… beş z[ir]â‘dır, arzı altı zirâ‘dır. Ve bu iki dîvârın mâbeyni kırk zirâ‘ fâsıla
dîvârdır. Bu
hisâb üzre İslâmbol kal‘asının kara cânibi üç katdır.
Ve sûr-ı hâricden hâric bir kat alçak hisâr-pîçe dîvâr dahi binâ edüp ka‘r-ı handakdan irtifâ‘ı yigirmi beş z[ir]â‘dır, arzı altı zirâ‘dır. Ve bu iki dîvârın mâbeyni kırk zirâ‘ fâsıla dîvârdır. Bu hisâb üzre İslâmbol kal‘asının kara cânibi üç katdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
… n Ahmed Hân. Bu dahi cümleden a‘lâ evkâf-ı metîn olduğundan ekseriyyâ fukarâ ve
dîvâneleri bu
dâr-ı şifâya getirirler. Zîrâ bunun dahi hevâsı hûbdur ve huddâmları mahbûb ü m …
Andan bîmârhâne-i Sultân Ahmed Hân. Bu dahi cümleden a‘lâ evkâf-ı metîn olduğundan ekseriyyâ fukarâ ve dîvâneleri bu dâr-ı şifâya getirirler. Zîrâ bunun dahi hevâsı hûbdur ve huddâmları mahbûb ü mergûb âdemlerdir kim dâ’imâ hastalara cân u gönülden hidmet ederler. Zîrâ nâzır-ı nuzzârı kızlar ağası olmağile her bâr gelüp hastaların hâllerin su’âl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 93a ·
metinde göster ·
bir mesîregâh kefere idi kim her gören âdem evzâ‘ [u] etvârından ve reftâr [u] …
Ve Galata'da Papas Dîvâne: Bu bir mesîregâh kefere idi kim her gören âdem evzâ‘ [u] etvârından ve reftâr [u] güftârından hazz edüp hayrân kalırdı. Cemî‘i a‘yân-ı kibârın ma‘lûmu bir dîvâne idi. {Şakanâme'mizde taklîdi mufassal tahrîr olunmuşdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b ·
metinde göster ·
Mesîre-i evvel: Bir kerre bir kaç yârân ile dîvân seyrine giderken râh-ı
dîvânda bu
dîvâneye râst geldik. Başına bir pâre pâre bostâncı külâhı geyüp omuzunda bir t …
Mesîre-i evvel: Bir kerre bir kaç yârân ile dîvân seyrine giderken râh-ı dîvânda bu dîvâneye râst geldik. Başına bir pâre pâre bostâncı külâhı geyüp omuzunda bir tüfeng kundağı ve altında bir ağaca at gibi süvâr olup elinde licâmı ağaç atın sıçradup gelirken yemîn [ü] yesârında olan ehl-i dükkânlara birer gûne evzâ‘ [u] etvâr gûna gûn şakalar ederek gelüp hemân bir yârânımızın yanından geçerken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 115a ·
metinde göster ·
… up hatları ve dünya kaç bucakdır ol mahbes-i liman-ı belâyı seyr eylesin. Rûy-ı
dîvârda bu
gûne niçe bin şi‘ir ebyâtlar vardır: Beyt:
Zamân-ı kadîmde ma‘mûr ve bender iskele imiş, bir bî-emân girdâb-ı bî-bâd burunda vâkı‘ olmağıla cemî‘î âyende vü revende keştîler elbette girdâb gamına düşüp beş on gün ve bir iki ay yatup metâ‘ı çürümüş tüccâr ve sevdâger ve keştîbân tâ’ifeleri bed-du‘â ide ide bu iskele harâb olup iskele başında bir hân ve bir kaç müsâfirhâne ve bir câmi‘-i muhtasarı var ve birkaç bakkal ve ekmekçi ve bozacı dükkânları var, gayrı âsâr yokdur. Lâkin cânib-i erba‘asında bâğ ve bostânları çokdur. Ve iskele başındaki câmi‘in der-i dîvârlarının rûyında şikâyetnâme-i müsâfirînden bir nokta tahrîr edecek yer kalmamışdır. Zîrâ her gemi bu girdâba düşmeyince halâs olmak mümkün değildir. Elsine-i muhtelife üzre hatt-ı gûnâ-gûn ve hüsn-i hatlar seyr eylemek isteyen girdâb-ı Bozburun'a varup hatları ve dünya kaç bucakdır ol mahbes-i liman-ı belâyı seyr eylesin. Rûy-ı dîvârda bu gûne niçe bin şi‘ir ebyâtlar vardır: Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 240b ·
metinde göster ·
… müyesser olup rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe mübâşeret etdik. Ve âsitânesi
dîvârında bu
ebyâtlar bir kâğıda tahrîr olunmuşdur. Kıt‘a:
Evsâf-ı ziyâret-i kutbu'l-âfâk, eş-şeyh-i ale'l-ıtlâk, zübde-i evliyâ, umde-i asfiyâ, kibâr-ı hâsu'l-hâs, deryâ-yı dîn-i gavvâs eş-Şeyh Hazret-i Pîr İlyâs-ı Amasiyyevî: Bu azîz Yıldırım Hân meşâyîhlerindendir. Timur ile müşerref olup Şirvân'a bile gitmişdir. Ba‘dehû yine Amasiyye'ye gelüp Amâsiyye'nin kurbunda Sevâdiye nâm bir mürtefî‘ cihân-nümâ bir âsitâne-i âlîde medfûndur. Niçe bin keşf [u] kerâmetleri âşikâre olmuşdur. Hatta merhûm olduklarında cesed-i şerîfin gassâl gasl ederken teneşiri gassâl eğri kor. Hemân azîz-i merhûm dest-i şerîfleriyle teneşiri doğruldurlar. Ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır. Âsitânesi ve imâreti ve cümle hayrâtın Sultân Bâyezîd ibn Mehemmed Hân sene (---) târîhinde binâ etmişdir. Tarîk-i (---) niçe yüz pâ-bürehne ve ser-bürehne âşık-ı serbâzları var. Evkâf-ı azîm olmağıla âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Hamd-i Hudâ ziyâreti müyesser olup rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe mübâşeret etdik. Ve âsitânesi dîvârında bu ebyâtlar bir kâğıda tahrîr olunmuşdur. Kıt‘a:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 282b ·
metinde göster ·
… dir. Ammâ sâhil-i nehr-i Âsî'de olan tarafı yigirmi zirâ‘ alçakdır ve yalın kat
dîvârdır. Bu
tarafdan mâ‘adâ Haleb kapusundan ve Şâm kapusundan yukaru dağlara çıkınca kat-e …
Eşkâl-i kal‘a-i azîm-i atîk Antakıyye: Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet bu edîm-i arzı ibn Âdem ile müzeyyen edeli niçe bin seneden berü kılâ‘-ı azîmler ve binâ-yı kadîmler inşâ olunmuşdur ammâ bi-emri Hudâ benî Âdem'in ibtidâ ibret-nümâ binâsı Hazret-i 22b İdrîs'in ta‘lîmiyle Sürid ve Kalimon hakîmler hâkimlikleri vaktinde Mısır'da ihram dağların yaptılar. Ba‘de't-tûfan arz-ı Ermen'de şehr-i Cû'da, andan arz-ı Mısır'da arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş ve şehr-i Balîs ve şehr-i Ahmîm ve şehr-i Elvâhât ve şehr-i Asvân ve şehr-i Sûdân ve şehr-i Menufiyye ve şehr-i Antakıyye binâ olunmuşdur. Binâ-yı azîmlerin biri dahi budur. Biri Ümm-i dünyâ-yı Kâhire-i Mu‘izziye-i Mısır'dır. Biri Irâk-ı Bağdâd-ı Behişt-âbâd'dır. Biri Irâk-ı Arab-ı Haleb'dir. Biri Irâk-ı Dâdyân'dır kim kûh-ı Elburz dâmeninde deşt-i Kıpçağ'a nâzırdır. Biri dahi binâ-yı azîm Ahlat'dır. Biri dahi kal‘a-i Makedonya ya‘ni Mahmiyye-i Kostantiniyye'dir kim ibtidâ bânîsi Hazret-i Süleymân'dır, ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'i İslâmbol'dan evvel imâr olup Hazret-i Süleymân bu Antakıyye'de cenk edüp feth etmişdir. İmdi binâ-yı kadîmin ve âsâr-ı azîmin biri dahi bu kal‘a-i Antakıyye'dir kim sûr-ı azîmi beş aded kûh-ı bülend [ü] azîm üzre vâkı‘ olmuşdur kim bu cebel üzre olan kal‘a dîvârları cânib-i şarkda evc-i hevâya münkalib olmuş dağlardır. Andan bu kal‘anın nısfı aşağı düzde cânib-i garba tâ nehr-i azîm Âsî kenarına varınca alçak yire vâkı‘ olmuş kal‘a-i azîmdir kim bu hisâb üzre bu kal‘anın nısfı makâlîd-i âlîler üzredir. Nısfı zeyl-i cebelde aşağı düzde vâkı‘ olmuşdur. Be-hisâb-ı mil bu kal‘a on iki mildir. Her mil dörd bin adımdır. Bu hisâb üzre bu kal‘anın cümle zîr ü bâlâsı dâ’iren-mâdâr kâmil kırk dört bin adımdır kim âheste reviş ile on iki sâ‘atde devr olunur. Ammâ İslâmbol kal‘ası kırk yedi bin adımdır ve zirâ‘-ı bennâ ile vech-i dîvârın arşınlamağile seksen yedi bin arşın ihâta etmişdürür. Andan Bağdâd-ı Behişt-âbâd dahi büyük kal‘adır. Yigirmi dört bin bedendir ve yigirmi yedi bin adımdır. Andan büyük bu kal‘a-i Antakıyye'dir. Andan küçük kal‘a Mısır'dır, andan küçük Şâm'dır, andan Haleb'dir, andan küçük Kırım cezîresinde Kefe kal‘asıdır ve Rûmeli'nde Kefe'ye mu‘âdil Selânik kal‘asıdır. Andan mâ‘adâ kılâ‘lar bu Antakıyye'den küçükdür ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'nin dîvârlarının burc [u] bârûlarının kaddi kadar âlî bir kad bir kal‘ada görmedim. Şark tarafında olan dağlar üzre dîvârlarının kaddi kâmil seksener zirâ‘-ı melikî âlîdir. Ammâ sâhil-i nehr-i Âsî'de olan tarafı yigirmi zirâ‘ alçakdır ve yalın kat dîvârdır. Bu tarafdan mâ‘adâ Haleb kapusundan ve Şâm kapusundan yukaru dağlara çıkınca kat-ender-kat birbirine karîb burc [u] bârûlardır kim dâ’iren-mâdâr cümle (--) aded kulle-i azîmlerdir. Zamân-ı kadîmde bu her kullede kûs-i Takyanus'u döğülürmüş ve her kulle içi beşer tabaka tarh olunmuşdur. Kal‘anın dağ tarafı dîvârının arzı yigirmişer zirâ‘ enlidir ve bu kal‘a ile mefret-i azîm seng-trâşlar ile binâ olunmuşdur kim her bir taşı birer pîl-i Mengerûsî cüssesi kadar vardır. Ve üstâd-ı kâmil tîşe-i Ferhâd ile taşları birbirine eyle imtizâc etdirmiş kim gûyâ yek-pâre bir kal‘a-i devvârdır ve cümle (---) aded kapu, evvelâ cânib-i şimâle nâzır Bâb-ı Haleb yigirmi zirâ‘ kaddi bâb-ı âlî ve vâsi‘dir. Bu kapunun iç yüzünde kayalardan âb-ı hayât su kaynar ve cânib-i garba Bâb-ı Cisr nehr-i Âsî üzre (---) göz cism-i azîm ile ubûr olunup bâb-ı kavîdir ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a–22b ·
metinde göster ·
… mez amân, vermez amân câna kıyar / Pire bir heybet ile halka hücûm eyledi kim /
Dîv bu
yerde eğer bâğlasalar ide firâr / Kâşiyânlı diyeler akrebe rahmet her bâr / Ols …
Ne pire her biri bir zerk idici dîv-i hücûmNe pire bilmez amân, vermez amân câna kıyarPire bir heybet ile halka hücûm eyledi kimDîv bu yerde eğer bâğlasalar ide firârKâşiyânlı diyeler akrebe rahmet her bârOlsalar muhbir eğer bu pireden ehl-i bihârBalıkesrî'de Hudâ ıydiyye kılmazsa mededPireler anı şehîd eyleyeler zâr [u] nizâr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 323b ·
metinde göster ·
… a yapışarak gideler ve sâm yeli ve şiddet-i hâr görmeyeler" deyü binâ etmiş bir
dîvârdır. 338a Bu
hakîr Bağdâd'dan ve Basra'dan çöl ile iki kerre Ka‘be'ye giderken mezkûr dîvârl …
Evvelâ cümleden mukaddem Bağdâd feth olduğu sâ‘at Mekke-i Mükerreme Şerîfi Şerîf Zeyd hazretlerinin bir necâbı Tâyifî hecin deve ile çölden Bağdâd fethi müjdesin üç günde Mekke'ye götürür ve Şerîf'den nâme vü hedâyâlar ile miftâh-ı Mekke'yi Şeybeoğlu'ndan alup üç günde Mekke'den yine Bağdâd'a gelir. Ta bu kadar yakın yolu vardır ammâ perr-i tâvûs gibi uçar kuşa mânend hecin göndermek lâzımdır. Ve ol yakın yoldan Hârûnu'r-Reşîd'in hâtûnu Zübeyde Hanım Bağdâd'dan tâ Mekke'ye varınca içi boş bir kemer dîvâr inşâ etdirmişdir kim "A‘mâlar ol esâsa yapışarak gideler ve sâm yeli ve şiddet-i hâr görmeyeler" deyü binâ etmiş bir dîvârdır. 338a Bu hakîr Bağdâd'dan ve Basra'dan çöl ile iki kerre Ka‘be'ye giderken mezkûr dîvârları görmek olmuşdur kim hâlâ niçe yerde eser-i binâları nümâyân binâ-yı azîmelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 337b–338a ·
metinde göster ·
… p bu hakîre ihsân edüp pây-ı sa‘âdetine rûmâlîde edüp taşra çıkup cümle erbâb-ı
dîvâna bu
ihsânları gösterüp müjde ederek memnûn [u] mesrûr olur şeklin gösterdim, ammâ H …
"Ey, imdi Evliyâm, çünki sen bizi sevüp Melek'den ayrılup bunda kaldın. şimdengerü sen benim oğlumsan ve seni oğullarıma hoca ta‘yîn etmişem. Bundan sonra kalbin vâsi‘ tut. Kürdistân'ın fetret-i isyân [u] tuğyânına bakma. Sen benimle ol, istediğin bâğ u bâğçede zevk u safâ ile ceddim Hazret-i Âl-i Abbâs rûhiçün ve Sultân Evhadehullâh cânıçün vallâhi ve billâhi ve tallâhi Melek Paşa'ya rağmen seni mâl [u] menâle müstağrak ederem ve bir kerîmemi sana nikâh-ı şer‘-i Resûl-i mübîn ile verirem. Ve birkaç câriye ve bir bâğ-ı İrem verirem. Hele şimdiki hâlde bu hânenin hüccet-i temessükâtlarını al kabûl eyle. Âvih deresinde hıyâbân-ı Acem şekilli müte‘addid ka‘a ve gûnâ-gûn hücre ve havz [u] şazrevân hammâmlı bir bâğ-ı İremdir" deyü mezkûr pîş-tahtadan hüccet-i temessükâtları çıkarup bu hakîre ihsân edüp pây-ı sa‘âdetine rûmâlîde edüp taşra çıkup cümle erbâb-ı dîvâna bu ihsânları gösterüp müjde ederek memnûn [u] mesrûr olur şeklin gösterdim, ammâ Haydar Ağa'yı yanımda pâre pâre edeliden berü yüreğimden kan gidüp her gün at binüp, kılıç kuşanup firâr etmek gözümde uçar. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10b ·
metinde göster ·
Ve cümle rûy-ı dîvârları kaplıbağa kabuğu gibi iç yüze eğridir kim hîn-i muhâsarada top gülleleri te’sîr etmemek içün rûy-ı dîvârların eyle eğri binâ etmiş, ammâ deryâ tarafındaki dîvârları eğri mi ve doğru mudur, göremedim ve cümle dîvârları üzre atlı küffârlar cirid oynar şeklinde birbirlerin kovup seğirdirlerdi, ya‘nî kal‘a dîvârlarımız bu mertebe vâsi‘ meydânlı dîvârlardır, demekdir ve cümle rûy-ı dîvârları beyâz incü gibi berrâk ve mücellâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140b ·
metinde göster ·
Andan yine bu orta hisârın Sarây kapusudur kim cümle erbâb-ı dîvân bu kapudan girüp Paşa sarâyına giderler. Sarâya karîb olmağile Sarây kapusu derler. Cânib-i şimâle meftûh iki kat metîn ve kavî demir kapulardır. Bu bâb-ı izdihâmdan dahi aşağı varoşa(?) enilir bâb-ı vâsi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… arâydır. Hattâ Kara Murâd Paşa bu sarâya sığamayup dahi tevsî‘ u termîm etdikde
dîvânhânesinde bu
târîh tahrîr olunmuşdur:
Der-vasf-ı Paşa sarâyı: Bu Ortahisâr'ın şimâlinde kal‘a dîvârı üzre nehr-i Tuna'ya ve sahrâ-yı Peşte'ye ve vâdî-i Keçkemet'e nâzır revzenli ve şâhnişînli bir daracık dîvânhâne-i müfîd ü muhtasarlı 81a ve iki yüz aded daracık odalı ve bir dar havlılı ve bir hammâmlı bâğçe sarâydır. Hattâ Kara Murâd Paşa bu sarâya sığamayup dahi tevsî‘ u termîm etdikde dîvânhânesinde bu târîh tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b–81a ·
metinde göster ·
… e Peçoy kapusu dîvârı ve iç kal‘aya gidecek kapu dîvârı ikişer yüz ellişer adım
dîvârdır. Bu
hisâbca "Bu orta kal‘anın gird-â-gird cirmi bin beş yüz adımdır" deyü bâlâda da …
Der-sitâyiş-i Orta varoş-ı Seğitvar: Bu dahi bir sahrâ-yı çemenzâr içre Reyke nehri batağı içre şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâkı‘ olmuş cirmi kâmil bin beş yüz germe adımdır. Taşradaki mezkûr varoşa muttasıl olup cânib-i kıbleye iki sıra tûlânîce vâkı‘ olmuşdur, zîrâ iki yanları mezkûr batak ve çatak bereklikdir kim tûlânîsi beş yüz adım dîvârdır. Ve Peçoy kapusu dîvârı ve iç kal‘aya gidecek kapu dîvârı ikişer yüz ellişer adım dîvârdır. Bu hisâbca "Bu orta kal‘anın gird-â-gird cirmi bin beş yüz adımdır" deyü bâlâda dahi tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176a ·
metinde göster ·
kal‘aya âhır ölüm gibi zevâl gelir" deyü havflerinden bu mezkûr yıkık dîvârın ö …
"Bu tahta dîvârdan bu kal‘aya âhır ölüm gibi zevâl gelir" deyü havflerinden bu mezkûr yıkık dîvârın önüne Tuna kenârına bir kat dîvâr dahi yapup iki kat dîvâr olmasının aslı budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56b ·
metinde göster ·
… ım kalın tolma rıhtım-ı Şeddâdî tula binâdır. Otuz adım enli dolma toprak dolma
dîvârdır. Bu
hisâb üzre cümle toprağiyle bu kal‘a dîvârı elli adım kalın dîvârdır.
Ve kara cânibi dîvârı yigirmişer adım kalın tolma rıhtım-ı Şeddâdî tula binâdır. Otuz adım enli dolma toprak dolma dîvârdır. Bu hisâb üzre cümle toprağiyle bu kal‘a dîvârı elli adım kalın dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56b ·
metinde göster ·
… ta‘âm yemeyüp batn-ı cî‘ân dedüğü gibi Arabın aç karnına avdet edüp Âl-i Osmân
dîvânın bu
mahalde hâtıra getirüp henüz devlet-i Âl-i Osmân'ın ni‘meti kıymetin bildik. Ba …
Ammâ bugün açlıkdan cümlemiz tamâm olduk. Ne su ve ne şerbet ve ne kahve ve ne bir lokma ta‘âm yemeyüp batn-ı cî‘ân dedüğü gibi Arabın aç karnına avdet edüp Âl-i Osmân dîvânın bu mahalde hâtıra getirüp henüz devlet-i Âl-i Osmân'ın ni‘meti kıymetin bildik. Ba‘dehu yine paşa çâsâra eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
hakîre buluşup "Hay Evliyâ Çelebi, hoş geldin." deyü ta‘zîmler etdi, zîrâ sene …
Hamd-i Hudâ kralı bunda bulup bir azîm dîvânda bu hakîre buluşup "Hay Evliyâ Çelebi, hoş geldin." deyü ta‘zîmler etdi, zîrâ sene (---) târîhinde Alî Paşa ile diyâr-ı Erdel'in tâ Tise nehri kenârına veyâ Seykel vilâyetine varup geldikden sonra kal‘a-i Udvarhel altında bu keferenin elinden Melek Ahmed Paşa efendimiz yapışup Serdâr Alî Paşa'ya götürüp dîvân-ı azîmde müstakil kral olup efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın asâleten çerâğ-ı efrûhtesi olduğundan hukûk-ı sâbıkamız olması cihetiyle şimdi bize bir hayli i‘zâz [u] ikrâm edüp yanında berâber ber-taht-nişîn olup Varat vezîri Hısım Mehemmed Paşa'nın ve Yanova vezîri Cerrâh Kâsım Paşa'nın mahabbetnâmelerin dest ber-dest krala verüp kırâ’at olundukda ayağa kalkup vâfir hazz edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92a ·
metinde göster ·
… Harez'den tâ Bahr-i Siyâh'a varınca on iki konak yer tûlu olan Sedd-i İskender
dîvârı bu
gûristân yanından görünür. Eflâke ser çekmiş bir dîvâr-ı azîmdir.
Bu şehinşâh-ı selefleri tahrîrden murâd oldur kim her birinin kadd-i kâmetleri yigirmişer ve yigirmi beşer adım kabr-i tavîllerdir. Bunlara dahi fânî cihân kalmayup vâdî-i hâmûşânda pâymâl-i rimâl olup yatırlar. Hattâ bu mezâristâna karîb İskender-i Kübrâ'nın Bahr-i Harez'den tâ Bahr-i Siyâh'a varınca on iki konak yer tûlu olan Sedd-i İskender dîvârı bu gûristân yanından görünür. Eflâke ser çekmiş bir dîvâr-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161a ·
metinde göster ·
ebyât-ı nâ-matbû‘umuz tahrîr edüp rû[h-ı] pür-fütûhlarıyçün bir sûre-i Mülk til …
Yine bu [kubbe-i pür]-envârının içinde rûy-i dîvâr[da] bu ebyât-ı nâ-matbû‘umuz tahrîr edüp rû[h-ı] pür-fütûhlarıyçün bir sûre-i Mülk tilâvet edüp rû[h]-ı şerîfine savâbın hibe eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207a ·
metinde göster ·
cennet tasvîrin görenler safâ eder ve cehennem timsâllerinin mahûf u ucbe-likâ …
El-hâsıl bu câmi‘in haremi dîvârlarında bu cennet tasvîrin görenler safâ eder ve cehennem timsâllerinin mahûf u ucbe-likâ sûretlerin benî âdem gördükde âlem-i hayretde kalup vücûduna bir havf ü haşyet düşüp dem-beste ve mebhût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·
… ın deryâ döğüp gâyet derin olmağla kal‘a dîvârı üzre şâhrâh yolları cümle dolma
dîvârdır. Bu
mahalde bin adım gidüp büyük liman kapusuna varılır. Cânib-i şarka nâzır bir ka …
Andan mağrib tarafına leb-i deryâda olan kal‘a dîvârı bedenleri üzre gidilir, zîrâ kal‘a dîvârların deryâ döğüp gâyet derin olmağla kal‘a dîvârı üzre şâhrâh yolları cümle dolma dîvârdır. Bu mahalde bin adım gidüp büyük liman kapusuna varılır. Cânib-i şarka nâzır bir kat kapudur ammâ gâyet şâhrâh işlek kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 310a ·
metinde göster ·
… taş dîvâr çekilmişdir. İçerisi serâpâ şehrin a‘yân [u] eşrâfları medfûndur. Bu
dîvârdan bu
mahallin handakı görünmez. Bir levha kapulu mezâristândır.
Ve bir küçük fukarâ savma‘ası vardır. Havlısında Hızır Baba medfûndur. Bu tekyecik sırasında tâ şimâle deryâ kenârına varınca handak kenârından alarka bir alçak taş dîvâr çekilmişdir. İçerisi serâpâ şehrin a‘yân [u] eşrâfları medfûndur. Bu dîvârdan bu mahallin handakı görünmez. Bir levha kapulu mezâristândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y57a ·
metinde göster ·
… dilim rîş rîş edüp bu makâmın inhidâmına bâ‘is olmuşlardır. Hakîr bu âsitânenin
dîvârına bu
ebyâtı tahrîr etdim. Beyt:
Ve Ramazân Efendi câmi‘inin kurbunda çârsû içinde bir ma‘mûr [u] âbâdân mevlevîhânesi vardır. Gâyet ferah-fezâ bâğ-ı behişt içinde vâki‘ olmuş bir âsitâne-i Celâleddîn-i Rûmî'dir. Ammâ emr-i şerîf vârid olup cemî‘i tekyeleri harâb edüp bunun dahi bâbların mesdûd edüp cümle fukarâların nefy-i beled tekyeden azl-i ebed edüp âyîn-i Mevlânâ'yı men‘ etdiklerinden mâ‘adâ böyle bir mağz-ı Kur’ân Mesnevî-i şerîf tilâvet olunan dâr-ı dervîşân-ı dilrîşânın dillerin dilim dilim rîş rîş edüp bu makâmın inhidâmına bâ‘is olmuşlardır. Hakîr bu âsitânenin dîvârına bu ebyâtı tahrîr etdim. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
… r. Ve bu gâr içre serâpâ sâ‘at kumu gibi rakîk rimâl döşelidir. Zamân-ı kadîmde
dîvler bu
rimâl üzre rimâl-âlûd olup yatırlar.
Ve bu gâr içre yarasa kuşları var kim humâm gibi pervâz edüp âdemin çehresine urur. Ve bu gâr içre serâpâ sâ‘at kumu gibi rakîk rimâl döşelidir. Zamân-ı kadîmde dîvler bu rimâl üzre rimâl-âlûd olup yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y217a ·
metinde göster ·
… deyrinin üzerine musallatdır. Ve bu mescidin cânib-i şarkîsindeki dîvâr Kumâme
dîvârıdır. Bu
mescidde evkât-ı hamse edâ olunurken Kumâme içinde keferelerin dahi İncîl okudu …
Ve cânib-i şarkîsinde olan hücrelerin sütûhu bu Kumâme deyrinin üzerine musallatdır. Ve bu mescidin cânib-i şarkîsindeki dîvâr Kumâme dîvârıdır. Bu mescidde evkât-ı hamse edâ olunurken Kumâme içinde keferelerin dahi İncîl okudukları ve erganûn çaldıkları istimâ‘ olunur. Hîn-i fetihde Hazret-i Ömer böyle ahd [ü] şart ile Kumâme'de böyle mescid binâ etmişdir kim cemî‘i küffâra dâğ-ı derûn olmuşdur, garîb temâşâdır. Bu mescid içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224a ·
metinde göster ·
… su dahi yeniçeri ağası meydânına mekşûf kapudur, garba nâzırdır. Cümle yeniçeri
dîvânı bu
kapu önünde olur. Kâşî-i Çîn ile inşâ olunmuş bir âsitânedir.
Ve bir kapusu dahi yeniçeri ağası meydânına mekşûf kapudur, garba nâzırdır. Cümle yeniçeri dîvânı bu kapu önünde olur. Kâşî-i Çîn ile inşâ olunmuş bir âsitânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y78a ·
metinde göster ·
… tahak olduğu ma‘lûm olup herkes isbât-ı vücûd edüp ulûfesin alırlar. Bugün dahi
dîvân bu
hâl üzre olur.
Ba‘dehu üç bin sahan ta‘âm tenâvül olunup dîvân-ı pâdişâhî olup niçe da‘vâlar ihkâk-ı hak olundukdan sonra keşîde ve eytâm ve cevâlî ve müteferrikaların mâhiyye ulûfeleri paşanın huzûrunda verilüp müstahak nâ-müstahak olduğu ma‘lûm olup herkes isbât-ı vücûd edüp ulûfesin alırlar. Bugün dahi dîvân bu hâl üzre olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y190a ·
metinde göster ·
Sağ tarafdaki kapuya muttasıl Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin
dîvârıdır. Bu
câmi‘in sağ tarafında yan soffası kubbeleri mâbeyninde evc-i âsumâna ser çekmiş …
Sağ tarafdaki kapuya muttasıl Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin dîvârıdır. Bu câmi‘in sağ tarafında yan soffası kubbeleri mâbeyninde evc-i âsumâna ser çekmiş bir serâmed beyâz incü-misâl yekpâre bir müdevver beyâz kireç sıvalı ve yeşil Q 267aP 264a tuc alemli bir kubbe-i dergâh-ı kutb-ı Rabbânî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285a ·
metinde göster ·