… kantâr-ı Osmânî gelir çuvalları onar âdem kaldırup bir âdemin arkasına koyup ol
dahi kantâra
koduğu zamân kantârın mîlleri vızır vızır öter ve yine kantârdan arkasına koyup …
Ammâ zelehor hammâlları gedikdir ve gâyet zeber-dest tüvânâ âdemlerdir, biri fevt olsa taşra Cânbezdi nâm hammâllardan bir tüvânâsın bu merhûm zelehor gediğine korlar. Bu tâ’ife birer toklu veyâhûd birer kuzucuk ve kırkar badya boza içüp bin okka kâmil yüke girir. Zîrâ Eydincik ve Bandırma 175b ve Erdek ve Mihalıç nâm şehir iskelelerinden seklem ta‘bîr etdikleri yedişer sekizer kantâr-ı Osmânî gelir çuvalları onar âdem kaldırup bir âdemin arkasına koyup ol dahi kantâra koduğu zamân kantârın mîlleri vızır vızır öter ve yine kantârdan arkasına koyup murâd edindikleri yere götürürler ammâ iki tarafından birer zelehor hammâlları dahi ellerine yapışup imdâd ederler. Makdûr-ı beşer değil, akıl ihâta etmez kâr-ı mühlikdir. {Arkalarında çuvallar ile cümle ubûr ederler, aceb dîv kavmdir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175a–175b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Şeyh Şâmî Sultân: Bu dahi Kankırı hâkiyle Sivas eyâleti mâbeyninde vâkı‘ olmış Keskiniçi'nde Kal‘acık kazâsı nâhiyesinde iki yüz hâneli ma‘mûr ve müzeyyen karye-i zîbâdır. Ammâ yine niçe evleri ka‘r-ı zemîn içredir. Niçe hâne-i râ‘nâları rûy-ı arzdadır. Bu karye içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 352b ·
metinde göster ·
teskîn olmadan giderler ve "Ulemâ-yı şehîd Nûreddîn'dir." deyü hâlâ ziyâret ede …
Ve ziyâret-i el-Müvellâ Nûrullah-ı Rûmî: Bağdâd monlâsı iken revâfız Bağdâd'a müstevlî olup Nûreddîn'i şehîd etdiklerinde tevâbi‘leri cesed-i monlâyı Abdülkâdir-i Cîlânî âsitânesine götürüp defn ederler, dahi kanı teskîn olmadan giderler ve "Ulemâ-yı şehîd Nûreddîn'dir." deyü hâlâ ziyâret ederler. 347b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 347a–347b ·
metinde göster ·
… ve Kürd Haydar ve Elvend Ağalar dahi sizin Urus kanların içdiğinizi görüp anlar
dahi kanlarından
yalayup cümleniz kanları tükürdünüz" dedikde,
Ve mine'l-acâ’ib rüyâ-yı sâliha-ı Melek Ahmed Paşa: Bismillâh deyüp, "Evliyâ rüyâ-yı sâliham oldur kim, vâkı‘amda çömelüp âbdest alırken edebde ardıma biri bir parmak urunca hemân sıçrayup gördüm ki birkaç pösdeki kürkü geymiş Kazaklar hemân gazab-âlûd olup elimde misvâk ile birkaçının başların yarup kanlarından sen ve bizim Rıdvân Halîfe ve birkaç ağavâtlarımız kanları yalayup içdiniz ve Çerkez Alî ve Arpa Emîni Mustafâ Ağa ve Kürd Haydar ve Elvend Ağalar dahi sizin Urus kanların içdiğinizi görüp anlar dahi kanlarından yalayup cümleniz kanları tükürdünüz" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a ·
metinde göster ·
… böyle etdiğinize rızâsı yokdur, ammâ sizler sulha mugâyir işler edersiz. Bizim
dahi Kanijalı
Sührâb Mehemmed Paşa ile gelüp sizin serhaddinizde nehr-i Râba'yı geçüp tâ Ni‘m …
Hakîr eyitdim, "Sizin askerinizi Nemse çâsârı zabt edemeyüp dâ’imâ Bihke ve Korpa ve Odvina ve Lika kal‘alarını gelüp nehb u gâret edüp mâl-ı ganâ’im alup esîr edersiz ve henüz Bihke kapudanı esîrlikden halâs olup gitdi. Çâsârın böyle etdiğinize rızâsı yokdur, ammâ sizler sulha mugâyir işler edersiz. Bizim dahi Kanijalı Sührâb Mehemmed Paşa ile gelüp sizin serhaddinizde nehr-i Râba'yı geçüp tâ Ni‘met-Uyvar kal‘asına ve Keminkos'a(?) ve Keminvâr kal‘alarına varınca urup yakup yıkup esîrler alup giderler" dediğimde, ban eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162a ·
metinde göster ·
… yek pâdişâh içün alındı. Gayri mâl-ı ganâ’imden bir şey alınmadı. Ve Tatar'dan
dahi kanûndur
bir şey alınmaz. Anların savgaların hânlar ve kalgalar ve nûreddînler ve yalı a …
Hattâ bu kadar ma‘mûr u âbâdân vilâyetin harâb [u] yebâb olduğun Nemse çârsârı İnpirator Kral ve Orta Macar banı topal Palatinuş Hersek ve Kurs Macarı hersekleri ve kelpden eşed olan segleri olan küffâr [u] füccârlar bu vilâyetlerin nehb ü gâretlerinden haberdâr olup müte‘âkıben mükerrer elçiler ile iltiyâm tevâzu‘lu nâmeler irsâl eyleyüp sulha rağbet etdiklerince necâtiye sûret yok şeklinde aslâ yüzlerine bakmayup yine memâlik-i mahrûselerine âteşler ve akınlar salınup nehb ü gâretlerden hâlî olunmazdı. Yine bu Udvarhel sahrâsı âsâyişinde cümle guzât Seykel'de olan üsârânın fermân ile kanûn üzre penc-i yek taleb olundukda otuz bin yiğidin cemî‘i esîrlerinden on sekiz bin esîr ve sağîr kebîr penc-i yek pâdişâh içün alındı. Gayri mâl-ı ganâ’imden bir şey alınmadı. Ve Tatar'dan dahi kanûndur bir şey alınmaz. Anların savgaların hânlar ve kalgalar ve nûreddînler ve yalı ağaları alır. Bu kadar penc-i yek esîr olunca aslı ne kadar bin esîr olmak gerek ana göre hâkezâ kıyâs zemû(?) demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25a ·
metinde göster ·
… p sultânım bir ayak evvel Kanije kal‘asına Tatar askerin gönderüp sa‘âdetle siz
dahi Kanije
üzre azîmet buyurmadan hâlî olmayup kal‘a-i Uyvar'da bizi dahi hayr du‘âdan fer …
"El-hükmülillâh Litre kal‘asın küffâr muhâsara etdikde biz dahi asker cem‘ edüp kal‘a-i Litre'ye imdâd yetişdiğimiz mahalde derûn-ı hisârda mahsûr olan guzât-ı acûl acele edüp kal‘a-i Litre'yi küffâra vere ile verüp cümle askeri hâlâ kal‘a-i Uyvar'dadır. Pâdişâh sağ olsun, kal‘a-i Litre'yi sultânımın fermânıyla bu kulun feth etdi ve inşâallâh efendimin devletinde yine ben feth ederim. Hemân devletinde kal‘a-i Uyvar'ı muhâfaza edelim, ammâ sultânım kâfirin Pojon tarafından birkaç diller dutdum. Nemse çâsârının ve Kız kralın ve Danimarka kralının ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve yedi aded hersekler ve on iki aded ban olan segler cümle yüz bin asker ile Kanije kal‘ası üzre gitmeğe turvin ve müşâvere etdiklerinin ve dâr-ı menhûslarından azîm leşker ile Kanije üzre gitdiklerinin sıhhat haberin dillerden alup sultânım bir ayak evvel Kanije kal‘asına Tatar askerin gönderüp sa‘âdetle siz dahi Kanije üzre azîmet buyurmadan hâlî olmayup kal‘a-i Uyvar'da bizi dahi hayr du‘âdan ferâmûş buyurmayasız" deyü Hüseyin Paşa'nın dahi bu yüzden Litre kal‘asına küffârın zafer bulduğu haber-i mûhişi gelince hemân ol ân Sadrıa‘zam-ı sâhib-kıran tuğlar ile sancağ-ı Resûlullâh'ı Belgrad sarâyı havlısına du‘â vü senâ ile çıkarup ve kurbânlar kesilüp sene 1074 Ramazân'ının yigirminci gün cemî‘i ümmet-i Muhammed sâimü'd-dehr iken cümle guzâta iftâr fermân olundukda tiryâkîler Zirinoğlu kâfirine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
eyâletinde voyvadalıkdır ve Kanije niyâbetidir. Ve dizdârı Sadrıa‘zamdan havf e …
Bu dahi Kanije eyâletinde voyvadalıkdır ve Kanije niyâbetidir. Ve dizdârı Sadrıa‘zamdan havf edüp firâr etmişdi, ammâ beş yüz nefer kal‘a kullarının defter-i cerâ’imleri üzre kalem-i afv çekilüp herkes ıhrâk olan hânelerin amâr etmeğe çalışırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177b ·
metinde göster ·
Andan yine cânib-i cenûba cümle asker-i İslâm refîklerimizle giderken dağlar ve orman ve dırahtistân-ı azîmler geçerken balyemez topları sadâsın istimâ‘ etmeğe başladık. Meğer küffâr-ı hâksâr kal‘a-i Kanije'yi yedi kral ve yedi hersek ve yedi ban iki kerre yüz bin asker ile Kanije kal‘asın döğermiş. Ve Sadrıa‘zam dahi Kanije imdâdına varmamış. Bizler dahi 6 sâ‘at gidüp elhamdülillâh Sadrıa‘zam ordusuna dâhil olup yine Sadrıa‘zam kolunda meks edüp İbrâhîm Kethudâ efendimizle mülâkât olup vilâyet-i Hersek'de olan Sührâb Mehemmed Paşa'nın ve Pıraçalı Mustafâ Paşa'nın ve Nova ve Gabele ağalarının ve Mostar a‘yânı ve vâlidesinin mektûblarıyla vâlidesinin emânetlerin verüp hakîr[e] dahi bir pençe-i âfitâb Fireng kölesiyle bir Hersek atı hedâyâ verüp "Safâ geldin Evliyâm" deyü vatan-ı aslîsi olan Hersek diyârı ahvâllerin su’âl edüp niçe gûne kelimâtlar edüp kal‘a-i Bobofça kurbunda Kanlı 178a Kavak yolunda kırılan tevâbi‘lerin su’âl etdikde mâ-vaka‘ı üzre kendüye bir bir takrîr edüp ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177b–178a ·
metinde göster ·
kal‘asının cânib-i garbîsinde Topraklık nâm varoşunda bir kat bir tabur içinde …
Ammâ bir tabur dahi Kanije kal‘asının cânib-i garbîsinde Topraklık nâm varoşunda bir kat bir tabur içinde Kız kral ve Danimarka kral ve Donkarkız kral bu taburdan Kanije'yi döğerlerdi, lâkin küçük tabur, ammâ bu mezkûr Zirinoğlu ve Began ve Nadaj ve Kettanoğulları'nın taburları gâyet büyükdür. Hattâ hakîr bu taburu at ile iki sâ‘atde gücile dolaşup temâşâ etdim. Ve bu taburda küffâr meymene ve meysere durup bî-bâk ü bî-pervâ Kanije'yi döğerken Sadrıa‘zamın toplar ata ata geldiğin küffâr-ı hâksâr işidüp cân u baş havfine düşüp karârları firâra mübeddel olup bu tabur içre ol kadar mâl-ı ganâ’im ve cebehâne bırakmış kim hisâbın Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
… lerde bârûd-ı siyâh hazîneleridir. Biri çârsû zindân kubbesi yanındadır, birisi
dahi Kanlı
Kulle dibindedir, biri dahi mahalle içindedir. Ve Kireçhâne nâm zindân ve Şehir …
Ve dükelisi bu kal‘a içre üç yerde kârgîr binâlı kubbelerde bârûd-ı siyâh hazîneleridir. Biri çârsû zindân kubbesi yanındadır, birisi dahi Kanlı Kulle dibindedir, biri dahi mahalle içindedir. Ve Kireçhâne nâm zindân ve Şehirli zindânı ve hammâm ve kal‘anın iki kapusu kemerleri ve Hünkâr câmi‘i minâresi kârgîr binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
… ve nigehbânlara ta‘zîr edüp uyhuların açup hâbdân bîdâr ederler, zîrâ bu kal‘a
dahi Kanije
gibi Budin'den üç konak cânib-i garba ileri kâfiristânda kalmış intihâ-i serhad …
Sitâyiş-i İç kal‘a: Büyük kal‘anın cânib-i kıblesinde kapukulu ve cebeci ve topçular sâkin olur bir küçük kal‘adır, ammâ bereklikden tarafı gâyet metîndir ve her tarafında karavulhâne odaları olup yeniçeriler ve gayri kullar tâ sabâha dak bâng-ı Muhammedî çağırup nevbet beklerler. Ve yigirmi dörd aded kal‘a ağaları kol dolaşup uyuyan pâsbân ve nigehbânlara ta‘zîr edüp uyhuların açup hâbdân bîdâr ederler, zîrâ bu kal‘a dahi Kanije gibi Budin'den üç konak cânib-i garba ileri kâfiristânda kalmış intihâ-i serhadden dahi ileri geçmiş bir kal‘a-i dâr-ı emândır. Hudâ-yı Zü'l-celâl ilâ inkırâzı'd-devrân {şerr-i düşmandan emîn ede}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
… ı kabûlümüz oldu, ammâ bir dahi sulha muğâyir bir iş ederseniz Venedik tahtınız
dahi Kandiye
gibi hâke berâber iderim." buyurduklarında elçi ve kapudanlar ve sâ’ir iş erler …
"Takrî‘u'l-abdi'l-âbiki'l-‘âbidi leyse mine'l-mürüvveti ve teşnî‘u'l-mu‘teziri leyse mine'l-fütüvveti" hükmünce makbeli kabûl-i haslet-i zevi'l-ukûl olmağın sulhları kabûlümüz oldu, ammâ bir dahi sulha muğâyir bir iş ederseniz Venedik tahtınız dahi Kandiye gibi hâke berâber iderim." buyurduklarında elçi ve kapudanlar ve sâ’ir iş erleri küffârlar
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 328b ·
metinde göster ·
çamdır. Yaz u kış kanı kızıl kızıl cereyân eder. Tarîk-ı Edhemî'den Selîm Dede …
Ve biri dahi Kanlı çamdır. Yaz u kış kanı kızıl kızıl cereyân eder. Tarîk-ı Edhemî'den Selîm Dede nâm bir halîm [ü] selîmi harâmîler bu çam altında mecrûh edüp uryân edüp giderler. Hâlet-i nez‘de merkûm dervîş-i Edhemî eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97b ·
metinde göster ·
"Ey çam! Benim kanım zemîne senin sâyende düşdüğüne sen
dahi kan
revân edüp şehâdet eyle" deyü du‘â edüp rûh-ı pür-fütûhı Selîmin teslîm-i hak o …
"Ey çam! Benim kanım zemîne senin sâyende düşdüğüne sen dahi kan revân edüp şehâdet eyle" deyü du‘â edüp rûh-ı pür-fütûhı Selîmin teslîm-i hak olup kanı düşüp şehîd olduğu çamın dibinde bir sed üzre medfûndur. Hâlâ ol zamândan berü bu çamdan kan cereyân etmededir. Anıniçün Kanlı çam derler. Yol üzre ziyâretgâh-ı hâss u âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97b ·
metinde göster ·
kusmağa başladı. Gördüler kim bir vech ile hakîri kaldıramadılar. Cümle bir yer …
Hakîr bunlara bu gûne cevâb verince bunlar dahi kan kusmağa başladı. Gördüler kim bir vech ile hakîri kaldıramadılar. Cümle bir yere gelüp müşâvere etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y127b ·
metinde göster ·
… ‘lâsında altun ile mutallâ olmuş alemler etrâfında beşer altışar çatal ağaçlara
dahi kanâdîller
yakup her minâre beşer tabaka kanâdîller ile çerâğân olur. Gûyâ her minâre kanâ …
Ve bu yedi minârenin yigirmi sinde âzân (---)(---)(---)(---) tilâvet ederler. On dördünde dahi mü’ezzinler çıkmayup leyle-i mübârekelerde kanâdîller Q 139a yakarlar. Ve bu yigirmi bir tabakadan mâ‘adâ her minârenin tâ zirve-i a‘lâsında altun ile mutallâ olmuş alemler etrâfında beşer altışar çatal ağaçlara dahi kanâdîller yakup her minâre beşer tabaka kanâdîller ile çerâğân olur. Gûyâ her minâre kanâdîller ile serv-misâl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y338b ·
metinde göster ·
… u günlerde bir hâtûn aslâ ehlinden me’zûn olmayup karâfe ziyâretine gider. Ehli
dahi kande
idin, deyü su’âl etmeğe kâdir olamaz, zîrâ nikâh böyle mün‘akid olmuşdur. Gayrı …
Ve bu günlerde bir hâtûn aslâ ehlinden me’zûn olmayup karâfe ziyâretine gider. Ehli dahi kande idin, deyü su’âl etmeğe kâdir olamaz, zîrâ nikâh böyle mün‘akid olmuşdur. Gayrı husûsda dahi ehl-i Mısır, kande idin, deyü su’âl edemez. Zîrâ azîz-i Mısır Züleyhâ'ya nice mağlûb idi, hâlâ ehl-i Mısır ol zamândan berü avretlerine mağlûblardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y246a ·
metinde göster ·
yarup imdâd etdüği mahaller nümâyândır. Nazargâh-ı Nebî olduğundan bu tur‘a asl …
Circe hükmünde sekiz yüz hâneli bir küçük kasaba-i ma‘mûredir. Sanabû kazâsı nâhiyesidir. Mekke ve Medîne gılâline makyûd Mısır'da sâdât hazretlerinin iltizâmında iki câmi‘li ve altı zâviyeli ve iki kahveli ve sekiz(?) dükkânlı ma‘mûr kasabadır. Feyyûm'da Yûsuf deryâsının Nîl'den müteferrika olan tur‘a bu mahaldendir. Hazret-i Yûsuf dest-i şerîfleriyle kazarken Hazret-i Cibrîl-i Emîn dahi kanadıyla yarup imdâd etdüği mahaller nümâyândır. Nazargâh-ı Nebî olduğundan bu tur‘a aslâ cerf [ü] hafr olmadan berîdir. Ammâ ekâlîm-i Mısır'da ne kadar bin halîc ve tur‘a var ise her sene niçe kerre yüz bin benî âdem ve câmûs ve sığır cem‘ olup tathîr ederler. Ammâ Dârûd tur‘ası Feyyûm şehrine varınca aslâ cerf olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y366a ·
metinde göster ·
Bu kadar mâl kanda tahsîl olup Mısır'da kan etmeğe muhtâc olur, kul
dahi kana
rızâ vermeyüp fetret, isyân, tuğyâna bâ‘is olmasının aslı Mısır vüzerâsının mas …
Bu kadar mâl kanda tahsîl olup Mısır'da kan etmeğe muhtâc olur, kul dahi kana rızâ vermeyüp fetret, isyân, tuğyâna bâ‘is olmasının aslı Mısır vüzerâsının masârıfları ziyâde olduğundandı. Ammâ hîn-i fetihde olan vüzerâlara bu hâm teklîf yok imiş, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·