… vvel bu mahalle bir Süleymân ile leşker-keş olup geldiğimizde bu kûh-ı bülendin
dâmeninde bir
kal‘a-i azîm ve bir şehr-i kadîm var idi. Ol kal‘ayı cânn kavmi yapdı derler. A …
Andan Tevârîh-i Hind, andan Tevârîh-i Hâkân-ı Çin, andan Tevârîh-i Acem, andan Tevârîh-i Arab, andan Tevârîh-i Efrenc, andan Tevârîh-i Latin, andan Tevârîh-i Rûmdır. Bu tevârîhlerin cümlesin tetebbu‘ etmiş müverrih âlimler ile ihtılât edüp Bursa'nın bânîsinden aslâ bir müverrih tahrîr edüp ayân u beyân etmemişler. Ammâ 222a Tevârîh-i Süleymânnâme'de ve Târîh-i Evveliyyât-ı Tuhfe'de tahrîr eder kim bir kerre Hazret-i Süleymân kerr u ferr u dârât ile taht-ı Süleymânîsi üzre ber-hevâ tayarân ederken Bursa hâyilinde sâbite olan ebel-i Ruhbân'ın zirve-i a‘lâsı üzre meks edüp cânib-i erba‘aya nigerân edüp esnâ-yı kelâmda Hazret-i Süleymân vezîri Âsaf-ı Berhayâ'ya der kim, "Ne olaydı şu ferah-fezâ yerde bir şehr-i azîm olaydı" buyurduklarında hemân ecinne ve dîv [ü] perîlerden ba‘zı musâhib-i mukarrebînler eyitdiler: "Yâ Emînallah! Bir kerre Tûfân-ı Nûh'dan evvel bu mahalle bir Süleymân ile leşker-keş olup geldiğimizde bu kûh-ı bülendin dâmeninde bir kal‘a-i azîm ve bir şehr-i kadîm var idi. Ol kal‘ayı cânn kavmi yapdı derler. Almada âciz olup bî-feth rücû‘ edüp gitdik. İşte Tûfân'da gark olup nâm [u] nişânı güm olmuş" dedikde tiz Hazret-i Emîn cümle ins ü cinne, vuhûş u tuyûra emr edüp derhâl taş u toprağın tathîr ederken kal‘anın burc [u] bârûları nümâyân olur, ammâ tathîrinde usret çekerler. Hemân Emîn-i Mübîn rîha emr edince bir kerre Lodos rûzgârı Âd kavmine esdiği gibi bir rîh-ı akîm esüp cümle taşı ve toprağı hevâya perrân edüp tarfetü'l-ayn içre kal‘anın der-i dîvârları ve burc [u] bârûları zâhir olur. Bir dîv-i sefîd eydür "Yâ Emînallah! Bu kal‘anın altındaki kayalarda bir mutalsam kenz vardır. Anı bulsanız dünyâ halkına inkırâzu'd-devrân kifâyet ederdi" der. Bir div dahi mu‘âraza edüp "Bulunmaz" der. Biri dahi "Eğer ol dahme bulunursa ol defîne ile Emînullah bu şehri imâr ede" der. Kimi bulunursa, kimi bulunmazsa derler. Derhâl dîvlere emr edüp ol dahmeyi bulup şehri ta‘mir [u] termîm edüp ismini Bulursa korlar. Bursa, Bulursa'dan galatdır. Ba‘dehû Süleymân-ı Emîn Bursa'nın cânib-i garbında bir merhale karîb Edincik nâm bir şehr-i azîm binâ edüp Belkîs'a taht edüp hâlâ kasr-ı âlîleri ve tâk-i kisrâları Edincik şehrinde zâhir ve bâhirdir. Ekseriyyâ Ayasofya amûdları bu Edincik şehrinden gitmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 221b–222a ·
metinde göster ·
Ve mesîregâh-ı Abdâl Murâd Sultân: Cebel-i Ruhbân'ın
dâmeninde bir
püşte-i âlî üzre bir vâdîdir kim cümle şehr-i Bursa ferâde ferâde her âsâr-ı bi …
Ve mesîregâh-ı Abdâl Murâd Sultân: Cebel-i Ruhbân'ın dâmeninde bir püşte-i âlî üzre bir vâdîdir kim cümle şehr-i Bursa ferâde ferâde her âsâr-ı binâsı nümâyândır. Ve bir çemenzâr-ı ferah-fezâ zemîni vardır kim sun‘-ı Perverdigâr ile arzı gûyâ yeşil dühâvî katîfe ile döşenmişdir. Ve bu âsitânede eflâke ser çekmiş çınar-ı müntehâlar ve kara ağaçlar ve bîd-i ser-nigûn ve ar‘ar u şimşâd ve servî dırahtları var kim sâye-i zıll [u] himâyesinde on bin âdem meks etse kifâyet eder. Ba‘zı dırahtda yaban asmasından ve habl-i kavîden salıncaklar vardır. Yârân u dilberân-ı zarîfânlar binüp salınup birbirlerine salıncak kolanı çekerler ve birkaç yerinde mecma‘-ı zurefâ mastaba soffaları ve namâzgâh soffaları vardır ve matbah-ı it‘âmlarından mâ-i cârîler ile kebâb dollâbları vardır. Germâ-nerm âteşde kebâbı su çevirüp bir kebâb olur, âdem çevirmeğe ihtiyâc değildir. Âb [u] hevâsı ve medd-i basarı yerinde hoş hevâ bir mesîregâhdır. 229b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 229a–229b ·
metinde göster ·
ma‘mûr ve âbâdân kurâdır kim gûyâ bir şehr-i azîmdir. On bir minâresi nümâyân i …
Kend-i Sükûn: Nahşıvân hudûdunda kûh-ı Sükûn dâmeninde bir ma‘mûr ve âbâdân kurâdır kim gûyâ bir şehr-i azîmdir. On bir minâresi nümâyân idi. Ammâ bu hakîr sehl müşevveşü'l-hâl olmağıla bu kendi bir hoş temâşâ edemeyüp atımıza süvâr olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 294a ·
metinde göster ·
… tdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının
dâmeninde bir
dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i …
Hacı Yûsuf Ağa hânesinde mihmân olup Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve sâ’ir a‘yâna mektûb-ı muhabbet-üslûblarımız verüp me’mûr olduğumuz bölükbaşılar cem‘ine mukayyed olup şehr içre "At ve don ve mâl u menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller nidâ etdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bir nehrine Boğazköy suyu derler, şehrin dibinden cereyân eder. Ve bir nehri şehrden bir sâ‘at ba‘îd nehr-i Istavloz derler. Şehr-i Köprü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olunduğiyçün şehr-i Köprü derler. Gâyet musanna‘ çam direklerden cisr-i garîbdir. Amâlika asrında bu şehre Şındır kal‘ası derlerdi. Lisân-ı Amâlika'da şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya rîzân olur. Ve bu kal‘anın ibtidâ bânisi Amâlika meliklerinin binâsıdır. Andan Tarabefzûn tekürı destinden Âl-i Dânişmendî'den Melik Gâzî feth edüp andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân muhâsara ile Koca kal‘asın feth edüp bu Şindir kal‘ası, ya‘nî Köprü kal‘ası emân ile feth olup hâlâ Amasiyye hâki hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
Eşkâl-i iç kal‘a-i Kayseriyye: Evvelâ şehrin şimâlî tarafındaki kûh-ı Erciş
dâmeninde bir
püşte-i mürtefi‘ üzre Rûm melikleri fil cüssesi kadar seng-tırâş ile metânet üz …
Eşkâl-i iç kal‘a-i Kayseriyye: Evvelâ şehrin şimâlî tarafındaki kûh-ı Erciş dâmeninde bir püşte-i mürtefi‘ üzre Rûm melikleri fil cüssesi kadar seng-tırâş ile metânet üzre binâ etdi. Ba‘dehû Âl-i Dânişmendiyân dest-i Rûm'dan feth edüp dahi tevsî‘ edüp imâr etdi, ammâ hâlâ âbâdân olan yeni Kayseriyye bu Kayseriyye-i âtikden sekiz bin adım [ba‘îd] bir şehr-i ma‘mûr u müzeyyen, kâr-ı kadîm kal‘a-i hasîndir. Ve bilâd-ı Rûm-ı Yunaniyân'dır. Ve medine-i Sivas bu Kayseriyye'nin cânib-i şarkîsinde beş menzil yerdir. Ve bu iç kal‘a kapusu cânib-i (---) nâzır olup kapunun kemeri üstünde karşu karşuya ve yan yana biri arslan ve biri kaplan 64a sûretleri vardır. Bu kapudan içeri zahîre ambârlarına darı ve buğday ve pirinc ve peksimat tâ fetihden berü durur ve gönden akçe vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63b–64a ·
metinde göster ·
… r-i Balçık: Karadeniz sâhilinde Rûmeli tarafında bir yalçın kayalı kûh-ı bülend
dâmeninde bir
ma‘mûr şehirdir. Özi eyâletinde Hacıoğlu voyvodalığında (---) dır ve yüz elli a …
Sitâyiş-i bender-i Balçık: Karadeniz sâhilinde Rûmeli tarafında bir yalçın kayalı kûh-ı bülend dâmeninde bir ma‘mûr şehirdir. Özi eyâletinde Hacıoğlu voyvodalığında (---) dır ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi (---) aded kurâdır. Senevî (---) kîse hâsıl olur. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ammâ kal‘ası olmamak ile dizdârı, müftîsi ve nakîbi yokdur. A‘yânı olmayup fukarâsı çokdur. Cümle kiremit ve şındıra tahta örtülü beş yüz müfîd [ü] muhtasar hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124a ·
metinde göster ·
… k akçe iltizâm hâssıdır. Subaşı ve şehir kethüdâsı vardır. İmâristânı bir bayır
dâmeninde bir
vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli bin beş yüz aded kiremitli ve tahta-i şındıra …
Özi eyâletinde Babadağı nâhiyesinde maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem dergâh-ı âlî yeniçeri ağalarının hâssıdır. Zâbıt-ı râbıtları yine yeniçeri ağası tarafındandır. (---) yük akçe iltizâm hâssıdır. Subaşı ve şehir kethüdâsı vardır. İmâristânı bir bayır dâmeninde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli bin beş yüz aded kiremitli ve tahta-i şındıra örtülü ma‘mur u âbâdân kefere hâneleridir. Müselmânları azdır. Ve nâsâz Laz-ı haylazdır. 129b Ağa hâssı olmağıla keferesi cümle akûr kelb-i zebâdırâzdır. Hânları ve meyhâne ve bozahâneleri ve iki yüz mikdârı dükkânları vardır. Ammâ hammâmı yokdur. Kenîseleri çokdur. Urûm u Bulgar güzelleri vâfirdir. Ammâ re‘âyâsı gâyet mütemerrid kâfirdir. Paşaya vâfir hedâyâ getirüp hizmetler edüp ihsânlar aldılar. Andan yine cânib-i cenûba ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 129a–129b ·
metinde göster ·
… âsıl olur. Hâlâ imâristânı Çalıkkavak balkanına muttasıl olan kûh-ı bülendlerin
dâmeninde bir
mürtefi‘ bayır üzre serâpâ bağlı ve bâğçeli ve âb-ı revânları cârî ve firâvân b …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) İdrivne kralının yaylağı tahtı olmak ile ol asırda şehr-i azîm imiş. Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne'yi feth etdikde bu kal‘ayı dahi muhâsara edüp fethinde usret ve meşakkat çekdiğiyçün ba‘de'l-feth sûrunu siverin edüp harâb eder. Hâlâ eser-i binâları şehrin cânib-i şimâlindeki bayırlar üzre nümâyândır. Ol mahalde bir kenîse-i ibret-nümâ temeli zâhirdir kim ve mine'l-iberdir. Ba‘dehû bu şehrin âb [u] hevâsından Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân hazz edüp sayd [u] şikâr tarîkiyle bu şehre gelüp kesb-i tarâvet ederdi. Hâlâ şehrin cânib-i kıblesinde olan sahrâda binâ etdüğü sarâ-yı azîm esâsları oldur ve ol zamândan berü bu rabta (---)(---) sancağı hükmünde (---)(---)(---)(---)(---) dir ve yüz elli akçe payesiyle şerîf kazâdır. Senevî kadıya (---) aded ma‘mûr nâhiye kurâlarından beş kise mâl hâsıl olur. Hâlâ imâristânı Çalıkkavak balkanına muttasıl olan kûh-ı bülendlerin dâmeninde bir mürtefi‘ bayır üzre serâpâ bağlı ve bâğçeli ve âb-ı revânları cârî ve firâvân bir kasaba-i İslimye-i hûbândır. Cümle on bir mahalle ve on iki mihrâbdır. Ve iki bin beş yüz aded kiremitli ve şındıra tahta örtülü büyût-ı a‘yân-ı kibâr ve gayri hâne-i müte‘addidelerdir. Cümle hânelerinin revzenleri ve tâka-i dervezeleri şehrin cânib-i kıblesinde zeyn olan sahrâ-yı ma‘mûra nâzır kat-ender-kat evleri vardır. On iki aded mihrâbın ma‘mûru çârsû içinde bir minâreli (---) câmi‘-i rûşendir. Ve cemâ‘ati 131a çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 130b–131a ·
metinde göster ·
sarp kaya üzre bir küçük kal‘adır, dâ’iren-mâdâr cirmi bin altı yüz adımdır. Ma …
Eşkâl-i kal‘a-i Hazzo: Kûh-ı Zov dâmeninde bir sarp kaya üzre bir küçük kal‘adır, dâ’iren-mâdâr cirmi bin altı yüz adımdır. Maşrık tarafı havâleli yalçın kayalı dağlardır. Kıblesi tarafı sahrâlardır. Bu tarafa nâzır bir demir kapusu var, yolu gâyet sarpdır. Aşağı varoşuna usret ile nüzûl olunur. Derûn-ı kal‘ada bâğsız ve bâğçesiz cümle hâk-i pâk ile mestûr yüz elli aded hâneler vardır, ammâ kal‘anın nısfın hâkimi olan Murtezâ Beğ'in sarâyı dutmuşdur kim kat-ender-kat bir sarây-ı pür-hücurâtdır. Bu hâkim Murtezâ Hân Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın damâdı bir şehzâde-i âzâde-misâl Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-tabî‘at ve Hüseyin-i Baykara-meşreb zât-ı mükrim, halûk u halîm ü selîm merd-i meydân Murtezâ hân-ı âlîşân idi. Sarâyında bir gice mihmân olup şeref-i sohbetleriyle müşerref {olduk}. Sarâyında su sarnıçları var ve derûn-ı kal‘ada (---)(---) câmi‘i var, mâ‘adâ imâret-i âbâdânları cümle aşağıdadır. 220b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220a–220b ·
metinde göster ·
vâsi‘ce zemînde bin aded hâneli henüz ma‘mûr olmada, cümle türâb ile mestûr büy …
Sitâyiş-i rıbât-ı Hazzo: Kal‘anın kıble cânibi dâmeninde bir vâsi‘ce zemînde bin aded hâneli henüz ma‘mûr olmada, cümle türâb ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır. Cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde (---)(---) câmi‘i (---)(---) câmi‘i ve Şeref Hân medresesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve bir küçük kenîse hammâmı var ve üç yüz aded esvâk-ı muhtasarı var. Ve hâlâ hâkim-i vakt olan Murtezâ Beğ bir kârgîr binâ-yı metîn bir hân inşâ etmiş kim gûyâ bir hısn-ı hasîndir. Sengistân zemîn olmağile bâğ u bâğçeleri memdûh değildir, ammâ halkı şecî‘ ve tüvânâ fetâları olur. Piyâdesi ve hüssân süvarîsi meşhûrdur. Şeyhânî ve Ma‘arravî ve zıvzik kılıç urmada ve câb gödelec taşıyup ok atmada bî-bedel kavmdir. Ve gâyet musallî ve Şâfi‘îyyü'l-mezheb mü’min ve muvahhid recül-i sâlihleri vardır. Gerçi yaylalarında Halitî ve Çekvânî ve Zıbarı Yezîdî Kürdleri vardır ammâ anlar ile bey‘ u şirâ eylemezler. Bu şehrin cânib-i şimâlinde (---)(---) kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220b ·
metinde göster ·
… ni Tebrîz'e varınca emn-i emân olsun içün bu kal‘a-i Bî-sütûn'u, kûh-ı Bî-sütûn
dâmeninde bir
püşte-i âlî üzre seng-tıraş ile bir kal‘a-i hâzır-bâş inşâ eylemişdir kim bu se …
Bu kal‘ayı ibtidâ müceddeden sene 999 târîhinde Sultân Murâd-ı Sâlis vezîri Serdâr-ı mu‘azzam Cığaloğlu Sinân Paşa Bağdâd ile Hemedân ve Dergezîn ve Nihâvend mâbeynini Tebrîz'e varınca emn-i emân olsun içün bu kal‘a-i Bî-sütûn'u, kûh-ı Bî-sütûn dâmeninde bir püşte-i âlî üzre seng-tıraş ile bir kal‘a-i hâzır-bâş inşâ eylemişdir kim bu serhadlerde eyle kal‘a yokdur. Hattâ ba‘zı dûn-himmet, Âl-i Osmân kal‘a yapamaz derler. Hâlâ bu kal‘a-i Bî-sütûn vâcibü's-seyr-i ibret-nümûn kal‘a-i gülgûndur kim cümle der-i dîvârları seng-i hârâdandır. Cirmi üç bin adımdır. Yalçın püşte üzre olmağile cânib-i etrâfında aslâ handakı yokdur ve {cânib-i} şimâle mekşûf bir kapusu var, diyâr-ı Acem'de eyle polad-ı derveze-i kavî görmedim. Derûn-ı kal‘ada yüz elli hâne var ve Bî-sütûn sultânının bir âlî sarâyı ve Murâd Hân-ı Sâlis Câmi‘i ve anbarları ve bir çâh-ı gayyâdan nişân verir âb-ı hayât kuyusu vardır. Sultânın bin nökeri ve kal‘a nökerleri ve on iki hâkimi vardır. Derûn-ı kal‘ada gayrı imâretler yokdur, cümle aşağı derededir. Hâlâ kal‘ada Cığalzâde'nin koduğu toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 309a ·
metinde göster ·
pest-pâye püşte üzre nümâyişli bir kal‘a-i sicn-i Irâk'dır. Aşağı varoşu ancak …
Irâk-ı Acem'de hâk-i Gazvîn'de hâlâ sultânlıkdır kim bin nökere mâlik Pîr Yâr Sultân'dır. Bânîsi Âl-i Abbâsiyân'dan el-Müstekfî Billah'dır. Gazûb pâdişâh olmağile oğlu el-Müstemsik Billah'ı bu kende nefy-i beled edüp bu kal‘ayı evlâdı haps olmağiçün binâ edüp ismine anınçün Deylem dediler. Hâlâ Deylem-i Irâk derler, ya‘nî Irâk zindânıdır. Irâk-ı Arab deylemi Kudüs kurbünde kal‘a-i Kerek'dir. Rûm'da mahbeshâne kal‘a-i Rodos'dur. Diyâr-ı Acem'de deylem kal‘a-i Kahkahâ'dır, diyâr-ı Kırım'da kal‘a-i Menkup'dur, diyâr-ı Leh'de kal‘a-i Kamaniçse'dir, diyâr-ı Budin'de Usturgon kal‘asıdır ve diyâr-ı Alman'da kal‘a-i Pojon'dur. Bu mezkûr kal‘alar cümle zikr olunan diyârların esfeli gibi sicin deylemleridir. Ammâ bu Deylem-i Irâk cümleden eşeddir. Gerçi sarp kayalı değildir ammâ binâ cihetinde Deylem-i Müstekfî deyü nâm-ı bed-nâm vermişdir. Lâkin cirimde Sorhbîd kal‘asına mânenddir. Kûh-ı Deylem dâmeninde bir pest-pâye püşte üzre nümâyişli bir kal‘a-i sicn-i Irâk'dır. Aşağı varoşu ancak iki bin hânedir ammâ binâları gâyet atîkdir. Halkı ulemâ olmağile her mülûka itâ‘at edüp şehri gâret olunmadığından köhne binâ hâne-i zîbâları vardır ve câmi‘ ü hân u hammâm u çârsû-yı şâhîsi vardır. Hevâsı gâyet latîf olduğundan necîb ü reşîd püserleri ve ders-i Aristo Şâfi‘îyyü'l-mezheb âdemleri vardır. Hatta Tefsîr-i Deylemî sâhibi (---)(---) hazretlerinin maskat-ı re’sleri bu şehr-i imâr olduğiçün Tefsîr-i Deylemî derler. Bâğ u bâğçesi ve meyvesi firâvândır. Andan gendümü danedâr sorh-endâmdır. Lâkin nânı gâyet lezîzdir kim gûyâ nân-ı Hemedân'dır. En a‘lâ ve matîf gendümü Kal‘atü'l-Mut binâ olduğu Rudbâr nâhiyesinden gelir ammâ terbiye ile hûb nânı olur. Bu şehir,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 317a ·
metinde göster ·
püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i serbülenddir. Ammâ bu dahi hâk-i çim ile rıhtım ol …
Kûh-ı Demâvend dâmeninde bir püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i serbülenddir. Ammâ bu dahi hâk-i çim ile rıhtım olmuş bir sûr-ı azîmdir. Lâkin etrâfında handakı yokdur. Ve iki kapusu vardır. Biri Rey kapusu ve biri Bağdâd dervezesi vardır. Ve kal‘a içre hâlâ üç yüz hâne ve Câmi‘-i Murâd Hân-ı Sâlis ve hân ve hammâm ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Ve dâ’iren-mâdâr ecrâm-ı kal‘a iki bin adımdır. Ve hâlâ dest-i Acem'de Rey şehri hükmünde sultânlıkdır kim bin aded güzîde nökere mâlik kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327b ·
metinde göster ·
… l'un cânib-i şarkîsinde dağlar içre (---) menzil-i ba‘îd yerde ve kûh-ı bâlâlar
dâmeninde bir
vâsi‘ zemînde seng-i hârâ ile mebnî şekl-i muhammes bir kal‘a-i kavîdir kim bu …
Evsâf-ı kal‘a-i Dühük-i Dihkânî: İbtidâ bânîsi yine Âl-i Abbâsiyân vüzerâlarından Dühük-i Dihkân nâm bir vezîr-i dilîr binâ etdiğinden kal‘a-i Dühük-i Dihkân derler. Lisân-ı Ekrâd'da Dühük (---)(---) derler. Dihkân ekinciye derler. Bu dahi İmâdiyye eyâletinde başka beğlikdir kim altı bin askere mâlikdir. Zîr-i hükmünde timâr u ze‘âmet yokdur. Hemân mülkiyyet üzre ocak hâkimidir. Kal‘ası Musul'un cânib-i şarkîsinde dağlar içre (---) menzil-i ba‘îd yerde ve kûh-ı bâlâlar dâmeninde bir vâsi‘ zemînde seng-i hârâ ile mebnî şekl-i muhammes bir kal‘a-i kavîdir kim bu kal‘adan cânib-i garba bir menzilde karye-i Yezîdî Menar'da yatup ertesi kal‘a-i Musul'a erken ererler
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 382b ·
metinde göster ·
… kal‘ası harâb olmağile dizdârı yokdur. Zemîn-i şehri bir hıyâbânlı kûh-ı pestin
dâmeninde bir
vâsi‘ düz sahrâda cümle 1000 aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî fukarâ evle …
Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve nakîbi ve muhtesibi vardır, lâkin dağlar içre kal‘ası harâb olmağile dizdârı yokdur. Zemîn-i şehri bir hıyâbânlı kûh-ı pestin dâmeninde bir vâsi‘ düz sahrâda cümle 1000 aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî fukarâ evleridir kim cümlesinde bâğ u bâğçe ve âb-ı revânlar mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 100b ·
metinde göster ·
… r, ammâ üzerinde aslâ ne kubâb ve ne âsâr-ı binâ vardır, hemân bir kûh-ı pestün
dâmeninde bir
vâsi‘ gül [ü] gülistânlı zemînde âsûdedir. Ancak kabr-i şerîfi üzre bir seng-i …
Meğer ezelü'l-âzâlde takdîr-i İlâhî bu Eflâtû[n]-ı İlâhî'nin hâki türâb-ı Peçoy'dan imiş. "Küllü şey’in yerci‘u ilâ aslihi" üzre âhir-i kâr öyle hakîm-i dânâ Arapça yarlığ-ı belîği emrine itâ‘at edüp bu Peçoy Sirem-i bâğ-ı İrem'de hâlen medfûndur, ammâ üzerinde aslâ ne kubâb ve ne âsâr-ı binâ vardır, hemân bir kûh-ı pestün dâmeninde bir vâsi‘ gül [ü] gülistânlı zemînde âsûdedir. Ancak kabr-i şerîfi üzre bir seng-i hârâ-yı tavîl mestûrdur kim alâmet-i kabr-i Eflâtûn'dur. Ve ol seng-i mücellâ üzre elsine-i muhtelife hatları var kim görmeğe muhtâcdır. Rahmetullâhi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… ve çiftliklerle müzeyyen olmuş sahrânın cânib-i garbî tarafında Nevesin kûhunun
dâmeninde bir
düz vâsi‘ ve çemenzâr yerde cümlesi altı mahalledir, ammâ ikisi kefere mahalles …
Eşkâl-i zemîn-i şehr-i Nevesin: Bir sahrâ-yı azîmin nihâyetinde vâkı‘ olmuşdur, ammâ bu fezâ-yı Nevesin nısf sâ‘at kadar cânib-i şarka dağdan ba‘îddir ve sahrânın arzı üç sâ‘atdir ve tûlu beş sâ‘at bir mahsûldâr kurâlarla ve çiftliklerle müzeyyen olmuş sahrânın cânib-i garbî tarafında Nevesin kûhunun dâmeninde bir düz vâsi‘ ve çemenzâr yerde cümlesi altı mahalledir, ammâ ikisi kefere mahallesidir. Ve kamusu bin beş yüz kayağan taşıyla mestûr kârgîr binâ hânedân-ı ma‘mûrlardır kim cümle bâğ u bâğçeli ve uyûn-ı câriyeli vâsi‘ havlılı mükellef ve müzeyyen büyût-ı ra‘nâlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149a ·
metinde göster ·
düz vâsi‘ fezâda cümle yedi yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâ serâpâ tahta ört …
İç kal‘a kayasının cânib-i kıblesinde kayaların dâmeninde bir düz vâsi‘ fezâda cümle yedi yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâ serâpâ tahta örtülü evlerdir. Nısfına asâkir-i İslâm girüp nısfına Hatvan kal‘amızın martolosân kefereleri girüp zabt edüp kal‘a neferâtları oldular. Bu varoş dahi cümle kârgîr Şeddâdî binâ şekl-i muhammes derin handaklı ve yigirmi tahta örtülü kulleli ve üç aded kapulu ve on aded mu‘azzam binâlı kiliseleri ve üç yüz kadar boş dükkânları var ve handakı hâricinde dâ’iren-mâdâr şarampav kazıklı metîn kal‘a-i serâmeddir ve cemî‘i kulleleri ve cümle dendân-ı bedenleri ma‘mûr ve müzeyyendir. Ammâ bu aşağı varoşun bâğlar tarafında sehel havâlesi var, ammâ yukaru kal‘ada eyi serâmed toplar olsa ol havâlede kuş kondurmaz. Ve bu kal‘a Orta Macar elinde iken bunun katana küffârları etrâf serhadlerimizi kurutmuş idi. Hamd-i Hudâ diyâr-ı İslâma zamîme olup yine ma‘bedgâh-ı ümmet-i Muhammed oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
Ya‘nî çâsâr şehri demekdir. Bu şehr-i müzeyyen Kinah dağlarının
dâmeninde bir
düz vâsi‘ mahsûllü sahrâ içre bir sevâd-ı mu‘azzam gibi kiliseleri ve manastırl …
Ya‘nî çâsâr şehri demekdir. Bu şehr-i müzeyyen Kinah dağlarının dâmeninde bir düz vâsi‘ mahsûllü sahrâ içre bir sevâd-ı mu‘azzam gibi kiliseleri ve manastırları ve kat-ender-kat kalay tenekeli ve pirinç teneke ve gûnâ-gûn sırça kiremitli bir şehirdir kim âfitâb-ı âlemtâbın şu‘lesi bu şehre urup şa‘şa‘asından merdüm-i dîdeler hîrelenir. El-hâsıl cümle on bin evdir ve iki bin dükkândır ve cümle kırk manastırdır ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Eğer mâ-vaka‘ı üzre bu şehrin evsâfın tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Lâkin bunda paşaya azîm hedâyâlar verüp ve ziyâfetler edüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
… hemân nehr-i Tuna'dan sehel ba‘îd bir vâsi‘ fezâda ve cenûb tarafı Beç dağları
dâmeninde bir
şehr-i azîmdir 51a kim serâpâ tahta örtülü üç bin aded tahtânî ve fevkânî kâr …
Ammâ bu şehrin kal‘ası yokdur, hemân nehr-i Tuna'dan sehel ba‘îd bir vâsi‘ fezâda ve cenûb tarafı Beç dağları dâmeninde bir şehr-i azîmdir 51a kim serâpâ tahta örtülü üç bin aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ sarây-ı azîmler var kim her biri birer milyon hazîneye olmaz müzeyyen nev binâ dâr-ı menhûslardır kim baş konsarın nakli üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50b–51a ·
metinde göster ·
… işkövinin kıble cânibi Karadeniz bir merhale yerdir. Pişköv-i Şağake dağlarının
dâmeninde bir
vâsi‘ çemenzâr ve dırahtistân içre kırk ev bir kıranda ve on ev bir kıranda ve …
Bu Şağake pişkövinin kıble cânibi Karadeniz bir merhale yerdir. Pişköv-i Şağake dağlarının dâmeninde bir vâsi‘ çemenzâr ve dırahtistân içre kırk ev bir kıranda ve on ev bir kıranda ve yigirmi ev bir kıranda oymak oymak, ya‘nî akrabâ ve ta‘allukâtlar bir yere konup etrâflarına çalıdan ve kalın dıraht-ı müntehâlardan azbar, ya‘nî çitden sarp kal‘a-misâl havlılar yapup evleri ve cemî‘i hayvânâtları bu azbar havlılar içindedir. Her gece iki yerden kapuların sedd edüp arslan gibi köpeklerin bend-i zencîrlerin alup hâb-ı râhatda olurlar. Cemî‘i Çerkezistân böyledir. Ammâ Şağake beği İncirok(?) Beğ seksen yaşında sakalı tırâş bir semiz kefere şekilli müslim de değil bir âdemdir. Mehemmed Geray Hân anın hânesine konup azîm vezni üzre Hân'a konakbânlık etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 147b ·
metinde göster ·
… bu hisâr-ı üstüvârı binâ etdiğinden Misinehisâr derler. Bir kûh-ı ser-bülendin
dâmeninde bir
düz vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i murabba‘ bir seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ imiş. …
Zamân-ı İskender-i Kübrâ'da Akdeniz cezîrelerinden Misine cezîresinin bir banı gelü[p] İskender-i Kübrâ'dan me’zûn olup bu hisâr-ı üstüvârı binâ etdiğinden Misinehisâr derler. Bir kûh-ı ser-bülendin dâmeninde bir düz vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i murabba‘ bir seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ imiş. Süleymân Beşe ibn Orhân Gâzî feth edüp câ-be-câ yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ hâli üzre harâb yatup kalmışdır. İçinde koyun kışlaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214b ·
metinde göster ·
musattah vâdî içinde Arhonoz nâmında Ikrît pâdişâhının bir bâğ-ı İrem hıyâbân-ı …
Ammâ bu mezkûr kûhsârın dâmeninde bir musattah vâdî içinde Arhonoz nâmında Ikrît pâdişâhının bir bâğ-ı İrem hıyâbân-ı Acemi var kim bu felek-i atlâsda eyle bir bâğ-ı koyah merâm ne vardır ne olacakdır. Gûyâ Konya'nın bâğ-ı Merâm'ı ve Malatiyye'nin bâğ-ı Aspuzu'su ve Sivas vilâyetinin Derende bâğı ve Tebrîz vilâye[ti]nin Çâr-bâğ-ı Ürd-i heşt-behiştleri ve Kırım cezîresinde Kefe şehrinin Sudak bâğı ve Budin kurbunda Peçoy-ı dilcûy Sirem-i bâğ-ı İremin Bârûdhâne bâğlarından ziyâde bu Girid'in Arhonoz bâğıdır kim cemî‘i meddâhân [u] vassâfân-ı berr [ü] bihâr bu bâğ-ı Arhonoz'un ta‘rîf ü tavsîfinde âcizlerdir. Ve mine'l-acâ’ib bâğçe-i bî-nihâyedir kim Şeddâd'ın Bâğ-ı İremezât'ı bunun yanında bir feddân bir hıyâbânistân-ı beyâbândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323b ·
metinde göster ·
âb-ı hayât kaynak sulu ve hevâsı latîf bâğ-ı Merâm-misâl yüz aded kârgîr binâlı …
Bir sarp dağ dâmeninde bir âb-ı hayât kaynak sulu ve hevâsı latîf bâğ-ı Merâm-misâl yüz aded kârgîr binâlı ve kiremit örtülü kal‘a-misâl evlerdir. Manya vilâyetinde Gaçiça güzeli ve zeytûnu memdûh [u] meşhûrdur ve gâyet âşık-perest keratsa avretleri olur. Ve bu Gaçiça'nın beş yüz aded tüfeng-endâz şehbâz kefereleri çıkar, gâyet ma‘mûr u müzeyyen şîrîn köydür. Bir manastırı var, âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334a ·
metinde göster ·
Bu kal‘a Kuryeleş kazâsı binâsıdır. Kal‘ası kûh-ı Kuryeleş
dâmeninde bir
düz yerde şekl-i muhammes bir Şeddâdî küçük taş binâ kal‘acıkdır. Dâ’iren-mâdâr …
Bu kal‘a Kuryeleş kazâsı binâsıdır. Kal‘ası kûh-ı Kuryeleş dâmeninde bir düz yerde şekl-i muhammes bir Şeddâdî küçük taş binâ kal‘acıkdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır. İçinde ancak yedi aded evleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352b ·
metinde göster ·
Ve mesîregâh-ı Aynu'l-hayât: Şehrin cânib-i şimâlindeki bâğlı bayırlar
dâmeninde bir
şarâb-ı tahûr sâfî kaynağı kenârında havuz ve selsebîl ve şâzrevânlı ma[k]sûrel …
Ve mesîregâh-ı Aynu'l-hayât: Şehrin cânib-i şimâlindeki bâğlı bayırlar dâmeninde bir şarâb-ı tahûr sâfî kaynağı kenârında havuz ve selsebîl ve şâzrevânlı ma[k]sûreler ve çemenzâr soffalı yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366b ·
metinde göster ·
Ve cümle yedi tekyesi var. Cümleden nazargâh-ı uşşâkân tekye-i Mevlâhâne-i ârifân ve mekân-ı sâdıkândır. Kal‘a kayası dâmeninde bir mecma‘-ı zurefâ tekyedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16a ·
metinde göster ·
ılıca-i azîmdir kim hâssası dillerde dâsitândır. Âb-ı rakîkinden nûş eden, cüml …
Evsâf-ı germâb-ı Gedüs: Murâd dağı yaylağı dâmeninde bir ılıca-i azîmdir kim hâssası dillerde dâsitândır. Âb-ı rakîkinden nûş eden, cümle ahlât-ı galîzadan halâs olup reng-i rûyine humret gelir. Ve yedi sekiz kerre havz-ı pâkine girenlerin vücûdunda harâretden bir şey kalmayup vücûdu pembe-misâl şahme olup dürr-i beyz-âsâ olur. Selâtîn-i selefler birer hayrât edüp âsâr-ı azîmeler etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20b ·
metinde göster ·
… iyesi kırk pâre kurâdır. Ve kal‘ası yine Bozdağ'a muttasıl olan cebel-i Sart'ın
dâmeninde bir
mürtefi‘ mahalde şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ bir küçük kal‘adır, ammâ gâye …
Aydın hâkinde (---) hükûmettir. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kırk pâre kurâdır. Ve kal‘ası yine Bozdağ'a muttasıl olan cebel-i Sart'ın dâmeninde bir mürtefi‘ mahalde şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ bir küçük kal‘adır, ammâ gâyet sarp binâ-yı kavîdir. İç el olmak ile dizdârı ve neferâtı olmadığından mâ‘adâ kal‘anın içi ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân değildir. Lâkin aşağı varoşu sehel ma‘mûrdur. Üç mahalle ve yedi yüz toprak örtülü hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y27a ·
metinde göster ·
… ek ile ma‘rûf u meşhûr [u] mevsûf kûh-ı bâlâdır kim bu şehr-i azîm anın kıblesi
dâmeninde bir
dere ve depeli yere vâki‘ olmuş bir şehr-i Birgi'dir, İki değildir. Ba‘dehu sen …
Bir ikiden galat Birki derler. Cemşîd neslinden Sireye nâm bir melikenin binâsı olup kışlak tahtı idi. Ve yaylağı hâlâ bu Birgi şehrinin şimâli fevkınde Bozdağ demek ile ma‘rûf u meşhûr [u] mevsûf kûh-ı bâlâdır kim bu şehr-i azîm anın kıblesi dâmeninde bir dere ve depeli yere vâki‘ olmuş bir şehr-i Birgi'dir, İki değildir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Aydın Bay oğullarından Mehemmed Şâh nâm emîrin fethidir kim ümerâ-yı Selçukıyândır. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Orhân Gâzî destine girmişdir, be-dest-i Y 86a Gâzî Timurtaş Paşa ve İshâk Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b–Y86a ·
metinde göster ·
taşlı dere nihâyetinde iki tarafı çâh-ı gayyâ-misâl uçurumlu bir balık sırtı gi …
Ve kal‘ası Bozdağ dâmeninde bir taşlı dere nihâyetinde iki tarafı çâh-ı gayyâ-misâl uçurumlu bir balık sırtı gibi bir bayır üzre kıbleden şimâl cânibine tûlânî ve bir Şeddâdî kârgîr binâ bir kal‘a-i atîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y86a ·
metinde göster ·
… üyesser olup andan nehr-i Firişke'yi at ile ubûr edüp karşu tarafda bir ulu dağ
dâmeninde bir
mürtefi‘ püşte üzre,
Hamd-i Hudâ i‘tikâd-ı pâkimize göre ziyâret müyesser olup andan nehr-i Firişke'yi at ile ubûr edüp karşu tarafda bir ulu dağ dâmeninde bir mürtefi‘ püşte üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142a ·
metinde göster ·
manastır var kim cemî‘i Ermen kefereleri ana nezerât gönderirler. Yüzden mütecâ …
Kûh-ı Kürk: Dâmeninde bir manastır var kim cemî‘i Ermen kefereleri ana nezerât gönderirler. Yüzden mütecâviz kişdonları ve Mığdisi kefereleri vardır. Âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûl bir mihmânhâne-i Îsâ'dır. Ve bu kûhun eteğinde serâpâ kat-ender-kat yaylalı ve âb-ı hevâsı latîf kurâlardır, ammâ Adana hâkindedir, zîrâ nehr-i Cihân'ın kıble cânibidir. Şimâl cânibi Sis sancağıdır. Ve mezkûr Kürk dağı gediği altında bir düz sahrâda bir mürtefi‘ bayırda Y 158a bir püşte-i a‘lâ üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157b–Y158a ·
metinde göster ·
… -i Kesen ve nâhiye-i Tavk ve nâhiye-i Bârûra. Ve kal‘ası ve şehri Tohtamış dağı
dâmeninde bir
dereli yerde ma‘mûr şehir ve kal‘ası bir mürtefi‘ püşte üzre şekl-i muhammes bi …
Mar‘aş hâkinde üç yüz pâyesiyle şîrîn kazâdır. Ve üç nâhiyesi vardır. Evvelâ nâhiye-i Kesen ve nâhiye-i Tavk ve nâhiye-i Bârûra. Ve kal‘ası ve şehri Tohtamış dağı dâmeninde bir dereli yerde ma‘mûr şehir ve kal‘ası bir mürtefi‘ püşte üzre şekl-i muhammes bir şeddâdî binâ-yı kadîmdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin yetmiş adımdır. Ve handakı (---) ve (---) kapusu vardır. Ve dizdârı ve kırk neferâtı ve kethudâyeri ve serdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y161b ·
metinde göster ·
… münhedim edüp leb-i deryâdan şark cânibine kâmil bin adım ba‘îd Cebelü'l-Lübnân
dâmeninde bir
püşte üzre şekl-i murabba‘ bir metîn ü müstahkem bir kal‘a-i sengîn binâ edüp k …
Ve Âsitâne'den birer oda topçu ve cebeciler var idi, ref‘ olundu. Ve kal‘a dizdârı ve on iki bölük nefer ağavâtları ve cümle (---) altmış kal‘a neferâtlarıdır. Ammâ leb-i deryâda limana nâzır altı pâre kulle-i metînlerin ağaları ve her birinde yüzer neferâtları vardır. Azîm kullelerdir ki herbiri birer hisâr-ı metîndir, zîrâ Tarabulus limanı vâsi‘ limandır. Bin pâre barça ve karavana alır. Mâ-tekaddem kal‘a-i metîn bu mahalde imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları âşikâredir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde İşpanya elinden Mısır pâdişâhlarından Sultân Kalâvûn feth edüp kal‘asın yere berâber münhedim edüp leb-i deryâdan şark cânibine kâmil bin adım ba‘îd Cebelü'l-Lübnân dâmeninde bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir metîn ü müstahkem bir kal‘a-i sengîn binâ edüp küffâr elinden halâs olur. Ammâ Âl-i Osmâniyân'dan Selîm Şâh-ı Evvel destinden halâs olmayup hâlâ bir şehr-i mu‘azzamdır. Hafizakallâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185a ·
metinde göster ·
Ziyâretgâh-ı evlâd-ı Hazret-i İshâk ve evlâd-ı Hazret-i Ays: Bir kûhsârın
dâmeninde bir
gâr-ı azîm içre on iki vücûd-ı şerîf âsûdedirler. Ammâ medfûn değillerdir, zîrâ …
Ziyâretgâh-ı evlâd-ı Hazret-i İshâk ve evlâd-ı Hazret-i Ays: Bir kûhsârın dâmeninde bir gâr-ı azîm içre on iki vücûd-ı şerîf âsûdedirler. Ammâ medfûn değillerdir, zîrâ türâb yokdur. Kimi oturur ve kimi yatır ve kimi sücûd eder şeklinde hâlleri üzre âsûdedirler. Be-kavl-i tevârîh bunlara suhuf nâzil olmuş nebîlerdir, deyü tahrîr etmişler. Ammâ türbedârlar bunların yanına varmağa men‘ edüp rızâ vermezler, zîrâ kefenleri mürûr-ı eyyâm ile rîze rîze olup ba‘zı Y 207a avret yerleri mekşûf imiş. Ol ecilden huzûrlarına varmağı men‘ edüp gâr kapusundan du‘â ederler. Hakîr dahi bu pendi kabûl edüp eyle du‘â etdik ve şefâ‘atlerin ricâ eyledik. Ve bunlardan taşra ol bâğ-ı iremde bir kaya dâmeninde bir kubbe-i âlî içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206b–Y207a ·
metinde göster ·
… etdik ve şefâ‘atlerin ricâ eyledik. Ve bunlardan taşra ol bâğ-ı iremde bir kaya
dâmeninde bir
kubbe-i âlî içre,
Ziyâretgâh-ı evlâd-ı Hazret-i İshâk ve evlâd-ı Hazret-i Ays: Bir kûhsârın dâmeninde bir gâr-ı azîm içre on iki vücûd-ı şerîf âsûdedirler. Ammâ medfûn değillerdir, zîrâ türâb yokdur. Kimi oturur ve kimi yatır ve kimi sücûd eder şeklinde hâlleri üzre âsûdedirler. Be-kavl-i tevârîh bunlara suhuf nâzil olmuş nebîlerdir, deyü tahrîr etmişler. Ammâ türbedârlar bunların yanına varmağa men‘ edüp rızâ vermezler, zîrâ kefenleri mürûr-ı eyyâm ile rîze rîze olup ba‘zı Y 207a avret yerleri mekşûf imiş. Ol ecilden huzûrlarına varmağı men‘ edüp gâr kapusundan du‘â ederler. Hakîr dahi bu pendi kabûl edüp eyle du‘â etdik ve şefâ‘atlerin ricâ eyledik. Ve bunlardan taşra ol bâğ-ı iremde bir kaya dâmeninde bir kubbe-i âlî içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206b–Y207a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kasaba-i Sâlihiyye: şâm-ı şerîfin cânib-i garbîsinde cebel-i Kaysûn dâmeninde bir hevâdâr belîde-i ma‘mûredir. şâm'dan nısf sâ‘at sâfî İremezâtü'l-imâd içlerinden güzer edüp Sâlihiyye'ye duhûl olunur. şâm vezîrinin hâssı ve subaşılıkdır. Altı kîse muhâsebesi vardır, yüz âdem ile zabt eder. Ve şâm mollâsının niyâbetidir. Cümle on bir mahalle ve üç bin bâğ u besâtînli hânelerdir. Ve cümle (---) mihrâbdır. Ve (---) hutbedir. Cümleden ma‘mûr u müzeyyen,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y248a ·
metinde göster ·
Mastaba-i Gazâl tarîk-ı âmmın sol cânibinde bir yalçın kaya
dâmeninde bir
küçük soffadır. Hazret-i Risâlet-penâh bu mahalde P 127b avcılara râst gelüp …
Mastaba-i Gazâl tarîk-ı âmmın sol cânibinde bir yalçın kaya dâmeninde bir küçük soffadır. Hazret-i Risâlet-penâh bu mahalde P 127b avcılara râst gelüp görseler kim bu sayyâdlar bir gazâlı sayd etmişler. Hemân ceyrân Hazret-i Risâlet'i görünce bi-emrillâh lisâna gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y305a ·
metinde göster ·
… hurmâ yaprağıyla örtülmüş külbe-misâl dükkânlar dahi vardır. Ve bir alçak bayır
dâmeninde bir
kârgîr binâ câmi‘i vardır. Ve bir alçak minâresi var. Bu câmi‘in cânib-i erba‘a …
Menzil-i evsâf-ı kasaba-i Vâdî-i Fâtıma: Bir bayır zeylinde iki yüz toprak örtülü kârgîr binâ ma‘mûr Arab beytleridir. Ve cümle seksen mikdârı esvâk-ı muhtasarı vardır. Ve ba‘zı hurmâ yaprağıyla örtülmüş külbe-misâl dükkânlar dahi vardır. Ve bir alçak bayır dâmeninde bir kârgîr binâ câmi‘i vardır. Ve bir alçak minâresi var. Bu câmi‘in cânib-i erba‘ası şecere-i müntehâlar ile tezyîn olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308b ·
metinde göster ·
… içre âsûdedirler. Yine bu mahalde Akabe kayaları dibinde Y 326b cebel-i Akabe
dâmeninde bir
soffa üzre,
Ziyâret-i Hazret-i (---)(---) Sahâbe-i kirâmdandır. Bir gâr içinde medfûndur. Hâlâ cesed-i şerîfi zâhirde beyâz pembe-misâl ter ü tâze durur. Hurmâ lîfinden kefeni pâre pâre olmuş, ol gâr içre âsûdedirler. Yine bu mahalde Akabe kayaları dibinde Y 326b cebel-i Akabe dâmeninde bir soffa üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326a–Y326b ·
metinde göster ·
… ibtidâ Hazret-i Nûh şehr-i Cûde'yi binâ etdi. Hâlâ Musul kurbunda cebel-i Cûdî
dâmeninde bir
belîde-i sagîredir.
Ba‘dehu Hazret-i Nûh bu cebel-i Cûdî'de keştî ile selâmete çıkup mübârek arz olduğundan anda sâkin olup ba‘de't-tûfân ibtidâ Hazret-i Nûh şehr-i Cûde'yi binâ etdi. Hâlâ Musul kurbunda cebel-i Cûdî dâmeninde bir belîde-i sagîredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y4b ·
metinde göster ·
âsitâne-i azîmdir. Yılda bir kerre mevlûd olup iki yüz bin âdem cem‘ olur. Ulem …
Mısır'ın cânib-i cenûbunda cebel-i Cûşî dâmeninde bir âsitâne-i azîmdir. Yılda bir kerre mevlûd olup iki yüz bin âdem cem‘ olur. Ulemâ-yı Mısır'ın cümlesi bu kavle müttefiklerdir kim ol gün anda ervâh-ı Resûlullâh hâzır, derler. Zîrâ ol mevlûd mahallinde câmi‘ içinde nûr berk urur. Gayrı câmi‘lere mahsûs değildir, illâ Ömer ibnü'l-Fârız câmi‘ine mahsûsdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y222a ·
metinde göster ·
hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a vardır. Ve Nîl'in mukâbelesinde yalçın kaya …
Ve bu mahalde kayalar dâmeninde bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a vardır. Ve Nîl'in mukâbelesinde yalçın kaya üzre bir kal‘a dahi vardır, kal‘a-i Etfu derler. Mâbeyne-hümâları gâyet teng yer olmağile Nîl-i mübârek eyle cereyân eder kim gûyâ berg-i hatîfdir. Ve Nîl'in feryâdından gûş-ı hûşlar bî-hûş olur. Zamân-ı kadîmde bu iki kal‘adan birbirlerine Nîl üzre zencîr çekerlermiş, hâlâ yerleri ve çerh dollâbları râyegândır, anıniçün bu kal‘alara kal‘a-i Silsile derler. Bundan yukarusuna Şellâlât boğazı ve Şellâl vilâyeti derler, yedi boğazdır. Bu Silsile boğazı teng mahal olmağile yukaruda Nîl cezîre cezîre olup her cezîrede âbâdân kurâlar ve ucûbe-i dehrden garâyibâtlar vardır. Ammâ mezkûr Silsile kal‘aları içinde dizdâr u serdâr u teberdâr deyyâr neferât yokdur, ancak kabâ’il-i Ca‘ferî'den bir alay kavm sâkinlerdir. Bu kal‘anın mukâbelesindeki cezîre içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y384a ·
metinde göster ·