Ve sûr-ı hâricden hâric bir kat alçak hisâr-pîçe dîvâr
dahi binâ
edüp ka‘r-ı handakdan irtifâ‘ı yigirmi beş z[ir]â‘dır, arzı altı zirâ‘dır. Ve b …
Ve sûr-ı hâricden hâric bir kat alçak hisâr-pîçe dîvâr dahi binâ edüp ka‘r-ı handakdan irtifâ‘ı yigirmi beş z[ir]â‘dır, arzı altı zirâ‘dır. Ve bu iki dîvârın mâbeyni kırk zirâ‘ fâsıla dîvârdır. Bu hisâb üzre İslâmbol kal‘asının kara cânibi üç katdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
… olduğu boğazda bir kal‘a binâ edüp Özi kal‘asını tevsî‘ edüp çâr-kûşe bir kal‘a
dahi binâ
edüp zamîme etdi.
Ol sene Halîl Paşa Anatolu'da mühr ile Abaza üzre serdâr iken Receb Paşa kâ’immakâm oldu. Ve yerine {1036} Hasan Paşa kapudan olup nehr-i Özi Karadeniz'e mahlût olduğu boğazda bir kal‘a binâ edüp Özi kal‘asını tevsî‘ edüp çâr-kûşe bir kal‘a dahi binâ edüp zamîme etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67a ·
metinde göster ·
… eri nâ-müstahak iken cülûs in‘âmına ve mevâcib-i cedîde kayd eyleyüp anlar içün
dahi bin
kîse in‘âm aldılar. Ve cümle askerî tâ’ifesi ihtiyâcdan müstağnî olup devletind …
İmdi "Kula dahi cülûs in‘âmı lâzımdır" deyü Mehemmed Hân-ı âlîşân peder zamânında hazîneyi itlâf edenlerin girîbânın çevirüp Cinci Hoca mâlından üç bin kîse ve maktûl Hezârpâre Ahmed Paşa vezîrden beş bin kîse ve Şekerpâre'den bin kîse ve'l-hâsıl bunların emsâli niçe yüz yerlerden penc hazâyin-i Mısır tahsîl olunup {sene 1058 Şa‘bân'[ın]ın beşinci günü yevmü's-selâse idi,} üç bin yedi yüz kîse cülûs 79a in‘âmı verilüp dahi akîbince yedi bin kîse mevâcib ihsân olunup Bağdâd'a imdâd içün henüz kapuya çıkmış üç bin yeniçeriyi ve Girid'e imdâda yazılan üç bin sipâhîleri nâ-müstahak iken cülûs in‘âmına ve mevâcib-i cedîde kayd eyleyüp anlar içün dahi bin kîse in‘âm aldılar. Ve cümle askerî tâ’ifesi ihtiyâcdan müstağnî olup devletinde bir ganîmet oldu kim ta‘bîr olunmaz. Ve günden güne etrâf-ı memâlikin hıfz [u] hırâsetinde olup itlâf olan hazîneleri bi'l-külliye yerine koyup devlet-i Âl-i Osmân'a nizâm [ü] intizâm verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b–79a ·
metinde göster ·
… İsvân ve Mısır diyârlarında seyâhatde iken şehr-i İslâmbol içre on yedi hammâm
dahi binâ
etmişler, manzûrumuz olmamışdır. Ammâ bâlâda tahrîr olunan hammâmların cümlesin …
Şehr-i İslâmbol'un enderûn [u] bîrûnunda cümle dörd mevleviyyet yerde yüz elli bir hammâmdır. Ammâ hakîr Habeş ve Sûdân ve İsvân ve Mısır diyârlarında seyâhatde iken şehr-i İslâmbol içre on yedi hammâm dahi binâ etmişler, manzûrumuz olmamışdır. Ammâ bâlâda tahrîr olunan hammâmların cümlesine girüp seyr [ü] temâşâ etmek müyesser olmuşdur. Eğer her birinin âb [u] hevâsı ve hoş binâsı ve tarh [u] tarzın tahrîr eylesek mecmû‘a-yı Seyâhatnâme'miz bir dîvân-ı tavîl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
… Girid'den Kara Murâd Ağa kul kethudâlığıyla Der-i devlete feryâda gelince andan
dahi bin
kîse ve bu kadar amber ve semmûr taleb etdiklerinde ol ân Atmeydânı ve Etmeydân …
Yine ol mâh-ı mezbûrda Girid'den Kara Murâd Ağa kul kethudâlığıyla Der-i devlete feryâda gelince andan dahi bin kîse ve bu kadar amber ve semmûr taleb etdiklerinde ol ân Atmeydânı ve Etmeydânı deryâ-misâl âdemîzâd ile temevvüc eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
… emâşâ ederken esbâb-ı iskâlimiz olan gemi dahi kürek çekerek ubûr ederdi. Hakîr
dahi bin
elli Saferü'l-muzafferinin yigirmi beşinci günü Belde-i Tayyibe ya‘nî İslâmbol' …
Anı ziyâret edüp bâğçe üstâdından atlar alup cümle refîklerimiz ile süvâr olup leb-i deryâ ile temâşâ ederken esbâb-ı iskâlimiz olan gemi dahi kürek çekerek ubûr ederdi. Hakîr dahi bin elli Saferü'l-muzafferinin yigirmi beşinci günü Belde-i Tayyibe ya‘nî İslâmbol'a dâhil olduk. Ol gün hâne-i gam-gînimize varup peder u mâderlerin dest-i şerîflerin bûs edüp huzûrlarında el bağlayup karâr etdiğimizde peder-i azîzimiz eyitdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 241a ·
metinde göster ·
… ile Hasan Ağa'ya ba‘de edâ-yı hizmet Türkmân ağalığı ta‘ahhüd olunup Hasan Ağa
dahi bin
kadar şehbâz u nâmdâr iş erleri ve dağ u râğ serverlerinin bahâdır [u] hünerver …
Evvelâ Kara Haydar nâm şakî bir kadıyı katl eyleyüp Sultân İbrâhîm Hân'ın cülûsunda ısyân [u] tuğyân edüp niçe sene şakâvet edüp Sakaltutan-beli'nde ve Köprübeli'nde ve Felâketbeli'nde ve Direklibel'de ve Çengâllıbel'de ve Sarmaşıklıbel'de ve Domalıçbeli'nde ve İzmir kurbunda Sabuncubeli'nde bunun emsâli niçe yüz bellerde niçe bin kârbânı basup bellerinden kemerin yasup harâmîlik ederdi. Âhir Kara Mustafâ Paşa fermânıyla Anadolu eyâletinde nefîr-i am çıkup Kara Haydar'ı Işıklı nâm kasaba kurbunda bir hâne içre kapanup hâneye ateş edüp cümle tevâbi‘i cız-bız kebâbı gibi büryân olup Kara Haydar cân havliyle taşra çıkup katl edüp kelle-i murdârın der-i devlete gönderüp cemî‘î tarîk-ı âmlar emn [ü] emân oldu. Ammâ Kara Haydaroğlu nâm bir veled-i zinâsı zuhûr edüp babası mel‘ûnun kanın taleb 373a içün Anadolu vilâyetinde yigirmi sancak yerde niçe yüz bin ibâdullahı râhatda komayup tâ cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ibtidâsına gelince üç eyâlet yeri harâb u yebâb eyleyüp bir vech ile ele girmek muhâl oldu. Hattâ bu hakîrin Engüri kurbunda Balıkhisâr nâm karyede ale'l-gafle râst geldiğimiz mel‘ûnlardır kim mukaddemâ evsâfları beş ay mukaddem tahrîr olunmuşdur. Âhir-ı zamân-ı saltanat-ı İbrâhîm Hân evâhirinde Melek Ahmed Paşa efendimizin ağalarından sâbıkan Türkmân Ağası Abaza Kara Hasan Ağa'ya hatt-ı şerîfler gidüp "Kara Haydaroğlu'nun ya başı, ya başın" deyü istimâlet emirleri gidüp kayd-ı hayât ile Hasan Ağa'ya ba‘de edâ-yı hizmet Türkmân ağalığı ta‘ahhüd olunup Hasan Ağa dahi bin kadar şehbâz u nâmdâr iş erleri ve dağ u râğ serverlerinin bahâdır [u] hünerverlerin başına cem‘ edüp bir gün Söğüd dağı nâm mahalde Kara Haydaroğlu'nu yataklandurup andan firâr eder. Ba‘dehû andan başına iki yüz nâm-ı be-nâm vâcibü'l-izâle cem‘ edüp Katırcıoğlu ve Akyakalıoğlu ve Oynağanlıoğlu ve Yeğen Hüseyin ve Kara Memi nâm hârâmîlerle şehr-i Isparta dağlarında ve Söğüd kûhlarında ve Aydın cebellerinde ve Sarıhan illerinde gezüp ehl-i tüccâr-ı berr [u] bihârı rencîde etdüğü İbrâhîm Hân'ın mesmû‘-ı hümâyûnları olup Anadolu eyâletine mutasarrıf Vezîr Küçük Çavuş Paşa cümle Anadolu eyâletiyle varmak fermân-ı şehriyârî olup on bin askerle âsî ve harâmî mezkûrların üzerine varup Karahisâr altında iki asker birbiriyle mukâbele ve mukâtele ederken bi-emri Hudâ Kara Haydaroğlu vâcibi yedi yüz âdemiyle on bin derme ve çatma Anadolu askeri içine aç kurd koyuna girer gibi girüp askeri bozup kimin kırup kimin âzâd edüp ol mahalde Anadolu Valisi bir vezîr-i dânâyı kayd-bend ile Kara Haydaroğlu'nun önüne getirüp ırz-ı pâdişâhî vardır deyü Kara Haydaroğlu, Küçük Çavuş Paşa'yı atıyla ve donuyla ve bir kaç yakın huddâmıyla bir dahi hazretin sancağıyla üzerime gelme deyü ahd [ü] yemîn verüp âzâd eder. Bu esnâda paşanın ve gayrı Anadolu askerinin bâr [u] bengâhı ve hayme vü hargâhı ganâ’imiyle Katırcıoğlu nâm şimşîr-bâz eli kolu kan bî-îmân u bî-amân gelüp cümle şikârı Kara Haydaroğlu'nun önüne kodukda paşanın tuğ u sancağ ve bayrağ u tabl [u] alemin Kara Haydaroğlu görüp "Katırcıoğlu! İşte Allah bizi tuğ ve sancak ve tabl [u] alem sâhibi dağ paşası etdi" dedikde Katırcıoğlu eydür: "Neyleyeyim, paşayı ele getiremedim. Gidinin yöğrük atları var imiş ve bir kaç ..kilgen oğlanları var imiş, elimden kurtuldu" deyince Kara Haydaroğlu eydür: "Bre şimdi paşayı kayd-bend ile önüme eli bağlı ve ciğeri dâğlı getirdiler. Hâline merhamet edüp bir dahi üzerime gelmeyeceğine yemîn verüp âzâd etdim. İşte şimdi gitdi" deyince Katırcıoğlu eydür: "Bre gerçek mi? Ya sonra yine deryâ-misâl askerle üzerimize gelirse bizi öküz boynuzunda isek de bizi kırar. Hay Kara Haydaroğlu! Allah belâcığın versin. Bre ne âzâd etdin. Onların dirisiyle söyleşmekden ise ölüsüyle söyleşmek gerek" deyü atına süvâr olup fi'l-hâl paşaya erüp "Dur a bre .mlı kahbe" deyüp paşaya dal-kılıç olup paşa yedi âdemiyle Katırcıoğlu'na hamle edüp Katırcıoğlu'nun bir âdemin katl edüp birine dahi sataşırken Katırcıoğlu paşaya bir satûr-ı Katırcı niçe urursa kellesin terkiye alup yedi gulâmın kayd-bend edüp kelleyle ve atları ve gulâmlarıyla Kara Haydaroğlu önüne gelince Haydaroğlu ağlayup "Katırcıoğlu! Şimden gerü biz dahi başımız tedârükün görelim. Âhir işimiz tamâm oldu. Hemân gerçekden asker yazup Kara Yazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu gibi ili vilâyeti urup celâlî olalım. Yâhûd deryâ-misâl asker ile Acem diyârında bir yer feth edüp anda karâr idelim" dedi. Katırcıoğlu eydür: "Bre iki el bir baş içindir. İpden kazıkdan kurtulmuş yiğit yazalım, mâl verelim, mâl alalım" deyüp niçe yüz harcu's-seyf ip sürüyenleri başlarına cem‘ edüp Kırşehri ve Beğşehri ve Akşehri ve Seydîşehri ve Eskişehri ve Alaşehri ve gayrı büleyde ve şehirleri harâb u yebâb ve halkın kebâb u hânelerin türâb ederek günden güne ısyân [u] tuğyânları ziyâde olup niçe ümmet-i Muhammed'in ehl [u] ıyâllerin alup kırmızı şâl ile kafadârları gibi gezdirüp fi‘l-i şenî‘lere başladılar. Hikmet-i Hudâ cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ertesi günü Kara Haydaroğlu katli hakkında yine Abaza Kara Hasan Ağa'ya hatt-ı şerîfler gidüp "Dünyâ âsûde-hâl ola" deyü bu târîh mısra‘ı mazmûnunca (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 372b–373a ·
metinde göster ·
… iri Irâk-ı Dâdyân'dır kim kûh-ı Elburz dâmeninde deşt-i Kıpçağ'a nâzırdır. Biri
dahi binâ-yı
azîm Ahlat'dır. Biri dahi kal‘a-i Makedonya ya‘ni Mahmiyye-i Kostantiniyye'dir …
Eşkâl-i kal‘a-i azîm-i atîk Antakıyye: Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet bu edîm-i arzı ibn Âdem ile müzeyyen edeli niçe bin seneden berü kılâ‘-ı azîmler ve binâ-yı kadîmler inşâ olunmuşdur ammâ bi-emri Hudâ benî Âdem'in ibtidâ ibret-nümâ binâsı Hazret-i 22b İdrîs'in ta‘lîmiyle Sürid ve Kalimon hakîmler hâkimlikleri vaktinde Mısır'da ihram dağların yaptılar. Ba‘de't-tûfan arz-ı Ermen'de şehr-i Cû'da, andan arz-ı Mısır'da arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş ve şehr-i Balîs ve şehr-i Ahmîm ve şehr-i Elvâhât ve şehr-i Asvân ve şehr-i Sûdân ve şehr-i Menufiyye ve şehr-i Antakıyye binâ olunmuşdur. Binâ-yı azîmlerin biri dahi budur. Biri Ümm-i dünyâ-yı Kâhire-i Mu‘izziye-i Mısır'dır. Biri Irâk-ı Bağdâd-ı Behişt-âbâd'dır. Biri Irâk-ı Arab-ı Haleb'dir. Biri Irâk-ı Dâdyân'dır kim kûh-ı Elburz dâmeninde deşt-i Kıpçağ'a nâzırdır. Biri dahi binâ-yı azîm Ahlat'dır. Biri dahi kal‘a-i Makedonya ya‘ni Mahmiyye-i Kostantiniyye'dir kim ibtidâ bânîsi Hazret-i Süleymân'dır, ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'i İslâmbol'dan evvel imâr olup Hazret-i Süleymân bu Antakıyye'de cenk edüp feth etmişdir. İmdi binâ-yı kadîmin ve âsâr-ı azîmin biri dahi bu kal‘a-i Antakıyye'dir kim sûr-ı azîmi beş aded kûh-ı bülend [ü] azîm üzre vâkı‘ olmuşdur kim bu cebel üzre olan kal‘a dîvârları cânib-i şarkda evc-i hevâya münkalib olmuş dağlardır. Andan bu kal‘anın nısfı aşağı düzde cânib-i garba tâ nehr-i azîm Âsî kenarına varınca alçak yire vâkı‘ olmuş kal‘a-i azîmdir kim bu hisâb üzre bu kal‘anın nısfı makâlîd-i âlîler üzredir. Nısfı zeyl-i cebelde aşağı düzde vâkı‘ olmuşdur. Be-hisâb-ı mil bu kal‘a on iki mildir. Her mil dörd bin adımdır. Bu hisâb üzre bu kal‘anın cümle zîr ü bâlâsı dâ’iren-mâdâr kâmil kırk dört bin adımdır kim âheste reviş ile on iki sâ‘atde devr olunur. Ammâ İslâmbol kal‘ası kırk yedi bin adımdır ve zirâ‘-ı bennâ ile vech-i dîvârın arşınlamağile seksen yedi bin arşın ihâta etmişdürür. Andan Bağdâd-ı Behişt-âbâd dahi büyük kal‘adır. Yigirmi dört bin bedendir ve yigirmi yedi bin adımdır. Andan büyük bu kal‘a-i Antakıyye'dir. Andan küçük kal‘a Mısır'dır, andan küçük Şâm'dır, andan Haleb'dir, andan küçük Kırım cezîresinde Kefe kal‘asıdır ve Rûmeli'nde Kefe'ye mu‘âdil Selânik kal‘asıdır. Andan mâ‘adâ kılâ‘lar bu Antakıyye'den küçükdür ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'nin dîvârlarının burc [u] bârûlarının kaddi kadar âlî bir kad bir kal‘ada görmedim. Şark tarafında olan dağlar üzre dîvârlarının kaddi kâmil seksener zirâ‘-ı melikî âlîdir. Ammâ sâhil-i nehr-i Âsî'de olan tarafı yigirmi zirâ‘ alçakdır ve yalın kat dîvârdır. Bu tarafdan mâ‘adâ Haleb kapusundan ve Şâm kapusundan yukaru dağlara çıkınca kat-ender-kat birbirine karîb burc [u] bârûlardır kim dâ’iren-mâdâr cümle (--) aded kulle-i azîmlerdir. Zamân-ı kadîmde bu her kullede kûs-i Takyanus'u döğülürmüş ve her kulle içi beşer tabaka tarh olunmuşdur. Kal‘anın dağ tarafı dîvârının arzı yigirmişer zirâ‘ enlidir ve bu kal‘a ile mefret-i azîm seng-trâşlar ile binâ olunmuşdur kim her bir taşı birer pîl-i Mengerûsî cüssesi kadar vardır. Ve üstâd-ı kâmil tîşe-i Ferhâd ile taşları birbirine eyle imtizâc etdirmiş kim gûyâ yek-pâre bir kal‘a-i devvârdır ve cümle (---) aded kapu, evvelâ cânib-i şimâle nâzır Bâb-ı Haleb yigirmi zirâ‘ kaddi bâb-ı âlî ve vâsi‘dir. Bu kapunun iç yüzünde kayalardan âb-ı hayât su kaynar ve cânib-i garba Bâb-ı Cisr nehr-i Âsî üzre (---) göz cism-i azîm ile ubûr olunup bâb-ı kavîdir ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a–22b ·
metinde göster ·
Menâkıb-ı Habîb-i Neccâr : Bâlâda tahrîr olunan bânî-i Antakıyye Bî‘atü'l-Kassân nâm melikin bir nûr-i dîde ciğer-kûşesi var idi. Ol dahi pederi gibi Hazret-i Mesîh'e îmân getirüp mü’min ü muvahhid olmuş idi. Hikmet-i Hüdâ ecel-i müsemmâsı gülüp "İrci‘î ilâ rabbik" emrine imtisâlen cânib-i Hakk'a revâne olup Antakıyye içre defn olunup yedi seneden sonra bu Hazret-i Habîb-i Neccâr bu Antakıyye şehrine gelüp cümle halkı dîn-i Mesîh'e da‘vet etdikde cümle ahâlî-i beled Habîb-i Neccâr'dan mu‘cize isteyüp "Bizim melîkimizin Yavhîd nâmında bir âdil oğlu var idi. Yedi senedir merhûm oldu. Anı ihyâ eyle, cümlemiz îmâna gelelim" dediler. Derhâl Habîb-i Neccâr kabr-i şehzâde üzre varup du‘â edüp "Kum bi-iznillah" deyince bi-emri Hüdâ şehzâde-i âzâde azâb-ı kabrden âzâd olup hayât buldukda yedi sene mu‘ammer olup cümle ehl-i Antakıyye İslâm ile müşerref olup şehzâde yedi sâlde ol kadar adl-i adâletler edüp deyr-i kebîrler ve hayrât-ı vefîrler edüp şehr-i Antakıyye'i imâr ederken Habîb-i Neccâr kifâf-ı nefs içün neccârlık etdüğünden Habîb-i Neccâr derler. Ol asrda dülgerlerin pîri ol idi. Ammâ Hazret-i Risâlet-penâh asrında Ebü'l-Kâsım Abdülvâhid en-Neccârî'dir. Hazret huzûrunda Selmân-ı Pâk belin bağlayup kırk ikinci pîr olup [İbn] Zübeyr hazretlerinin fermâniyle Mekke-i Mükerreme'ye bir bâb dahi binâ edüp huccâc birinden girüp birinden çıkarlardı. Ba‘dehû Yûsuf Haccâc-ı Zâlim gelüp zulm ile {Mekke'de} ceng-i azîm edüp [İbn] Zübeyr hazretleri mündehim olup "Niçün Mekke'ye bir kapu dahi ihdâs etdin?" deyü Hazret-i [İbn] Zübeyr'i sene (---) târîhinde Haccâc-ı Zâlim salb edüp kabr-i Zübeyr kurâfe-i mu‘allâdadır. Neccârların pîri Ebü'l-Kâsım'ı dahi kapu inşâ etdiğiyçün salb etmek murâd edindikde Ebü'l-Kâsım Cidde'den gemiyle Habeş'e firâr edüp andan Asvân şehrinde Dâr-ı Bâkî'de karâr etdi. Ammâ pîr-i neccâr-ı kadîm Habîb-i Neccâr idi {Hazret-i Habîb-i Neccâr bu Antakıyye'de Yavhîd nâm} şehzâdei mürde iken ihyâ edüp keşf-i mu‘cize etdüğün münkerîn görüp âhir yedi seneden sonra Habîb-i Neccâr'ı şehîd edüp ser-i sa‘âdeti kûh-ı bâlâdan galtân olarak aşağı şehirde bir gâr-ı hafrde (---) nerdübân ile inilir bir tekye-i pür-envâr içinde medfûn olup hâlâ cemî‘i ehl-i İslâm ü Nasâra kavminin ziyâretgâhıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 24a ·
metinde göster ·
Kabr-i Geyümers Şâh ve Gîvmers ve Geyümerz: Üç gûne hurûf ile tahrîr olunur bir pâdişâh-ı Cem-cenâb imiş. Ermenîler tevârihinde Hazret-i (---) îmân getirmiş ulu pâdişâhdır. Bu Sivas'ı anlar dahi binâ etdüğü muhakkakdır, zîrâ ba‘zı âsâr-ı binâlarında târîhleriyle ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 78b ·
metinde göster ·
etmişdir, ammâ makdûr-ı beşer değildir. Niçe kerre balkanları aşarken bu hayyıt …
Kal‘a-i Çanga: Yanvan Târîhi kavli üzre Yanko ibn Madyan binâ etmişdir kim öte Pirevadi'de Dobruca kralı Bulkar meliklerinden idi. Anın ile Yanko kral müşâ olmağla bu Çanga balkanının tâ zirve-i a‘lâsı vasatında bu kal‘ayı Yanko binâ edüp âyende vü revende tüccârdan bâc alup selâmetle tüccârı ubûr etdirir idi. Ba‘dehû sene 814 târîhinde Mûsâ Çelebi feth edüp kal‘ayı harâb etmişdir. Hâlâ niçe yerde hıyâbân içre burc [u] bârûları zâhir olup harâmîler yatağı ve haydûd kâfirleri durağı olmuşdur. Ammâ bu mahalde âsâr-ı binâ-yı azîm oldur kim bu kal‘a dibinden bir kal‘a dîvârı cânib-i garba bu balkan üzre Kızan balkanına ve Şıpka balkanına ve Torvakurudan balkanına ve Televe balkanına velhâsıl on konak tâ Alacahisâr balkanlarına varınca bu kal‘a dîvârın Yanko ibn Madyan hükmüdür kim Dobruca kralı tarafından Soltat kavmi ya‘nî Tatar kavmi Rûm'a geçmeye deyü {handak-ı azîm dahi} binâ etmişdir, ammâ makdûr-ı beşer değildir. Niçe kerre balkanları aşarken bu hayyıtlara râst gelüp hayretde kalmışız. Ve yine bu Çanga kal‘asının cânib-i şarkîsinde bu dîvâr tâ Sücülü ve Koparan balkanları İçre Karadeniz sâhilinde Varna kal‘ası mukâbelesinde Galata burnundan elli mil deryâ içre binâ olunmuş bir dîvârdır. Mürûr-ı eyyâm ile talattum-ı deryâdan deryâ içre olan rasîf münhedim olup ka‘r-ı deryâda esâsları nümâyândır. Mellâh-ı keştîbân-ı Bahr-i siyâh ol rasîfde havf edüp alarka ubûr ederler. Aceb himmet-i benî Âdem'dir. Bu temâşâları Çanga balkanı içre ubûr edüp yine (---) sâ‘atde cânib-i şimâle Çanga'dan aşağıya nüzûl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a ·
metinde göster ·
… Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı
dahi binâ-yı
metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl P …
Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i hasbî Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr Ekmekçioğlu Ahmed Paşa esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne şehrinde ve İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbânsarâyıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 161b ·
metinde göster ·
… rdır. Erbâb-ı timârı cümle cebelüleri ile bin altı yüz asker olur. Mîr-i livâsı
dahi bin
kadar askere mâlikdir. Me’mûr olduğu seferlere Diyârbekir vâlîleriyle tabl u ku …
Evvelâ eyâlet-i Diyârbekir kânûn-ı Süleymân Hân üzre on iki aded Osmânlı sancağıdır. Kılıç-ı ze‘âmet elli ikidir ve kılıç-ı timâr 626 dır. Sekiz aded yurdluk ve ocaklık tarîkiyle zabt olunur sancaklardır. Beş aded dahi mülkiyyet üzre mutasarrıf hükûmetler vardır ammâ bu Hasankeyf sancağı Diyârbekir eyâletinde azl ü nasb kabûl eder Osmânlı sancağıdır. Kânûn üzre beğinin hâssı 203.955 akçedir ve hâk-i amber-pâkinde Osmânlının sâ’ir livâlarındaki gibi timâr u ze‘âmet ve alâybeği ve çeribaşısı vardır. Erbâb-ı timârı cümle cebelüleri ile bin altı yüz asker olur. Mîr-i livâsı dahi bin kadar askere mâlikdir. Me’mûr olduğu seferlere Diyârbekir vâlîleriyle tabl u kudümün döğüp sefer eşer. Livâsı hâkinden beğine ber-vech-i adâlet on sekiz bin veya yigirmi bin guruş olur ve Âl-i Osmân tarafından yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389a ·
metinde göster ·
… etiyle bu Kılburun kal‘asının garb tarafına muttasıl çâr-kûşe bir kal‘a-i metîn
dahi binâ
edüp kal‘a dahi vâsi‘ olup yüz aded neferâtlar dahi konup şekl-i murabba‘dan tû …
Sene (---) târîhinde (---) binâsıdır. Be-dest-i (---) Silisre eyâletinde sancakbeği tahtıdır kim kanûn üzre Özü paşası bunda sâkin olmakdır ve gâhîce karşı Özü'de oturmakdır, lâkin çöl [ü] çölistân yer olmağile re‘âyâ vü berâyâların da‘vâların dinleyüp adl [ü] adâlet içün paşalar gâh Silisre tahtında ve gâh Babadağı şehrinde oturup etrâf [u] eknâfların muhâfaza eder. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ fermânıyla yine Piyâle Paşa donanma ile bu kal‘a-i Kılburun'a yanaşup Eflâk ve Boğdan kâfirleri hidmetiyle bu Kılburun kal‘asının garb tarafına muttasıl çâr-kûşe bir kal‘a-i metîn dahi binâ edüp kal‘a dahi vâsi‘ olup yüz aded neferâtlar dahi konup şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz germe adımdır. Ve iki aded gâyet metîn şâhâne cebehâne kullesi ve anbâr kulleleri cümle tahta örtülü kulle-i serâmedlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a ·
metinde göster ·
aded müsellâh ve müzeyyen küheylân esb-i tâzîlerine süvâr olup ellerinde kantar …
Alay-ı müteferrikagân: Bunlar dahi bin aded müsellâh ve müzeyyen küheylân esb-i tâzîlerine süvâr olup ellerinde kantar sırıklar ile karâr-dâde idiler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81b ·
metinde göster ·
… nâmdâr asker olup kapudan paşa ile berren u bahren sefer eşerler. kapudan paşa
dahi bin
aded cebelü askeriyle sefer eşmek kanûndur.
Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i gazâda cebelüleri ile cümle (---) aded yarar ve nâmdâr asker olup kapudan paşa ile berren u bahren sefer eşerler. kapudan paşa dahi bin aded cebelü askeriyle sefer eşmek kanûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94b ·
metinde göster ·
… del Kralı Betlen Gabor Kral Türk havfinden bu büyük handak ortasında bir handak
dahi binâ
edüp bennâları cümle suya gark etdi kim bu handakın hâl-i ahvâlin bilür âdem ka …
"Sarı Iğrando Kostantin Opol kim Gâzî Süleymân Hân'dır, anın zamânında Erdel Kralı Betlen Gabor Kral Türk havfinden bu büyük handak ortasında bir handak dahi binâ edüp bennâları cümle suya gark etdi kim bu handakın hâl-i ahvâlin bilür âdem kalmaya. Ben ol zamân bir küçücük kız idim, anıniçün bilirim" deyü nakl edüp kal‘aya rahne verecek dahi niçe ta‘lîmler etdi. Müselmâna yakın fertûte-i zamâne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125a ·
metinde göster ·
… acıları Budim'in yerli yeniçeri çorbacıları gibi kuka zerdûz üsküf taşırlar. Ve
dahi bin
beş yüz aded azebistân neferâtları mevcûddur.
Ve cümle sağ ve sol ve azeb-i hisâr ve beşli ve martolosân ve gönüllü ve yerli topçu ve yerli cebeci ve yerli kumbaracı ve yerli bârûtçubaşı neferâtlarıyla cümlesi âmâde on iki bin aded pür-silâh âmâde kal‘a neferâtları vardır. Ve dahi dörd aded yeniçeri odasıyla bir kapukulu yeniçeri ağası vardır ve on iki oda Freng hisârda yerli yeniçerileri odalarıyla başka yeniçeri ağaları vardır kim hâlâ hakîr mukarreri emr-i şerîfin getirdim, ammâ tâli‘imize paşa ile Dobroçin varoşuna mâl 36a tahsîline gitmişler. Ve iki aded kapukulu topçubaşı odaları var, iki oda kapukulu odalarının ağaları var ve hâlâ bin beş yüz aded yerli yeniçerileri mevcûd olup kapukulları gibi üsküf ve keçe ve fes geyüp çorbacıları Budim'in yerli yeniçeri çorbacıları gibi kuka zerdûz üsküf taşırlar. Ve dahi bin beş yüz aded azebistân neferâtları mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35b–36a ·
metinde göster ·
… abâha dek hâb-ı râhat görmeyüp Ferhâd gibi çalışup taburdan taşra bir kat tabur
dahi binâ
edüp ana dahi bir fecc-i amîk-vâr handak kazup türâbın ileri atdı. Ve üç yerden …
Ol gece dâr-ı emân-misâl atlarımızı sahrâya salup Tatarlar mu‘tâdları üzre mâvî ve kırmızı gömlekleri ve tumanların çıkarup hâb-ı râhata yatdılar. Ol gece mel‘ûn kâfirler sabâha dek hâb-ı râhat görmeyüp Ferhâd gibi çalışup taburdan taşra bir kat tabur dahi binâ edüp ana dahi bir fecc-i amîk-vâr handak kazup türâbın ileri atdı. Ve üç yerden kapular yapdı ve yedi yerden azîm tabyalar çatdı ve her bir tabyalara onar pâre balyemez toplar koyup asker-i İslâm üzre atdı. Ve ba‘dehu hâmûş-bâş olup yatdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a ·
metinde göster ·
… dahi ana göre fürûht olup ganîmet olup niçe bin aded külbe-i ahzândan dükkânlar
dahi binâ
edüp herkes metâ‘ların bey‘ eder.
Ve bu cem‘iyyet-i kübrâ kiraz meyvesi eyyâmlarında vilâyetin her nebâtât mahsûlâtları ganîmet üzre olduğu mahal olmağile niçe kerre yüz bin re‘âyâ vü berâyâlar me’kûlât [u] meşrûbâtlarını bu bâzâr-ı hüsne getirüp eyle ganîmet olur kim bir koyun on akçeye ve iki vukıyye ekmek bir akçeye ve sâ’ir eşyâlar dahi ana göre fürûht olup ganîmet olup niçe bin aded külbe-i ahzândan dükkânlar dahi binâ edüp herkes metâ‘ların bey‘ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242a ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in her cânibi sütûnlar üzre birer soffa
dahi binâ
olunmuşdur kim dâ’iren-mâdâr etrâfları iki kat câmi‘-i musanna‘dır. Lâkin dörd …
Ve bu câmi‘in her cânibi sütûnlar üzre birer soffa dahi binâ olunmuşdur kim dâ’iren-mâdâr etrâfları iki kat câmi‘-i musanna‘dır. Lâkin dörd aded sütûnlar mihrâb ile minber mâbeyninde kırmızı la‘l-gûn somâkî sütûn-ı müntehâlardır kim her biri birer gûne nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn sun‘-ı Hudâ-yı bî-çûn-ı ekberdir kim her biri iksir-i a‘zamdan nişân verüp eyle musaykal ve mücellâ ve berrâkdır kim âdemin reng-i rûyu nümâyân olup her biri bir iklîm harâcı değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251b ·
metinde göster ·
… erre bu kal‘ayı küffâr ol mahalden almış. Ol sebeb ile bu mahalle bir kat kal‘a
dahi binâ
etmişler. Ol hisâb üzre bu kal‘a-i Gördüs beş kat bölme hisârdır.
Der-temdîhât-ı sıfat-ı iç hisâr: Mevsûf olan büyük kal‘anın cânib-i cenûbu köşesinde bir yalçın kaya püşte-i âlî üzre çâr-kûşe bir küçük iç kal‘adır. İçinde ancak dizdâr evi ve kethudâ evi ve cebehâne hazînesi var. Ve birkaç şâhî topları var, gayri şeyler yokdur. Ammâ bu kal‘a-i enderûnun burc-ı bârûlarından tâ Venedik körfezi kenârında Aya Mavra kal‘ası ve Narda şehri ve Yanya şehri dağları nümâyândır. Ve şark cânibinde Akdeniz içre yigirmi üç aded cezîreler cümle nümâyândır. Tâ bu mertebe eflâke kad-keşân olmuş hümâ âşiyânlı sûr-ı üstüvârdır. Bu kal‘acığın şark tarafında bir kat kal‘a dîvârı dahi sonradan binâ olmuş. Ana Yeni hisâr derler, zîrâ bir kerre bu kal‘ayı küffâr ol mahalden almış. Ol sebeb ile bu mahalle bir kat kal‘a dahi binâ etmişler. Ol hisâb üzre bu kal‘a-i Gördüs beş kat bölme hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258b ·
metinde göster ·
olunup Vezîria‘zam tabyası ve Yeniçeri ağası ve Defterdâr Paşa tabyaları cümle …
Ve yedi aded tabyalar dahi binâ olunup Vezîria‘zam tabyası ve Yeniçeri ağası ve Defterdâr Paşa tabyaları cümle gerüde mu‘attal olup Kızıl tabyadan ileri üç aded tabya-i azîmeler binâ olunup kal‘a içinde olan kenîseler ve sarâyları on iki koldan yeni dîvârı dahi döğmeğe mübâşeret olunup cemî‘i meterisler kal‘a içre yeni dîvâra doğru gitmeğe başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296a ·
metinde göster ·
… ed ruhbânları ve hücreleri vardır. Ve Yûsuf Ağa sarâyı kurbunda Patrik kenîsesi
dahi binâ-yı
garîb(dir) ü acîbdir kim gâyet ma‘mûr u müzeyyen olup şehir içre niçe yü[z] evk …
Ve cümle on bir aded kilisaları vardır, ammâ cümleden şehrin cenûb tarafı hâricinde bâğçeler içinde Mihal kral-ı dâll kenîsesi gâyet büyük kubâblı binâ-yı musanna‘dır kim içinde elli aded ruhbânları ve hücreleri vardır. Ve Yûsuf Ağa sarâyı kurbunda Patrik kenîsesi dahi binâ-yı garîb(dir) ü acîbdir kim gâyet ma‘mûr u müzeyyen olup şehir içre niçe yü[z] evkâfları var, cümle Frengistân'dan nezerâtları gelüp iki yüz kadar papasları cemî‘i âyende vü revendegânlara hidmet edüp ni‘met yedirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346a ·
metinde göster ·
etsinler" deyü fermân etdiklerinde binâ edüp ol ecilden hâlâ iki minâreli olup …
"Tiz sağ tarafına bir minâre-i âlî dahi binâ etsinler" deyü fermân etdiklerinde binâ edüp ol ecilden hâlâ iki minâreli olup Hunkâr câmi‘i derler. Gâyet evkâfları metîn câmi‘-i cihân-nümâdır. Cümle göl cenûb tarafında nümâyân olup cemî‘i keştîlerin ve cümle balıkçı kayıklarının şinâverlik etdikleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370a ·
metinde göster ·
"Hâlâ sultânım, Manya'da Zarnata kal‘asın tamâm edüp iki kal‘a
dahi binâ
etmeğiçün ol cânibleri muhâfaza edüp hâlâ hakîr Arnavudluk içinde beş aded sanc …
"Hâlâ sultânım, Manya'da Zarnata kal‘asın tamâm edüp iki kal‘a dahi binâ etmeğiçün ol cânibleri muhâfaza edüp hâlâ hakîr Arnavudluk içinde beş aded sancak askerlerin fermân-ı pâdişâhî üzre Manya muhâfazasına sürüp şimdi hakîr huzûr-ı şerîfe geldim" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380a ·
metinde göster ·
… kçede bir cebelüleri ile üç bin asker-i pür-silâh olur. Ve hîn-i seferde paşası
dahi bin
askeriyle Kütâhiyye vezîri livası altında sefer eşerler.
Anatolu eyâletinde Sarhan sancağı paşasının tahtıdır. Hâss-ı hümâyûnu 60.000 akçedir. Ve kırk bir ze‘âmeti ve altı yüz yetmiş dörd tîmârı ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Kânûn-ı pâdişâhî üzre bin akçede bir cebelüleri ile üç bin asker-i pür-silâh olur. Ve hîn-i seferde paşası dahi bin askeriyle Kütâhiyye vezîri livası altında sefer eşerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y33a ·
metinde göster ·
… ra cânib-i şimâlîsinde yüz adım ba‘îd bir bayırcık üzre bir hân-ı atîk var azîm
dahi binâ
olunmuşdur. (---) Paşanın hayrâtıdır. Asker ve müsâfirîn firâvân olsa bunda dah …
Hân ile câmi‘ mâbeyninde yigirmi dükkânı ve bir hammâmı var. Cümle bu binâ-yı azîmler kurşumludur. Bu hânın cânib-i şarkîsinde yüz mikdârı evkâf re‘âyâlarının kamışdan külbe hâneleri var. {Ammâ bu hânın taşra cânib-i şimâlîsinde yüz adım ba‘îd bir bayırcık üzre bir hân-ı atîk var azîm dahi binâ olunmuşdur. (---) Paşanın hayrâtıdır. Asker ve müsâfirîn firâvân olsa bunda dahi meks ederler. Ammâ çârsû-yı bâzâr ve şâdumânlık yokdur. Bunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y239a ·
metinde göster ·
… e hânı: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân câmi‘i inşâ etdirdikde bu hân-ı azîmi
dahi binâ
edüp ıstablı bin P 104b hussân küheylân atlar alur. Ve erbâb-ı düvelin ehl [ü …
Ve Gök meydânında Süleymâniyye hânı: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân câmi‘i inşâ etdirdikde bu hân-ı azîmi dahi binâ edüp ıstablı bin P 104b hussân küheylân atlar alur. Ve erbâb-ı düvelin ehl [ü] iyâlile sâkin olacak tevhânesi vardır. Acâ’ib hayrât-ı azîmdir. şehir içindeki gibi hücre hücre hân değildir. Hemân ârâmgâh [u] mihmângâhdır. Ve cümle rusâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. şâm içre meşhûr hânlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y246b ·
metinde göster ·
… nûn üzre emîr-i haclara bin at yemi verirler imiş. Anı edâ edüp Hüseyin Paşa'ya
dahi bin
erdeb bakla ve şa‘îr verdiler. Ve bin erdeb dahi Müzeyrib huccâcının temessükât …
Ve etrâf nevâhîlerden on bin salma develer gelüp huccâcın za‘îf cemâllerin bırağup kirâları ile yeni develer dutdular. Ve bir kaç âdemi getirüp serâperde önünde biner deyenek urdular. Ve kânûn üzre emîr-i haclara bin at yemi verirler imiş. Anı edâ edüp Hüseyin Paşa'ya dahi bin erdeb bakla ve şa‘îr verdiler. Ve bin erdeb dahi Müzeyrib huccâcının temessükâtları mûcebince fûl ve şa‘îr verdiler. Ve paşaya iki yüz deve kirâsıyla verdiler. Vakt-i gurûb oldukda alay çavuşları cümle agavâtlara tenbîh edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y273a ·
metinde göster ·
… veccih Kudüs-i şerîfe iken Hazret-i Risâlet-penâh ol sâ‘at müceddeden bir kıble
dahi binâ
etdirüp kıble emr-i Hak ile Mekke-i mükerremeye velî olunup ilâ hâze'l-ân ve in …
âyet-i şerîfi nâzil olup bu câmi‘ içre kıble garb cânibine müteveccih Kudüs-i şerîfe iken Hazret-i Risâlet-penâh ol sâ‘at müceddeden bir kıble dahi binâ etdirüp kıble emr-i Hak ile Mekke-i mükerremeye velî olunup ilâ hâze'l-ân ve inkırâzu'd-devrân kıble-i Muhammedî Mekke-i mükerremeye olmağile Kıbleteyn câmi‘inde iki mihrâb olmağile Kıbleteyn derler. Hazret-i Risâlet-penâh Muhâcirîn [u] Ensârlarına dâ’imâ bunda imâmet ve va‘z u nasîhat ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y277b ·
metinde göster ·
… ‘dehu Âl-i Abbasiyyân'dan Hârûnü'r-Reşîd ve oğlu Me’mûn Halîfe ve niçe mülûkler
dahi binâ-yı
zamîme ederek bir âsitâne-i azîm olmuşdur. Mürûr-ı eyyâm ile târîh-i Hicret-i N …
Ba‘dehu Âl-i Abbasiyyân'dan Hârûnü'r-Reşîd ve oğlu Me’mûn Halîfe ve niçe mülûkler dahi binâ-yı zamîme ederek bir âsitâne-i azîm olmuşdur. Mürûr-ı eyyâm ile târîh-i Hicret-i Nebeviyye'nin (---) senesinde Âl-i Atabegân-ı Ekrâd Nûreddîn eş-şehîd şâm halîfesi iken düşmen-i dîn olan İşpanya'da Papa nâm la‘în-i bî-dîn cümle kıssîs ve bıtrîk ve ruhbânlar ile meşveret-i fâside edüp eytdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283b ·
metinde göster ·
… r-i Yeşkikod(?) derler (---), bâzârı olan yerdir. Ve buna karîb bir şehr-i azîm
dahi binâ
olunup 7. ismine Hamrâ-yı Kusvâ dediler.
Ba‘zılar kavlince bu şehr-i Fustât yerinde ibn Ersilaveş nâm bir melik bir kasr-ı âlî binâ etmişdi kim her ay başında güneş bir burcdan bir burca intikâl etmelü olsa ol gece ol kasrın üzerinde âteş yakarlardı. Andan şems-i âteş-tâb bir burcdan bir burca intikâl etdiğin bilirlerdi. Anıniçün bu şehrin ismi Ersilaveş idi. Lisân-ı İbrîde "Şems Evi" demekdir. Ba‘dehu bu şehri Fîrûzâd el-Kidânî oğlu Buhtunnasr harâb edüp kâmil beş yüz yıl berbâd yatdı. Andan bir şehir dahi zamîme olup 6. ismine şehr-i Yeşkikod(?) derler (---), bâzârı olan yerdir. Ve buna karîb bir şehr-i azîm dahi binâ olunup 7. ismine Hamrâ-yı Kusvâ dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y141b ·
metinde göster ·
nefer âdem ile hükûmet edüp mâl-ı pâdişâhîyi tahsîl edüp kendüye beher sene yüz …
Ve yedi bölükden Mısır askeri dahi bin nefer âdem ile hükûmet edüp mâl-ı pâdişâhîyi tahsîl edüp kendüye beher sene yüz Mısrî kîse kâr eder. A‘lâ hükûmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y282b ·
metinde göster ·
… iki yüz mihrâbdır. Ve cümle yedi mahalle kefere ve üç mahalle Yahûdîdir, anlar
dahi Y 333b bin
altmış hâne-i menhûslardır. Ammâ Ermeni ve Freng ve Çingâne mahalleleri yokdur, …
Cümle tokuz bin tokuz yüz müselmân hânesidir ve kırk mahalle ve cümle iki yüz mihrâbdır. Ve cümle yedi mahalle kefere ve üç mahalle Yahûdîdir, anlar dahi Y 333b bin altmış hâne-i menhûslardır. Ammâ Ermeni ve Freng ve Çingâne mahalleleri yokdur, ammâ ticâret tarîkiyle gelüp giderler. Ve bir mahalle Benî İsrâ‘îlî Kıbtîsi vardır, a‘yân-ı Mısır'ın mu‘temedün-aleyh küttâbları bunlardır. Vel-hâsıl cebr-i noksân bender-i Reşîd'in sagîr ü kebîr hâneleri cümle on iki bin hâne tahrîr olunmuşdur, zîrâ gâyet sıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y333a–Y333b ·
metinde göster ·
… ân askeri nümâyân olduklarında varup Hüseyin Kan ile vedâlaşmağa vardıkda anlar
dahi bin
mikdârı asker ile bizi bir sâ‘at yere göndere gidüp anda vedâlaşup yine te’kîde …
Ertesi ale's-sabâh cümle yüklerimiz ile âmâde olup Berberistân askeri nümâyân olduklarında varup Hüseyin Kan ile vedâlaşmağa vardıkda anlar dahi bin mikdârı asker ile bizi bir sâ‘at yere göndere gidüp anda vedâlaşup yine te’kîden Berbere melikine bî-had tenbîhler eyleyüp "Dâyirende kondur" deyüp öpüşüp avdet etdiler. Hakîr Berberî meliki ile atbaşı berâber Berberîler ile bir yerde giderek yedi sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y402a ·
metinde göster ·
… dişâhına gönderdüği hedâyâları Berberistân meliki hâzır etdi. Ve kendi mâlından
dahi bin
re’s cemel ve yetmiş fîl ve bin sığır ve altı bin koyun ve beş yüz âteş-perest …
Bu şehr-i Donkol'da üç gün melik ile sohbet-i hâs edüp hâkim Hafîr meliki Kör Hüseyin Kan'ın mâl-ı ganâyimden alup Fûncistân pâdişâhına gönderdüği hedâyâları Berberistân meliki hâzır etdi. Ve kendi mâlından dahi bin re’s cemel ve yetmiş fîl ve bin sığır ve altı bin koyun ve beş yüz âteş-perest ü mûğân esîrleri ve gayrı ganâyimden dahi gûnâ-gûn eşyâları hâzır etmeğe mübâşeret etmeğe başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405a ·
metinde göster ·