyyûb'dan karşu Südlüce'ye zencîr üzre kurulmuşdu. Ve Yanko ibn Mâdyân asrında …
Ve ol asırda Galata'dan Yemiş iskelesine üç kat zencîr çekilüp üzerinde cisr-i azîm binâ olunup âyende ve revende ubûr ederlerdi. Vakt-i hâcetde keştîler ubûr etmeğiçün gemiler üzre olan cisri küşâde edüp gemiler geçdikden sonra yine cisri kurarlardı. Ve deryâ üzre zencîr ile bir cisr dahi Balatkapusu'ndan karşu Tershâne bâğçesine kurulmuş idi. Ve bir cisr dahi Eyyûb'dan karşu Südlüce'ye zencîr üzre kurulmuşdu. Ve Yanko ibn Mâdyân asrında Karadeniz Boğazı'nda Yoroz nâm kal‘a dâmeninde rû-yı deryâ üzre üç kat demir zencîrler çekilüp düşman gemileri geçmezdi. Hâlâ mezkûr cisrlerin zencîr pâreleri İslâmbol'da tershâne mahzenlerinde durur. Hakîr'in manzûru olup her halkası âdem beli kalınlığı vardır, pâymâl-ı rimâl olup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Burhân Dede: Niçe yüz keşf [ü] kerâmeti zuhûr etmiş ulu sultândır. Bu cisr dahi Sultân Bâyezîd-i Velî'nin hayrât [u] hasenâtından vâcibü's-seyr, memdûh-ı âlem olmuş on tokuz göz cisr-i azîmdir kim her bir kemerleri kavs-ı kuzahdan ve kehkeşân-ı semâdan ve kudret kemerinden ve tâk-i kisrâdan nişân verir kantara-i azîmdir. Bir başından bir başına dörd yüz elli adımdır. Böyle dîvâne cereyân eder nehr-i azîm üzre üstad-ı mi‘mâr, bennâ bir sırât inşâ etmiş kim inşâ‘allah diyâr-ı Anadolu'da misli yokdur kim garîb ve acîb cisr-i metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a ·
metinde göster ·
yapmağa fermân olundukda meğer bizden sonra bir iki bin asker bir tarafa tarfet …
Hemân bir cisr dahi yapmağa fermân olundukda meğer bizden sonra bir iki bin asker bir tarafa tarfetü'l-ayn içre gidüp ma‘mûr kurâlar ve kasabâtlar bulup niçe bin nûr-ı mahz Alman güzelleri ve camlı hınto arabalar alup anlar dahi şâdımânlar ederek Sadrıa‘zama gelüp ihsân [u] in‘âmlar aldıkda Cum‘a gün asker şîrînleyüp birkaç bin asker karşuya dahi ziyâdece geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18b ·
metinde göster ·
niçe yıllar harâb olup cümle ibâdullâh güzer etmede usret çekerlerdi. Bu dahi o …
Ve mâ-tekaddem cisr dahi niçe yıllar harâb olup cümle ibâdullâh güzer etmede usret çekerlerdi. Bu dahi ol mahalde müceddeden ta‘mîr edüp cisrin ortasında sol tarafda bir beyâz mermer üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157a ·
metinde göster ·
… ı dahi dükkânlardır, pençereleri Nîl'e nâzırdır. Ve yine şehr içinde üç göz bir
cisr dahi
Sûku'l-hubûb kurbundadır. Bunun dahi tarafeyninde ma‘mûr dükkânlardır, pençerel …
Ve bâlâda zikr olunan mehterhâne çalınan cisrin iki tarafı dahi dükkânlardır, pençereleri Nîl'e nâzırdır. Ve yine şehr içinde üç göz bir cisr dahi Sûku'l-hubûb kurbundadır. Bunun dahi tarafeyninde ma‘mûr dükkânlardır, pençereleri tur‘aya nâzırdır. Bu mahalde iskele vardır, kayıklar gemiler yanaşup gılâl ve gayrı metâ‘ götürüp getirirler. Ba‘zı âdem bundan kayığa binüp şehr içinde murâd edindiği yere gider. Bir cisr dahi şehrin kıblesi hâricinde Sâbûniyye tur‘ası üzre Ca‘fer Ağa cisri derler üç göz kantara-i azîm cümle taş-binâdır, ammâ gayrılar tula-binâdır. Bu sırâtın vasatında çâr-gûşe mermer üzre celî hüsn-i hat ile yazılan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358a ·
metinde göster ·
… rler. Ba‘zı âdem bundan kayığa binüp şehr içinde murâd edindiği yere gider. Bir
cisr dahi
şehrin kıblesi hâricinde Sâbûniyye tur‘ası üzre Ca‘fer Ağa cisri derler üç göz …
Ve bâlâda zikr olunan mehterhâne çalınan cisrin iki tarafı dahi dükkânlardır, pençereleri Nîl'e nâzırdır. Ve yine şehr içinde üç göz bir cisr dahi Sûku'l-hubûb kurbundadır. Bunun dahi tarafeyninde ma‘mûr dükkânlardır, pençereleri tur‘aya nâzırdır. Bu mahalde iskele vardır, kayıklar gemiler yanaşup gılâl ve gayrı metâ‘ götürüp getirirler. Ba‘zı âdem bundan kayığa binüp şehr içinde murâd edindiği yere gider. Bir cisr dahi şehrin kıblesi hâricinde Sâbûniyye tur‘ası üzre Ca‘fer Ağa cisri derler üç göz kantara-i azîm cümle taş-binâdır, ammâ gayrılar tula-binâdır. Bu sırâtın vasatında çâr-gûşe mermer üzre celî hüsn-i hat ile yazılan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358a ·
metinde göster ·
… â yokdur, cümlesi zelzele-i tevellüd-i Resûl'de tâk-ı Kisrâ münhedim oldukda bu
cisr dahi
berbâd olmuşdur. Nîl içinde temelleri nümâyândır.
Ve bilâd-ı Nûbe'de Nîl üzre on iki göz bir kantara-i azîm binâ Q 312aP 309a etmiş kim her kemeri kehkeşân-âsâ semâya münkalib olmuşdu. Hâlâ bir kantarasından mâ‘adâ yokdur, cümlesi zelzele-i tevellüd-i Resûl'de tâk-ı Kisrâ münhedim oldukda bu cisr dahi berbâd olmuşdur. Nîl içinde temelleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385b ·
metinde göster ·