Yörüklükden halâs olmaz ve müsellemlere vilâyetlerinden birer çiftlik mikdârı y …
Bu tâ’ife şöyledir kim seferde sipâhî dahi olursa Yörüklükden halâs olmaz ve müsellemlere vilâyetlerinden birer çiftlik mikdârı yerler verilmişdir. Çiftliklerinden hâsıl olan kendü terekelerinin öşürleri alınmayup kendülere tîmâr mahsûlü kayd olunmuşdur. Nevbetleri geldikde ol tîmârın mahsûlün alup sefere giderler. Ve sefer-i hümâyûnda bu askerin hidmetleri top çeküp ve yollar tathîr edüp ve askere zahîre getirmekdir. Bu makûle hidmetlerde bunlar çalışup sâ’ir erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve cebeliyân ancak ceng [ü] cidâle ve harb [ü] kıtâle çalışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
… emler ile bir yerde yiyüp içüp yatup kalkarlar. Hikmet-i Hudâ evlâd-ı evlâdları
dahi olursa
elbette kaşları ve kirpikleri olmaz.
Ve Tekye-i Miskînler, tarîk-i âm üzre şehir hâricinde bir tekyedir. Cümle miskînler anda sâkin olup nezerâtlar ile geçinirler. Şehir içre bir miskîn haber alsalar amân vermeyüp alup tekyelerine götürürler. İsterse a‘yân [u]143a eşrâf [u] kibâr olsun anı miskînler ellerinde olan hatt-ı şerîfleri ile alup miskînhâneye götürürler. Zîrâ dıyâr-ı Rûm'da cüzâm marazı sârîdir deyü şehir içre miskîn turmak memnû‘ olduğundan her şehir hâricinde başka miskînhâneler vardır. Kimse ile ihtilât etmeyüp başka sâkin olurlar. Ammâ Arabistân'ın Mısrında gâyet cüzâm âdem çokdur. Kubâ marazıdır deyü eli ve ayağı dökülmüş âdemler ile bir yerde yiyüp içüp yatup kalkarlar. Hikmet-i Hudâ evlâd-ı evlâdları dahi olursa elbette kaşları ve kirpikleri olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142b–143a ·
metinde göster ·
… îş [u] mûyları kemâkân yerine gelüp nefesi Dâvûdî bülend nefes olup nefs sahibi
dahi olup
evlâda karışa. Zira cüzzâm ve miskînin kaşı ve kirpiği dökülüp nefesi ve nefsi …
Evsâf-ı kaplıca-i Çekirge Sultan: Bu dahi bir kibâr-ı evliyâullahın nazargâhıdır. Binâsı müfîd [ü] muhtasardır. Amma suyu cereb marazına ve cüzzâm zahmetine girüp ve âbından 227b kırk gün nûş eden miskîn kırk yıllık cüzzâmdan bi-emrillah halâs olup rîş [u] mûyları kemâkân yerine gelüp nefesi Dâvûdî bülend nefes olup nefs sahibi dahi olup evlâda karışa. Zira cüzzâm ve miskînin kaşı ve kirpiği dökülüp nefesi ve nefsi bozulur. Ne‘ûzübillah emrâz-ı sârîdir kim arslandan kaçar gibi firâr etmek gerek demişler. Anınçün cümle diyâr-ı Rûm'da mahalle-i miskîn, şehirlerden taşra başka semtdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227a–227b ·
metinde göster ·
… îredir. Yüz hâneli bir kefere karyesi vardır. Dağlarında bâğları vardır ve ekin
dahi olur
. Bir manastırı vardır. Andan on mil gidüp,
Cezîre-i Kınalı : Sekiz mil ihâta eder ma‘mûr cezîredir. Yüz hâneli bir kefere karyesi vardır. Dağlarında bâğları vardır ve ekin dahi olur. Bir manastırı vardır. Andan on mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
… lik olup ol diyârları kabza-i tasarrufa alup Azerbaycân şâhı iken Erzincân şâhı
dahi olup
sikke ve hutbe sâhibi dahi oldu. Hâlâ darbhânesi Mevlevîhâne kurbunda zâhirdir. …
Erzene'r-rûm şehrindendir. Azerbaycân'dan ve bilâd-ı Ermen'den değildir. Devlet-i Âl-i Osmân'da dörd "Erzen" şehri vardır. Biri şehr-i Erzen {Birecik kurbunda kal‘a-i Rûm derler} Cezîre-i Dicle içredir, ol kadar imâr değildir. İkincisi Erzen-i Ahlât'dır kim cümle tevârîhde musarrah şehr-i azîmdir. Üçüncüsü Erzene'r-rûm ki, galat-ı meşhûrı Erzurûm'dır. Dördüncüsü Erzen-i Erzincân'dır kim Rûm hâkinde gâyet sevâhil bâğ-ı İrem-misâl ürdibehişt bir kûşe-i heşt-behiştdir. Niçe yüz mülûk mâlik olmak içün bu şehr-i kadîm üzre niçe bin ceng [ü] cidâl olup âhir-i kâr sene 855 târîhinde Âl-i (---) pâdişâhlarından Sultân Zâhireddîn, Yıldırım Bâyezîd Hân'ın yıldırım gibi cânib-i erba‘asındaki düşmanlarından intikâm alup ne cânibe müteveccih olduysa mansûr [ve] muzaffer olduğun görüp mezkûr Sultân Zâhireddîn Amasiyye kal‘ası fethi gününde Amâsiyye'ye gelüp bu Erzincân kal‘asının miftâhların Yıldırım Bâyezîd Hân'a teslîm etdükde Yıldırım Hân kemâl-i kereminden yine Erzincân tahtın Sultân Zâhireddîn'e ihsân edüp sikke [ve] hutbeyi Yıldırım Hân nâmına okudup üçüncü senede Sultân Zâhireddîn merhûm olup Karakoyunlu pâdişâhlarından Kara Yûsuf destine girdi. Ol dahi yedi sene mutasarrıf olup Timur-ı bî-nûr havfinden Kara Yûsuf Şâh tâc [u] tahtı ve raht [u] bahtın terk edüp Bağdâd Hâkimi Ahmed Celâyir ile Kara Yûsuf Yıldırım Hân'a firâr edüp Yıldırım Hân'ın zıll-ı himâyesinde ikisi dahi sâyelendiler. Âhir Timur, bu Kara Yûsuf'u ve Ahmed Celâyir'i Timur Yıldırım Hân'dan taleb edüp vermedi ve "Şehrinden redd eyle" dedi. Yıldırım Hân Timur'un sözüne bakmayup Timur'un Yıldırım Hân üzre hurûcu ibtidâ bu Kara Yûsuf ve Ahmed Celâyir içün olmuşdur. Ba‘dehû Timur, deryâ-misâl asker ile Yıldırım Hân üzre gelirken Kara Yûsuf ve Ahmed Celâyir Adalya'dan gemilere süvâr olup Mısır diyârında Sultân Berkûk'a dahl düşdüler. Beri tarafda Kara Yûsuf'un dârü'l-mülkü olan kal‘a-i Erzincân'a Sultân Uzun Hasan mâlik olup ol diyârları kabza-i tasarrufa alup Azerbaycân şâhı iken Erzincân şâhı dahi olup sikke ve hutbe sâhibi dahi oldu. Hâlâ darbhânesi Mevlevîhâne kurbunda zâhirdir. Beri tarafda Timur-ı bî-nûr destinde bi-emri Hudâ Yıldırım Hân münhezim olup mahpûsen merhûm olup Erzincân'a Uzun Hasan müstakil pâdişâh oldu. Yıldırım Hân'dan sonra Devlet-i Âl-i Osmân şehzâdeleri İsâ Çelebi ve Mûsâ Çelebi ve Süleymân Çelebi ve Çelebi Şehzâde Mehemmed bunların asrında devlet helc ü melc olup âhir Çelebi Sultân Mehemmed, mezkûr şehzâde birâderlerinin üçünü de katl edüp müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu Erzincân câniblerin feth-i fütûh etmeğe iktidârı olmayup Erzincân'dan Uzun Hasan memâlik-i Âl-i Osmân'a el uzunluğu edüp tâ Ebü'l-feth Sultân Mehemmed asrına dek Uzun Hasan mu‘ammer olup hayli şekâvetler edüp niçe kal‘aları ve niçe yüz kurâ ve kasabâtları feth [u] teshîre alup istilâ eyledi. Âhir sene 878 târîhinde Ebü'l-feth Gâzî deryâ-misâl asker ile Uzun Hasan'ın istîlâ etdüğü kılâ‘ları istihlâs edüp sahrâ-yı Tercân'da Uzun Hasan'a bir satûr-ı Muhamedî-i Mehemmed Hân çekdiğine {târîhi "Butlânu keydi'l-hâ’inîn" [878]lafzı vâkı‘ olmuşdur}. Hasan-ı Tavîl, kasîr-kâmet ile tâ şehr-i Azerbaycân'a firâr edüp ömrü kasîr olup karâr etdi. Ebü'l-feth Gâzî cümle elin vilâyetin feth edüp kal‘a-i Erzincân'a bilâ-ceng ü cidâl mâlik olup Sultân Zâhireddîn'in binâ etdüğü kal‘ayı ta‘mîr u termîm edüp kifâyet mikdârı kul koyup Âl-i Osmân'ın ikinci fâtih-i Erzincân[ı] Sultân Mehemmed Hân'dır. Ba‘dehû Sultân Bâyezîd Hân asrında Selîm Şâh-ı Evvel, Tarabefzûn hâkimiyken Şâh İsmâ‘îl-i gümrâh bir takrîb ile Erzincân'a mâlik oldu. Ol dahi memâlik-i Osmâniyye'ye vaz‘-ı yed etmeğe başladı. Ba‘dehû Selîm Hân-ı Evvel'e Cenâb-ı Bârî yârî kılup müstakil pâdişâh oldukda ibtidâ gazâsı Şâh İsmâ‘îl üzre gelirken sene 921 târîhinde bilâ-ceng kal‘a-i Erzincân'ı emân ile Selîm Şâh'a kal‘ayı teslîm edüp fâtih-i sâlisi Selîm Şâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 341a ·
metinde göster ·
… it adımlamasıdır. Bî-tâb u bî-mecâl ehl-i keyf tiryâkî adımıyla on beş bin adım
dahi olur
ve dâ’iren-mâdâr kâmil dörd bin dendân-ı bedendir kim hîn-i muhâsarada her dend …
Evvelâ cânib-i şarkda Tebrîz kapusundan taraf-ı garbîde Yalı kapusuna gelince bu aşağı kal‘anın üç taraf dîvârı kal‘a ve bedenler üzre kâmil beş bin adımdır. Ammâ İçkal‘a kayasıyla bile hisâb olunursa kâmil on bir bin hatve-i fetâdır, ya‘nî yiğit adımlamasıdır. Bî-tâb u bî-mecâl ehl-i keyf tiryâkî adımıyla on beş bin adım dahi olur ve dâ’iren-mâdâr kâmil dörd bin dendân-ı bedendir kim hîn-i muhâsarada her dendân-ı beden mazgalında ikişer âdem bekler ammâ ile'l-ân her gice yetmiş üç aded kullede beş yüz aded pür silâh âdemler fi's-sayf ve'ş-şitâ keşik bekleyüp sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî ile feryâd edüp nigehbânlık ederler. Ve bütün gice yigirmi dörd aded ağaları ve çavuşları şebrevânî esbâblarıyla kol dolaşup rıbât bekler, bir nöbetçi hâmûş bulsa iki yüz deynek urup paşaya arz edüp gediği âhara tevcîh olunur. Zîrâ ulûfe-i mu‘ayyeneleri ve asıl mu‘teber dirlikdir. Dörd beş bin mikdârı mahlûl bekler garîbü'd-diyâr ma‘zûlcü nâm yiğitler vardır. Anlar dahi hasbî nöbet beklerler. Bir gedik mahlûl olsa anlara verilmek şartdır. Eğer fetâ oğlu var ise pederi gediği oğluna verilir. Ma‘sûmlara gedik verilmek memnû‘dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
… iri kassâblar elinde kanâre koyunları gibi meleşüp bir gırîv ü feryâd u vâveylâ
dahi olup
rûz-ı mahşerden ve meydân-ı haşrden bir gün oldu.
Elinde hezânıyla dîvân-ı pâdişâhîde iskemle üstünden kalkup "Tiz şunları kıran kıranın olsun" deyü na‘ralar urunca el-azametullah hemân cümle sekban ve sarıca haşerâtları Kassâb-ı Cömerd köçekleri gibi eli bâğlı ciğeri dağlı ibâdullahların mâbeynlerine mezkûr sarıca haşerâtları sarıca arılar gibi girüp kılıç urmağa başlayup sahrâ-yı çemenzâr lâlezâr iken hûn-ı benî Âdem ile la‘l-gûn olup garîb benî Âdemler zâr-ı nizâr olup her biri koyun kuzusundan ayrılup meleşdikleri gibi melil melil meleşüp ve her biri kassâblar elinde kanâre koyunları gibi meleşüp bir gırîv ü feryâd u vâveylâ dahi olup rûz-ı mahşerden ve meydân-ı haşrden bir gün oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272a ·
metinde göster ·
… m kurşum urup kimi mürd olup kimi firâr etdikleri gibi anı gördük: Subh-ı sâdık
dahi olup
cânib-i şimâlden bir gubâr-ı ebr-i siyâh evc-i âsumâna peyveste olup içinden de …
"Bire bunların kal‘a altına gelmeleri hîledir. Bire urun kurşumu" deyüp bunlar bir yaylım kurşum urup kimi mürd olup kimi firâr etdikleri gibi anı gördük: Subh-ı sâdık dahi olup cânib-i şimâlden bir gubâr-ı ebr-i siyâh evc-i âsumâna peyveste olup içinden deryâ-misâl kırk elli bin atlı ve talika arabalar içinde beşer ve altışar aded pür-silâh kâfirler kal‘a ensesinde bir top menzili yerde atlarından nüzûl edüp sehel kaynaşup âheste âheste kal‘a üzre gelirken cemî‘i guzât-ı müslimîn âmâde oldular, ammâ mukaddemâ meterisde olan küffârdan aslâ bir kara başlı kara şapka görünmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59b ·
metinde göster ·
… îmi, pâdişâh-ı zü'l-kadre fermânıyla amâr etseler henüz kal‘a-i Belgrad bir kat
dahi olup
kal‘a-i Kahkaha olurdu, ammâ bu harâb dîvâr önündeki yeni dîvâr kâmil otuz ayak …
Ve bu iç kal‘ada cümle kal‘a neferâtları sâkindir. Gayrı kimesne olmak memnû‘dur kim dâ’imâ ahâlîsi mevcûd olup dizdâr ağa dîvânında pür-silâh âmâde dururlar. Ve bu mezkûr câmi‘in mihrâbı önünde Ebü'l-feth Gâzî'nin münhedim edüp gitdiği bir kat şeddadî binâ dîvâr var kim gûyâ sedd-i Nemrûd ve sedd-i Yecûc'dür. Küffâr bu dîvârı bırağup önüne hâlâ olan dîvârı müceddeden çeküp kal‘a sedd-i İskender olmuş, ammâ eğer içerde kalan dîvâr-ı kadîmi, pâdişâh-ı zü'l-kadre fermânıyla amâr etseler henüz kal‘a-i Belgrad bir kat dahi olup kal‘a-i Kahkaha olurdu, ammâ bu harâb dîvâr önündeki yeni dîvâr kâmil otuz ayak enli ve seksen zirâ‘-ı Mekkî âlî dîvâr-ı üstüvârdır ve bu dîvâr önünde handak aşrı olan meydâna At bâzârı derler. Ol taraf handakı kesme kaya handak-ı bî-amândır kim seksen arşın enli handak-ı mehîbdir, ammâ ol kadar amîk değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112b ·
metinde göster ·
" deyü Tatarlar feryâd [u] fiğânlar etdiler. Ve sâ’ir mâl-ı ganâ’imden gayri emt …
"Eğer yeniçeriler müdâhale etmeseler on bin esîr dahi olurdu" deyü Tatarlar feryâd [u] fiğânlar etdiler. Ve sâ’ir mâl-ı ganâ’imden gayri emti‘a-i lâ-nazîr ve niçe bin devâbbât-ı kesîr bî-hadd ü bî-kıyâs idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 24b ·
metinde göster ·
… diyâra hedâyâ götürürler. Bir gûne müşebbek ve miczem çakısı olur, ammâ bıçağı
dahi olur
, ammâ memdûh değildir, ammâ 32 elvân kirazı sicilde mastûrdur kim ceviz kadar â …
Der-zikr-i memdûhât-ı sanâyi‘ât-ı üstâdân: Rûm ve Arab ve Acem'in sayyâdânları mâbeyninde İştib çakısı meşhûrdur, ammâ rakısı mezmûmdur, zîrâ ekseriyyâ ehl-i hirefi çakıcıdır. Cemî‘i diyâra hedâyâ götürürler. Bir gûne müşebbek ve miczem çakısı olur, ammâ bıçağı dahi olur, ammâ memdûh değildir, ammâ 32 elvân kirazı sicilde mastûrdur kim ceviz kadar âbdâr ve hoş-hor kirazları olur, ammâ keçi memesi cümleden meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38a ·
metinde göster ·
… e Tovarnik ve Zemon nâmûn kılâ‘ların cümle on iki bin asâkir-i nusret-me’serler
dahi olup
cümlesi gemileriyle Budin kal‘ası imdâdına gelmeğe me’mûrlardır. Ve Baçka ve La …
Meselâ nehr-i azîm Tuna yalılarında olan Hamza Beğ kal‘ası ve Erçin ve Cânkurtaran ve Penteli ve Fötvar ve Pahşa ve Tovna ve Yeni Palanka ve Segsâr ve Bat Ösek ve Seçoy ve Mihaç ve Birnivar ve Darda ve Ösek ve Val ve Vulkovar ve Sotin ve Tovarnik ve Zemon nâmûn kılâ‘ların cümle on iki bin asâkir-i nusret-me’serler dahi olup cümlesi gemileriyle Budin kal‘ası imdâdına gelmeğe me’mûrlardır. Ve Baçka ve Laçka vilâyetlerinden dahi on bin asker Budin imdâdına gelmeğe me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… gâzîlere verdik, iki yüz ellisini kânûn üzre biz alup âmadâne bir gazâ-yı garrâ
dahi olup
cümlemiz bir yere geldikde bu yeni gelen gâzîlerden vezîr-i a‘zamı ve asâkir-i …
"Bire biz kâfiri kovmadan atlarımız kalmışdır ve kâfirlerin dahi atları kalmışdır. Bire gâzîler şu kâfiri kaçırmayalım kovalım" deyü ricâ etdiklerinde hemân bizim Tatar askeri tarfetü'l-ayn içre atları kalmış küffârlara yetişüp beş yüz aded küffârı aman u zamân vermeyüp el kaldırmadan cümle esîr edüp nısfını kovan gâzîlere verdik, iki yüz ellisini kânûn üzre biz alup âmadâne bir gazâ-yı garrâ dahi olup cümlemiz bir yere geldikde bu yeni gelen gâzîlerden vezîr-i a‘zamı ve asâkir-i İslâmı su’âl etdikde anlar cevâb etdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 6a ·
metinde göster ·
… ‘laşup Haseki Ağa'ya bin kadar yiğit refîk verüp ve bin aded güzîde asker bizim
dahi olup
Kanije'den cânib-i şark-ı şimâle meyyâl çengelistân ve dağıstân ve mahûf u muhâ …
Evvelâ Kanije'de cümle ahbâb ile vedâ‘laşup Haseki Ağa'ya bin kadar yiğit refîk verüp ve bin aded güzîde asker bizim dahi olup Kanije'den cânib-i şark-ı şimâle meyyâl çengelistân ve dağıstân ve mahûf u muhâtara yolları ve bataklı gölleri 8 sâ‘atde ubûr edüp, 9b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a–9b ·
metinde göster ·
… e krallarından ve varoşları ve bâd-ı hevâdan alâ tarîkı'l-hedâye kırk bin guruş
dahi olur
. Eğer bir tarafda küffâr isyân ederse gâzîler kâfire çeteye gidüp mâl-ı ganâ’im …
Ve eyâlet-i Egre'de cümle yüz on bir aded sağîr u kebîr kal‘alardır. Böyle bir eyâlet-i vâsi‘den paşasına senevî ber-vech-i adâlet kırk üç kırk dör[d] bin guruş hâsıl olur, ammâ cevz-i ma‘dûdu şey-i kalîldir. Lâkin her taraf elçilerinden ve krallarından ve varoşları ve bâd-ı hevâdan alâ tarîkı'l-hedâye kırk bin guruş dahi olur. Eğer bir tarafda küffâr isyân ederse gâzîler kâfire çeteye gidüp mâl-ı ganâ’imleriyle gelüp paşaya niçe bin guruş öşr ve pençik ve esîr şikârlar düşer. El-hâsıl mansıb-ı âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36a ·
metinde göster ·
… le asılmış cisrden geçüp cânib-i kıbleye yüz adım yokuş aşağı enüp bir kat kapu
dahi olup
bu bâb-ı azîm taraf-ı cenûba nâzırdır.
Ve bu kapu üzre bir azîm tabya vardır, cânib-i erba‘aya Sedd-i İskender-vâr sedd olup bunda dahi azîm serâmed balyemez topları olup bu tabya üzre bir sâ‘at kullesi var kim çanının sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunup ve bu kapunun kemeri altında bir küçük kapu dahi vardır, andan aşağı varoşa otuz ayak nerdübân-ı hacer ile enilir küçük kapudur. Ammâ büyük kapuda dâ’imâ zencîr gerilidir. Ve taşrasında handakı üzre zencîr ile asılmış cisrden geçüp cânib-i kıbleye yüz adım yokuş aşağı enüp bir kat kapu dahi olup bu bâb-ı azîm taraf-ı cenûba nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37a ·
metinde göster ·
… ngöşiyye bâdesi deyerek erbâb-ı fıska hedâyâ götür[ür]ler. Beyâz süd gibi arakı
dahi olur
. Ve onar on beşer vukıyye gelir Haleb kalkanları gibi beyâz ve hâs râyizâneli v …
Ve memdûhâtından bâğ u bâğçesi birov hâkimlerinin nakilleri üzre Matra dağların zeyn etmiş yigirmi sekiz bin bâğdır. Eyle lezîz ve âbdâr ve hoşhor on yedi gûne engûrü olur kim yedi gûnesi misket üzümüdür, tenâvül eden inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn bulur. Ve gingöşiyye bâdesi dedikleri katresi harâm hamrı Rûm ve Arab u Acem'de misli yokdur, meğer Boğazhisâr kurbunda Akdeniz içre Bozcaada cezîresinin misket üzümü ola. Ammâ bunun hamrının humârı olmaz derler ve sudâ‘ verüp başa urmaz derler. La‘l-gûn ve beyâz ve sarı yâkût gibi berrâk ve mücellâ bâdeleri olup bir gûne sivri sivri toprak destîler ile gingöşiyye bâdesi deyerek erbâb-ı fıska hedâyâ götür[ür]ler. Beyâz süd gibi arakı dahi olur. Ve onar on beşer vukıyye gelir Haleb kalkanları gibi beyâz ve hâs râyizâneli ve çörekotlu ve süsenli sipov nâm ekmekleri olur kim aslâ bu nân-pâre yanı sıra katık istemez gâyet lezîz ekmeği olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40b ·
metinde göster ·
… hâsıl olup bâd-ı hevâ [vü] bâc-ı bâzâr panayır bâzârı yerinden sekiz bin guruş
dahi olup
üç bin asker beslemek fermân olunmuşdur, ammâ taraf-ı pâdişâhîye ıydiyye hedâyâ …
Kânûn üzre şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve cümle tokuz aded nevâhîde üç yüz kırk pâre kimi mutî‘ ve kimi âsî şekilli nâhiye kurâları var. Beher sene kadıya ber-vech-i adâlet altı kîse hâsıl olur. Paşasına kırk sekiz bin guruş cevz-i ma‘dûddan hâsıl olup bâd-ı hevâ [vü] bâc-ı bâzâr panayır bâzârı yerinden sekiz bin guruş dahi olup üç bin asker beslemek fermân olunmuşdur, ammâ taraf-ı pâdişâhîye ıydiyye hedâyâsı vermemek üzre şart olunmuş mansıb-ı bikrdir kim dahi bekâreti bozulmadı. Ammâ gâyet intihâ-yı serhad olmuş nev-feth bir eyâletdir. Bir tarafında cânib-i şarkı vilâyet-i Erdel kâfiri, şimâl tarafında Kurs Macarıyla Orta Macar, garb tarafında Nemse küffârı var. Hüdâ hıfz ede bir serhadd-i sedd-i sedîddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85b ·
metinde göster ·
… el-i musaffâ mürevvakına kırk filcan su kosan a‘lâ lezîz şerbet olup pâlûde bir
dahi olur
. Tâ bu mertebe kuvvetli neftî reng balı olur.
Ve bu deyr etrâfındaki dağlara ve bayırlara matar-ı rahmet yağsa rûy-ı arzda olan nebâtâtın ve dırahtların be[r]klerinde(?) olan lâdenlerin ve niçe kerre yüz bin elvân ezhârâtların râyiha-i tayyibeleri insânın demâğların mu‘attar eder. Anıniçün Koçbaşı manastırı balı meşhûrdur. Hazret-i Şem‘ûn balının arılarına du‘â edüp ilâ hâze'l-ân ol asel-i zenbûrlar inkırâz bulmayup cihânı arı dutmuşdur, zîrâ Şem‘ûn balı pek sevdiklerinden kendiler bal kovanları beslermişler. Bir acâ’ib ü garâ’ib neftî reng balı olur kim bir fincân asel-i musaffâ mürevvakına kırk filcan su kosan a‘lâ lezîz şerbet olup pâlûde bir dahi olur. Tâ bu mertebe kuvvetli neftî reng balı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
… e nâhiyesi seksen pâre kurâdır. Senevî on kîse hâsıl olur. Hâs hâkimine on kîse
dahi olur
. Kütâhiyye paşası bu şehre müdâhale edemez. Maktû‘ü'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem …
Sene (---) târîhinde Germiyanoğlu İshâk Şâh'ın binâsıdır. Ba‘dehu Yıldırım Hân fethidir. Kütâhiyye sancağı hâkinde Gevher Hân Sultân hâssıdır. Ve üç yüz [akçe] pâyesi ile şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi seksen pâre kurâdır. Senevî on kîse hâsıl olur. Hâs hâkimine on kîse dahi olur. Kütâhiyye paşası bu şehre müdâhale edemez. Maktû‘ü'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem Sultân hâssıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y19a ·
metinde göster ·
… du ve yigirmi nev‘ limonu var ve limon turş içinde yine kabuklu bir küçük limon
dahi olur
, gâyet lezîzdir. Arapça
Ve'l-hâsıl zerre ve şemme mikdârı kusûrdan müberrâ bir bâğ-ı Merâm'dır kim yetmiş gûne üzümü ve yigirmi elvân emrûdu ve yigirmi nev‘ limonu var ve limon turş içinde yine kabuklu bir küçük limon dahi olur, gâyet lezîzdir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54b ·
metinde göster ·
Yedi Veren derler. Bu dahi cihân-ârâ bir incîrdir kim yeşil rengdir ve hurdedir …
Ve bir gûne incîri dahi olur Yedi Veren derler. Bu dahi cihân-ârâ bir incîrdir kim yeşil rengdir ve hurdedir. Tâ kışdan bir ay sonra incîri olur. Zîrâ bir senede yedi kerre incîr verir. Hikmet-i Hudâ her bir ayda hâsıl olan incîri bir gayri lezzetde ve başka rengde ve başka tabî‘atde mâh-be-mâh birbirine muhâlif ve mugâyir incîri hâsıl olur. Ve dırahtında berkleri bâd-ı hazândan fenâ bulup cemî‘i nihâlleri bî-berk kalup yine incîri hâsıl olmadadır. Ammâ âhir-i şitâda olan incîrleri ibtidâ mevsimindeki gibi nerm ü latîf Q 47bP 47b ve lezîz değildir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92a ·
metinde göster ·
… r. Ba‘zı zergerler bu kurşumda altun çokdur, derler. Ve altun olan yerde kurşum
dahi olur
derler. Bu matbahın bâbından şâhrâha çıkup,
Ve bu deyrin cümle binâları kalın kurşum örtülüdür. Kurşumun her bir kıt‘ası Q 95b tûlen ve arzan dörder karışdır. İslâmbol rusâsı gibi üç zirâ‘ değildir. Ba‘zı zergerler bu kurşumda altun çokdur, derler. Ve altun olan yerde kurşum dahi olur derler. Bu matbahın bâbından şâhrâha çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y223b ·
metinde göster ·
, derler ammâ hakîr görmedim. Ammâ Marzifon şehri hımârı kadar hınzîrları olur k …
Bu buhayrede arslan dahi olur, derler ammâ hakîr görmedim. Ammâ Marzifon şehri hımârı kadar hınzîrları olur kim ta‘bîr olunmaz. Sayd [u] şikâr olıcak yerdir. Ammâ beş on kişi varsa rehzenler âdemi şikâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y235b ·
metinde göster ·
İmdi bu âyet-i şerîfelerin fermânına teba‘iyyeten edâ-yı farz bu yüzden tamâm olur kim ibtidâ Umre nâm mahalle gelüp pâk gusl edüp yine ihrâmların geyüp şart-ı evvel bir delîl peydâ eylemekdir. Delîlsiz olmaz. Eğer âlim dahi olup menâsik-i hac risâleleri okuyup sa‘y [u] tavâf eylesen elbette delîl lâzımdır. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314b ·
metinde göster ·
… arz-ı zuhuru ve iki rek‘at âhar sünneti kılup ba‘de'd-du‘â ale'l-akîb bir kâmet
dahi olup
salât-ı asr edâ oldukda cemî‘i huccâc bir ağızdan arefe tekbîrleri getirilüp sa …
Cemî‘i huccâc arefe günü bu câmi‘-i kebîre cem‘ olup salât-ı zuhura müterakkıb olurlar. Hemân ki ezân-ı Muhammedî kırâ’at olunup dörd rek‘at sünnet-i zuhuru edâ edüp ale'l-akîb dörd rek‘at farz-ı zuhuru ve iki rek‘at âhar sünneti kılup ba‘de'd-du‘â ale'l-akîb bir kâmet dahi olup salât-ı asr edâ oldukda cemî‘i huccâc bir ağızdan arefe tekbîrleri getirilüp sadâ-yı tekbîr evce peyveste olup câmi‘-i İbrâhîm nûr olur. Ba‘dehu Âyetü'l-kürsî tilâvet olunup du‘â mahallinde pâ-bürehne ve ser-bürehne ümmet-i Muhammed'den bir girîv ü feryâd zâhir olur kim cümle huccâc mebhût olur. Ve dahi derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden eyle du‘â ederler kim inşâ’allâh cümlenin du‘âsı kabûl [ü] makbûldür. Ve bu du‘â hırmeninde hâzır bulunan huccâcın dahi du‘âsı müstecâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320b ·
metinde göster ·
… aşa ile (---)(---)(---)(---)(---)(---) Mekke içinde ceng-i azîm ol dahi ol
dahi olup
niçe bin ibâdullâhın mâlı yağmâ ve niçesi şehîd olup ve Hamûd nâm şerîf Yenbû‘ü …
Ve kazâ-i (---)(---)(---)(---)(---)(---) Yenbû‘ ve kazâ-i Bedr-i Huneyn ve kazâ-i Abbâs (---)(---)(---) Örf Cidde hâkimi (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve Ciddevî ağaları Mısır kullarıdır. (---)(---)(---) Cidde paşası Hasan Paşa ile (---)(---)(---)(---)(---)(---) Mekke içinde ceng-i azîm ol dahi ol dahi olup niçe bin ibâdullâhın mâlı yağmâ ve niçesi şehîd olup ve Hamûd nâm şerîf Yenbû‘ü'l-berr Q 137a kurbunda asâkir-i Mısırı ve niçe yüz huccâcı rumh-ı sinândan geçirüp bu kadar bednâmlık ve rüsvâ-yı âmlık etdüği Mısır vezîri Kethudâ İbrâhîm Paşa'ya mün‘akis olup ol dahi der-i devlete i‘lâm etdükde cânib-i pâdişâhîden hatt-ı şerîf ile bir kapucubaşı Mısır'a gelüp üç bin asker-i Mısır ve üç bin asker-i Şâm bu senemizde Y 333b cem‘ olup huccâc-ı müslimîne ve Âl-i Osmân mîr-i mîrânına hıyânet eden şürefâlardan intikâm alınup Şerîf Sa‘d firâr edüp yerine Şerîf Berekât şerîf olup şehr-i Mekke âsûde-hâl ve cümle huccâc u mücâvirîn ve müsâfirîn bî-melâl oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333a–Y333b ·
metinde göster ·
… ezlerden nümâyân olup aslâ tahallüf etmez, aceb mu‘cizedir. Eğer hevâda kesâfet
dahi olursa
Mekke muvakkitleri vardır, ol çukur içine girüp nazar etdiklerinde elbette nümâ …
Ve bu secdegâh mahalde bir kaya içre, bir âdem kaddi çukur vardır. Ol çukur kayanın cânib-i garbîsinde on iki bürûca münkasım kertik nişâneler vardır. Her mâhın gurresi hilâli elbette bu merkezlerden nümâyân olup aslâ tahallüf etmez, aceb mu‘cizedir. Eğer hevâda kesâfet dahi olursa Mekke muvakkitleri vardır, ol çukur içine girüp nazar etdiklerinde elbette nümâyân mâhân ola düşer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351a ·
metinde göster ·
Ve şehir içinde yetmiş yerde hurmâ bâğçeleri vardır. Ve Mu‘allâ'da ve Ebtah'da dahi yetmiş seksen bâğçeler vardır. Ekseriyyâ şürefâlar bu bâğlarda sohbet ederler. Mahsûlâtları hurmâ ve limon ve turunc ve kebbât ve rummân ve şeftâlû ve câ-be-câ ineb-i âbdârı dahi olur. Ammâ gâyet ma‘mûr bâğçelerdir. Cümleden şerîf Zeyd hazretlerinin bâğı müte‘addid hücreler ve kâ‘alar ve gûnâ-gûn maksûreler ile inşâ olunmuş bir bâğ-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·
Fî beyân-ı mevtâ-yı ehl-i Mekke: Fîrûzâbâdî nâm bir mü’ellif Mekke-i mükerreme esmâların (---)(---)(---)(---) Mekke cem‘ etmiş. Ol isimlerden biri Mekke'ye Karyetü’n-neml derler. (---)(---)(---)(---) Ve pîr [ü] fetâ merhûm olsa ol ân eyle karınca üşer kim cemapur (---)(---)(---)(---) hurûc edince asâkir-i neml dahi taraf taraf yürüyüş ederler. P 149a Derhâl cemâ‘at-i mevtâ ol merhûmu hânesinden taşra havlıya çıkarup teneşir üzre hâzır edüp nısfu'l-leyl dahi olursa techîz ü tekfînin ve germâbın hâzır ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y360a ·
metinde göster ·
vâveylâya düşdüler. Ebü'l-feth'e bu gemilerin fethi haberi gidüp Ebü'l-feth Edi …
Küffâr-ı hâksâra bu bir rahne-i azîm dahi olup vâveylâya düşdüler. Ebü'l-feth'e bu gemilerin fethi haberi gidüp Ebü'l-feth Edirnekapusu muhâsarasında idi. Yâvedûd iskelesinden Ebü'l-feth bir kayığa binüp Tershâne bâğçesinde on iki pâre kara cehennem-misâl cehennem kütüklerin görüp içinde olan mâl-ı ganâyimin kânûn üzre öşrün çıkarup mâ-bâkîsin gazâda bulunan mücâhidîne tevzî‘ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y28b ·
metinde göster ·
… mevâcib ve surre-i Mekke [ve] Medîne içün verüp mâ-bâkî bir(?) kîse ve yüz kîse
dahi olursa
ve ne kadar fâ (---)(---)(---)(---)(---)(---) ’iz olursa dahi kendü mâlı o …
Ve kısm-ı râbi‘i bir mültezim merhûm olsa köğü mîrîye kalup paşa tarafından dâr-ı pâdişâhîden köyü dellâl mezâd (---)(---)(---)(---)(---)(---) edüp kırk elli ve yüz kîseye dek mahlûl köğler satılup cümle re‘âyâsı ve gayrı terekesiyle mezâd-ı sultânî (---)(---)(---)(---)(---)(---) fürûht olan mâlın paşa almak kânûn-ı Selîm Hân oldu. Ve ol beledi alan mültezim hîn-i tahrîrde [[(---) (---) (---)]] aldıysa beher sene mâlın mevâcib ve surre-i Mekke [ve] Medîne içün verüp mâ-bâkî bir(?) kîse ve yüz kîse dahi olursa ve ne kadar fâ (---)(---)(---)(---)(---)(---) ’iz olursa dahi kendü mâlı olup köyü amâr edüp hâl-i hayâtında ol köye mutasarrıf olup fevtinde kendi (---)(---)(---)(---)(---)(---) evlâdına intikâl etmeyüp yine mîrî olmak kânûn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y58a ·
metinde göster ·
… ahora müte‘allık karakullukçular ve yetmiş oda sarrâclar cümle bu bölme hisârda
dahi olurlar
.
Andan yüz adım aşağı gidüp bir bölme hisâr dahi budur. İmrahora müte‘allık karakullukçular ve yetmiş oda sarrâclar cümle bu bölme hisârda dahi olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y84b ·
metinde göster ·
Bu mahalde şehr-i Mısır'ın cânib-i erba‘asındaki kapular tamâm oldu. Ammâ biz dahi bî-tâb u bî-mecâl olmadan tamâm olup yine gayret ederek Kavak meydânı kal‘ası dîvârı dibinden yokuş yukaru Matbah kapusu önünden geçüp kal‘a handakı içinden adımlayarak Y 87b yeniçeri odaları olan iç kal‘ayı dolaşup tâ yine Nizâmiyye kapusuna gelince iki bin adım dahi olup vakt-i gurûb karîb olup Bâb-ı Nizâmiyye'den içeri girüp konağımıza bî-mecâl düşdük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87a–Y87b ·
metinde göster ·
cânib-i şimâlde iklîm-i evvelde ve iklîm-i sânîde vilâyet-i Kırmanka Y 157a v …
Bu buhayreden Nîl bir kol dahi olup cânib-i şimâlde iklîm-i evvelde ve iklîm-i sânîde vilâyet-i Kırmanka Y 157a ve vilâyet-i Kakan ve vilâyet-i Fûncistân ve vilâyet-i Berberistân ve vilâyet-i Nûbe ve vilâyet-i Sây — ki Mısır'ın nihâyet hudûdunda bir kal‘a-i azîmdir, Mısır'ın yedi bölük kulundan askerî muhâfazacılar vardır, Mısır'dan iki aylık yoldur — anı ubûr edüp vilâyet-i İsne ve vilâyet-i İsvân ve vilâyet-i Sa‘îd-i âlî olan şehr-i Circe'ye uğrar, andan bir ayda cereyân ederek şehr-i Menşiyye ve şehr-i Tahta ve şehr-i Ebûtîc ve şehr-i İsyût ve şehr-i Menfalût'a ve şehr-i Sanabû ve şehr-i Mellevî ve şehr-i Minye ve şehr-i Feşne ve şehr-i Benî Seyf ve andan Ümmü Dünyâ Mısır'a uğrar, anda Mısır'dan aşağı beş mîl ba‘îd Batnü'l-Bakar nâmında bir mahalden Nîl iki kol olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y156b–Y157a ·
metinde göster ·
… îl suyunun ve baklasının hâssasındandır ki suyundan üç sene içen eğer Rûm âdemi
dahi olursa
bî-rahim ve cebbâr olur. Ve zenânesi gâyet mahbûb olup kalîlü'l-edeb ve kalîlü' …
Ve bu Nîl suyunun ve baklasının hâssasındandır ki suyundan üç sene içen eğer Rûm âdemi dahi olursa bî-rahim ve cebbâr olur. Ve zenânesi gâyet mahbûb olup kalîlü'l-edeb ve kalîlü'l-hayâ olur. Ve atları Nîl suyun nûş edüp şerrânî ve batrân olup Katıyye ve Ümmü'l-Hasan çölün çıkup değme hâliyle bir gayrı diyâra varmaz, ammâ hımârı gâyet müdrik ve mu‘allem ve yorgadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y159b ·
metinde göster ·
: cümle hûrmâ yekdâne serâmed nahiller olur, bu âsî hûrmâ çatal çatal olup bergl …
Ve İsvân ve Şellâle'de âsî hûrmâ dahi olur: cümle hûrmâ yekdâne serâmed nahiller olur, bu âsî hûrmâ çatal çatal olup bergleri yassı yassı olur. Hûrmâsı yüzer dirhem ve yetmişer dirhem mikdârı olup cüssesi yumruk kadar olur. Çekirdeğinin içi boş olup içine biber korlar. Meyvesi lezîz değildir, fellâhlar yerler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y236a ·
metinde göster ·