İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dağ u

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
42
isabet
42 cümle/beyitte
15,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
53 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4217,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–42 / 42

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dağ u” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 146a Teferrücgâh-ı Sultân Osmân havzı: Aşren fe‘aşr bir havz-ı azîmdir. Anda cümle dağ u râğ u bâğ ve dere ve depelerden âb-ı hayâtlar cem‘ olup bu havzdan kemerlere te …
EÇS I 198b … rı sıra sekizer kat mehterhâneler ile müsellah ubûr ederler. Yollarda her kankı dağ u bâğ ve çayır yerlerde keçeden hammâmlar yapup içine kömürler yakup guzât-ı müsl …
EÇS II 284b … ânesi ve dizdârı ve neferâtı yokdur. Bu mahalde paşa ile üç yüz atlı ılgar edüp dağ u taş aşup 12 sâ‘atde,
EÇS II 292a Evvelâ cânib-i şarka Menvâl Deresi kenarınca 8 [saat] dağ u taş aşarak,
EÇS II 293a … ağ tarafda dağlar içre Nahşıvân yoluna revâne olup cânib-i şarka niçe yaylağ ve dağ u rağ u bâğlar aşup 13 sâ‘atde,
EÇS II 294a … ine cânib-i şarka azamet-i Hudâ eyle ma‘mûr ve âbâdân yerlerde kurâ ve kendler, dağ u rağları, bâğlar ve sahrâ [ve] kurâları mahsûllü yerler aşup bir zirâ‘ mikdârı a …
EÇS II 372b–373a … n ağalığı ta‘ahhüd olunup Hasan Ağa dahi bin kadar şehbâz u nâmdâr iş erleri ve dağ u râğ serverlerinin bahâdır [u] hünerverlerin başına cem‘ edüp bir gün Söğüd dağı …
EÇS III 30a–30b … lem-i Resûlullah dibine gelsin" deyince el-azametullah hakîr Üsküdar'a vardıkda dağ u taş ve deşt [u] hâmûn ve bâğ u bâğçeler âdem deryâsı olup mevc urur. Hakîr bu c …
EÇS III 32b–33a … yaylım top u tüfenk atılup Üsküdar sahrâsındaki âdem deryâsı cûş u hurûşa gelüp dağ u bâğ ve yakın u ırağı âdem deryâsı gibi temevvüc edüp cihânı dutmuş Celâlî asker …
EÇS III 123a … Azîz-i merhûm hayâtında bir cânibe teveccüh etse mezkûr Arslan Beğ'e süvâr olup dağ u râğ u bâğ u deşt u sahrâ geşt ederek ba‘zı zamân gazâya gidermiş. Arslan Beğ'e …
EÇS IV 203a Kürdistân u Türkmanistân olmağile dağ u bâğ [u] râğ ve yakîn u ırağlarında ceng [ü] cidâldan ve harb [ü] kıtâldan halkı …
EÇS IV 292b Bi-emri Hudâ ol diyârın dağ u taşın koyun dutmuşdur ve her koyun otuzar kırkar vukıyye gelir. Kıymeti birer B …
EÇS IV 377a … inde kûh-ı bâlâlar içre bin yedi yüz pâre kend-i ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar olup dağ u taşı âdem deryâsı imiş.
EÇS V 31b … verüp bir kîlesi altmış kîle buğday verir, ammâ şiddet-i şitâsı şedîddir, zîrâ dağ u bâğ u râğ u dırâğ ve ormanistân yokdur.
EÇS V 80a … sâhibü'l-mehâmidin kudûm-i şerîfleri şerefiyle deryâ-misâl cüyûş-ı müslimîn ile dağ u râğ u bâğ ve Bulgurlu ve Çamlıca dağlarına varınca kat-ender-kat hayme vü hargâ …
EÇS V 102b Evvelâ ol gün bism-i İlâh ile ılgar edüp sahrâ ve dağ u bâğ ve çengelistânda üç bin aded kâfir bulup niçe yüzü tu‘me-i şemşîr-i bürrân …
EÇS VI 2b–3a … e dereleri içre ve Desne dağları üzre bir gün bir gece seğirdüp dere ve depe ve dağ u rağ u bâğ ve yakın u ırağ gezerek Desne dağları bir becene-i azîme, ya‘nî bir s …
EÇS VI 38b–39a … rafından yüz âdemle voyvadaları hâkimdir. Ve bu rabtanın ensesinde iki sâ‘atlik dağ u rağları ve yakın u ırağları serâpâ bâğ u bâğçeleri cihânı dutmuşdur. Cümle toku …
EÇS VI 48b … etdikde kat‘-ı menâzil ederken yedi sekiz sâ‘at ömr-i azîz hebâya gitmesin içün dağ u râğlarda ve sahrâ-yı bâğlarda cümle iç ağaları at başları berâber cem‘ olup cem …
EÇS VI 186a … bize delâlet, küffâr-ı dalâlet-şi‘ârın kurâ ve belîdelerin nehb ü gâret ederek dağ u hıyâbân u ormanistân içre giderek,
EÇS VII 71b … 'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır. Deyyâr bu vilâyetlerde mânendi yokdur, zîrâ cemî‘i dağ u bâğ u râğ u ırağ u yakınları cümle nebâtât-ı gûnâ-gûn hâsıl olur. Bir kîlesi el …
EÇS VII 90a … arba (---) sâ‘at ma‘mûr [u] âbâdân kurâlı hânedân-ı müzeyyeneler ve sahrâlar ve dağ u râğ u bâğlar geçüp,
EÇS VII 119b … zredir, anı geçüp bir sâ‘at dahi semt-i kıbleye gidüp bâğ-ı İremden nişân verir dağ u râğ u bâğ [u] bostân ve behişt-misâl hıyâbânlar içinde,
EÇS VIII 249b … zil-i karye-i Padra: Kefere köyüdür. Andan kalkup kâh leb-i deryâ ile ve kâhîce dağ u râğ u bâğlı yollar ile cânib-i şarka (---) sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 318b Ba‘dehu yüz yıla dak eyle ma‘mûr oldu kim dağ u râğında ve bâğ u bâğçelerinden mâ‘adâ yerlerinde benî âdem tavattun edüp tenâsü …
EÇS VIII 319a … bahrde ayş [u] nûşa meşgûl olup bir gün cemî‘i bânûlar sünbül-i hevâ etmek içün dağ [u] râğ u bâğları geşt [ü] güzâr ederek bir hayli mesâfe-i ba‘îde yerlere giderler.
EÇS VIII 325b Ve cümle dağ u râğ u bâğları tokuz kerre yüz bin aded bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânlar tahrîr …
EÇS VIII 334a … e beşer altışar aded manastırları ve kırkar ellişer aded dükkânları olup cemî‘i dağ u râğlarında bâğları bâğ-ı Merâmlardır.
EÇS VIII 336a–336b … hasrın Cenâb-ı Rab bilir ol kadar bıldırcın kuşları bu iç Manya dağlarına gelüp dağ u taş bıldırcın tuyûrundan görünmeyüp cümle on bin aded iç Manya kefereleri avret …
EÇS VIII 352b … e turuncu ve inciri ve zeytûnu ve nârı ve servi ağaçları bî-hisâbdır kim şehrin dağ u bâğların zeyn etmişdir.
EÇS VIII 361b Ve bu kal‘anın şark tarafında bir zeytûnlu bir bayır havâlesi vardır. Cemî‘i dağ u bâğı ve ırağı ve yakını sâfî bâğ u bâğçe ve zeytûnlukdur. Bu havâle burun üzre,
EÇS VIII 371b … cem'de meşhûr-ı âfâk bir yaylak-ı nüh-tâkdır kim her cânibde yedi kazâ yerlerin dağ u taşları cümle nümâyândır. Hattâ bu yaylakdan cânib-i garba Ohri şehri cenûb cân …
EÇS IX Y23b–Y24a … bali gezerlermiş. Ve Dervîş her sene başına bu kadar bin âdem cem‘ edüp ol sa‘b dağ u râğın râhların ve muğaylân ve hâr [u] hâşâklerin tathîr edüp kaldırımlar ve âb- …
EÇS IX Y79a İlâ yevminâ hâzâ cümle ehl-i beled bu yaylada dağ u bâğ u râğ ve ırağ u yakın hıyâbânlar içre külbeler inşâ edüp ehl [ü] ıyalleriyl …
EÇS IX Y128a … mene ve meysere kırat-be-kırat geşt [ü] güzâr etdiğimiz kurâ ve kasabâtların ve dağ u taş ve râğların ve bostân u bâğların ve yollar ve bellerin ubûr ederek cemî‘i a …
EÇS IX Y268a … a Âsaf-ı Berhayâ neslinden geçinirler Tâ’î kavimdirler. Bu mahalden yine kalkup dağ u râğlar içre tathîr olmuş tarîk-ı âm içre 6 sâ‘atde,
EÇS IX Y305a … te olup eyle sadâ-yı Allâh Allâh kopar kim gûyâ mahşer gününden bir nişân olur. Dağ u taş beyâz kefenli âdem ile mâl-â-mâl olup herkes alâyık-ı dünyâdan el çekerler.
EÇS X Y452b Ve Karadeniz sâhilinde ve dağ u bâğlarında Abaza kavmin beyân eder. Evvelâ Çaçlar Abazası ve Arlan Abazası ve A …
EÇS X Y48a "Çerkez askerinde mâl-ı Kârûn var imiş" diyerek Gavrî askerin dağ u taşdan kova kova bulup katl edüp mâlın alırlardı.
EÇS X Y392b Ve bu Vâdî Halfa'dan kalkup Nîl kenârınca gâh şarka ve gâh cenûba dağ u râğ u bâğ u hıyâbân ve orman ve çengelistân mahûf u muhâtara dırahtistân içre b …
EÇS X Y398b … erât-ı arzın girîv [ü] feryâdından kös ve kebürge ve makrafaların zemzemesinden dağ u taş ra‘dvâr sıyd [u] sadâ verirdi. Bu hâl üzre berr ü beyâbânda aslâ meks etmey …
EÇS X Y442b Bu temâşâları edüp yine cânib-i garba dağ u râğ ve taş u çalaş aşarak bir hâmûn-ı azîme vardık kim güneş bu sahrâda tulû‘ e …