İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dülbend*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
49
isabet
46 cümle/beyitte
18,2
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
7
farklı biçim
42 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4618,8
Dede Korkut Kitabı392,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–49 / 49

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dülbend*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 4b 202. Esnâf-ı dülbendciyân ve {yağlıkcıyân} ve örücüyân ve cüllâhân.
EÇS I 4b 203. Esnâf-ı güdericiyân ve tirşeciyân ve keçeciyân ve dülbend börkciyân ve yeniçeri keçeciyân.
EÇS I 134a … tine göre siyâb-ı kasîrler geyerler. Ve zenâneleri çuka ferrâce ve başlarına ve dülbend izâr ve yüzlerine kıl nikâb ile selâmiyye dîbâ takya geyüp gâyet mü’eddebâne ha …
EÇS I 179b … . Ammâ Girid ve Boğdan balları hâs u beyâz ve lezîz balları olur kim gûyâ beyâz dülbenddir .
EÇS I 192b {Esnâf-ı dülbendciyân : Dükkân 100, neferât 500, bunlar dahi âmâde ubûr ederler. Pîrleri bizzât Hazret …
EÇS I 192b … ânları Mercân câmi‘i dibinde Sırt hammâmı önündedir. Kârları bir Kişmîrî şâl ve dülbend ve atlas ve hârâ ve ihrâm makûlesi eşyâları sıçan delse veyâhûd bir gûne âfet e …
EÇS I 194a Esnâf-ı dülbend börkcüyân: Atbâzârı'nda dükkân 40, neferât 100, bunların dahi pîri Ebû Sa‘îd'di …
EÇS I 194a … rın dahi pîri Ebû Sa‘îd'dir. Bunlar dahi arabalar üzre gûnâ-gûn kırmızı keçeden dülbend börkleri ve keçeden yekpâre Ma‘nisa yağmurlukları yapup arz-ı metâ‘ ederek tayy …
EÇS II 257b … n ve bâkireler hizmet edüp ale's-sabâh Gönye ağası refîkımız sâhib-i hâneye bir dülbend bâğılsadıkda cihân anın oldu. Zirâ bu diyârlarda aslâ çârsû-yı bâzâr ve hân ve …
EÇS II 277a–277b … ı esbâb gasl etdüklerinde aslâ sabun sürmeyüp üçer kerre yıkasalar pâk ve beyâz dülbend gibi olur. Mezkûr somunu dahi bu su ile yoğurup ekmek etdüklerinden pembe-misâl …
EÇS II 359b–360a … Ol dahi ser-çeşme destin bûs edüp ayağında yeni kubâdî pâbuç ve başında mutallâ dülbend üzre bir kâse-i Mertebânî su ve eyninde kırmızı çuka-i muvahhidî ferâce, elinde …
EÇS III 108a … den bu karyede ol kadar hâs ve beyâz asel-i musaffâ olur kim Hudâ âlimdir beyâz dülbendden fark olunmaz ve tenâvül edene aslâ ve kat‘â harâret vermeyüp râyiha-i tayyibesi …
EÇS IV 231a … destârı küşâde dutup hemân ol çâpük-süvâr pehlivân berk-i hâtif gibi seğirderek dülbend üzre pertâb edüp seğirderek on altı zirâ‘ tavîl destârı bir başdan bir başa seğ …
EÇS IV 231a … ğirderek on altı zirâ‘ tavîl destârı bir başdan bir başa seğirdüp geçdikde aslâ dülbend zerre kadar hareket etmedi. Hakkâ ki sihr mertebesi çâpük-süvârlıkdır. Andan
EÇS IV 315b Kabâ-yı merdân u zenân: Cümle merdleri başlarına alaca serbend ve beyâz dülbend sarup elvân çıt ve elvân boğası giyerler.
EÇS V 130b … r ve pâypûşları serâpâ sarı ve destârları başdan başa hünkârî ve hezârî mutallâ dülbend sarınırlar. Vasatü'l-hâl olanlar kezâlik İskerled çukalar geyüp kubâdî pabuçlar …
EÇS V 130b … ve iç edik geyüp başlarında zî-kıymet terpûş takye ve dîbâ takyeler üzre beyâz dülbend üstlük ile siyâh peçe geyerler, ammâ nâdir gezerler.
EÇS V 149b … timizde zânû-be-zânû olup ta‘âmlar tenâvül olundukda hakîr cenerale bir mutallâ dülbend ve iki dâne münakkaş sihr-i bukalemûn Kaya Sultân yağlıkları verdim. Cihân kada …
EÇS V 153b … eyerler ve zenâneleri kezâlik cümle çuka ferrâce ve yassı baş terpûş üzre beyâz dülbend yaşmak örtünüp mü’eddeb gezerler.
EÇS V 176b … -zikr-i medâris-i âlimân: Cümle dokuz aded dârü't-tedrîsdir. Cümleden medrese-i Dülbend Kadı mükellefdir.
EÇS VI 34a … şarına bostâncı külâhı gibi bir acîbe-likâ tâkıye geyüp üzerlerine beyâz izâr u dülbend örtünüp sarı iç edik ve pâbuç geyerler, ammâ gâyet mü’eddebe gezerler. (---) (- …
EÇS VI 38a Der-ilm-i kabâ-yı tâ’ife-i nisvân: Cümle zenâneleri yassı başlı ve dülbend-i çemberli ve siyâh boğası ve beyâz abâ ferrâce geyüp mü’eddebâne gezerler.
EÇS VI 118b … ım amândır" deyü beş aded gelen kâfirlerin boğazlarına birer mutallâ ve mütellâ dülbend-i münakkaş makremeler bağlayup yürüdüler kim,
EÇS VII 67a Ve boğazında beyâz dülbend makrameler sarılıdır.
EÇS VII 68a … ğerli at ve bir çullu yelkendez küheylân at götürüp ve iki seccâde ve iki külçe dülbend hedâyâ verüp paşa ile berâberlik mu‘âmelesi etdiler, ammâ vezîr âkıl ve kâmil ü …
EÇS VII 68a–68b … etirenlere paşa dahi üç yüz altun ve her kefereye birer destâr verdi, zîrâ anda dülbend gâyet makbûldür. Andan paşa kethudâsı kralın anasına bir çullu at ve bir hâlîçe …
EÇS VII 68a–68b … ın anasına bir çullu at ve bir hâlîçe-i harîr ve müşk ü amber ve bir külçe kûse dülbend verüp ol dahi kethudâya beş kîse ve on tüfeng ve on aded sâ‘at verüp paşa kethu …
EÇS VII 71a Ve başlarında beyâz dülbendden örme hayâl pesend çatma örme nakışlı takyeler üzre cümle cevâhir ve incülü isti …
EÇS VII 164b … başlarında beyâz boğasıdın nigendeli sivrice kavuk geyerler. Ve başlarına beyâz dülbend sararlar ve ayaklarına sarı yassı taban pây-pûş, ya‘nî pabuç geyerler.
EÇS VIII 220a … rde olup serâpâ çuka ferrâce-i gûnâ-gûnlar geyüp başları yassı başlı olup beyâz dülbend makreme örtünüp yüzlerine siyâh nikâbları ve sarı pâypûşları olup mü’eddebâne g …
EÇS VIII 228b … yüp zengîneleri dîbâ ve şîb ve zerbâf hil‘at-i fâhireler geyüp başlarında beyâz dülbend dutuk dutunup yüzlerinde kıldan nikâb pûşîde edüp mü’eddebâne reftâr ederler.
EÇS VIII 231a … ‘mâl ederler. Zenâneleri dahi cümle çuka ferrâceler geyüp yassı başlarına beyâz dülbend ızâr bürünüp yüzlerine kıl nikâb dutuk edinüp mü’eddebâne gezerler.
EÇS VIII 233b … i takyesi gibi kırmızı saya çukadan berataları başlarına geyüp üzerlerine beyâz dülbendden nikâb bürünüp dahi eyinlerine saya ve gayri elvân çukalar geyüp gâyet mü’eddebâ …
EÇS VIII 261b … gücile dirâğûş etdik. Bir âdem dahi başından destârın bozup bu serv-i serâmedi dülbendiyle ihâta etdi, bi't-temâm. Ammâ bu serv-i ibret-nümânın tâ zirve-i a‘lâsında bir k …
EÇS VIII 366b … riyyâ hâtûnlarının libâsları çuka ferrâceler ve yassı başlı takyeler üzre beyâz dülbend örtüp gezerler.
EÇS VIII 371a–371b … rler, ammâ zenâneleri gûnâ-gûn bol yenli ferrâceler geyüp ve yassı bağları üzre dülbend çemberler bağlayup çârsû-yı bâzârdan gayri sûk-ı sultânîlerde mü’eddebâne gezer …
EÇS IX Y48a … âneleri kezâlik çuka ferrâce ve başlarına selâmiyye dîbâ takye geyüp raksıbendî dülbend izâr edinirler.
EÇS IX Y65a … edüp kovanlar içre yigirmişer ve otuzar vukıyye gömeç balı olur ve gâyet beyâz dülbend gibi asel-i musaffâ olup a‘yân [u] eşrâfa hedâyâ götürürler.
EÇS IX Y100b Ve cümle halkı evlerinde keçe külâh ve seccâde ve kırmızı dülbend börkü işlerler, gâyet meşhûrdur. Ve etrâfında kurâları gâyet ma‘mûr u müzeyyend …
EÇS IX Y113a Ve bu Sönbeki avretleri beyâz dülbend kâtib sarığı sararlar. Ve esbabları üzre beyâz gömlek geyerler.
EÇS X Y175a … lascıyân ve katîfeciyân ve hil‘atcıyân ve halıcıyân ve kebeciyân ve abâcıyân ve dülbendciyân ve sofcıyân ve bezzâzân ve esîrciyân:
EÇS X Y180a … i ve ta‘lîmhâneci ve dutkalcı ve matrakcı dükkânları ve sorguccu ve güderici ve dülbend börkcü ve yeniçeri keçecisi ve kamçıcı dükkânları yokdur. Bu olmayan esnâfların …
EÇS X Y224a … esnenin ismin su’âl edüp ana bir künye ya‘nî lakab koyup gerdenine iki üç zirâ‘ dülbend ridâ sarup fukarâlarından olmağa me’zûn olur.
EÇS X Y239b … çuka makûlesi eşyâlar anınla yaykanup sâbûn gibi köpürüp beyâz eder. Ammâ ince dülbend ve ince gömlekler gasil etmeğe yaramaz. Aceb sırdır kim aslı otlukdur, âteşde y …
EÇS X Y242b … rler. Gûnâ-gûn çuka havrânîler ve mağlûtalar ve kırmızı şalvârlar ve mütellâ(?) dülbendler geyerler. Ammâ ehl-i hıref bu esbâbların birisin geyse başına ukûbet getirirler …
EÇS X Y270b … ye ya‘nî lakab verüp ol kimesnenin gerdanına yâ bir Kişmîrî veyâhûd Lâhûrî veyâ dülbend ridâ verüp fukarâları olup bî‘at etmiş olur. Zîrâ tarîkleri tarîk-ı Vefâyî'dir, …
DK I 90 biligi yitmiş ḳoca babam var ḳomaġum yoḳ ḳırḳ nāmerde didi ḳırḳ yigidine dülbend ṣaldı el eyledi ḳırḳ yigit bidevi atın oynatdı oġlanuŋ üzerine yıġnaḳ oldı oġla …
DK IX 22 … ından ayaġın berk ṣardı var ḳuvveti-y-ile atınuŋ yilisine düşdi avçılardan ayru dülbendi boġazına kiçdi ordusı uçına geldi
DK IX 23 oġlançuġı emren bahadır babasına ḳarşu geldi gördi beŋzi ṣararmış dülbendi boġazına kiçmiş yoldaşlarını ṣorup oġlan burada ṣoylamış görelüm ḫanum ne ṣoyla …