tarafındaki kasabada Âl-i Osmân pâdişâhının bin katar deve alır ahûrları vardır …
Mesîregâh-ı Filibe : Evvelâ cisrin karşu tarafındaki kasabada Âl-i Osmân pâdişâhının bin katar deve alır ahûrları vardır. Her biri beşer yüz adım tûllu ıstabl-ı anterlerdir. İçinde müte‘addid sârbânhâneleri ve matbahları ve hammâmları vardır. Ol tarafda azîm cirit meydânlarında Filibe şehrinin fârisü'l-hayl olan cündî ve silâhşör ve sipâhları ol ferah-fezâda arz-ı silâhşörlük ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135b ·
metinde göster ·
… îmde birbirine mukâbil iki şehir idi ve ortasında haşeb cisirden ubûr olunurdu.
Cisrin karşu
tarafı garbında şehr-i Keskin derler, hâlâ ol kadar imâristân değildir. Ba‘zı A …
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i Vâsıt: Nehr-i azîm Şatt kenârında yine nehr-i Şatt'dan münşa‘ib bir tur‘a-i azîm sâhilinde zamân-ı kadîmde birbirine mukâbil iki şehir idi ve ortasında haşeb cisirden ubûr olunurdu. Cisrin karşu tarafı garbında şehr-i Keskin derler, hâlâ ol kadar imâristân değildir. Ba‘zı Arab u Urbân ve uryân meks edüp gider. Ammâ kadîm-i evvelde bu şehr-i Keskin bâğ-ı İrem'den nişân verir bir şehr-i şîrîn imiş kim hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Ammâ şimdi karşudaki imâr-ı Vâsıt cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî hâk-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle (---) aded mihrâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 367a ·
metinde göster ·
tarafındaki mahalle (---)(---) derler, yine Cizre hükmündedir. Ve bu cisir baş …
Bu cisrin karşu tarafındaki mahalle (---)(---) derler, yine Cizre hükmündedir. Ve bu cisir başına karîb kelek gemileri yanaşır iskeledir ve niçe kerre Şatt nehri tuğyân ile gelse Cisir kapusundan içeri nehr-i Dicle şehre girüp şâhrâhları gark eder ammâ her bâr nehr-i Şat taşkın ve coşkun gelmez gâyet tuğyân ile gelse şehri gark eder. Ammâ ilm-i nücûmda ve ilm-i cifirde üstâd-ı kâmillerin tahrîri üzre şehr-i Cizre'yi ve kal‘a-i Bağdâd ve kal‘a-i Kurna ve kal‘a-i Basra'yı Şattu'l-Arab gark edüp nehr-i Şatt ve nehr-i Furât seyl-i Ceyhûn u Seyhûn u Nil gibi deryâ olup Necef deryâsı yine buhayre-i azîm olup andan taşup Şâm'ın Ka‘be çöllerini ve Mekke ve Medîne yollarına cereyân ederek Ka‘be çölistânı nehr-i Furât ile çengelistân ve ormanistân olup benî Âdem ile imâr olup nehr-i Furât Süveys deryâsına cereyân ide deyü tahrîr etmişler. Ve ol asırda bu şehr-i Cizre harâb kalup Küfürzamân kal‘ası Medâyin-i Irâk misilli bir sevâd-ı mu‘azzam ola demişler. Lâ-ya‘lemü'l-gaybe illallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 385b ·
metinde göster ·
Bir kantara-i vâcibü's-seyr Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'in binâsıdır kim bu
cisrin karşu
tarafında dahi imâristân-ı şehr-i azîm vardır. (---)(---)(---)(---)(---) (- …
Bir kantara-i vâcibü's-seyr Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'in binâsıdır kim bu cisrin karşu tarafında dahi imâristân-ı şehr-i azîm vardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Meşhûr pül-i ra‘nâlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171a ·
metinde göster ·
… Ve cümle iki aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle bir aded tekye-i Hindiyândır kim
cisrin karşu
başında, ammâ medrese ve imâretleri yokdur.
Ve cümle bir aded kesîf ve küçük hammâmdır. Ve cümle elli aded dükkândır, ammâ bezzâzistânı yokdur. Ve cümle iki aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle bir aded tekye-i Hindiyândır kim cisrin karşu başında, ammâ medrese ve imâretleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61a ·
metinde göster ·
cânibi başında hadîka-i ravza-i rıdvân-misâl bâğ u bâğçe ve gül [ü] gülistân ve …
Ziyâretgâh-ı merkad-i âşiyân-ı Hindî Baba: Bu cisrin karşu cânibi başında hadîka-i ravza-i rıdvân-misâl bâğ u bâğçe ve gül [ü] gülistân ve murgzâr u çemenistânlı bir mesîregâh u teferrücgâh âsitâne-i Âl-i Abâ tekye-i Hindî Baba kuddise sırruhu bir ulu sultândır. Cemî‘i seyyâhân-ı berr ü bihâr ve âyende vü revendegân-ı ehl-i züvvârın mihmân-sarây-ı hânkâhlarıdır kim hâne-i bî-minnetdir. Hakîr dahi a‘yândan bir yere konmayup bu dergâha yüz sürüp mihmân olup cemî‘i fakr u fâka erenleriyle cân sohbetleri edüp alâ mâ kasemallâh bir kebâbı hora geçirüp rûh-ı azîz içün gülbâng-ı Nebî çeküp rû[h]-ı azîz içün bir Yâsîn-i şerîfe tilâvet etdik. Ba‘de'l-işâ evrâd [u] ezkârımız tilâvet edüp istihâre du‘âsıyla mu‘avvizeteyni dahi tilâvet edüp yatdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61a ·
metinde göster ·
… bu cisir üzre ra‘d-vâr bu kadar kerre yüz bin mahlûk-ı Perverdigâr ubûr ederek
cisrin karşu
başında kal‘a-i Darda'ya dâhil olup fezâsında meks etdiler. Bu hâk-i pâk artık …
Ve bu cisrin yemîn ü yesârında metîn direklerden korkulukları var. Bu korkulukdan taşra iki yanında yayan yürüyecek bir kulaç enli yaya yolları var. Kaçan bu cisir üzre iki araba karşu karşuya geldikde yayanlar kenâr yollardan geçüp yine ulu cisre girirler, iki araba yan yana müstevfâ geçerler, bir püll-i vâsi‘dir kim debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm ve gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve dehdehe-i Rûm, ya‘nî gulibeti'r-Rûm askeri bu cisir üzre gece ve gündüz su akar gibi âdem deryâsı akup mevc ü mevc ve fevc ü fevc ve sâf sâf ve fırka fırka ve gürûh gürûh ve remmâ remmâ ve sürü sürü bu cisir üzre ra‘d-vâr bu kadar kerre yüz bin mahlûk-ı Perverdigâr ubûr ederek cisrin karşu başında kal‘a-i Darda'ya dâhil olup fezâsında meks etdiler. Bu hâk-i pâk artık Mihaç sancağı türâbıdır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… hr-i Tuna cereyân edüp bu ark üzre kazıklar ile mebnî bir cisr-i metîni var. Bu
cisrin karşu
tarafı Tuna içinde bir cezîre gibidir. Bu cezîrecikde birkaç mahzenler ve yigir …
Ve bu kapudan taşra Tuna kenârında on aded cümle kassâb dükkânları var ve bu kapudan alarka bir handak dahi var, ammâ alçacıkdır. İçinden nehr-i Tuna cereyân edüp bu ark üzre kazıklar ile mebnî bir cisr-i metîni var. Bu cisrin karşu tarafı Tuna içinde bir cezîre gibidir. Bu cezîrecikde birkaç mahzenler ve yigirmi kadar saz örtülü evleri var. Bu cezîrede bu imâretlerden mâ‘adâ bir şey olmayup cümle bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânları vardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
… {edüp} Üstürgon kal‘ası altında yetmiş pâre gemi üzre bir cisr-i azîm inşâ edüp
cisrin karşu
tarafın zabt [u] rabt etmek içün ve Uyvar hâkinde olan yedi yüz pâre kurâları i …
İbtidâ bânîsi Âl-i Osmân'a tâbi‘ olan Erdel-i erzel krallarından Betlen Gabor Kral binâsıdır. Andan sene 950 {mâh-ı Muharrem fî 18} târîhinde Süleymân Hân Üstürgon kal‘asın feth {edüp} Üstürgon kal‘ası altında yetmiş pâre gemi üzre bir cisr-i azîm inşâ edüp cisrin karşu tarafın zabt [u] rabt etmek içün ve Uyvar hâkinde olan yedi yüz pâre kurâları itâ‘at etdirmek içün bu kal‘ayı inşâ edüp ismine Ciğerdelen korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99a ·
metinde göster ·
… şkü dahi vardır. Bu hemân âyende vü revendegân 164b içün bir mihmângâhdır. Ve
cisrin karşu
kapunun şehir tarafında olan kal‘a içinde Süleymân Hân'ın bir mescidi var, ammâ …
Ve buna karîb bir lonca köşkü dahi vardır. Bu hemân âyende vü revendegân 164b içün bir mihmângâhdır. Ve cisrin karşu kapunun şehir tarafında olan kal‘a içinde Süleymân Hân'ın bir mescidi var, ammâ havlısı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a–164b ·
metinde göster ·
başına baltalar üşürüp cisri kat‘ etdiklerinde hemân tarfetü'l-ayn içre bizim g …
"Bire meded vilâyetimiz elden gider" deyüp hemân karşu tarafda küffârlar cisrin karşu başına baltalar üşürüp cisri kat‘ etdiklerinde hemân tarfetü'l-ayn içre bizim gâzîler gerüye döndüler. El-azametullâh kırılan cisir üzre kalan küffâr kalup nehr-i azîm cisri beri kal‘a tarafına getiriyor. Hemân küffâr kendülerin suya atmağa başladılar. Ba‘zılar "Zanca Türk" deyü amân ile kal‘aya gelüp esîr oldular. Bu mahalde bir garîb temâşâ olmuşdur kim gûyâ rûz-ı mahşerden küffâra bir nişân oldu. Küffâr kendü kendilerinin askerlerine etdiği rengi cihân halkı düşman olsa etmeğe kâdir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187b ·
metinde göster ·
… ği tarafından bir gümrük emîni oturup âyende vü revendeden bâc-ı bâzâr alır. Ve
cisrin karşu
cânibinde Boğdan beği emîni gümrük alır, gâyet büyük emânetlerdir kim cemî‘i ge …
Ve bu nehr-i Fohşan yine Eflak vilâyetlerinde Seykel vilâyeti dağlarından gelüp bu şehr-i Fohşan içinde çit cisirler altından geçüp cânib-i kıbleye cereyân edü[p] nehr-i Tuna'ya mahlût olunca yine şark tarafı Boğdan ve garb tarafı Eflakân vilâyetidir kim mâbeyne-hümâya bu nehir hudûd vâki‘ olmuşdur. Ve bu Fohşan cisrinin berü başında Eflak beği tarafından bir gümrük emîni oturup âyende vü revendeden bâc-ı bâzâr alır. Ve cisrin karşu cânibinde Boğdan beği emîni gümrük alır, gâyet büyük emânetlerdir kim cemî‘i geçen keferelerden dahi harâc alırlar kim iki kerre yüz bin guruş hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104a ·
metinde göster ·
cânibinde kal‘a-misâl bir hân-ı azîm inşâ etmişdir kim yüz yigirmi ocakdır. Ve …
Ba‘dehu Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ Köpürlü Mehemmed Paşa'ya emr edüp cisrin karşu cânibinde kal‘a-misâl bir hân-ı azîm inşâ etmişdir kim yüz yigirmi ocakdır. Ve mâ-tekaddem köhne hânı dahi ana ilhâk edüp mihmânhâne-i kebîr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y156b ·
metinde göster ·
Adana cânibinde mâ-tekaddem âsitâne-i Bektaşiyândan bir tekye var idi. Âyende v …
Ve bu cisrin karşu Adana cânibinde mâ-tekaddem âsitâne-i Bektaşiyândan bir tekye var idi. Âyende vü revendeler şeyhlerinden müteşekkî olup hâlâ ders-i âmmı ve talebeleri ile bir medrese olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157a ·
metinde göster ·