İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

düm*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
113
isabet
89 cümle/beyitte
41,9
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
34
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10944,5
Dede Korkut Kitabı4123,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 113

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“düm*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 68a … üp Âzerbâycân diyârının yemîn [ü] yesârında Hoy ve Menend ve Tesû ve Ordubâr ve Dümdümî ve Dümbülî ve Rûmiyye diyârların nehb ü gâret ederek (---) günde sâlimîn ve gân …
EÇS I 68a … ân diyârının yemîn [ü] yesârında Hoy ve Menend ve Tesû ve Ordubâr ve Dümdümî ve Dümbülî ve Rûmiyye diyârların nehb ü gâret ederek (---) günde sâlimîn ve gânimîn kal‘a- …
EÇS I 162b … "Yâ Vâsi‘" ve başa "Yâ Kavî" ve tahtalarına "Yâ Metîn" ve kıçına "Yâ Dâ’im" ve dümenine "Yâ Muksıtü'l-müstakîm" yazdı ve gemi içine girenlere,
EÇS I 205a … r üzre dükkânların kamış borularla ve tırıllarla ve fırlaklarla ve hurde deff ü dümbelek ve kemânce ve sıçan ve kuşlar ve'l-hâsıl bunlarda olan şeytanat ve mashariyyât …
EÇS I 205a … u oyuncağı isterim" yâhûd "istemem" deyüp ağlıyarak kimi ellerinde tırılları ve dümbeleklerin çalarak ubûr eder, garîb temâşâlı esnâf-ı mukallidînlerdir. Ammâ mukallidin îmâ …
EÇS II 264b–265a … ri cümle deryâya ilkâ eyledik, yine emân bulmadık. Anı gördük, geminin kıçından dümen iğneciği kırılup dümen deryâya düşünce cümle keştîbânlar ellerin dizlerine urup …
EÇS II 264b–265a … yledik, yine emân bulmadık. Anı gördük, geminin kıçından dümen iğneciği kırılup dümen deryâya düşünce cümle keştîbânlar ellerin dizlerine urup pes-i perdeden birbirl …
EÇS II 268b–269a … enhûs kalyonun yemîn ü yesârından döke döke kalyonun direği ve kıçı isa başı ve dümeni gidüp bî-cenâh kaldı ve içinde olan guzât-ı müslimînden ancak iki yüz âdem kalu …
EÇS II 270b … a başdarda-i hümâyûn ile tarfetü'l-ayn içre girüye dönüp geldikleri yola inân-ı dümeni çevirüp "Kaşka alavanta" deyüp başdardaden orsa filandıra ve bayraklar dikilüp …
EÇS II 304a … âbâdân kenddir. Bu hayrât [u] hasenâtların cümlesi vezîr Sa‘id Hoca Reşîdeddîn Dümbulî hayrâtıdır. Andan kalkup cânib-i garba meyyâl bâğ u bâğçeler içre 5 sâ‘at gidüp …
EÇS II 362b–363a … âh olup cânib-i erba‘aya karavullar ta‘yîn olunup (---) paşa çarkaya (---) paşa dümdâr ta‘yîn olunup cümle asker hayme ve hargâhlarında pür-silâh âmâde olup cenge müt …
EÇS III 33b … ndan bûs etdim. Ammâ gûyâ semm-i helâhil bûs etdim. Bir mutarraş rîş süvârîleri dümm-i binâ-gûşına kad çekmiş acebe-likâ ve muhavvif çirkin çehre bir şahs-ı bed-fi‘âl …
EÇS III 79a … ûrunda kutu içre duran fil meyyitinin gûşleri ve lebleri hortumu ve dîdeleri ve düm-i çâr-pâların medh edüp "Azamet-i Hudâ" deyü ta‘accübâne hayretde kalup,
EÇS III 144a–144b … ırtınasına dayanmaz. Altını bu geminin elbette yağ sürüp kalafat etmek gerek ve dümen evinden kurbânlar edüp kan akıtmak gerek. Ve direği bu kalyona gâyet havâledir, …
EÇS III 144b … altımda mak‘adım delik delik olup hakîkatü'l-hâl yağ sürmek gerek dediğidir. Ve dümen evinden kurbân edüp kan akıtmak gerek, dediği başım vücûdum gemisinin dümenidir …
EÇS III 144b … Ve dümen evinden kurbân edüp kan akıtmak gerek, dediği başım vücûdum gemisinin dümenidir . Hekimler hacamat edüp kan akıdup sıhhat buldukda kurbân eylemek işâretidir ve …
EÇS III 180b … beş yüz aded zer-ender-zere ve cebe ü cevşene mütağrak küheylan atlı bıyıkları dümm-i binâgûşlarına bağlı, ciğeri dâğlı, her biri Gazanfer-âsâ iç ağaları ikişer ikiş …
EÇS III 183a–183b … nehb ü gâret ederek on kerre yüz bin koyun sürüp Salmas ovalarına ve Dumdumî ve Dümbülî ve Rûmiyye kal‘alarına bu kadar mâl [u] menâli götürüp cümle kızılbaş mâl-ı gan …
EÇS IV 187b 107. Rûmiyye hânından mektûblar alup Dümbülî hânına gitdiğimizi bildirir.
EÇS IV 187b–188a 107. Kend-i Çevlân ve evsâf-ı kal‘a-i Dümdümî ve cümle imâretleri. 188a
EÇS IV 188a 108. Sitâyiş-i şehr-i İşnuviye der-vasf-ı kal‘a-i Dümbülî .
EÇS IV 232a … anına geldi. Monlâ Muhammed "Bu evrene süvâr olam" dedikde Monlâ Muhammed'e bir düm-i dırâz eyle urdu kim Monlâ Muhammed tepesi üzre düşüp purpotur olup meydân-ı muh …
EÇS IV 232a … bılkı çubuğu çıkarup ejdere bir çubuk urup derhâl ejderhâya süvâr olup serin ve dümmin ber-hevâ edüp sarây meydânında gıjgırup ağzından âteşler saçup kuyruğuyla zemîn …
EÇS IV 239a–239b … Acem'e götürüp Revân u Gence ve Nahşıvân u Tebrîz ü Hoy ve Merend ü Rûmiyye ve Dümdümî vü Dümbülî memleketleri cümle feth [ü] fütûh olup avdetde kal‘a-i Van ve tevâbi …
EÇS IV 239a–239b … ürüp Revân u Gence ve Nahşıvân u Tebrîz ü Hoy ve Merend ü Rûmiyye ve Dümdümî vü Dümbülî memleketleri cümle feth [ü] fütûh olup avdetde kal‘a-i Van ve tevâbi‘lerinde ye …
EÇS IV 255a Hükûmet-i Benî Kuturî ve Hükûmet-i Biredûsî ve Hükûmet-i Çovlânî ve Hükûmet-i Dümdümî ve Hükûmet-i Dümbülî
EÇS IV 255a … rî ve Hükûmet-i Biredûsî ve Hükûmet-i Çovlânî ve Hükûmet-i Dümdümî ve Hükûmet-i Dümbülî
EÇS IV 284a … p bir gice altı bin askerle Şâh Gediği'n aşup vakt-i Şâfi‘îde şehr-i Rûmiyye ve Dümbülî ve Salmas ovalarında olan kendleri gâret edüp yaylalarda olan koyunlardan on ye …
EÇS IV 284a … ında olan kendleri gâret edüp yaylalarda olan koyunlardan on yedi bin Avşarî ve Dümbülî koyunu sürüp vilâyetlerine gelirler. Şâh-ı Acem bu hâl-i pür-melâli gûş edüp bi …
EÇS IV 284a … Kürd'den intikâm almak içün Rûmiyye hânı ve Çulan sultânı ve Biredos sultânı ve Dümdümî sultânı ve Dümbülî sultânı ve Salmas sultânları cümle on bin asker olup şâhî to …
EÇS IV 284a … mak içün Rûmiyye hânı ve Çulan sultânı ve Biredos sultânı ve Dümdümî sultânı ve Dümbülî sultânı ve Salmas sultânları cümle on bin asker olup şâhî topların çekerek nefî …
EÇS IV 284a–284b … ektûblar dahi 284b Kutur sultânına ve Çevlân ve Biredos ve Harr ve Domdomî ve Dümbülî ve Salmas ve Enzelî ve Avşarlı sultânlarına mü’ekkedâne mektûblar tahrîr eylegi …
EÇS IV 284b … r iken sultânımın mutasarrıf olduğu Van hudûduna müşâ Rûmiyye deryâsı kenârında Dümbülî kal‘ası sultânı nâm Kızılbaş-ı bed-ma‘âş bizim Türkçe bilir Gürcî bürâderimiz m …
EÇS IV 285a … n efendisine paşa tenbîh edüp "Murtezâ Paşa karındaşımızın karındaşın haps eden Dümbülî hânına mektûb-ı mü’ekked yazup Paşa karındaşımızın bürâderin mataracısıyla hapi …
EÇS IV 285a–285b … arı tahsîl etmeden gâfil olma ve Murtazâ Paşa karındaşımın karındaşın haps eden Dümbülî hânına bu atı ve bu mektûb-ı berâtı verüp elbette Murtezâ Paşa karındaşın halâs …
EÇS IV 287b … bir hoş salınmasalar aşağıdakiler ağaçdakilere "Hey batabnî batabnî; hey kösnî dümbelenî " deyüp el urup birbirine bu gûne şakalar ederler. Ammâ garâbet bundadır kim bir …
EÇS IV 295b … âyiş-i Buhayre-i Rûmiyye-i Kübrâ: Bu buhayreye niçeler bahr-i Rûmiyye ve bahr-i Dümbülî ve bahr-i Debîl ve bahr-i Tebrîz derler. Zîrâ etrâfında vâki‘ olan bilâdların i …
EÇS IV 295b … Cânib-i şarkîsi şehr-i Tebrîz'dir ve taraf-ı garbîsi şehr-i Rûmiyye ve kal‘a-i Dümbülî'dir ve niçe kendlerdir. Ammâ cenûbunda şehr-i kadîm Erdebil'e hayli mesâfe-i ba‘îde …
EÇS IV 297a Hândan mektûblar alup Dümbülî hânından Murtezâ Paşa karındaşın halâs etmeğe gitdiğimiz menâzilleri ve kılâ‘-ı …
EÇS IV 297a Evsâf-ı kal‘a-i Dümdümî
EÇS IV 297a–297b … um-ı deryâ bu kal‘a kayaları mağaralarına urdukça Hüsrevânî küp gibi güm güm ve düm düm sadâ verdiğinden Dümdüm kayası derler. Bir rivâyette Hazret-i Süleymân bund …
EÇS IV 297a–297b … deryâ bu kal‘a kayaları mağaralarına urdukça Hüsrevânî küp gibi güm güm ve düm düm sadâ verdiğinden Dümdüm kayası derler. Bir rivâyette Hazret-i Süleymân bunda Dü …
EÇS IV 297a–297b … arı mağaralarına urdukça Hüsrevânî küp gibi güm güm ve düm düm sadâ verdiğinden Dümdüm kayası derler. Bir rivâyette Hazret-i Süleymân bunda Dümdüm nâm bir dîv-i benâm …
EÇS IV 297a–297b … üm sadâ verdiğinden Dümdüm kayası derler. Bir rivâyette Hazret-i Süleymân bunda Dümdüm nâm bir dîv-i benâmı habs edip anın düm düm sadâsı istimâ‘ olduğundan Dümdüm ka …
EÇS IV 297a–297b … ir rivâyette Hazret-i Süleymân bunda Dümdüm nâm bir dîv-i benâmı habs edip anın düm düm sadâsı istimâ‘ olduğundan Dümdüm kayası derler. Hâlâ ol sadâ istimâ‘ olunur …
EÇS IV 297a–297b … ivâyette Hazret-i Süleymân bunda Dümdüm nâm bir dîv-i benâmı habs edip anın düm düm sadâsı istimâ‘ olduğundan Dümdüm kayası derler. Hâlâ ol sadâ istimâ‘ olunur. Am …
EÇS IV 297a–297b … da Dümdüm nâm bir dîv-i benâmı habs edip anın düm düm sadâsı istimâ‘ olduğundan Dümdüm kayası derler. Hâlâ ol sadâ istimâ‘ olunur. Ammâ talattum-ı deryâdan olsa ba‘îd …
EÇS IV 297b Ziyâretgâh-ı kal‘a-i Dümdümî : Ziyâret-i Şeyh Arab Cebbârî ve Monlâ Dehkânî ve Şeyh Alî Tirmedî ve Şeyh Alî N …
EÇS IV 297b … âb eder. Ba‘dehû sene 882 de Uzun Hasan Şâh imâr eder. Âzerbaycân şehirlerinden Dümbülî hâkimi hükmünde başka sultânlıkdır kim iki bin askere mâlikdir. Kal‘ası harâbdı …
EÇS IV 297b … uviye şehr-i Rûmiyye ve şehr-i İşnuviye mâbeynine vâki‘ olmuşdur kim Rûmiyye ve Dümbülî hudûdudur. Ve İşnuviye'den cânib-i şimâle iki günde serî‘an Rûmiyye şehrine var …