… mürûr-ı eyyâm ile rimâl-i türâb ile niçe yerleri leb-ber-leb olmuş ve hisârının
dahi dendân-ı
bedenleri ve rûy-ı dîvârları câ-be-câ rahnedâr olmuş ammâ kara tarafı sehel met …
Ve cümle yigirmi yedi aded kal‘a kapuları vardır. İslâmbol'un dahi yigirmi yedi aded kapusu vardır ammâ İslâmbol kal‘ası hemân dâ’iren-mâdâr kırk bin adımdır ve arşın hisâbıyla rûy-ı dîvârdan Bayrâm Paşa ölçüp seksen yedi bin zirâ‘-ı melikîdir. Ammâ bu Musul İslâmbol'dan ve Kefe'den ve Selânik'den ve Antakiyye ve Bağdâd'dan küçükdür ammâ Mısır u Şâm ve Haleb ü Basra kal‘alarından kal‘a-i Musul büyükdür, inşâallahu Ta‘âlâ hilâf değildir. Zîrâ birkaç kerre bu kal‘aların enderûn [u] bîrûnundan hakîr ve gulâmlarım adımlamışlardır ve her biri mahallinde tahrîr olunmağı üzerime iltizâm-ı mâlâ yülzem etmişizdir. Ammâ bu kal‘a-i Musul'un handakını Hüsrev Paşa tathîr edüp derûn-ı handakı nehr-i Şatt'ı cereyân etdirmiş imiş ammâ mürûr-ı eyyâm ile rimâl-i türâb ile niçe yerleri leb-ber-leb olmuş ve hisârının dahi dendân-ı bedenleri ve rûy-ı dîvârları câ-be-câ rahnedâr olmuş ammâ kara tarafı sehel metânet üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401b ·
metinde göster ·
varup anları ve Türk'ü kırup Özü kal‘asın alırız. Tîz avanta" deyüp cümle küffâ …
Ba‘zı Kazaklar, "Ko alsınlar. şimdi biz dahi denizden varup anları ve Türk'ü kırup Özü kal‘asın alırız. Tîz avanta" deyüp cümle küffâr var kuvveti bâzûya getirüp eyle kürek çekerler kim gûyâ gemileri berk-i hâtif gibi Özü nehri ile akup gidüp vakt-i şâfi‘îden evvelce kal‘aya karîb geldiklerinde görseler kim ne ceng ve ne cidâl {var}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
… kan içinde galtân olurdu. Hattâ mezkûr manastır içinde küffârlar kapanup anlar
dahi dendân-ı
tîğ-i âteş-tâbdan geçüp anların sebebiyle anların muharrikleri olan papaslar da …
Hamd-i Hudâ bizim asker-i İslâma bu tabur dayanmayup Allâh Allâh ile içine Tatar askeri koyulup kâfire eyle sâtûr-ı İsfendiyârî uruldu kim ân-ı vâhidde kâfirin tüfenglerin kendi kanlarının seyli götürüp kelleleri kan içinde galtân olurdu. Hattâ mezkûr manastır içinde küffârlar kapanup anlar dahi dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp anların sebebiyle anların muharrikleri olan papaslar dahi kılıçdan geçüp deyr içinde kandan göl olmuşdu. Bakıyyetü's-seyf olan küffârlar Tatar havfinden kendülerini manastırın çanlık kullesinden aşağı atup pâre pâre olmuşlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… in cümlesin gâzîlere, "Koma kurdlarım" {dedikde} ân-ı vâhidde iki yüz kâfirleri
dahi dendân-ı
tîğdan geçirdiler ve anların dahi kellelerin yüzdürüp tuzladılar. Cümle bin üç …
"Sultânım, vâkı‘an şimdi vâki‘ olsun" deyüp benim Receb nâmında bir fetâ gulâmım var idi. Ana belimden şeyhanî kılıcım verüp oğlana ‘koma hâ’ etdim. Ber-hurdâr olsun ayu kâfirin boynuna bir seyf-i zülyezen eyle urdu kim Bosna lahanası-misâl kellesi galtân oldu. Hudâ âlimdir, bu vâkı‘a böyle vâki‘ olmuşdur. Andan paşaya pençik veri[r]ken iki yüz aded kâfirleri, vâkı‘asında cemâ‘at içine hınzîr gibi giren kâfirlerin cümlesin gâzîlere, "Koma kurdlarım" {dedikde} ân-ı vâhidde iki yüz kâfirleri dahi dendân-ı tîğdan geçirdiler ve anların dahi kellelerin yüzdürüp tuzladılar. Cümle bin üç yüz otuz beş aded kelle olup der-i devlete göndermeğe hâzır etdiler. Meğer bu mahalde bir serhad gâzîsi bir kâfir harâmîyi diride saklamış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136b ·
metinde göster ·
"Türk Seykel taburun alamaz" mülâhazasıyla cemî‘i küffâr evli evlerinde ayş [ü] işretde iken kimi esîr-i bend-i zincîr ve niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini firâr-ı der-deyr(?) edem der iken anlar dahi dendân-ı tîğdan sîr olup evlâd [u] iyâllerinden muğân cüvânân bintân [u] nisvânları İslâm ile şeref-yâb olup bu sahrâ-yı behişt-âbâd içinde olan kurâların cümle alan u tâlân ve keferelerin esîr [u] nâlân edüp ıhrâk bi'n-nâr olup eyle berbâd oldu kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21b ·
metinde göster ·
… topa dutulmuş maymuna, okla urulmuş hınzîra döndürüp ân-ı sâ‘atde üç yüz kâfir
dahi dendân-ı
tîğ-ı âteş-tâbdan geçüp kelleleri galtân olup bakıyyetü's-süyûflarından azı dağ …
Der-akab bin aded gâzîler ile ol gün ılgarup hapahap Venedikli Uskok kâfirleri ile germâ-germ cengde iken yetişüp aslâ meydân-ı ma‘reke boğazına varmayup hemân Uskok kâfirlerinin Kotur'a firâr edecekleri derelere pusular koyup ve atlı ve yayanlarımızla dağlara çıkup ceng mahalli boğazı üzre havâleye çıkup aşağıdaki kâfirlere bir yaylım kurşumu serpüp tarfetü'l-ayn içre üç yüzden mütecâviz küffâr kurşum zahmından serpilüp cân ber-cehennem gitdiklerinde hemân Uskok kâfirleri hazîneden geçüp cân bâzârına düşüp gerü Kotur'a cân havliyle firâr ederken hemân bizim 160a mukaddemâ pusuda koduğumuz guzât-ı müslimîn Allâh deyüp kâfire hücûm edüp cenâhân ceng-i germâ-germde iken bizler dahi gerüden yetişüp cümle küffârları ortaya alup topa dutulmuş maymuna, okla urulmuş hınzîra döndürüp ân-ı sâ‘atde üç yüz kâfir dahi dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçüp kelleleri galtân olup bakıyyetü's-süyûflarından azı dağları penâh edinüp firâr etdiler, ammâ bizim gâzîlerden on yedi yiğit şehîd olup anda defn etdik. Ve elli nefer kefere-i Dobra-Venedik dahi hazîne-i pâdişâhî üzre ceng ede ede ellisi mürd olup ol mahalde anları da meşad etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159b–160a ·
metinde göster ·
… l'da Galata kullesi gibi yedi kat Şeddâdî binâ bir kulle-i müntehâdır kim kal‘a
dahi denilse
sezâdır.
Bu kulle olduğu yere Nerîmân boğazından galat Norîman'dan Norin Kullesi derler. Bunu dahi Üsküplü Koca Mustafâ Paşa sene (---) târîhinde asr-ı Mehemmed Hân-ı Sânî'de binâ etmişdir. Evc-i semâya kehkeşân-âsâ zirve-i eflâke ser çekmiş bir kulle-i ser-bülenddir kim gûyâ Akkirmân kullesi ve İslâmbol'da Galata kullesi gibi yedi kat Şeddâdî binâ bir kulle-i müntehâdır kim kal‘a dahi denilse sezâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
tîğ-ı âteş-tâb ile müşerref olup bakıyyetü's-süyûfları pây-beste ve dil-haste k …
Andan gayri küffâr-ı hâksârlar dahi dendân-ı tîğ-ı âteş-tâb ile müşerref olup bakıyyetü's-süyûfları pây-beste ve dil-haste kayd-bend-i esîr-i bend-i zencîr olup cümlesin keşân ber-keşân çekerek ve yine kendülerine tabl, kudûm, nefîr, luturyanîler çaldırarak alay alay ikişer ikişer zencîrlerde bağlı ve ciğerleri dâğlı olup her birin kim esîr etdi ise yine bend-i zencîrin uçları ol gâzîlerin ellerinde olup cümle üç bin sekiz yüz aded kelleler cümle sipâhânın nîzelerinin lâlezâr bayrakları ucunda demirlerine cümle kara saçlı ve kara şapkalı kelleler zeyn olup alay alay güzer ederlerdi. Ve cümle esîrleri keşân ber-keşân sürerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298b ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı Beytü'l-lahm: Kudüs hâkinde iki yüz hâneli bâğ u bâğçeli müslim ve kefere karyesidir. Ve bu karye içre Beytü'l-lahm ibret-nümâdır. Hazret-i Dâvûd Câlût'u katl edüp cümle askerin dahi dendân-ı tîg-ı âteştâbdan geçirüp gazâ mâliyle bu Beytü'l-lahm'i binâ etmişdir, ammâ ibtidâ ismi ilyâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y225b ·
metinde göster ·