… olup Ebü'l-feth ile İslâmbol'a gelirken asâkir-i İslâm içre şeb [u] rûz yigirmi
dörd sâ‘atde
yigirmi dörd kerre bâng-i horos urup;
Ve Horosî Dede Unkapanı'ndan sarıldı. Unkapanı'na anıniçün Horoskapusu derler. Ve kapunun taşra atebesinin içeri girirken sol tarafında tâ atebe-i âlîsi üzre bir horos tasvîri vardır, anıniçün Horoslukapu dahi derler. Ve Horosî Dede ceddimiz Türk-i Türkân Hoca Ahmed Yesevî hazretlerinin fukarâlarından olup Hacı Bektaş-ı Velî ile Horasân'dan gelüp bir pîr-i fânî olup Ebü'l-feth ile İslâmbol'a gelirken asâkir-i İslâm içre şeb [u] rûz yigirmi dörd sâ‘atde yigirmi dörd kerre bâng-i horos urup;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… ünyesi: Hacı Bektâş-ı Velî ile Horâsân'dan tâ Rûm'a gelince şeb [u] rûz yigirmi
dörd sâ‘atde
birer kerre koyun gibi melermiş kim aslâ sâ‘at-i hareketinden tehallüf etmeyüp …
Koyun Baba lakabıyla mülakkab olmalarının sebeb-i künyesi: Hacı Bektâş-ı Velî ile Horâsân'dan tâ Rûm'a gelince şeb [u] rûz yigirmi dörd sâ‘atde birer kerre koyun gibi melermiş kim aslâ sâ‘at-i hareketinden tehallüf etmeyüp her melemesi evkât-ı hamseyi ayân u beyân edermiş. Bundan gayrı niçe bin menâkıbı vardır. Ve cümle Bektâşiyân beyne'l-halk mezmûmlardır, ammâ bu Koyun Baba fukarâları koyun, kuzu gibi meler halîm ve selîm ve halûk, terk-i tecrîd ve ârif-i billah ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘a musallî abdullahları vardır. Hulâsa-i kelâm çok seyâhatimiz yokdur derler. Ammâ Rûm u Arab u Acem'de böyle âsitâne-i azîm yokdur. Ve cisr başında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a ·
metinde göster ·
… tmiş kim hadd [ü] hasrın Hudâ-yı Müte’âl bilür. Bu hakîr bu cem‘iyyet-i kübrâyı
dörd sâ‘atde
gücile ubûr edüp doğru bizim aşîretimizden Kara Abaza Hasan Paşa'ya vardığımda …
Menzil-i sahrâ-yı Konya: Bu vâdî-i hâmûn nümâyân oldukda bu sahrâ-yı bî-pâyânı hayme vü hargâh u bâr-ı bengâh dutup tınâp tınâba çitaçit kurulmuş serâperdeler ile ârâste ve otak-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste olmuş bir asker meks etmiş kim hadd [ü] hasrın Hudâ-yı Müte’âl bilür. Bu hakîr bu cem‘iyyet-i kübrâyı dörd sâ‘atde gücile ubûr edüp doğru bizim aşîretimizden Kara Abaza Hasan Paşa'ya vardığımda yerinden kalkup hakîri bağrına basup silâhlarım kemerimden çıkarmadan ol ân hakîri İpşir Paşa serâperdesine götürdü. Ammâ ne çetr-i mülamma‘dır, gûyâ hayme-i Efrâsiyâb'dır. Kapusundan tâ paşanın obasına varınca bî-tâb u bî-mecâl kaldım. Hemân pertâb ederek İpşir Paşa huzûruna vardıkda, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 177a ·
metinde göster ·
… selâma duran deryâ-yı Van ve Kürdistân asâkir-i firâvânına selâm vererek kâmil
dörd sâ‘atde
Çaybaşı'ndan Van'a gelince kilt-â-kilt seksen bin asker-i İslâm var idi.
İllâ Mahmûdî beğinden Evliyâ beğ ne kendüsi ve ne kethudâsı ve hedâyâsı gelmedüğünden paşa, "Olmaya illâ hayr" deyüp yemîn ü yesârda mevc mevc ve fevc fevc selâma duran deryâ-yı Van ve Kürdistân asâkir-i firâvânına selâm vererek kâmil dörd sâ‘atde Çaybaşı'ndan Van'a gelince kilt-â-kilt seksen bin asker-i İslâm var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248a ·
metinde göster ·
me’kûlât [u] meşrûbâtdan bir şey tenâvül etmeyüp illâ kimyâ altununda onar dâne …
"Azîz-i merhûm kimyâya mâlik olup yigirmi dörd sâ‘atde me’kûlât [u] meşrûbâtdan bir şey tenâvül etmeyüp illâ kimyâ altununda onar dâne nohud kadar habbe altunlar yudup aslâ ekmek su yemezdi. Anıniçün kemâl-i riyâzât ile merhûm olduğıyçün cesed-i şerîfi çürümedi" deyü nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133b ·
metinde göster ·
… n Heşdek Tatarı ve bin kadar Kalmık Tatarı askere mâlik kal‘adır. Cümle yigirmi
dörd sâ‘atde
yigirmi dörd kapusu vardır. Çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen değildir, ammâ ke …
Bu dahi nehr-i Edil kenârında hükm-i Maskov'da başka banlık kal‘adır kim on bin Mujik Kazağı ve on bin Heşdek Tatarı ve bin kadar Kalmık Tatarı askere mâlik kal‘adır. Cümle yigirmi dörd sâ‘atde yigirmi dörd kapusu vardır. Çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen değildir, ammâ kenîse ve manastırlarının imâretleri aşk olsun zîrâ Balu Hân Gâzî asrında bu kenîseler cümle cevâmi‘ ve mesâcidler imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172a ·
metinde göster ·
… k bir günde at ile devr edüp vakt-i gurûbda Osmân Paşa yanına geldikde kâmil on
dörd sâ‘atde
sür‘at ile devr etmiş oldum, ammâ atların ayaklarında na‘lları kalmadı. Tâ bu m …
Hattâ hakîr piyâde adımlamağa iktidârım olmayup sabâhdan esb-süvâr olup sarp sengistân dağları deverân ü seyerân ederek bir günde at ile devr edüp vakt-i gurûbda Osmân Paşa yanına geldikde kâmil on dörd sâ‘atde sür‘at ile devr etmiş oldum, ammâ atların ayaklarında na‘lları kalmadı. Tâ bu mertebe sengistân dağları ihâta etmiş kal‘a-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216b ·
metinde göster ·
… dâ-girdi kâmil on beş mîldir. Tûla mâ’il müsellesü'ş-şekildir kim kâmil yigirmi
dör[d] sâ‘atde
devr olunur bir âb-ı hayât şîrîn göldür. Bir kerre Tırhalalı Fâ’ik Paşa'nın şât …
Ba‘zılar Ohri yazarlar. Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) dir. Bu buhayrenin girdâ-girdi kâmil on beş mîldir. Tûla mâ’il müsellesü'ş-şekildir kim kâmil yigirmi dör[d] sâ‘atde devr olunur bir âb-ı hayât şîrîn göldür. Bir kerre Tırhalalı Fâ’ik Paşa'nın şâtırbaşısı bahis ile devr etmişdir, ammâ ol gün gelemeyüp ba‘de'l-gurûb gücile gelüp bir günde serî‘an devr etmişdir. Etrâfında dörd pâre kal‘ası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368b ·
metinde göster ·
… rb cânibine yine Bozdağ eteğince ma‘mûr kurâlar ubûr edüp niçe temâşâlar ederek
dörd sâ‘atde
,
Ve bu şehrin a‘yânından Yıldırım Hân imâmı ve mütevellî ve Şeyh Sinân vâ‘ızı ve gayri ahbâb ile cümle vedâlaşup Sart bâzârına gider yârânlar ile garb cânibine yine Bozdağ eteğince ma‘mûr kurâlar ubûr edüp niçe temâşâlar ederek dörd sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y27a ·
metinde göster ·
… igirmi Urum kızanları ile kırk kişi olup ale's-sabâh mütevekkilen alallâh deyüp
dörd sâ‘atde
el-iyazen billâhi ta‘âlâ atlar ile gitmek muhâl olup piyâde reviş ederek Çeşme' …
Bir gece bunda mihmân olup sabâh kadıdan yigirmi tüfeng-endâz yiğit refîk alup ve bizimle gelen yigirmi Urum kızanları ile kırk kişi olup ale's-sabâh mütevekkilen alallâh deyüp dörd sâ‘atde el-iyazen billâhi ta‘âlâ atlar ile gitmek muhâl olup piyâde reviş ederek Çeşme'nin ulu yoluna çıkdık. Y 52b Turna boğazı nâm muhâtara zıyk boğazın nihâyetin yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp ol dere içre hamd-i Hudâ atlarımıza süvâr olup yine garba beş sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y52a–Y52b ·
metinde göster ·
… yollardır. Ve Türkmân yoludur, aşkıyâsı çokdur. Andan yine şarka düz yollar ile
dörd sâ‘atde
,
Nehr-i Kudurdu: Pirce Alâeddîn yaylağından tulû‘ edüp bu mahalden ubûr edüp Ma‘mûriyye kal‘ası dibinde Akdeniz'e mahlût olur. Bu nehir kenârları dahi mahûf yollardır. Ve Türkmân yoludur, aşkıyâsı çokdur. Andan yine şarka düz yollar ile dörd sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141b ·
metinde göster ·
Üçüncü gün vakt-i Şâfi‘îde topların atup nefîrlerin ve kös-i rıhletlerin çalup
dörd sâ‘atde
menzil-i Bürke'ye varup anda dahi üç gün meks edüp azamet-i Hudâ Şarkıyye ve Ga …
Üçüncü gün vakt-i Şâfi‘îde topların atup nefîrlerin ve kös-i rıhletlerin çalup dörd sâ‘atde menzil-i Bürke'ye varup anda dahi üç gün meks edüp azamet-i Hudâ Şarkıyye ve Garbiyye Kalyûbiyye ve Buhayre ve Reşîd ü Dimyât'dan yedi bin sekiz bin deve yükü me’kûlât [u] meşrûbâtlar dahi gelüp Ezlem beği andan dahi topların endaht edüp tayy(?) sûrların çalup azm-i râh-ı Ezlem edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek on günde Akabe kal‘asına varır. Anda bir gün meks edüp sulanup cemî‘i develeri su ile yükledüp sekizinci günde Ezlem kal‘ası sahrâsına dâhil olunca bunlardan bir yaylım top u tüfeng atılup kal‘adan dahi bir yaylım top u tüfengler atılup cümle asâkir ve tüccâr kal‘anın dibinde tâ bir sâ‘at yere varınca huccâc yolunun tarafeynine ordu-yı bâzâr çadırları kurulup herkes cüz’î ve küllî metâ‘ın meydân-ı mahabbete çıkarup arz-ı kâlây ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206b ·
metinde göster ·
… [ü] temâşâ edüp yetmiş Y 311b seksen refîkler ile yine gerü Demenhûr şehrine
dörd sâ‘atde
gelüp dârışedde mukîm olduk. Ertesi gün Buhayre kâşifi Celeb Mehemmed Ağa ile İ …
Hakîr bu şehri dahi seyr [ü] temâşâ edüp yetmiş Y 311b seksen refîkler ile yine gerü Demenhûr şehrine dörd sâ‘atde gelüp dârışedde mukîm olduk. Ertesi gün Buhayre kâşifi Celeb Mehemmed Ağa ile İskenderiyye'ye cereyân eden Nâsırıyye tur‘ası münhedim olup cümle a‘yân-ı şehir ve cümle yedi bölük askeriyle Demenhûr'dan şimâl cânibine bir malaka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y311a–Y311b ·
metinde göster ·
Yine bu şehirden şark cânibine hûrmâ bâğları içre kumsal yerleri ubûr ederek Akdeniz sâhiline gelüp kumluk içre on iki tula-binâ mîller ki Reşîd yolu alâmetidir, hilâf gidilmesin içün binâ olmuşdur, âdem kaddi bâlâ mîllerdir, anları ubûr edüp kasaba-i Utku'dan Reşîd'e dörd sâ‘atde gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332b ·
metinde göster ·
… 'l-acûz sedlerin temâşâ ederek ve Şellâlât'ın cezîrelerinde timsâhları görerek,
dörd sâ‘atde
,
Bu şehr-i İsvân'ın ibret-nümâların temâşâ etmeden ârâm bulmayup hâk-i amber-pâkinde medfûn olan niçe yüz bin kibâr-ı evliyâ ve şehîd şühedâlar ve hîn-i fetihde kalan Sahâbe-i kirâmlar var kim hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn kubbeler vardır. Cümlenin rûhiyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp İsvân'ın kıble cânibine Nîl kenârınca Haytü'l-acûz sedlerin temâşâ ederek ve Şellâlât'ın cezîrelerinde timsâhları görerek, dörd sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y388b ·
metinde göster ·
… erdir. Ve ne cânib olursa secde ederler. Ve sâhibü'l-evkât değillerdir, yigirmi
dörd sâ‘atde
beş kerre namâz kılarlar, ne vakit olursa olsun. Ve ba‘zı mahalde kasr-ı cem‘ e …
Bu taş kaya bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde üç yüz mikdârı kamışdan evleri ve bir tûbdan mebnî minâresiz câmi‘i var. Beş yüz Berâbire kavmi sâkinlerdir. Ammâ bu kal‘a hâricinde sahrâ-nişîn olan kavmine kabâ’il-i Cebriyye derler. Cümlesi mezheb-i Cebrîdir, Mâlikî değillerdir. Ammâ yine tâ‘at [u] ibâdâtları yerinde beş vakti aslâ kazâya komazlar ve beş vakti bir ezân ile kılarlar. Ve ezânları birer katdır, ammâ bizim iki hayye ala's-salâh'dır ve iki hayye ala's-felâh'dır, min-evvelih ve âhirih böyledir, ammâ anların birerdir. Ve ne cânib olursa secde ederler. Ve sâhibü'l-evkât değillerdir, yigirmi dörd sâ‘atde beş kerre namâz kılarlar, ne vakit olursa olsun. Ve ba‘zı mahalde kasr-ı cem‘ edüp beş vakti bir ikâmet ile kılarlar. Kâmetleri dahi mükerrer değildir. Cebriyye mezhebinde bir alay kavmdir. Andan on iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a ·
metinde göster ·
… t cezîresi derler yedi ada ve yedi boğazdır, mukaddemâ ta‘rîf olunmuşdur. Andan
dörd sâ‘atde
yine Nîl kenârınca şimâle gidüp,
Nîl içre bir azîm adadır. Sâfî Y 444b ılgın dırahtları ile mâl-â-mâldir. Ve bu cezîrede Benî Hammâm Urbânının bir fırkası sâkinlerdir. Ve bu cezîrede gûnâ-gûn ma‘âdinler vardır, lâkin istihrâcını bilmezler. Ve bu cezîrelere Şellâlât cezîresi derler yedi ada ve yedi boğazdır, mukaddemâ ta‘rîf olunmuşdur. Andan dörd sâ‘atde yine Nîl kenârınca şimâle gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y444a–Y444b ·
metinde göster ·
… vkâfullâhdır. Andan yine şimâle giderken yine Mut‘ine kabîlesi içre ubûr ederek
dörd sâ‘atde
,
İsne hâkinde iki yüz elli evli ve hûrmâ bâğlı ve bir câmi‘li beleddir. Mısır'da sâdât hazretlerinin iltizâmlarında evkâfullâhdır. Andan yine şimâle giderken yine Mut‘ine kabîlesi içre ubûr ederek dörd sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a ·
metinde göster ·
… nice âbâdân gülistânlı kurâları ubûr ederek halîc-i Yûsuf sol cânibimizde kalup
dörd sâ‘atde
düz sahrâ ile,
Ve bu şehirde Kadrî Çelebi ve Arnabut Çorbacı ve Kız Alî Çelebi ve Hacı Mansûr ile vedâlaşup kâşifden bir at ve üç deve yükü meyve ve üç bin para ihsân alup ve elli tüfeng-endâz refîkler verüp Feyyûm'dan yıldız cânibine nice âbâdân gülistânlı kurâları ubûr ederek halîc-i Yûsuf sol cânibimizde kalup dörd sâ‘atde düz sahrâ ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·