… l vakt-i sabâh niçe bin aded pür-silâh asker kar üzre hayme vü hargâhsız atları
dahi ellerinde
ve kılıçları bellerinde bu sahrâ içre cümle mahlûk-ı Hudâ berk-i hazân gibi dir …
Evvelâ ol kışda ve kıyâmetde Sadrıa‘zam Belgrad'da mevcûd bulunan on bin kadar asker ile Hazret-i Risâlet-penâhın sancağ-ı şerîfin açup Belgrad'dan bir alay-ı musîbet ile çıkup nehr-i Sava üzre cisirden geçüp menzil-i sahrâ-yı Zemin'de beş karış kar üzre asâkir-i âciz çadırların kurmağa ne kadar cidd ü cehd etdilerse sahrâ-yı Zemin'in zemîni buz donup gûyâ polad-ı Nahşivânî olup çadır kazıkları geçmeyüp ol vakt-i sabâh niçe bin aded pür-silâh asker kar üzre hayme vü hargâhsız atları dahi ellerinde ve kılıçları bellerinde bu sahrâ içre cümle mahlûk-ı Hudâ berk-i hazân gibi dir dir ditreyüp niçe bin benî Âdemler ve husûsan benî Âdem şekilli tiryâkîler cân-ı azîzlerinden bîzâr oldular, ammâ niçe eşmiş ve yortmuş ve berzah u âlâm-ı şedâ’id çekmiş iş görmüş âdemler cümle garârlarını ve bâr-ı sakîllerini cânib-i erba‘alarına dizüp haymelerin kurup cümle tınâbları harârlara bağlayup niçe yüz çadırlar kuruldu, ammâ atların kazıkları yere geçmediğinden cümle halk âlem-i hayretde kalup niçe bin atlar sahrâdaki kar üzre serserî gezerler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138a ·
metinde göster ·
… fîl kulaklı ve arslan pençeli ve kimisi fîl tabanlı ve kimi deve ayaklı bunlar
dahi ellerinde
silâhlarıyla birbirlerin urarak ve birbirlerin kırarak bir tarafa deryâ içinden …
Andan bir gürûh dahi gûl-ı beyâbânlar kim her biri birer ucbe-likâ âdem hey’etli ve fîl kulaklı ve arslan pençeli ve kimisi fîl tabanlı ve kimi deve ayaklı bunlar dahi ellerinde silâhlarıyla birbirlerin urarak ve birbirlerin kırarak bir tarafa deryâ içinden geçüp gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68b ·
metinde göster ·
… aşı olan kayalığı üzre ikişer kefere iskemle gibi tahtalar üzre oturup ikisinin
dahi ellerinde
uzun sırıklar ucunda demir demrenli mızrak gibi harbeleri var. Gemileri hasır y …
Lâkin her geminin ileri başı olan kayalığı üzre ikişer kefere iskemle gibi tahtalar üzre oturup ikisinin dahi ellerinde uzun sırıklar ucunda demir demrenli mızrak gibi harbeleri var. Gemileri hasır yelkenler ile yıldırım gibi şakıyup giderken eyyâmına göre gemilerin başların döndermek içün bu iki kâfirler ellerindeki harbelerin buza urup geminin başın murâd edindikleri yere çevirüp gemiyi bu iki kefere ellerindeki harbeler ile kullanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
mükerrer hatt-ı şerîfleri var kim cümle ümmet-i Muhammed salât-ı ıydeyni kılark …
Temâşâ-yı garîbe-i acîbe: Cümle müselmânların dahi ellerinde mükerrer hatt-ı şerîfleri var kim cümle ümmet-i Muhammed salât-ı ıydeyni kılarken yâhûd kılup câmi‘den çıkdıkdan sonra ol yevm-i ıydde bir kâfir kapusundan taşra çıksa ol ân katl ederler, ammâ şimdi amân u zamân vermeyüp kîr-i mühmelesin kesüp müselmân ederler, temâşâ-yı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231b ·
metinde göster ·
… elimdeki taş ve kireçleri kal‘a esâsına koduğumda cümle üstâd-ı ummâl bennâlar
dahi ellerinde
seng-i hârâ-yı cibiz [ü] hiştleri temellere bırağup hakîr bir kerre gülbâng-ı M …
Ammâ zamân-ı Sultân Murâd Hân-ı Sâlis'de sene (---) târîhinde Kapudan Kılıç Alî Paşa havfinden bu Manya kâfirleri bu Zarnata'ya bir kat müfîd [ü] muhtasar kal‘a dîvârın taşradan çevirüp dahi vüs‘at üzre etmişler, ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olduğundan hemân Serdâr-ı mu‘azzam Alî Paşa-yı zevi'l-ukûl asker-i deryâ-misâli bu kal‘aya üşürüp cümle münhedim edüp on iki bin ırgat ve cümle iki bin aded neccâr ve bennâ ve hammâl ile bu kal‘ayı müceddeden binâya mübâşeret etdikde bu abd-i hakîr sa‘d sâ‘ati ve tâli‘-i imâreti gözedüp eymen-i evkâtda cümle ummâlların ellerinde taş ve kireçler ile âmâde olup tamâm sâ‘at-i meymûn müsâdif oldukda "Hayy-ı Hafîz Allâh" deyüp elimdeki taş ve kireçleri kal‘a esâsına koduğumda cümle üstâd-ı ummâl bennâlar dahi ellerinde seng-i hârâ-yı cibiz [ü] hiştleri temellere bırağup hakîr bir kerre gülbâng-ı Muhammedî getirüp sadâ-yı Allâh Allâh evce peyveste olup bir yaylım tüfengler ve bir yaylım toplar endâht olup yedi yerden ceng-i harbî tabıllarına turralar darb olunup kal‘anın esâsı târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b ·
metinde göster ·
… r. Ammâ iki bin dahi Berberî kavmi kettân çöpünden yedek fitil bükerler. Bunlar
dahi ellerinde
birer ikişer kandîller ile ve omuzlarında ucları yanmış fitiller ile lisânların …
Esnâf-ı fitilciyân-ı tüfeng: Dükkân altı, nefer on bir. Ammâ iki bin dahi Berberî kavmi kettân çöpünden yedek fitil bükerler. Bunlar dahi ellerinde birer ikişer kandîller ile ve omuzlarında ucları yanmış fitiller ile lisânlarınca şakalar ederek, bu bâlâda zikr olunan cümle iki bin sekiz yüz elli iki âdem tüfenglerin atup arz-ı kâlây ederek kılıccıbaşı ve tüfengcibaşı atbaşı berâber mehterhânelerin çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y171a ·
metinde göster ·