… ve Sahratullâh'ı tezyîn ve Beytüllahm'i müceddeden binâ edüp niçe bin hayrâtlar
dahi edüp
Yahûdîleri kıra kıra İslâmbol'da oğlu Kostantîn'e gelüp altun sandûka içindeki …
"Yok hayâtda olup yine halkı dîne da‘vet edüp yine merhûm oldu" derler. Ammâ Rûhullâh diyen nasârâlar kavm-i Mesîh'dir, âsumânda İdrîs Nebî ile hayâtdadır derler. Ba‘dehu Hellana avret niçe bin hazîne harc edüp Mescid-i Aksâ'yı ta‘mîr ü tevsi‘ ve Sahratullâh'ı tezyîn ve Beytüllahm'i müceddeden binâ edüp niçe bin hayrâtlar dahi edüp Yahûdîleri kıra kıra İslâmbol'da oğlu Kostantîn'e gelüp altun sandûka içindeki haçları Îsâ'nın yâdigârıdır ve Allâh ismidir deyü hedâyâ verüp Kostantîn haçları yüzüne gözüne sürüp anası Hellana firavı ve Îsâ Nebî haçların alay-ı azîm ile Zeyrekbaşı deyrine götürüp şehr-i Kostantîn'i ziyâdesiyle amâra başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
… stân içre girüp bir seccâde üzre iki rek‘at namâz kılup ba‘de's-selâm bir secde
dahi edüp
gûyâ hâb-ı râhata varup kaldı. Niçeler,
"Müjde olsun beğim, alemdâr-ı Resûl olan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî bu mahalde medfûndur" deyü bir hıyâbân ormanistân ve çengalistân içre girüp bir seccâde üzre iki rek‘at namâz kılup ba‘de's-selâm bir secde dahi edüp gûyâ hâb-ı râhata varup kaldı. Niçeler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
… ında şehîd olan ervâh-ı ashâb-ı güzîniz." dedikde hemân asker-i İslâm bir hücûm
dahi edüp
aç kurd gibi Kızılbaş askerine girüp ân-ı sâ‘atde kırk bin güzîde süvâr-ı Kızıl …
"Biz Nihâvend gazâsında şehîd olan ervâh-ı ashâb-ı güzîniz." dedikde hemân asker-i İslâm bir hücûm dahi edüp aç kurd gibi Kızılbaş askerine girüp ân-ı sâ‘atde kırk bin güzîde süvâr-ı Kızılbaş'ın başları tenlerinden tıraş olup Kızılbaş'ın serdâr-ı murdârı olan Korkmaz Hân'ı kayd ü bend ile huzûr-ı serdâra getirirler ammâ şâh vezîri hân firâr-ı Kehrevân eder. Bakıyyetü's-seyf olanlar kûh-ı bülendlere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 311a ·
metinde göster ·
… lemiz kırup Karayazıcı ve Sa‘îd Arab ve Cânpoladoğlu Haleb'e ne etdi ise bunlar
dahi edüp
Âl-i Osmân'a karşu durup istediklerin edüp her biri zor bâzûlarıyla birer mansı …
"Nice olsa gerek? Eğer bu geceyi savarsak yarın gece celâlîler ale'l-gafle şebhûn edüp cümlemiz kırup Karayazıcı ve Sa‘îd Arab ve Cânpoladoğlu Haleb'e ne etdi ise bunlar dahi edüp Âl-i Osmân'a karşu durup istediklerin edüp her biri zor bâzûlarıyla birer mansıb-ı âlî ile birer vilâyete gidüp Devlet-i Âl-i Osmân tavâ’if-i mülûk gibi olur. Erzurûm'da Abaza Paşa kıssası dahi karîbü'l-ahddir. Ne aceb ferâmûş etdiniz? Bunlar dahi cümle Abaza değil midir ve bu Hasan Paşa Abaza ile âsî olup Erzurûm'da kapanan Kara Hasan değil midir? İşte Haleb'i dahi eyle istîlâ etmeğe kasd etmişlerdir. Hemân bu gece tedârik görmek gerek. Yohsa Haleb elden giderse evlâd [u] ensâbımız ve bizlerin cümle başları gidüp devr-i kıyâmete dek bednâmlık ile anılırız. Ve eğer bizi celâlîler kırmayup kal‘ayı alırsa sağ kalanlarımız Âl-i Osmân pâdişâhına ne cevâb verelim?" dediklerinde, birkaçı eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74a ·
metinde göster ·
… na bir kat dîvâr-ı üstüvâr çekmiş ve bu dîvâra kıbleye nâzır bir kat demir kapu
dahi edüp
gâyet sa‘b ve metîn etmiş. Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘ası eyle uçurumdur kim e …
Ve bu kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsındaki burcu üzre tâ Hersek sancağı dağları nümâyândır. Ve Gâzî Porça bu kal‘ayı kırk yiğit ile feth edüp bu kal‘a taşrasına bir kat dîvâr-ı üstüvâr çekmiş ve bu dîvâra kıbleye nâzır bir kat demir kapu dahi edüp gâyet sa‘b ve metîn etmiş. Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘ası eyle uçurumdur kim el-iyâzu billâh âdem aşağı bakmağa cür’et edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a ·
metinde göster ·
… gün gece zevk [u] safâlar edüp Çalık Osmân Paşa ile niçe gûne sayd [u] şikârlar
dahi edüp
andan bir keştîye süvâr olup atlarımız ile nehr-i Tuna'yı ubûr edüp,
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf ve mu‘tedil olduğundan ve mu‘tedil mahbûb u mahbûbeleri gâyet âşık-perestlerdir, zîrâ Tuna suyunun hükmü oldur. Cümle halkı Boşnakça ve Türkçe ve Eflakçe dahi bilirler. Ve cümle kırmızı kalpak ve serhadli esbâbı geyüp reng-i rûyları humret üzre olup cümle ünâsı ehl [ü] ıyâlleriyle ehl-i zevklerdir, ammâ du-zevkîler değildir demek olur. Lâkin hovarda halkı olup erbâb-ı ma‘ârifi yokdur. Ancak tâze yiğitleri çârsû-yı bâzârda eyi kopuz ve dilli düdük ve çağırtma düdük çalarlar. Ve dahi şehrin hâricinde bâğ u bâğçesi gâyet bî-hisâbdır. Bu şehirde üç gün gece zevk [u] safâlar edüp Çalık Osmân Paşa ile niçe gûne sayd [u] şikârlar dahi edüp andan bir keştîye süvâr olup atlarımız ile nehr-i Tuna'yı ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a ·
metinde göster ·
Meşhûr cevâmi‘-i ma‘mûreler bu mezkûrlardır kim bunları temâşâ edüp riyâ olmaya içlerinde ibâdet dahi edüp sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenâtların rûhlarıyçün fâtiha tilâvet ederdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 140b ·
metinde göster ·
Hân hazretlerine bin aded güzîde pür-silâh asker refîkler verüp Hân ile Kırım'd …
Bu temâşâları dahi edüp Hân hazretlerine bin aded güzîde pür-silâh asker refîkler verüp Hân ile Kırım'dan bile gelen askerden Şîrîn beğleri ve Mansûrlu askerleri ve Badrak kavimleri ve cümle kapu kulları Hân'a gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152b ·
metinde göster ·
yedi kerre ke'l-evvel sa‘y ede. Ammâ bu mahalde ve Mîne'den tâ Kâ‘be'ye göçmeyi …
Ve Safâ ve Merve dahi edüp yedi kerre ke'l-evvel sa‘y ede. Ammâ bu mahalde ve Mîne'den tâ Kâ‘be'ye göçmeyince Umre'ye varup gelmeye. Fukahâ rahimehumullâh harâmdır demişler. Bu tavâf-ı ziyâreti ve Safâ Merveyi tamâm edüp yine Mîne bâzârına gelüp bu du‘âyı okuya:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325a ·
metinde göster ·
… gider. Eğer iktizâ edüp kalırsa bir guruşa ve beş guruşa ol avret ile bir kavil
dahi edüp
yâhûd bir gayri avreti alup murâd [u] merâmı üzre geçinirler. Buna nikâh-ı mut‘ …
Ve serâpâ şâfi‘iyyü'l-mezheblerdir. Ba‘zılar (---)(---)(---)(---) ından Zeydî mezhebdir derler. Nikâh-ı mut‘a oldur kim bir âdem ehl-i sefer olsa (---)(---)(---)P 148b bir aya dak bir guruşa if‘âl bâbına çekmeğe kavl edüp bir aydan ücretin verüp ol herîf-i zarîf âhar diyâra gider. Eğer iktizâ edüp kalırsa bir guruşa ve beş guruşa ol avret ile bir kavil dahi edüp yâhûd bir gayri avreti alup murâd [u] merâmı üzre geçinirler. Buna nikâh-ı mut‘a derler. Y 359a Bu şehr-i Mekke'de zamân-ı kadîmde olurmuş. Ol ecilden ehl-i Mekke mezmûmlardır. Ammâ asrımızda hakîr bu ahvâle vâkıf olmadık. Anlara iftirâdır, pâk mezheb çelebilerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y358b–Y359a ·
metinde göster ·
… e ve esbâbları çürüdüğünden cilâ-yı vatan edüp harâb oldu derler. Bu temâşâları
dahi edüp
bu mahalle karîb iki bin adım gidüp,
Ve bu mahalde Nîl'in sayha-i şiddetinden süknâ dahi mümkin değildir. Âdem birbirinin kelimâtın istimâ‘ etmeğe vüzerâ vezîr vzr alay çavuşları gibi na‘raya rehâ buldurmağa muhtâcdır. Hele hakîr şiddet-i hârda sehl istirâhat edince serâsîme olduk. Ve bu kavl üzre harâbına sebeb yine bu Nîl'in ra‘dvâr gürlemesinden sâkinân-ı bilâdlar huzûr edemeyüp ve dâ’imâ bârân gibi çiğ nüzûlünden hâlîçe ve esbâbları çürüdüğünden cilâ-yı vatan edüp harâb oldu derler. Bu temâşâları dahi edüp bu mahalle karîb iki bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a ·
metinde göster ·
… ndirüp bindirmesi ve bize pâybend olmasın mülâhaza edüp melik ile bu müşâvereyi
dahi edüp
anlar dahi,
Ertesi gün paşa kethudâsına ve kapucular kethudâsına ve hazînedârı ve mühürdâra ve eş-Şeyhü'l-azîz Bekrîzâde hazretlerine dahi mezkûrûnun hedâyâları hâzır olup anları melik bir âdemine teslîm etdi. Hakîr tevâbi‘atlarımız ile meşveret edüp bu kadar bâr-ı sakîlin rûz-merre yükledüp endirüp bindirmesi ve bize pâybend olmasın mülâhaza edüp melik ile bu müşâvereyi dahi edüp anlar dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418b ·
metinde göster ·