… çâşnigîrbaşı-misâl kemerinde peştemâl ile cümle guzâta nân ü nemek yemek gerek
dahı
ne gerek deyü hûn-ı beyâz bezl edüp ba‘de't-ta‘âm ser-i kârda olan ulemâ-yı fuz …
Andan Sultân Mehemmed Hân Tershâne Bâğçesi'ne gelüp üç gün üç gece cemî‘i guzât-ı müslimîne it‘âm-ı âm edüp summât-ı Muhammedîler edüp bizzât kendüler etek der-miyân edüp çâşnigîrbaşı-misâl kemerinde peştemâl ile cümle guzâta nân ü nemek yemek gerek dahı ne gerek deyü hûn-ı beyâz bezl edüp ba‘de't-ta‘âm ser-i kârda olan ulemâ-yı fuzalâların dest-i şerîflerine ibrîk ile su döküp tâ bu mertebe kesr-i nefs eyleyüp üç gün üç gece hidmet eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31a ·
metinde göster ·
… düp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi
dahı
şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Azerbaycân sâhibi Sultân Hasan, dest-i Ceneviz'den feth edüp ismine Tarab-zen dediler. Zirâ içinde hâkimi, ehl-i zevk bir krala avret olmağıla Tarab-zen dediler. Ba‘dehu Timur hâdisesinde Sultân Hasan, Mâverâu‘n-nehr'e Timur Hân istikbâline müteveccih oldukda küffâr hâksâr-ı dûzah-karâr olıcak İslâmbol Tek[f]uru Rûm Kostantin fırsat bulup istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u feth etdi kim (...)(...)(6 sene sonra Uzun Hasan)(...)} Mehemmed {Hân İslâmbol'dan donanma-yı hümâyûn ile kal‘a-i Tarabefzûn'a gelüp andan deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile Canha yollarından} Uzun Hasan ile Tercan sahrâsında ceng-i azîm edüp Sultân Hasan'ın kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp Sultân Hasan münhezimen kal‘a-i Azerbaycân'a firâr edüp ol feth-i fütûha "Butlânu keydü'l-hâyinîn" târîh olmuşdur sene 878. Diğer târîh Arapça{âyet-i şerîfi târîhdir} sene 878. Sultân Murâd-ı Evvel'in Kosova cenginden sonra Ebü'l-Feth'in bu gazâsı gibi Âl-i Osmân'da bir gazâ-yı ekber olmamışdır. Bu gazâdan on üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren ve bahren Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 târîhinde feth edüp âb [u] hevâsının letâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı meşhûru Tırabzen'dir. Ba‘zılar Tarab-efsûn derler ve niçeler Tarabozan derler ammâ lüğat-i sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Abazistân'ı bi'l-cümle mutî‘ [ve] münkâd edüp Şehzâde Bâyezîd Hân'ı hâkim edüp bi'z-zât kendüleri taht-ı sâlisi olan İslâmbol'a gitdiler. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâkim edüp Selîm Hân iki kerre bu şehirden karşu Kırım'a geçüp Tatar askeriyle babası üzre hurûc edüp bir kerre Varna altında ceng edüp münhezim oldu. Bir kerre yine Edirne kurbunda cidâl edüp münhezim olup Varna'dan gemiyle Tarabefzûn'a geçüp oğlu Süleymânı kâ’im-makâm edüp kendüsi tebdîl-i câme diyâr-ı Acem'e varup Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke'ye, andan Medîne'ye, andan Mısır'a gelüp Ebu's-su‘ûd Cârihî ve Hazret-i Merzûk Kifâfî ile müşerref olup "Yâ Selîm, rûh 249a ile'r-Rûm, ile'l-Acem tecî ale'l-Mısr" buyurduklarında du‘â-yı hayrlarıyla şeref-yâb olup tebdîl-i câme Mısır'ın cümle ahvâlinin Gavri ile gavrine irüp andan yine üçüncü senede Tarabefzûn'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdet yeniçerisiyle yek-dil [ve] yek-cihet olup yine Tarab-efzûn'dan deryâ-misâl Tatar askeriyle Menkli Girây Hân bile gelüp Çorlu sahrâsında pederi Bâyezîd Hân ile ceng edüp hâh u hâh cümle asker bî‘at edüp babasını Dimedoka'ya nefy edüp Havsa nâm kasabada babası Bâyezîd Hân merhûm olup Selîm-i Evvel müstakil pâdişâh olup ibtidâ Acem'de Şâh İsmâ‘îl ile gazâ-yı Çaldır meşhûr-ı âfâkdır. Andan gazâ-yı Mısır fethi başka tevârîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b–249a ·
metinde göster ·
… ğıla vâlidesin bu Tarabefzûn'a nefy edüp bu şehri tahrîr edüp Batum sancakların
dahı
ilhak edüp başka eyâlet etmişdir. İki tuğlu mîr-î mirânlıkdır, ammâ zamân-ı Mur …
Ez-în-cânib Şehzâde Süleymân Tarabozan'da müştakk olup yine anda hâkim idi. Âl-i Osmân'dan dörd pâdişâha bu Tarabefzûn tahtgâh olmuş. Cemî‘î düvelde taht-ı kadîm Tarabefzûn'dur. Ba‘dehû Süleymân Hân sene (---) târîhinde pâdişâh olmağın bu Tarabefzûn maskat-ı re’si olmağıla vâlidesin bu Tarabefzûn'a nefy edüp bu şehri tahrîr edüp Batum sancakların dahı ilhak edüp başka eyâlet etmişdir. İki tuğlu mîr-î mirânlıkdır, ammâ zamân-ı Murâd Hân-ı Râbi‘de ve asr-ı İbrâhîm Hân'da niçe kerre üç tuğlu vüzerâlara ber-vech-i arpalık mansıb-ı âlî ihsan olunmuşdur. Paşasının, taraf-ı pâdişâhîden kânûn-ı Süleymân Hân üzre 40.000 hâssı vardır. Sancağında on bir subaşısı vardır. Senevî ber-vech-i adâlet on tokuz bin guruş cevz-i ma‘dûdu var. Ta‘addî ile zabt olunsa senevî otuz bin guruş dutar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249a ·
metinde göster ·
… d kayddır. Kânûn üzre cebelüleri bin sekiz yüz yarar nâmdâr askerdir. Paşasının
dahı
cebelüleri bin yiğit olur. Alay beğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşılarıyla cümle üç …
Ve defterdâr-ı timarhâ-yı livâ-yı Batumeyn hâssı 40.299. Livâ-yı Tarabefzûn'da ze‘âmet 43 ve timar 226. Ve livâ-yı Batum ze‘âmet 13, timar 72. Eyâlet-i Trabuzun'da cümle dört yüz elli dörd kayddır. Kânûn üzre cebelüleri bin sekiz yüz yarar nâmdâr askerdir. Paşasının dahı cebelüleri bin yiğit olur. Alay beğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşılarıyla cümle üç bin müsellah asker olur. Hîn-i seferde bu cümle asker-i pür-silâh Paşa sancağı ve alaybeğisi bayrağı altında eşmek şartıyla ma‘mûr [u] âbâdân kurâların senevi (---)(---) yük akçe mahsûlâtların yiyüp sefer eşerler. Nâ-mevcûd bulunsalar ze‘âmet [ü] timarları âhara tevcîh olur. Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249a ·
metinde göster ·
… bir kapusu var, taşra şehre çıkar kapu budur, gayrı yokdur. Ve bir Uğrun Kapusu
dahı
var, ammâ dâ’ima mesdûd durur. Hîn-i hâcetde açılır. Ve Orta Hısâr bir tûlânî s …
Ve şimâl cânibi dîvârında Orta Hisâr'a açılır bir kapusu var, taşra şehre çıkar kapu budur, gayrı yokdur. Ve bir Uğrun Kapusu dahı var, ammâ dâ’ima mesdûd durur. Hîn-i hâcetde açılır. Ve Orta Hısâr bir tûlânî sûr-ı metîn ve müstahkemdir. İbtidâ bu kal‘anın şark tarafı dîvârında Kulle demekle ma‘rûf kal‘anın Orta Hisâr'a meftûh olan kapusu kurbunda Yeni Cum‘a Kapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250a ·
metinde göster ·
… murabba‘u'ş-şeklden tûlânîce vâkı‘ olup dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Bunun
dahı
dörd kapusu vardır.
Evsâf-ı Aşağı Hisâr: Şimâl tarafındaki dîvârı leb-i deryâdadır. Ve murabba‘u'ş-şeklden tûlânîce vâkı‘ olup dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Bunun dahı dörd kapusu vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250b ·
metinde göster ·
… âzârı nâmıyla ma‘rûf olan kasaba bu Hâtûniyye evkâfıdır ve niçe ma‘mûr kurâları
dahı
vardır. Yekpâre kubbe-i mînâsı içre her şeb kanâdîller ile müzeyyen olup cemî‘î …
Ve garb tarafındaki rabtda Câmi‘-i Hâtûniyye: Selîm Hân-ı Evvel, bu Tarabuzun'da mütevellid olmağile vâlide-i mükerremesi binâ etmişdir bir câmi‘-i rûşendir. Sâfî (---) mestûr bir minâreli câmi‘u'n-nûrdur. Gâyet metîn evkâfı vardır. Hatta Polata Bâzârı nâmıyla ma‘rûf olan kasaba bu Hâtûniyye evkâfıdır ve niçe ma‘mûr kurâları dahı vardır. Yekpâre kubbe-i mînâsı içre her şeb kanâdîller ile müzeyyen olup cemî‘î cemâ‘at ibâdet ederler. Ve bir tabaka minâre-i musanna‘ı serv-i bâlâ-misâl eflâke ser çekmişdir. Ve bu câmi‘in der-i dîvârlarının bir sıra taşları mücellâ senglerdir ve bir saffı beyâz ve musaykal hucerâtlar ile inşâ olunmuşdur. Târîh-i câmi‘ budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251a ·
metinde göster ·
… ir dârü't-tedrîsi vardır. Talebeleri ve müderrisiyye vazîfeleri mu‘ayyendir. Bu
dahı
evkâf-ı azîmdir. (---)(---)251b
Ve Medrese-i İskender Paşa: Câmi‘inin harem şimâlinde hucerât-ı müte‘addideleriyle ma‘mûr bir dârü't-tedrîsi vardır. Talebeleri ve müderrisiyye vazîfeleri mu‘ayyendir. Bu dahı evkâf-ı azîmdir. (---)(---)251b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251a–251b ·
metinde göster ·
İbtidâ bânisi Ebû Ca‘fer el-Mansûr'dur. Aşpanya la‘în alup bin çuka kârhânesi var idi. Ana göre niçe ammâristânı var idi. Ba‘dehû sene 891 târîhinde Bâyezîd-i Velî İşpanya elinden feth edüp râh-ı huccâcda bir dahi küffâr mutavattın olmasın içün kal‘asına azîm asker koyup imâr etdi. Âhir küffâr-ı İşpanya bin pâre gemi ile leb-i deryâda dest-i Âl-i Osmân'da olan kal‘aların cümlesin harâb u yebâb edüp bu kal‘a-i Masis'i dahi berbâd edüp hâli üzre bırakdı. Bu şehrin dahı evsâfı hacca giderken cild-i (---)[de] mastûr [u] mevsûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b ·
metinde göster ·
… örd konak yerde Samakov dağlarından ve Köstence ve İhtiman dağlarından gelüp bu
dahı
cisr-i Mihal altında nehr-i Tunca'ya ve nehr-i Arda'ya mahlût olup deryâ olur. …
Andan nehr-i Arda şehr-i Edirne'nin cânib-i cenûbîsinde (---)(---)(---)(---) dağlarından gelüp Mihal cisrinde nehr-i Tunca'ya mahlût olur. Ve nehr-i Meriç şehr-i Edirne'nin cânib-i garbîsinde dörd konak yerde Samakov dağlarından ve Köstence ve İhtiman dağlarından gelüp bu dahı cisr-i Mihal altında nehr-i Tunca'ya ve nehr-i Arda'ya mahlût olup deryâ olur. Nehr-i Meriç'in şehr-i Edirne'ye fâ’idesi azdır. Ammâ nehr-i Tunca ve nehr-i Arda şehr-i Edirne'nin cânib-i erba‘asında olan yetmiş pâre cezîreler içindeki bâğ u bâğçeleri ve hadîka-i müşebbek bostânları ve bizzât ravza-i cinân olan Hünkârbâğçesi'n nehr-i Tunca reyy edüp nahlistân-ı gülistânı şebboy, benefşe bostânı aynu'l-hayât-ı Tunca cümle eşcârât [u] müsmirrât tâze cân bulup gûyâ her bâğ-ı İrem'i Merâm-ı Konya olur. Tâ bu mertebe nehr-i Tunca âb-ı hayâtdır. Nehr-i Arda kezâlik arı bir âb-ı sâfîdir. Bu gülistân-ı bostânlara nâfi‘dir. Şehre nâfi‘ değildir. Kaçan kim bu üç nehr-i azim Mihal cisri altında deryâ-misâl olduklarında şehir etrâfında olan cezâyirler içre niçe yüz bâğ gaytanları seyl olup harâb eder. Bi-kavl-i mu‘allimîn-i selef eyle tahrîr ederler kim âhiru'l-emr bu üç nehr-i azîm Edirne şehrinin helâkine bâ’is olalar, deyü kafesli kapu üzre lisân-ı Latin ile tahrir etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 150a ·
metinde göster ·
… n darbları ve ibret-nümâ işleri vardır. Ziyâretgâh-ı ehl-i züvvârdır. Zâhirâ bu
dahı
makâmları ola.
Ve bir makâmı dahi Mısır İskenderiyyesi kal‘asının leb-i deryâdaki Bâb-ı Ahdar'ı içeri girdikde sağ tarafda bir kulle-i azîm içre ziyâretgâh-ı Sa‘d Vakkâs'dır. Anda dahi niçe pehlivânların gürzleri ve niçe kemânkeşlerin darbları ve ibret-nümâ işleri vardır. Ziyâretgâh-ı ehl-i züvvârdır. Zâhirâ bu dahı makâmları ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y299a ·
metinde göster ·