… rden mâ‘adâ Piyâlepaşa deresine varınca on bir haşeb cisrlerdir. Ve Cum‘abâzârı
cisrinden
Şeyh deresiyle tâ Hacı Ahmed bostânı'na varınca bu dere üzre on yedi yerde alça …
Bu cisrlerden mâ‘adâ Piyâlepaşa deresine varınca on bir haşeb cisrlerdir. Ve Cum‘abâzârı cisrinden Şeyh deresiyle tâ Hacı Ahmed bostânı'na varınca bu dere üzre on yedi yerde alçacık yaya âdem ubûr edecek iskele cisrleri vardır, cümlesi pranka zencîrler ile bağlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126b ·
metinde göster ·
… ınıs: Erzurûm'dan sür‘at ile cânib-i cenûba üç konak yerdir. Ammâ Altun Halkalı
cisrinden
dahi reh-râst-ı müstakîmdir. Bu sûr-ı Hınıs bir püşte-i âlî yalçın kaya üzre şe …
Eşkâl-i kal‘a-i Hınıs: Erzurûm'dan sür‘at ile cânib-i cenûba üç konak yerdir. Ammâ Altun Halkalı cisrinden dahi reh-râst-ı müstakîmdir. Bu sûr-ı Hınıs bir püşte-i âlî yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî kal‘a-i Âdi-misâl bir metin sûr-ı üstüvârdır. Ve bir sahrâ-yı bî-nihâyenin tâ vasatında havâleli çukur yerde vâki‘ olmuşdur. Ve her cânib evce ser çekmiş yalçın suhûrlardır ve kal‘anın dîvârı kaddi onar zirâ‘dır. Dâiren-mâdâr cirmi altı bin adımdır. Ve cânib-i şimâle bir kapusu var. Bu mahalle bir yalçın kaya havâlîsi var. Ve bu Hınıs kal‘asının cânib-i şarkîsi tarafında kal‘a içre bir ayn-ı zülâl cereyân eder, ismine (---) derler. Kal‘anın aşağı tarafında kal‘a dîvârı dibinde üstâd bir demir kafes inşâ etmiş, mezkûr nehr anda dâhil olup andan taşra nehir niçe besâtînlere taksîm olup reyy eder. Mezkûr demir kafesden, nehirden 291b gayrı bir vukıyye semek bile ubûr edemez. Kal‘anın kapusu bu ayn-ı câriyenin mahrecine karîbdir. Bu kal‘a içre cümle bin iki yüz hâne-i ekrâddır. Ve cümle yedi mihrâbdır. (---) Câmi‘i (---)(---)(---) mâ‘adâ mesâcidlerdir. Bir hânı ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Cümle âsâr-ı binâları serâpâ toprak örtülüdür, aslâ kiremitli binâ yokdur. Ve halkı cümle Mahmûdî Ekrâdıdır. Mâl-ı ganâ’imlerinde koyunları ve keçileri bî-hisâbdır. Cümle hayvânâtlarıyla ahâlî-i bilâdları dahi bu Hınıs'ın cânib-i garbîsinde Bingöl yaylağına çıkup kesb-i tarâvet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 291a–291b ·
metinde göster ·
… u şehirden kalkup cânib-i şimâle giderken nehr-i Kabur'ı Özdemiroğlu Osmân Paşa
cisrinden
ubûr edüp andan Koyun Geçidi nâm mahalle varup rûy-ı zemînde benî Âdem üstühânl …
Evsâf-ı kal‘a-i Şekî: Mâ-tekaddem Gürcîstân'ın Şavşad meliklerinden Aleksandır Hân binâ edüp andan Dağıstân beği feth edüp andan Acem istîlâ edüp andan sene 986 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis'in vezîri Lala Kara Mustafâ Paşa feth edüp Levend Hân oğlu Ereklad (?) Beğ'e ihsân olunmuşdur. Ba‘dehû cülûs-ı Mustafâ Hân'da kızılbaş istîlâ edüp hâlâ sultânlıkdır ve bin mikdârı askere mâlikdir. Şirvân eyâletinde bir püşte üzre seng-i 311a binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Dâiren-mâdâr cirmi üç bin adımdır ammâ sa‘b kûh üzre olmağıla handakı yokdur. Ve iki kapusu var, biri bâb-ı Gence, biri bâb-ı Şirvân'dır. Dağıstân hudûdunda sehl ma‘mur kal‘adır ammâ Gürcîstân addolunur. Zîrâ bânîsi dahi Gürcîdür. Cümle üç bin hâne ve yedi mihrâbdır. Çârsû içre Mirza Alî Beğ Câmi‘i ve kal‘ada ve Lağoşoğlu Ahmed Beğ Câmi‘i ve kal‘ada Murâd-ı Sâlis Câmi‘i harâba mü’eddî oluyor, hân ve hammâmları ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Bâğ u bâğçesinde bî-nazîr ipeği hâsıl olur. Bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde bir merhale yerde nehr-i Kanut ubûr edüp nehr-i Zengî'ye rîzân olur. Bu şehirden kalkup cânib-i şimâle giderken nehr-i Kabur'ı Özdemiroğlu Osmân Paşa cisrinden ubûr edüp andan Koyun Geçidi nâm mahalle varup rûy-ı zemînde benî Âdem üstühânları püşte püşte yığılmış refîkimiz serdârı olan Yâver Alî Aka'dan su’âl etdim. Eyitdi kim "Sultân Murâd-ı Sâlis serdârı Lala Mustafâ Paşa'yı, bu meydân-ı ma‘rekede Tebrîz hânı Emîr Gûne Hân ve hâkim-i Mağân ve hâkim-i Lûr ve hâkim-i Nahşivân ve hâkim-i Karabâğ ve hâkim-i Kazak ve Kazan ve Ensâr Halîfe Şeref Hân hulâsa-i kelâm tokuz hân, serdâr-ı İrân ashâb-ı sürhserân cem‘ olup yigirmi binden ziyâde cünûd-ı cünüb olup Lala Mustafâ Paşa'yı bu mahalde ortaya alup seyf-i Alî urmağa başlarlar. Hemân serdâr Koca Lala cemî‘î guzât-ı Muhammedî ile bir ağızdan gülbâng-ı Muhammedî getirüp bir koldan Özdemiroğlu, bir koldan Haleb Valisi Mehemmed Paşa, bir koldan Mar‘aş eyâletine mutasarrıf Mustafâ Paşa cümle guzât ile kızılbaş içre hücûm edüp ân-ı vâhidde bed-ma‘âşları târumâr edüp inâyet-i Bârî yâri kılup on bin kızılbaş-ı bed-ma‘âşın başın seyf-i mücezzem ile tırâş edüp bakıyyetü's-seyfi Koyun Geçidi nâmda koyun sürüsü kanarıya varır gibi varup izdihâmdan geçidde cümle gark olurlar. Ba‘zılar firâr edüp nehr-i Kınık'da ve nehr-i Kabur'da gark olurlar. Netîce-i merâm bu ceng-i azîmde kırk bin şahsven Lala Mustafâ Paşa kılıcından geçmişdir. Gûr-be-gûr ola Osmânlı, deyü refîklerimiz nakl edüp "Bu üstühânlar anların alâmetidir", deyü mürdeleriyçün Fâtiha okuyup geçdiler. Andan Koyun Geçidin bu hakîr geçüp cânib-i şimâle 3 sâ‘at vâsi‘ sahrâlar içre gidüp ve nehr-i Aksu'yu ubûr edüp bu nehre Acem Gîlân çayı derler. Aras dağlarından gelüp nehr-i Kür'e rîzân olur. Anı güzer edüp 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310b–311a ·
metinde göster ·
… lardan binâ olunan cisr-i azîm ola. Ammâ bu Bâyburd cisri bir göz olmağıla Foça
cisrinden
âlî ve vâsi‘ ve musanna‘ cisr-i garâ’ibdir. Ve bu şehr-i Bâyburd'un kıblesi tar …
Ve bu mahalle karîb nehr-i Çoruğ üzre çam sütûnlardan üstâd-ı kâmil bir mi‘mâr-ı âmil kırlangıç kanadı ve cisr-i azîm binâ etmişdir kim misli meğer Hersek sancağında Foça şehri önünden cereyân eden nehr-i Dirin üzre çam sütûnlardan binâ olunan cisr-i azîm ola. Ammâ bu Bâyburd cisri bir göz olmağıla Foça cisrinden âlî ve vâsi‘ ve musanna‘ cisr-i garâ’ibdir. Ve bu şehr-i Bâyburd'un kıblesi tarafındaki mezâristân [u] cebbânistânında niçe bin kibâr-ı kümmelînler medfûnlardır, ammâ âsitânelerine yüz sürdüğümüz bu tahrîr olunan sultânlardır, kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 328a ·
metinde göster ·
Ez în-cânib yine şehr-i Remle'de ziyâret-i Hazret-i Lokmân ibn (---) Vilâyet-i Sûdân'dan siyâh-çerde bir hakîm idi. Cenâb-ı Bârî kendüye ilm-i hikmet verüp cemî‘i kûhlarda olan haşâyiş makûlesi kendüye lisân-ı hâl ile tekellüm edüp "Yâ Lokmân! Ben fülân derde dâ‘-i devâyım" derler idi. Hattâ ecele dermân bulmağa çalışdı. Arz-ı Mukaddes'in nihâyetinde Adana şehri kurbunda şehr-i Misis cisrinden nehr-i Cihân üzre ubûr ederken Cibril-i Emîn elinden, kitâbın, kanadıyla nehr-i Seyhân'a atdı. Lokmân âhir âlem-i seyâhete düşüp arz-ı sa‘îd-i âlîde şehr-i Asvân'da Hazret-i İdris'in gârı içre niçe zemân sâkin olup hakîr ol gâra girmek müyesser olup bi-hakk-ı Hudâ hâlâ ol gâr-ı nazargâh içinde zencebîl ve darçın ve karanfil ve besebâse ve kebâbe ve kakule râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 47a ·
metinde göster ·
… ammâ şehrin alt yanında Koyun köprüsü suyuna Gerizler Suyu derler. Mezkûr Koyun
cisrinden
geçüp cereyân ederek Mazlûmoğlu kantarasından iner Âlî köprüsüne varır. Andan a …
Der-beyân-ı enhâr-ı zülâl-ı hayvân: Bu şehr-i Kayseriyye'nin cânib-i erba‘asında yüz on yedi aded arklar ve kaynak ve uyûn-ı câriyeler vardır. Ekseriyâ bu şehre hâ’il olan kûh-ı Ercîs yaylasından tulû‘ eden mâ-i cârîlerdir, ammâ şehrin alt yanında Koyun köprüsü suyuna Gerizler Suyu derler. Mezkûr Koyun cisrinden geçüp cereyân ederek Mazlûmoğlu kantarasından iner Âlî köprüsüne varır. Andan akup Saz'a mahlût olur. Andan Yalınızgöz köprüsü yanında nehr-i azîm-i Kızılırmağa rîzân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65b ·
metinde göster ·
… eden Uluırmak (---) dağdan gelüp şehrin cemî‘i imâretlerine saky edüp Alâ’eddîn
cisrinden
ubûr edüp (---) mahlût olur. Bu şehrin Bursa gibi her hânesinde mâ-i cârîler ve …
Der-fasl-ı enhâr [u] âb-ı hayvân: Şehrin vasatında cereyân eden Uluırmak (---) dağdan gelüp şehrin cemî‘i imâretlerine saky edüp Alâ’eddîn cisrinden ubûr edüp (---) mahlût olur. Bu şehrin Bursa gibi her hânesinde mâ-i cârîler ve niçe uyûnlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 71a ·
metinde göster ·
… dâ tulû‘u Karadeniz sâhilinde Istıranca dağlarında hurûc edüp Uzunhacılı kurâsı
cisrinden
ubûr edüp gelir, bu Burgaz'dan geçer. Andan Edirne kurbunda Sultân Murâd-ı Evve …
Ba‘dehû Burgaz şehrinden cânib-i şimâle meyyâl ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre ubûr ederken nehr-i Ergene'yi atlar ile geçüp (---) sâ‘at gidüp bu nehr-i Ergene'nin ibtidâ tulû‘u Karadeniz sâhilinde Istıranca dağlarında hurûc edüp Uzunhacılı kurâsı cisrinden ubûr edüp gelir, bu Burgaz'dan geçer. Andan Edirne kurbunda Sultân Murâd-ı Evvel Koca Gâzî Hudâvendigâr cisri kim ana 108a Ergene cisri derler, yüz yetmiş köprüdür. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil gayrı mülûklarda dahi böyle cisr-i azîm [ü] tavîl manzûrumuz olmamışdır. Mezkûr nehr-i Ergene bu cisrin altından ubûr edüp iner (---)(---)(---) Akdeniz'e mahlût olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depelerin karları sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı müntehâları bîhından kal‘ edüp deryâya döker. Böyle bir çoşkun ve taşkın nehr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… râsına, andan Filibe şehri içinden güzer edüp Edirne kurbunda Koca Mustafâ Paşa
cisrinden
geçüp Edirne şehri içinde Mihal cisri dırâzı altında nehr-i Tunca ve nehr-i Ard …
Bu Saruhânbeğli dereleri ve Rila yaylaları ve Destpot yaylaları ve Köstence dereleri ve Kız Derbendi derelerinden cereyân eden uyûn-ı câriyeler demir ma‘âdinlerine uğrayarak bu Saruhânbeğli altına ve Tatarbâzârcığı sahrâsına, andan Filibe şehri içinden güzer edüp Edirne kurbunda Koca Mustafâ Paşa cisrinden geçüp Edirne şehri içinde Mihal cisri dırâzı altında nehr-i Tunca ve nehr-i Arda'ya mahlût olup üç nehr-i azîm bir olup kal‘a-i Enez altında deryâ-misâl bahr-i Rûm'a mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147a ·
metinde göster ·
… eden nehr-i Kehîne Since derler, âb-ı hayâtdır. (---) dağlarından gelüp Kobhan
cisrinden
aşağı ayn-ı Kehînâ Hâtûn'a karışır. Ve nehr-i Hizel (---) dağlarından gelüp kal …
Der-vasf-ı enhâr-ı âb-ı hayvân: Evvelâ İmâdiyye kal‘asından aşağı Kophan cisri altından iki aded âb-ı hayât uyûnlar cereyân eder. Her biri aynu'l-hayâtdan nişân verir âb-ı kevserlerdir. Birine Serkehînân-ı Müzgân derler. (---) dağlarından gelüp bu nehir altından ubûr eder. Birine ayn-ı Kehînâ Hâtûn derler. Beşiş dağlarından tulû‘ edüp niçe kılâ‘ u kendlere uğrayup bu İmâdiyye altında Kophan cisrinde iki nehir bir olup İmâdiyye'den aşağı bâğ u bâğçe ve besâtînleri saky ederek nehr-i Habur'a mahlût olur. Habur dahi (---) altında nehr-i Şatt'a munsab olur. Ve bir nehr-i sağîr dahi yine kal‘a altında hânın bâğ-ı İremin reyy eden nehr-i Kehîne Since derler, âb-ı hayâtdır. (---) dağlarından gelüp Kobhan cisrinden aşağı ayn-ı Kehînâ Hâtûn'a karışır. Ve nehr-i Hizel (---) dağlarından gelüp kal‘a-i Zaho kurbünde nehr-i Habur-ı Sindiyân'a karışır ve Cizre'den İmâdiyye'ye giden Cizre dibinde Şatt'ı cisir ile geçüp andan nehr-i Hizel'i geçüp iki menzilde İmâdiyye'ye gelinir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 379b ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i Yûnus aleyhi's-selâm Câmi‘i (---)(---) binâsıdır. Şattu'l-Arab
cisrinden
cânib-i şarka Bağdâd hâkine kadem basdıkda ol hâk-i amber-pâkde bir vâsi‘ fezâd …
Ve Hazret-i Yûnus aleyhi's-selâm Câmi‘i (---)(---) binâsıdır. Şattu'l-Arab cisrinden cânib-i şarka Bağdâd hâkine kadem basdıkda ol hâk-i amber-pâkde bir vâsi‘ fezâda bir câmi‘-i atîkdir ammâ bu dahi cemâ‘atden garîbdir. Ancak Yûnus Nebî ziyâretine varanlar ibâdet ederler ammâ hayli vâsi‘ câmi‘dir. Bu dahi cümle amûd-ı amelî üzre kârgîr (---) binâ-yı ra‘nâdır ve (---) minâresi ve mihrâb ve minberi tarz-ı kadîmdir ve ol kadar müzeyyen değildir. Zîrâ evkâfı za‘îfdir ammâ rûhâniyyetli münevver câmi‘dir ve Hazret-i Yûnus bu câmi‘ün mihrâbı solunda bir perdeli bâb-ı mu‘allâdan içeri girdikde on bir kademe taş nerdübândan aşağı nüzûl edüp kabr-i münevver-i Hazret-i Yûnus aleyhi's-selâmdır kim niçe mâl-ı hazâ’in harc olunmuş âvîzeler maslûb bir kabr-i merğûbdur. Ve Kızıl Câmi‘
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 402a ·
metinde göster ·
… e giderek nehr-i azîm Morava'yı Köpürlü Mehemmed Paşa'nın haşebden binâ olunmuş
cisrinden
ubûr olundu.
Ba‘dehû Perakin'den kalkup yine semt-i garba çengelistân ve hıyâbânlar içre giderek nehr-i azîm Morava'yı Köpürlü Mehemmed Paşa'nın haşebden binâ olunmuş cisrinden ubûr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110b ·
metinde göster ·
ubûr edüp şehr-i Ramazânü'l-mübârekin beşinci gün kal‘a-i Tımışvâr'a amân u zam …
Andan sene-i âtîde Sultân Süleymân Hân Edirne'ye azîmet eyleyüp mukaddemâ Tımışvâr kal‘asının fethine sû’-i tedbîr ve te’hîr olunduğundan ve Lipova kal‘asına tekrâr küffâr-ı dûzah-karâr Erdel kralı elinden alup zafer bulduğundan pâdişâh-ı gerdûn-vakâr Rûmeli vezîri Serdâr Mehemmed Paşa'ya muğber-hâtır olup serdârlıkdan ma‘zûl edüp Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa'yı serdâr-ı sipehsâlâr ta‘yîn eyleyüp kırk oda yeniçeri ile sekbânbaşı ve aşağı bölük ağaları ve topçu ve cebeci ve on yedi mîr-i mîrân ve kırk aded mîr-i livâ ve Budin Vezîri Alî Paşa'yı ma‘an ta‘yîn eyleyüp sene 959 mah-ı Rebî‘ulâhir'inin yigirmi yedinci günü ednâ'l-arz olan mahmiyye-i Edirne'den serdâr-ı müşârün-ileyh deryâ-misâl asker-i nusret-me’ser ile çıkup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp adl [ü] insâf ederek şehr-i Belgrad'da meks-i hıyâm edüp andan nehr-i Tuna cisrinden ubûr edüp şehr-i Ramazânü'l-mübârekin beşinci gün kal‘a-i Tımışvâr'a amân u zamân vermeyüp on altı aded balyemezler ile yedi yerden asker döküp kal‘a döğüp bir günde yedi aded yerlerin rahnedâr etdikde bir gecede handak içinden cereyân eden nehr-i Tımış'ı kesüp kal‘a-i Tımış kuruda kuruya kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 117b ·
metinde göster ·
… demir kapular arasında mâl-â-mâl pür-silâh kâfirler her bâr âmâde durup handak
cisrinden
âdem geçirmezler.
Ve kesme kaya handakı gâyet derindir kim bu kara cânibine üç kat demir kapular arasında mâl-â-mâl pür-silâh kâfirler her bâr âmâde durup handak cisrinden âdem geçirmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… ubûr edüp cânib-i kıbleye cereyân ederek Demirhisâr mukâbelesinde Vetirne şehri
cisrinden
ve Demirhisâr'dan geçüp nehr-i azîm Vardar'a munsabb olur bir âb-ı hayâtdır kim …
şehrin zemîni nehr-i Cermat kenârının yemîn ü yesârında bir vâsi‘ öz içre sâfî gül [ü] gülistân ve müşebbek bostânlı iki bin aded tahtânî ve fevkânî serâpâ kiremitli ma‘mûr evlerdir ve mezkûr nehr-i Cermat Niş ve şarköy dağlarında tulû‘ edüp bu rabta içre şehrin vasatından bir haşeb cisr-i kebîr altından ubûr edüp cânib-i kıbleye cereyân ederek Demirhisâr mukâbelesinde Vetirne şehri cisrinden ve Demirhisâr'dan geçüp nehr-i azîm Vardar'a munsabb olur bir âb-ı hayâtdır kim bundan Dobniçse halkı nûş etmeğile cümle zindedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174b ·
metinde göster ·
… ol dahi Köylüc kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Andan nehr-i Diçina
cisrinden
ubûr edüp,
Evsâf-ı germâb-ı karye-i Banya: Tâ kefere kralları asrında bu ılıca suyu üzre ibret-nümâ kubâb-ı âlîler ve havz-ı azîmler ve müte‘addid sofa ve halvet ve câmekânlar inşâ edüp yılda bir kerre kiraz mevsiminde kırk elli bin kefere cem‘ olup panayırlar kurulup bey‘ [ü] şirâlar olur, teferrücgâh-ı azîm zevk u safâ yeridir. Suyu gâyet suhûniyyet üzre olduğundan âb-ı germâ ilkâ ederler. Ve Nehr-i Diçina, şehr-i Öziçe dağlarından gelüp bu ılıca deresinden geçüp ve Çaçka kasabası dibinden ubûr edüp nehr-i Morava'ya ol dahi Köylüc kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Andan nehr-i Diçina cisrinden ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32b ·
metinde göster ·
ubûr olunur kim hemân bu Darda kal‘ası dibinde bir cisr-i garâyibdir.
Ve bu cisr-i azîm başındaki kapudan girilüp bu varoşun garb kapusundan çıkılup nehr-i Dırava cisrinden ubûr olunur kim hemân bu Darda kal‘ası dibinde bir cisr-i garâyibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
ubûr edüp Âsitâne-i sa‘âdete dâhil olunca beri tarafda yine küffâr-ı Alaman Sül …
Ba‘dehu Süleymân Hân kal‘a-i Peşte önünden nehr-i Tuna'yı ubûr edüp ol şiddet-i şitâda Keçkemet sahrâsıyla gidüp kal‘a-i Varadin cisrinden ubûr edüp Âsitâne-i sa‘âdete dâhil olunca beri tarafda yine küffâr-ı Alaman Süleymân Hân'ın Beç kal‘asın alamayup bî-feth avdet etdiğinden asâkirin za‘afına haml edüp yine cümle küffâr tek durmayup bu kerre üç kral ile Budin üzre üç kerre yüz bin küffâr ile gelmede. Tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… onra serâperdesine gidüp ol gün yine cemî‘i vüzerâ ve mîr-i mîrân tuğları Budin
cisrinden
ubûr edüp Budin tarafındaki Kile sahrâsında meks-i hıyâm olundu. Ertesi Sadrıa‘ …
Altında cümle asâkir-i islâm meks-i hıyâm etdükde eğer kal‘a-i Peşte'den ve eğer kal‘a-i Gerz İlyâs'dan ve eğer kal‘a-i Sedd-i İslâm Budin'den ve eğer kal‘a-i Bârûdhâne'den Sadrıa‘zama "Safâ geldin" deyü ol kadar toplar atup şâdumânlar etdiler kim gûyâ zemîn ü âsumân dir dir ditredi. Ve ol gün Sadrıa‘zam Peşte kal‘asın seyr [ü] temâşâ edüp ta‘mîr ü termîme muhtâc olan yerleriyçün tenbîh ü te’kîdler edüp Budin defterdârının ziyâfetinden sonra serâperdesine gidüp ol gün yine cemî‘i vüzerâ ve mîr-i mîrân tuğları Budin cisrinden ubûr edüp Budin tarafındaki Kile sahrâsında meks-i hıyâm olundu. Ertesi Sadrıa‘zam alay-ı azîm ile Tuna üzre cisr-i kavîden ubûr ederken Budin'in Tuna kenârında Ali Paşa tabyasından ve Peşte'nin Ulama Paşa tabyasında nehr-i Tuna üzre ol kadar sekdirme toplar atdılar kim her bir demir ve taşdan top gülleleri nehr-i Tuna üzre gıjlayup kuş gibi sekerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
… la gidüp ve nehr-i Lim'i kasaba-i Pirepol kurbundaki Ebü'l-feth Sultân Mehemmed
cisrinden
geçüp,
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Lim'e havâle bir yalçın kaya üzre bir küçük Şeddâdî seng binâ ve bir kal‘a-i ra‘nâdır ve henüz üstâd-ı bennâ elinden çıkmış zann olunur. Etrâfı handaksız ve kapusuz ve kulsuz beş kulleli bir sûr-ı üstüvârdır. Anı geçüp 2 sâ‘at dahi nehr-i Lim kenârıyla gidüp ve nehr-i Lim'i kasaba-i Pirepol kurbundaki Ebü'l-feth Sultân Mehemmed cisrinden geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142b ·
metinde göster ·
… ile 9 sâ‘atde cânib-i şarka teper aşağı gidüp Süleymân Hân'ın ibret-nümâ haşeb
cisrinden
ubûr edüp,
Menzil-i yaylağ-ı Çemerne: Andan ale's-sabâh bir alay ile ve hazîne-i pâdişâhî ve bu kadar Uskok kâfirleri kelleleriyle ârâyiş-i nîze edüp bir dârât ile 9 sâ‘atde cânib-i şarka teper aşağı gidüp Süleymân Hân'ın ibret-nümâ haşeb cisrinden ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160a ·
metinde göster ·
hareket olup Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa eyâlet-i Budin askeriyle atları çarkacı …
Evvelâ Kral cisrinden hareket olup Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa eyâlet-i Budin askeriyle atları çarkacı ta‘yîn olunup Eğre vezîr[i] sağkola ve Tımışvar vezîri solkola ve Haleb eyâletiyle Gürcî Mehemmed Paşa dümdâr ta‘yîn olunup sâ’ir vüzerâ [ve] vükelâlar kanûn-ı pâdişâhî üzre yemîn ü yesârda cenâhayn-vâr deryâ-misâl asker gürûh gürûh gitmede. Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Ahmed Paşa ise on iki bin müsellah ve mükemmel kendü askeriyle gidüp bizzât Hazret-i Risâlet-penâhın sancağ-ı şerîfin önü sıra yürüdüp cemî‘i balyemez toplar endâht olup dağlar ve dırahtistânlar inil inil inleyerek cümle asker-i İslâm çet-a-çet giderken Kanije'den toplar atılmaz oldu. "Âyâ bunun aslı ne ola? Allâhümme âfinâ. Âyâ Kanije'ye küffâr istîlâ mı etdi ola?" derken hemân anı gördük. Mukaddemâ feryâdnâmeler ile gelen fetâ at boynuna düşüp Sadrıa‘zama gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178b ·
metinde göster ·
geçmek lâzım, gayri yol yokdur. Bu cisrden 12b ubûr eden metâ‘dan kal‘a nefer …
Bu kal‘a Ustolni-Belgrad'ı kâfir tarafı önünde siper olmağile bu gâzîler elbette her gün üçer dörder kerre kâfirle ceng etmededirler, zîrâ nehr-i Şarviz üzre olan handak cisrinden geçmek lâzım, gayri yol yokdur. Bu cisrden 12b ubûr eden metâ‘dan kal‘a neferâtları bâc alırlar. Ekseriyyâ küffâr bu kal‘ayı muhâsara etdiklerinde ân-ı vâhidde Ustolni-Belgradlı yetişüp halâs ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12a–12b ·
metinde göster ·
geçüp cümle asâkir-i İslâm alay alay olup ayak ayak Tata sahrâsı üzre sağ taraf …
"Bizim elçi paşaya buyurursanız müşerref olalım" deyü altı atlı bir musanna‘ ve münakkaş hınto araba ve niçe hedâyâlar gelüp bizim elçi paşa birine rağbet etmeyüp hemân kös-i rıhletler çalınup Tata kapudanı değirmenleri cisrinden geçüp cümle asâkir-i İslâm alay alay olup ayak ayak Tata sahrâsı üzre sağ tarafımız nehr-i Tuna üzre cümle firkateler ve zahîre gemileri anlar dahi alay ile bâdbânların ve filandıra ve sancağ u bayrakların küşâde edüp gitmede. Beri tarafda leşker-i İslâm giderken hudûd-ı Alman olacak Sultân Süleymân milleri nümâyân oldu. 44b Ve küffâr elçisinin dahi cünûd-ı cünübleri haçlı peykerleri ve kara şapkalarıyla deryâ-misâl küffâr niçe bir arabalarıyla ve alaylarında orman gibi sırıklarıyla ve anların da Tuna üzre niçe bin kayık ve firkate gemileriyle görünüp kaynaşarak gelmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44a–44b ·
metinde göster ·
aşağı nehr-i Tuna kenârınca Köprü kapusu şimâle nâzır üç kat demir kapulardır. …
Ve Beç suyu cisrinden aşağı nehr-i Tuna kenârınca Köprü kapusu şimâle nâzır üç kat demir kapulardır. Ve bu kapu önünde amelî gelen Tuna nehri üzre gemi direklerinden yedi göz cisr-i azîmdir kim elçi paşa varoşuna bu cisrden gidüp gelinir bir ma‘mûr varoş-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57a ·
metinde göster ·
… ar ile her gece cisri nigehbânlar kaldırup kal‘a cezîre gibi kalır, ammâ handak
cisrinden
varoşa garb cânibine giderken cisrin sol cânibinde bir üstü tahta şindire örtül …
Evvelâ kal‘adan taşra varoşa haşeb cisr ile giderken üç yerden makaralar ile her gece cisri nigehbânlar kaldırup kal‘a cezîre gibi kalır, ammâ handak cisrinden varoşa garb cânibine giderken cisrin sol cânibinde bir üstü tahta şindire örtülü yine haşebden bir musanna‘ lonca köşkü var, cemî‘i şehrin zurefâları ve garîbü'd-diyârları bu köşkde oturup kesb-i tarâvet ederler. Gâyet mesîregâh ve ârâmgâh ve namâzgâh maksûrecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… reyân ederek kal‘a-i Pancova'yı ubûr edüp nehr-i Tuna'ya mahlût olur ve odun(?)
cisrinden
7 sâ‘atde sahrâ ile cânib-i kıbleye gidüp,
Evvelâ Tımışvar'dan refîkler ile bir sâ‘atde odun(?) cisrin ubûr edüp bir azîm haşeb cisr-i kavîdir kim altı gözdür. Altından cereyân eden nehr-i Tımış diyâr-ı Erdel'den tulû‘ edüp Şebeş ve Logoş kal‘alarının handakları içinden cereyân eden uyûn-ı câriyeler bu nehr-i Tımış'a mahlût olup bir fırkası kal‘a-i Tımışvar handakı içinden cereyân ederek kal‘a-i Pancova'yı ubûr edüp nehr-i Tuna'ya mahlût olur ve odun(?) cisrinden 7 sâ‘atde sahrâ ile cânib-i kıbleye gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92b ·
metinde göster ·
karşu geçüp yedi gün yedi gecede Eflak ve Boğdan ve Erdel diyârların harâb u ye …
Niçe yüz yıl bu cisr-i azîm nehr-i Tuna üzre sâbit-kadem olup dururmuş. Tâ kim sene 761 târîhinde Bursa şehrinden Gâzî Hudâvendigâr Rûm diyârına geçüp Edirne kal‘asını Rûm kralı İdrivne Kral elinden alup ve küçük Makedon olan Filibe şehrin ve Sofya şehrin ve Üsküb kal‘asın ve niçe yüz aded kılâ‘-ı metîneleri Gâzî Hudâvendigâr feth edüp Tuna kenârında kılâ‘lara geleceğin küffâr-ı hâksâr işidüp Siverin ve Siverin kal‘alarında cenge müheyyâ olup dururlarken hikmet-i Hudâ Gâzî Hudâvendigâr Kosova'da yedi kral küffârıyla ceng edüp yedi kral leşkerin kırup mansûr [u] muzaffer olup münhezim olan Eflak kralı cümle bakıyyetü's-süyûf cünûd-ı cünübiyle firâr ederken Plevneli Gâzî Mihaloğullar eşkinci askeriyle Eflak leşkerin kova kıra Tuna üzre olan Siverin ve Siverin kal‘alarının cisrine küffâr uğrayınca izdihâmdan cisri ubûr edemeyen küffârları guzât-ı müslimîn tu‘ma-i şemşîr edüp niçe bin küffâr cân-ı habîslerin cehennem zebânîlerine ısmarlayup eli kılıç dutar küffâr kalmayınca hemân cüyûş-ı muvahhidîn Allâh Allâh deyüp kılıç urarak Tuna cisrinden karşu geçüp yedi gün yedi gecede Eflak ve Boğdan ve Erdel diyârların harâb u yebâb ve gâret edüp bu kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenim olup bâ-selâmet Siverin ve Siverin kal‘alarına selâmet gelüp bu iki kal‘aya muhâfazacı kodukları guzâta hisse verüp iki kal‘ayı da câ-be-câ münhedim edüp selâmetle muğtenim Kosova sahrâsına geldiklerinde görseler kim Gâzî Hudâvendigâr sahrâda kırılan leşkeri seyr [ü] temâşâ ederken hemân bir kâfir-i zeber-dest nâmına Miloş Koblaki derler, kâfirin leşkeri aralarından kalkup Gâzî Hudâvendigâr'ı bıçak ile ura ura şehîd eder. Gerçi kâfiri de asker pâre pâre ederler, ammâ çi fâ’ide, pâdişâh-ı sâhib-kıran elden gitdi. Asâkir-i İslâm târumâr olup Gâzî Murâd Hân'ın na‘ş-ı şerîfin Bursa'ya götürüp Eski Kaplıca yanındaki câmi‘i sâhasında defn ederler. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98b ·
metinde göster ·
… smân'dadır. Bu kal‘a-i Yanık'ın önünde nehr-i Turla'dan bir ark akar. Anın ağaç
cisrinden
cümle Tatar-ı adû-şikâr ve cümle nehb ü gâret olunan kavm-i Noğay'ın ehl [ü] ıy …
Menzil-i kal‘a-i Yanık: Mâ-tekaddem sene (---) târîhinde mevsûfdur. Bir Yanık kal‘ası dahi Nemse çâsârı elinde nehr-i Tuna kenârında vardır, ammâ bu Yanık nehr-i Turla kenârında dest-i Âl-i Osmân'dadır. Bu kal‘a-i Yanık'ın önünde nehr-i Turla'dan bir ark akar. Anın ağaç cisrinden cümle Tatar-ı adû-şikâr ve cümle nehb ü gâret olunan kavm-i Noğay'ın ehl [ü] ıyâlleri ve niçe kerre yüz bin hayvânâtları cümle cisrden ubûr edüp (---) sâ‘at kamışlık ve sazlık ve bataklık içinde Turla kenârıyla gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106a ·
metinde göster ·
… k üzre İslâm Geray ve Mehemmed Geray Hân vezîri Sefer Gâzî Ağa’nın dörd göz taş
cisrinden
ubûr ederken bir sedd üzre bir namâzgâh mihrâbı üzre celî hat ile târîhi böyle …
Menzil-i Kadıköyü: Sâfî Tatar müselmânlarıdır. Bâğlı ve bâğçeli ve bir hammâmlı ve iki yüz kiremit örtülü ma‘mûr evli mu‘azzam köydür. Andan semt-i şimâle bir sâ‘at gidüp, nehr-i Kazıklı Özek üzre İslâm Geray ve Mehemmed Geray Hân vezîri Sefer Gâzî Ağa’nın dörd göz taş cisrinden ubûr ederken bir sedd üzre bir namâzgâh mihrâbı üzre celî hat ile târîhi böyle tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121b ·
metinde göster ·
Kal‘a-i Ağrıboz: Bir gece mihmân olup cümle a‘yân-ı kibâr kapudan efendilerimiz ile vedâ‘laşup andan yine mezkûr değirmenler olan boğaz cisrinden Rûmeli hâkine kadem basup, Karye-i Iskımnoz'u geçüp 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250b ·
metinde göster ·
… rünür ammâ tâ Sultân bâğından Osmân Paşa sarâyı önünden ve Mevlevîhâne ve Kapan
cisrinden
tâ Meydân mahallesi önünden tâ Çayırbaşı'na varınca şimâl cânibine dere ile gid …
Ve bu şehr-i Kütâhiyye bir küçük şehir görünür ammâ tâ Sultân bâğından Osmân Paşa sarâyı önünden ve Mevlevîhâne ve Kapan cisrinden tâ Meydân mahallesi önünden tâ Çayırbaşı'na varınca şimâl cânibine dere ile gidilir, şehrin tûlidir kâmil dörd bin adımdır. Ve bu derenin iki tarafı bâğ u bâğçeler İremezât-misâl kat-ender-kat şâhnişînler ile ârâste olmuş hânelerdir. Ve mezkûr dereden her hâneye birer ark cârî olup bâğları ve besâtînlerin reyy eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
… ladağ'dan gelüp Silifke nehrine mahlût olup Akdeniz'e vâsıl olur. Ve bu Bıçakçı
cisrinden
sol cânibe giden yol Karaman eyâletinde Ogan kazâsına gider. Andan Kâfiryat kaz …
Nehr-i Göksu: Aladağ'dan gelüp Silifke nehrine mahlût olup Akdeniz'e vâsıl olur. Ve bu Bıçakçı cisrinden sol cânibe giden yol Karaman eyâletinde Ogan kazâsına gider. Andan Kâfiryat kazâsına gider. Ammâ gâyet sarp yollar idiğin istimâ‘ edüp hakîr beri tarafda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y143a ·
metinde göster ·
… n Ağa ile ve Sarı Beğ ile ve Mü’ezzin Ramazân Çelebi ile cümle vedâlaşup şehrin
cisrinden
ubûr edüp Göksu kenârınca sengistân ve ba‘zı mahalli giyâhistân yerleri sekiz s …
Kal‘a-i Silifke: Bir gece mihmân olup dizdârdan refîkler alup Ramazân Ağa ile ve Zâ‘im Mehmed Ağa ile ve Süleymân Ağa ile ve Sarı Beğ ile ve Mü’ezzin Ramazân Çelebi ile cümle vedâlaşup şehrin cisrinden ubûr edüp Göksu kenârınca sengistân ve ba‘zı mahalli giyâhistân yerleri sekiz sâ‘atde güzer edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y149b ·
metinde göster ·