… m evsâfında mufassaldır. Bu ejder Erzurûm'da taş olunca öbür eşi bu Sübhân dağı
dâmenindeki
Alî Kayası gârı içre kalır. Hemân Abdurrahmân Gâzî kerâmet kuvvetiyle "Yâ cebel …
Biri hicret-i nebeviyyeden sonra Erzurûm halkını tenâvül etmeğe vardıkda alemdâr-ı Resûlullah olan Hazret-i Abdurrahmân Gâzî bu ejderi görüp "Kande gidersin ya mübârek" deyüp emr-i Hudâ ol ejder lisân-ı hâl ile "Erzurûm halkın yemeğe giderim" dedikde hemân Abdurrahmân Gâzî "Kıf yâ su‘bân, bi-emrillah misle'l-hacer!" dedikde bi-izni Hudâ ol ejder kara taş olmuşdur kim Erzurûm kal‘asının cânib-i cenûbundaki Eğridağ üzre yedi yüz yetmiş 244a adım kaddi ki kara taş olduğu kal‘a-i Erzurûm evsâfında mufassaldır. Bu ejder Erzurûm'da taş olunca öbür eşi bu Sübhân dağı dâmenindeki Alî Kayası gârı içre kalır. Hemân Abdurrahmân Gâzî kerâmet kuvvetiyle "Yâ cebel-i Sübhân imsik bi-emrillah su‘bân" deyince bi-emri Fettâh Allah kayanın mağara kapusu sedd olup mezkûr ejder içinde mahbûs olup ilâ hâze'l-ân kalmışdır. {Anınçün bu kûh-ı serbülende Su‘bân dağı} Ba‘dehû derûn-ı gârda mahpus olan ejderin germiyyetiyle ve gâr içre harekât u sekenâtıyla ve gazabından âteşfeşânlığıyla mezkûr Alî Kayası pâre pâre olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243b–244a ·
metinde göster ·
… muşdur. Hâlâ Menhar nâm bir mahalli vardır. Ba‘zı huccâc Mîne kurbânın bu cebel
dâmenindeki
Menhar'da ederler. Hâlâ ziyâretgâhdır. Ve Beyt-i şerîfin cânib-i şarkîsinde Bey …
Evvelâ bâlâda tahrîr olunmuşdur ammâ Mîne bâzârının şarkı ve şimâli mâbeyninde bir cebel-i sağîre vardır, ana cebel-i Sebîr derler. Be-kavl-i İshâk: Hazret-i İsmâ‘îl evlâdları anda mefûndur. Ve İsmâ‘îl'e nâzil olan kurbân bu cebelden tulû‘ edüp bu cebel dâmeninde kurbân olmuşdur. Hâlâ Menhar nâm bir mahalli vardır. Ba‘zı huccâc Mîne kurbânın bu cebel dâmenindeki Menhar'da ederler. Hâlâ ziyâretgâhdır. Ve Beyt-i şerîfin cânib-i şarkîsinde Beyt-i şerife hâ’il,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361a ·
metinde göster ·
sahrâ içre asker-i deryâ-misâl ile meks olunup melik ile tahte'l-futûr tenâvül …
Bu cebelin dâmenindeki sahrâ içre asker-i deryâ-misâl ile meks olunup melik ile tahte'l-futûr tenâvül edüp bin mikdârı âdem ile at ve hecîne süvâr olup yüz mikdârı dahi bennâlar ve Ferhâdî kazma ve külünkler alup bu meks etdiğimiz sahrânın garbında nîm sâ‘at ba‘îd evc-i semâya kad çekmiş bir kûh-ı bülend-i ahmergûn sâfî seng-i hârâ-yı ibret-nümûn bir mücellâ ve musaykal cebel-i âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424b ·
metinde göster ·