… lar var kim her biri hadîka-i ravza-i rıdvân-ı cinândan nişân verir. Bu şehrden
dahi kalkup
cânib-i kıbleye bir sâ‘at gidüp nehr-i Aras ile nehr-i Jan birbirine mahlût old …
Evsâf-ı şehr-i Karabağ-ı Küçük: Azerbaycân şehirlerinden ibtidâ bânisi (---) şâhdır. Kal‘asın sene (---) târîhinde Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed vezîrlerinden serdâr-ı mu‘azzam Koca Ferhâd Paşa münhedim etmişdir. Hâlâ câ-be-câ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Ol asrdan sonra imâr olup sene (---) târihinde Murâd Hân-ı Râbi‘ Van'ı feth edüp bu diyâra geldikde yine bu şehri hârâb u yebâb edüp hâlâ henüz imâr olmadadır. Tebrîz hudûdında başka sultânlıkdır. Bin askere mâlikdir. Kelenteri ve darûgası ve münşîsi ve binbaşısı ve dizçöken ağası vardır. Şehri bir vâsi‘ sahrâda bâğ-ı İrem-misâl üç bin hâneli ve yedi câmi‘li ve yedi hammâmlı ve üç hânlı ve altı yüz sûk-ı sultânîli şehr-i şîrîndir kim vilâyet-i vâsi‘-i ma‘mûrdur. Buk‘aları hûb u mergûbdur. Zenâne ve gılmânları mahbûb u matlûbdur. Mezra‘aları vâfir ve hayrât [u] berekâtı mütekâsir bir büleyde-i ma‘mûredir. Âb [u] hevâsı latîf ve enhâr-ı firâvânı nazîf ve bâb-ı rakîk-i uyûn-ı câriyeleri vardır. Ve bâğ u besâtînleri, deşt [u] sahrâ-yı bî-pâyânı zeyn etmiş. Ve bu şehrin dahi me‘kûlât [ü] meşrûbâtının memdûhâtından duvâzde-elvân, âbdâr [u] la‘l-gûn engûrları olur. Ve şarâb-ı nâbı ve vişnâbı ve âb-ı şüllesi ve on sekiz gûne alûsı ve abdâr şehribân narı-misâl rummanı olur. Bâ-husûs âdem kellesi kadar ayvası meşhûrdır. Ve câ-be-câ suları zîr-i zemînden kehrîzler ile cereyân edüp mâh-ı temmûzda yah-pâre-misâl âb-ı zülâlleri vardır. Ve kâr-ı kadîm cevâmi‘ u mesâcidlerinin kıbâbları sivri sivri binâ olunup sünbül ve silu ve nîlgûn Kâşîler ile mestûr kubâblardır. Ve cümle on bir minâre nümâyân idi. Ammâ sâkinân-ı bilâdı "Yetmiş mihrâbdır" deyü cevâb etdiler. Bu şehr ahâlîsi bu şehri imar etmeleri şartıyla cemî‘î tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [u] müsellemlerdir. Ancak İrân-zemîn şâhına beher sene yüz deve bârı ordubârı ve melçe ve Abbâsî armudu kurusu ve aluncara ve zerdâlü ve kaysâlu ve encâlu ve huşk-ı engür ve niçe müsmirrât makûlesi hedâyâ getirirlermiş. El-hâsıl Azerbaycân vilâyetinde üç aded Karabâğlar var kim her biri hadîka-i ravza-i rıdvân-ı cinândan nişân verir. Bu şehrden dahi kalkup cânib-i kıbleye bir sâ‘at gidüp nehr-i Aras ile nehr-i Jan birbirine mahlût olduğu mahalde bu nehreyni niçe bin belâ ile ubûr etdik. Bu nehreynler dahi Van'ın Penyanişi ve Biredus ve Abağay dağlarından gelüp cem‘ olup bu mahalden güzer edüp sahrâ-yı Nahçivân'dan üç merhale aşağı nehr-i Zengî'ye, Zengî nehr-i Araz'a, Araz nehr-i Kür’e, Kür nehr-i Türk'e, Türk Bahr-i Haraz ki bahr-i Gîlân dahi derler, ana munsab olur. Ez-în-cânib bu nehr-i Aras'ı ve nehr-i Jan'ı geçüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296b ·
metinde göster ·
… i‘ olup birbirlerine ara yatı menzil vâki‘ olmuşdur. Bu şehrut kal‘ası altından
dahi kalkup
semt-i kıbleye giderken nehr-i azîm Turla'ya râst gelüp kenârıyla yedi sâ‘at gi …
Ve şehrut kal‘asına Boğdan'ın Yaş şehri ve Bender kal‘ası ve Soroka kal‘ası üçü sac ayağı vâki‘ olup birbirlerine ara yatı menzil vâki‘ olmuşdur. Bu şehrut kal‘ası altından dahi kalkup semt-i kıbleye giderken nehr-i azîm Turla'ya râst gelüp kenârıyla yedi sâ‘at gidüp tarfetü'l-ayn içre hâzır olan gemiler ve kayık ve çırnıklar ve sal ve potlar ve tulumlar ile cümle asker nehr-i Turla'yı geçüp karşu tarafda dâr-ı sehl amân hâk-i Boğdan olan zemîne kadem basup andan cânib-i şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50a ·
metinde göster ·
… tenâvül olunup paşa efendimize ve gayrı ağavâtlar vâfir hedâyâlar geldi. Andan
dahi kalkup
taraf-ı şarka dağlara çıkup,
Menzil-i şehr-i kal‘a-i Sarây: Garâ’ib sevâd-ı mu‘azzamdır. Üç gün bunda meks olunup azîm zevk u safâlar edüp firâvân ni‘met-i bî-pâyânlar tenâvül olunup paşa efendimize ve gayrı ağavâtlar vâfir hedâyâlar geldi. Andan dahi kalkup taraf-ı şarka dağlara çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 165a ·
metinde göster ·
… kiyle cümlesin kayd-ı bend edüp muhzır Mustafâ Ağa'ya teslîm olunup bu mahalden
dahi kalkup
,
Kal‘a-i Nagbanya: Kurbunda Banya Ejder nehri kenârında meks olunup mukaddemâ bu kal‘a musanna‘ olup tavsîf olunmuş idi, ammâ ber-muktezâ-yı devlet, bu kal‘a kapudanı ve birov ve şagları hedâyâlarıyla serdâra kırk nefer kefere vü fecereler geldikde kulavuz tarîkiyle cümlesin kayd-ı bend edüp muhzır Mustafâ Ağa'ya teslîm olunup bu mahalden dahi kalkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu kal‘ayı âteşe urup asker-i İslâm gitdiler. Bu mahalden
dahi kalkup
ileri menzil yolları üzre İsmâ‘îl Paşa birkaç yerde cüsûrlar inşâ edüp yollarda …
Ba‘dehu kal‘ayı âteşe urup asker-i İslâm gitdiler. Bu mahalden dahi kalkup ileri menzil yolları üzre İsmâ‘îl Paşa birkaç yerde cüsûrlar inşâ edüp yollarda balkan ve ormanları kırup çukur yerleri ve batak ve çatak yolları hâr-ı hâşâk ile doldurup yollar tathîr olduğundan asâkir-i İslâm hayr du‘â ederek cümle balyemez toplar ile ubûr olunup ba‘de'z-zuhur yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… ı hayât sular getürirler. Zîrâ bu menzilin suyu (---)(---)(---). Bu menzilden
dahi kalkup
ol gece leb-i deryâ ile ve gâhîce deryâdan ba‘îd çölistân ile 9 sâ‘at gidüp,
Menzil-i şeref-i Benî Atıyye: Hûd Nebî kızlarından Atıyye nâm bir duhter-i münevver-ahter sülâlesinden vücûda gelmiş kimesneler sâkin olduğundan kabâyil-i Benî Atıyye derler. On binden mütecâviz küheylân atlı Urbân'dır. Tâ şâm nevâhîlerine dek müstevlî olmuşlardır. Bu mahaller dahi anların direğidir. Taraf-ı pâdişahîden Benî Atıyye'nin atıyyesi vardır. Bir muğaylânlı ve misvâklı ve baytarân şükûfeli bir vâdîdir. Bu mahalde dahi Mısır'dan ba‘zı karşıcılar hedâyâlar getirüp huccâcı ganîmet ederler. Ve âb-ı hayât sular getürirler. Zîrâ bu menzilin suyu (---)(---)(---). Bu menzilden dahi kalkup ol gece leb-i deryâ ile ve gâhîce deryâdan ba‘îd çölistân ile 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378a ·
metinde göster ·
… ı ve tercümânbaşı selâmlayup cümle erbâb-ı dîvândan dîvân çavuşları kalkup paşa
dahi kalkup
çavuşları selâmlayup anlar dahi paşayı alkışlayup paşa içeri arz odasına girir, …
Andan ocak ihtiyârları ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümânbaşı selâmlayup cümle erbâb-ı dîvândan dîvân çavuşları kalkup paşa dahi kalkup çavuşları selâmlayup anlar dahi paşayı alkışlayup paşa içeri arz odasına girir, çavuşlar hânelerine giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y182a ·
metinde göster ·
Bizler dahi kalkup sarâya gelüp mezkûr taşı paşaya verüp şeyhin kelimâtın paşaya takrîr eyledik. Paşa Sübhânellâh deyüp taşı kitâblarının yanına kodu. Tokuzuncu günde bir gulû-yı âm kopup asker baş kaldırup Ahmed Paşa'yı aşağı endirdiler. Ma‘zûlen Mısır'da oturup Bağdâd'dan Abdurrahmân Paşa gelüp vâlî-i Mısır oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y247a ·
metinde göster ·
Nîl kenârınca cenûba giderken Nîl bu mahalde Habeş vilâyetinde kıble tarafından …
Bunlardan dahi kalkup Nîl kenârınca cenûba giderken Nîl bu mahalde Habeş vilâyetinde kıble tarafından beri gelir. Bu mahaller sâfî Urbân-ı uryân âsî ve büryân, muhtâc-ı pâre-i nân, bî-îmân ve misl-i hayvân kavmdirler. Ne Habeş'e ve ne İbrîm'e ve ne Fûncistân pâdişâhına tâbi‘ değillerdir. Bir alay behâyim makûlesi ecnâs-ı haşerât mühmelât çıplak kavmdirler. Bunlara ba‘zı hedâyâ şekilli şeyler verüp selâmetle ubûr edüp dördüncü sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y384a ·
metinde göster ·
kâmil altı günde kara dağlar ve otlu sulu özler içre kara sığır sürüsü gibi sür …
Bundan dahi kalkup kâmil altı günde kara dağlar ve otlu sulu özler içre kara sığır sürüsü gibi sürü Y 435b sürü fîller sevâhile enmişler, anları temâşâ seyr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y435a–Y435b ·
metinde göster ·