… ehû bânî-i sâlis Hülâgu olup yedi sene bu Tebrîz'i cây-ı karâr edüp bir makâm-ı
dâru's-serîr
etdi kim cemî‘î mülûk mâlik olmağa tama‘ ederlerdi. Ba‘dehû sene (---) târihind …
Ba‘dehû bânî-i sâlis Hülâgu olup yedi sene bu Tebrîz'i cây-ı karâr edüp bir makâm-ı dâru's-serîr etdi kim cemî‘î mülûk mâlik olmağa tama‘ ederlerdi. Ba‘dehû sene (---) târihinde Sultân Muhammed Hudâbende ibn Argunşâh binâ etdüği şehr-i muhdeseye Hülâgu'nun kasrın kaldırup niçe bin şütüre tahmîl edüp götürdü. Cümle ahşâbâtı levha-i ûd u servden eyle münakkaş idi kim çeşm-i insân nakş-ı Erjeng'inden hîrelenirdi. Hâlâ ol asırdan beri Tebrîz'in cemî‘î binâsı Kâşî çîn [u] fağfûr ve kireç ve cibis ile ma‘mûr şehr-i pür sürûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 298a ·
metinde göster ·
… lerdir. İmâret-i dârü'l-it‘âm ve medrese ve dârü'l-kelâm yokdur. Lâkin mekteb-i
dâru's-sıbyânları
vardır. Ve (---) mikdârı esvâk-ı muhtasarı vardır. Câbecâ hâncağızları vardır. …
Mâ‘adâ mesâcidlerdir. İmâret-i dârü'l-it‘âm ve medrese ve dârü'l-kelâm yokdur. Lâkin mekteb-i dâru's-sıbyânları vardır. Ve (---) mikdârı esvâk-ı muhtasarı vardır. Câbecâ hâncağızları vardır. Ammâ âb [u] hevâsı burûdet üzre olmağıla bâğ u bâğçeleri yokdur. Ammâ meyvesi Tortum'dan ve kal‘a-i Açaris'den gelüp bu şehri müsmirrât-ı gûnâ-gûn ile ganîmat ederler. Ve ahâlî-i Ardahân cümle mü’min ve muvahhid ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at, garîb-dost, sulehâ kimesnelerdir. Ekserî zirâ‘at ile kifâflanırlar. Bir fırkası tüccâr-ı berdir. Ve dağlarında latîf güğem meyvesi olur. Bu kal‘a, Erzurûm'un şimâlinde beş merhale yerdir. Ve Ardahân'dan Kargabâzâr'ın geçüp Kars bir konakdır, andan yine cânib-i garba meyyâl kâh sengistân ve kâh çengelistân u âbâdân reh-i râstlar ile nebâtât [u] giyâhât [ve] sebzezârları temâşâ ederek (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322b ·
metinde göster ·
… henüz müştakk olmuş gibi vücûdunda bir illet kalmayup zinde olur. Tâ bu mertebe
dâru'ş-şifâ-yı
kûy-ı yâr-ı Hüseyni'ş-şehîdi'r-rızâdır.
Muhassal-ı merâm âdem müşk ü amber-i hâm-ı hoş-bûdan sermest ü hayrân ve gûyâ bî-ser ü sâmân olur. Ve müstecâbü'd-da‘ve misilli olduğuna delîldir kim bir âdem ne kadar mağmûm u pür-gussa vü müte’ellim olup nutka mecâli olmasa bir kerre ziyâret edince cemî‘i gıll u gışdan ve gam u gussa ve evhâm-ı mühlikden ve vesvâs-ı düllîden ârî olup bir gûne inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn hâsıl olup âdeme bir gûne cevelân u tab‘ u zekâvet hâsıl olur. Ve her kim emrâz-ı muhtelifeye mübtelâ olsa bu İmâm Hüseyin âsitânesine yedi gün müdâvemet edüp yüz sürse bi-emrillahi Ta‘âlâ rahm-i mâderden henüz müştakk olmuş gibi vücûdunda bir illet kalmayup zinde olur. Tâ bu mertebe dâru'ş-şifâ-yı kûy-ı yâr-ı Hüseyni'ş-şehîdi'r-rızâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 351a ·
metinde göster ·
… e'l-ganîme gelirken Hazret'in pederi Abdullah ibn Abdülmuttalib Medîne kurbünde
Dâru't-tâbi‘a
nâm mahalde müşevveş-hâl olup müddet-i ömrü sene 25 yaşında iken merhûm olup vi …
Tâ Mâlik ibni'n-Nazr'a varınca on iki aded atası Âl-i Hâşimî'dir. Yigirmi sekizinci atada Hazret-i İsmâ‘îl'e çıkar. Yigirmi dokuzuncu atada Hazret-i İbrâhîm b. Âzer'e müntehîdir kim Hazret-i Alî Hazret-i Resûl-i Kirâm'ın ammîzâdesidir. Ammîsi Hazret-i Ebû Tâlib'dir. Hazret-i Resûl'ün pederi Mekke'den ticâret ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine ticârete gidüp ba‘de'l-ganîme gelirken Hazret'in pederi Abdullah ibn Abdülmuttalib Medîne kurbünde Dâru't-tâbi‘a nâm mahalde müşevveş-hâl olup müddet-i ömrü sene 25 yaşında iken merhûm olup vilâdet-i Resûl'den altı sene sonra Hazret-i Resûl'ün vâlidesi Emîne Hâtun ehli Abdullah'ın mîrâsı içün taleb ederek Hazret'i kucağında bile Medîne'ye götürüp mîrâsdan cüz’î ve küllî alup yine Mekke'ye gelirken Mekke kurbünde Ebvâ nâm (nâm) karyede Hazret'in vâlidesi Emîne Hâtûn merhûm olup na‘ş-ı vâlide-i Resûl'i Mekke'ye götürüp defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354a ·
metinde göster ·
deryâ-misâl nehr-i Şattu'l-Arab'ın sâhilinde vâki‘ olup nehr-i Şat ve nehr-i Fu …
Evvelâ şehr-i Basra ve kal‘a-i Dâru'n-nasra deryâ-misâl nehr-i Şattu'l-Arab'ın sâhilinde vâki‘ olup nehr-i Şat ve nehr-i Furât'dan münşa‘ib olmuş hâk-i Basra'[y]a saky etmiş on iki bin tur‘a idi kim her birini birer mülûk-ı selef-i selâtîn-i Âl-i Sâsâniyân u Keyâniyân u Ekâsire ve Âl-i Emeviyyûn u Âl-i Abbâsiyân ve niçe yüz mülûk bu hâk-i Basra'yı imâr etmeğiçün turalar cereyân etdirüp her bir tur‘a ve halîc ve havuzlarda gemiler yürürdü. Niçe bini mürûr-ı eyyâm ile mu‘attal olup hâlâ altı yüz aded tur‘alar Şatt u Furât tuğyânında cereyân edüp vilâyet-i Basra'yı saky ederek her nehr-i tur‘ada keştîler şinâverlik eder ammâ cümle nühûrlardar mu‘azzam bahr-i Şattu'l-Arab'dır kim Basra önünde deryâ-misâldir. Basra'dan aşağı bahr-i Hürmüz'de bahr-i Muhît'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362a ·
metinde göster ·
… ümle dörd bin yetmiş âdem şehîd-i deşt-i Kerbelâ gibi şehâdet câmların nûş edüp
dâru'l-karârları
huld-ı berîn-i firdevs-i âşiyân oldu ve sâ’ir nâ-ma‘dûd bî-esâmî mîr-i mîrân ve …
Ve gayri gâzîlerden cümle dörd bin yetmiş âdem şehîd-i deşt-i Kerbelâ gibi şehâdet câmların nûş edüp dâru'l-karârları huld-ı berîn-i firdevs-i âşiyân oldu ve sâ’ir nâ-ma‘dûd bî-esâmî mîr-i mîrân ve sâ’ir ümerâ ve garîb ü gurebâ askerlerinin şehâdeti nâ-ma‘lûmdur. Cümlesine Cenâb-ı Allâh garîk garîk rahmetler ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22b ·
metinde göster ·
… iyesi var ve cümle (---) aded sûhtevât medresesi var ve cümle iki aded mekteb-i
dâru't-ta‘lîm-i
sıbyânı var. Ve cümle (---) aded tekye-i dervîşânı var ve cümle (---) aded hân- …
Ve cümle (---) mihrâbdır. Biri Süleymân Hân [câ]mi‘i 35a iken küffâr ihrâk etdikde amâr olup Mehemmed Hân-ı Sâlis câmi‘i olmuşdur. Ve dahi Budinli el-Hacı İbrâhîm câmi‘i tahta örtülü ve kârgîr minâreli gâyet mahbûb câmi‘-i rûşen-âbâddır. Ve bir mahalle zâviyesi var ve cümle (---) aded sûhtevât medresesi var ve cümle iki aded mekteb-i dâru't-ta‘lîm-i sıbyânı var. Ve cümle (---) aded tekye-i dervîşânı var ve cümle (---) aded hân-ı tüccârânı var ve cümle bir aded kesîf küçük hammâmı var ve cümle 53 aded dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b–35a ·
metinde göster ·
müfessirân: Hepsi dörd aded medrese-i tâlibândır, ammâ dâru'l-hadîs ve dâru'l-k …
Der-ilm-i dâru'l-ulûm-i müfessirân: Hepsi dörd aded medrese-i tâlibândır, ammâ dâru'l-hadîs ve dâru'l-kurrâ-i mücevvidânı yokdur, zîrâ bu şehirde hamele-i Kur’ân huffâzân muhaddisân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
Der-ilm-i dâru'l-ulûm-i müfessirân: Hepsi dörd aded medrese-i tâlibândır, ammâ
dâru'l-hadîs
ve dâru'l-kurrâ-i mücevvidânı yokdur, zîrâ bu şehirde hamele-i Kur’ân huffâzân …
Der-ilm-i dâru'l-ulûm-i müfessirân: Hepsi dörd aded medrese-i tâlibândır, ammâ dâru'l-hadîs ve dâru'l-kurrâ-i mücevvidânı yokdur, zîrâ bu şehirde hamele-i Kur’ân huffâzân muhaddisân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
… l-ulûm-i müfessirân: Hepsi dörd aded medrese-i tâlibândır, ammâ dâru'l-hadîs ve
dâru'l-kurrâ-i
mücevvidânı yokdur, zîrâ bu şehirde hamele-i Kur’ân huffâzân muhaddisân yokdur.
Der-ilm-i dâru'l-ulûm-i müfessirân: Hepsi dörd aded medrese-i tâlibândır, ammâ dâru'l-hadîs ve dâru'l-kurrâ-i mücevvidânı yokdur, zîrâ bu şehirde hamele-i Kur’ân huffâzân muhaddisân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
… e çârşâflı bu İstifani kenîsesinin tîmârhânesidir kim bizzât kral hasta olsa bu
dâru'ş-şifâya
gelir, zîrâ bu deyrde Eflâtûn ve Bokrât u Sokrât ve Batlîmûs ve Feylekos u Feyl …
Cümle bu şehr-i ebharün kenârelerinde yedi yerde bîmârhâne vardır, ammâ cümleden ma‘mûr u müzeyyen sündüs ü istebrak misilli câme-hâbları cümle dîbâ vü şîb ü zerbâf yorkanlı ve çârşâflı bu İstifani kenîsesinin tîmârhânesidir kim bizzât kral hasta olsa bu dâru'ş-şifâya gelir, zîrâ bu deyrde Eflâtûn ve Bokrât u Sokrât ve Batlîmûs ve Feylekos u Feylesûf misilli hukemâlar bundadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62a ·
metinde göster ·
… inen yerleri eyi olup reng-i rûyi hamret üzre olup cerrâha bir kîse guruş verüp
dâru'ş-şifâya
beş kîse Îsâ aşkına vakf edüp vilâyetine gitdi.
Netîce-i kelâm kefere-i müsteskî onuncu gün cümle emrâz-ı muhtelifeden halâs olup günden güne ifâkat bulup yigirminci günde ayağında ve kollarında delinen yerleri eyi olup reng-i rûyi hamret üzre olup cerrâha bir kîse guruş verüp dâru'ş-şifâya beş kîse Îsâ aşkına vakf edüp vilâyetine gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63a ·
metinde göster ·
vardır. Gerçi hasîs ve le’îm ve hisâbî vilâyeti olup kaht [u] galâ şehirdir, am …
Cümle on bir yerde me’kel-i dâru'z-ziyâfe vardır. Gerçi hasîs ve le’îm ve hisâbî vilâyeti olup kaht [u] galâ şehirdir, ammâ elbette her kral manastırlarının imâretlerinde buğday ve un çorbası pişüp kenîselerde sâkin olan bıtrîk ve kıssîslere ve ba‘zı fukarâlara çobraları mebzûldur, ammâ cümleden İstifani kenîsesi ve Kral Sarâyı imâreti cümleden ma‘mûr olup bay [u] gedâya ve cüvân u pîr u sıbyâna hon-ı bî-imtinânları mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63b ·
metinde göster ·
Ve niçe bin vâcibü's-seyr ibret-nümâ bu Yoranda deyrinde mevcûd olup bu
dâru'ş-şifâda
şifâ bulanlar bu tîmârhâneye ol kadar altun ve gümüş kazganlar ve tencereler ve …
Ve niçe bin vâcibü's-seyr ibret-nümâ bu Yoranda deyrinde mevcûd olup bu dâru'ş-şifâda şifâ bulanlar bu tîmârhâneye ol kadar altun ve gümüş kazganlar ve tencereler ve kebâb şişleri ve ol kadar gümüş altun ve kalay ve bakır ve âvânî şeyler yapdırup bu deyre vakf etmişler kim ta‘bîr ü tavsîfden müberrâdır. Ve bu deyrin cânib-i etrâfı gûyâ bâğ-ı Merâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
Bu şehrin cemî‘i hân ve câmi‘ ve hammâmı ve imâret
dâru'z-ziyâfesi
ve medrese ve tekye ve mekteb ve mesâcid ve cümle çârsû-yı bâzârı 82b ve'l-hâ …
Bu şehrin cemî‘i hân ve câmi‘ ve hammâmı ve imâret dâru'z-ziyâfesi ve medrese ve tekye ve mekteb ve mesâcid ve cümle çârsû-yı bâzârı 82b ve'l-hâsıl cümle âsâr-ı binâları serâpâ Sokullu Âkıl Mehemmed Paşa'nın âsâr-ı binâlarıdır kim rusâs-ı hâs ile mebnî kârgîr binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82a–82b ·
metinde göster ·
. Ve cümle dörd aded mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhândır. Ve cümle iki yerde …
Ve cümle üç aded medrese-i tahsîl-i dâru'l-ulûmdur. Ve cümle dörd aded mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhândır. Ve cümle iki yerde tekye-i dervîşân-ı zâkirân vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
Ve cümle üç aded hân-ı tüccârândır. Ve cümle bir aded imâret-i
dâru'z-ziyâfe-i
fakîrândır kim Köpürlü Mehemmed Paşa hayrâtıdır. Ve cümle yedi aded sebîlhâne-i …
Ve cümle üç aded hân-ı tüccârândır. Ve cümle bir aded imâret-i dâru'z-ziyâfe-i fakîrândır kim Köpürlü Mehemmed Paşa hayrâtıdır. Ve cümle yedi aded sebîlhâne-i cân-sitândır.Ve cümle beş aded hammâm-ı rûşinâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Gedik Ahmed Paşa Kefe kal‘asın Ciniviz Frengi elinden feth edüp fetih mübeşşiriyle dâru's-saltanati'l-aliyye olan İslâmbol'a geldikde ricâsıyla Mengli Geray Hân'ın oğlunu Yedikulle hapsinden ıtlâk edüp Edirne kurbunda Yanbolı şehrinde hâss-ı hümâyûn verdiler. Ol asırdan berü hânların ma‘zûlü ve hânzâdeler ve sultânlar Yanbolı ve İslimye ve Kızılağaç'da ve Tavşanbeli'nde [ve] Zağra'da ve Zağra Yenicesi'nde sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100a ·
metinde göster ·
"Bu oğlan benim karındaşım Abdullâh'ın oğludur kim babası Medîne kurbunda Dâru'n-Nâbığa nâm mahalde ticârete gidüp Şam'dan gelirken Nâbığa'da merhûm olup na‘şın Medîne'de Bakî‘'e getirdüp anda defn etdirdim. Ve bu Muhammed'in vilâdetinden altıncı sene vâlidesi Emîne Hâtûn ehli Abdullâh karındaşımın mîrâsın ahz u kabz etmeğe Medîne'ye gidüp bu Muhammed'i altı yaşında iken bile götürüp bir ay Yesrib şehrinde oturup muhallefât-ı Abdullâh'dan cüz’î ve küllî şeyler bulup Yesrib'den yine Mekke'ye bu Muhammed anasıyla gelirken Mekke kurbunda Ebû Enâm nâm mahalde vâlidesi dahi merhûme olup na‘şını Mekke'ye getirdüp anda defn edüp bu Muhammed babadan ve anadan öksüz kaldığından cümle kabâ’il-i Kureyş buna Muhammed-i yetîm derler. Karındaşım evlâdı olmak ile benimle bile ticâret ile kâh Şam'a ve kâh bu Busrâ şehrine getiririm" deyü Ebû Tâlib bu hikâyeleri nakîr kıtmîr cümle Bahîrâ papasa nakl etdikde Bahîrâ papas-ı ehl-i vukûf-ı zû-fünû[nı]'d-dehr eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·
… man'dan sonra bu şehre gelince yedi krallık yeri geşt [ü] güzâr etdim, imâret-i
dâru'z-ziyâfe
bunda dahi gördüm, ammâ vilâyet-i Alman'da ve vilâyet-i Donkarkız [ve] vilâyet- …
Bu hakîr diyâr-ı Alman'dan sonra bu şehre gelince yedi krallık yeri geşt [ü] güzâr etdim, imâret-i dâru'z-ziyâfe bunda dahi gördüm, ammâ vilâyet-i Alman'da ve vilâyet-i Donkarkız [ve] vilâyet-i Danimarka'da imâret-i ıt‘âm çokdur, ammâ bu Fohşan şehrinin Eflak tarafı köyleri ma‘mûr ve müzeyyen olup bu Fohşan'a pek yakın köyler olduğundan bu şehr-i Fohşan gâyet ma‘mûr ve müzeyyen olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104a ·
metinde göster ·
… kadîmdir kim gazâ mâlıyla binâ olmağın gâyet rûhâniyyetli ve cemâ‘at-i kesîreli
dâru't-tevhîd
bir musallâ-yı atîkdir. Hattâ bu câmi‘in sol tarafında maşrık cânibine nâzır ka …
Sitâyiş-i taşra kal‘a içre yüz aded toprak örtülü evleri olup çârsû-yı bâzâr hammâm ve hân bu kal‘ada yokdur. Ancak kal‘a bânîsi Sâhib Geray'ın bir câmi‘i var, tûlen yüz elli ayakdır ve arzen yüz aded kademedir. Mihrâbı üzre "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün resûlullâh" tahrîr olunup bu hat üzre âyetü'l-kürsî tahrîr olunmuşdur kim üstâd-ı mermer-bür bu hatları taşa eyle yazmış kim cidden sikkeyi mermerde kazmış. Minâresi câmi‘in solunda bir alçak beyâz taş minâre-i zîbâdır. Câmi‘ dahi tarz-ı kadîm alçacık toprak örtülü bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim gazâ mâlıyla binâ olmağın gâyet rûhâniyyetli ve cemâ‘at-i kesîreli dâru't-tevhîd bir musallâ-yı atîkdir. Hattâ bu câmi‘in sol tarafında maşrık cânibine nâzır kal‘anın bir küçük kapucuğu var, ammâ atlı(?) gücile girir çıkar. Bu kapucuğun önündeki handakı üzre makaralar ile asma köprüsü var. Karşu handak kenârında Mehemmed Geray Hân'ın bir küçük hoş hevâ ve hoş binâ hammâm-ı rûşinâsı var, varoşda vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·