… işek iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu
dahi tamâm
olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu ü …
Ve bir gûne hevâyî fişekleri var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelki hammâl fişek üç vukıyye bârûd-ı siyâh ile memlûdur, ana âteş edince evc-i âsumâna çıkup necm-i sağîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi âteş alup evvelki zemîne düşüp ikinci fişek iki vukıyye bârûd ile hafîf olup ol dahi hevâda âteş alup eflâke çıkar. Bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişek dahi âteş alup öbürü yere düşer. Bu üçüncü fişek eyle çıkar kim tâ verâ-yı ebre girüp içinde demir teller ile demir kinedli badaluçka fişekler içinde keskin İngilis bârûdıyla memlû ol fişek âteş alınca gûyâ bulutlar pâre pâre olup bir sît [ü] sadâ evc-i âsumânda kopar kim ra‘d-ı âsumânî bu fişeng sadâsının yanında bir pişşe cenâhı sadâsıdır. İhtimâldir kim istimâ‘ eden kerrûbiyânlar "Allâhümme ıhfaznâ min âfâti'l-ins" diyeler tâ bu mertebe gürleyüp zemîn [u] âsumân bu âsumânî fişeng lerzesinden dir dir ditrer. Böyle üç tabaka biri birinden âlî evce çıkar fişekler yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
… şvâr ve Eflâk ve Boğdan tarafında mahlût olan otuz bir aded geçit vermez suları
dahi tamâm
olup Tuna'nın yemîn ü yesârında cümle altmış altı nehr-i azîmler mahlût olur ki …
Hamd-i Hudâ bu mahalde Tuna'nın Eğre ve Tımışvâr ve Eflâk ve Boğdan tarafında mahlût olan otuz bir aded geçit vermez suları dahi tamâm olup Tuna'nın yemîn ü yesârında cümle altmış altı nehr-i azîmler mahlût olur kim gemiyle geçmeğe muhtâc enhâr-ı azîmlerdir. İnşâallah her biri mahalliyle râst geldikleri kal‘aları ve şehirleriyle ve her nehir tulû‘ [u] gurûbu ve lezzetiyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116b ·
metinde göster ·
… ir. Bunlar dahi dîvânhâneye görünüş derler. Bu mahalde dahi ülke sâhibi hânları
dahi tamâm
oldu. Ez-în-cânib,
Niçe boybeğleri birbirlerinden yeğleri vardır, ammâ hükûmet sâhibleri bunlardır. Her bâr Sultân Şamhal'ın görünüş dîvânından eksik değillerdir. Bunlar dahi dîvânhâneye görünüş derler. Bu mahalde dahi ülke sâhibi hânları dahi tamâm oldu. Ez-în-cânib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 162b ·
metinde göster ·
… aynayup çıkar. Bunun dahi bâğ u bâğçeleri çokdur. Bu mahalde Deliorman vilâyeti
dahi tamâm
oldu. 202a Andan 4 sâ‘atde,
Karye-i Madara: Bir yalçın kayadan yigirmi aded değirmen yürüdür âb-ı hayât suyu kaynayup çıkar. Bunun dahi bâğ u bâğçeleri çokdur. Bu mahalde Deliorman vilâyeti dahi tamâm oldu. 202a Andan 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 201b–202a ·
metinde göster ·
Herîf piyâde dağ içre dâğ-ı derûniyle kalup biz ileri at sürüp bir sâ‘at ileri gitdik. Biz dahi tamâm Domalic dağının tâ zirve-i a‘lâsına vardık. Anı gördük ileriden bir azîm kârbân gelür. Ahâlîsi bizi görünce alarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y7a ·
metinde göster ·
olup Tûr'dan aşağı bin adımda Cehennem deresi nâm mahalle enüp bu dere içre yek …
Bu mahalde Tûr-ı Zeytâ'nın karâfe ziyâretleri dahi tamâm olup Tûr'dan aşağı bin adımda Cehennem deresi nâm mahalle enüp bu dere içre yekpâre kayalardan çâr-kûşe kasır-misâl gûnâ-gûn kubbeler var kim her birinin ilm-i mi‘mârîsine âdem hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y219b ·
metinde göster ·
… lık yerdir. Kirmenleri nâmıyla anılır Kazak-ı âklardır. Bu mahalde bu mel‘ûnlar
dahi tamâm
oldu.
Ammâ Maskov'a tâbi‘ olanlar yetmiş hatmandır, cümle Azak kal‘ası dibinden cereyân eden nehr-i Ten kenârındadır. Evvelâ Ten Hatmanı yetmiş hatmana serdârdır. Gayrılar kal‘aları ismiyle yâd olunur. Cümle kal‘aları nehr-i Ten kenârında ağacdandır. Çerkezkirmen, andan Mincekirmen, andan Sıvakirmen, andan İsorkirmen, andan Mujikkirmen, andan Tokaykirmen, andan Praskirmen. Netîce tâ Azak'dan üç aylık yol Ten kenârınca yetmiş hatmanlık yerdir. Kirmenleri nâmıyla anılır Kazak-ı âklardır. Bu mahalde bu mel‘ûnlar dahi tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y38a ·
metinde göster ·
… s ziyâfetleri ve tathîr olunması tamâm olur. Ammâ her kim başçavuş bulunursa ol
dahi tamâm
olur, zîrâ on Mısrî kîse masrûfu vardır, azîm dâhiyedir. Zîrâ sekiz gün sekiz g …
Ale's-sabâh yevm-i cum‘a olup yine tahte'l-kahve bir müfîd [ü] muhtasar summât-ı Halîl çekilüp ba‘de't-ta‘âm Y 145b Ümmü'l-kıyâs havuzunun kenârına cümle ulemâ ve sulehâ varup Ümmü'l-kıyâs Şeyhi İbnü'r-Reddâd du‘â edüp cümle ümmet-i Muhammed âmîn deyüp herkes mesâlih-i mevâni‘lerine gidüp sekiz gün sekiz gece Ümmü'l-kıyâs ziyâfetleri ve tathîr olunması tamâm olur. Ammâ her kim başçavuş bulunursa ol dahi tamâm olur, zîrâ on Mısrî kîse masrûfu vardır, azîm dâhiyedir. Zîrâ sekiz gün sekiz gecede bu ziyâfetde iki yüz aşbâz hizmet edüp kâmil bin aded koyun ve elli bin tavuk ve elli bin güvercin ve on kerre yüz bin ekmek, yüz bin yağlı çörek ve buna göre sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbâtın hisâbın bir Mevlâ bilür Hudârâ Hudâ bilür. Selîm Kethudâ başçavuş iken böyle masrûf gitmişdir. Zîrâ beher yevm iki yüz sahan ta‘âmı Ravza bâğlarında ve Mısr-ı atîk şehrinde ve Ümmü'l-kıyâs cânibinde câmi‘inde odabaşılara ni‘met-i bî-imtinânı firâvân çekilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y145a–Y145b ·
metinde göster ·
… l bir fişek dahi var ol âteş alup evvelki zemîne düşüp ol dahi eflâke çıkar, bu
dahi tamâm
olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişeng alup öbür yanan yere düşüp bu dahi v …
Ve bir gûne sürâhîler var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelâ bir fişeng iki vukiyye bârût ile âsumâna urûc edüp necm-i sagîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi var ol âteş alup evvelki zemîne düşüp ol dahi eflâke çıkar, bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişeng alup öbür yanan yere düşüp bu dahi verâ-yı ebre girüp içinde keskin bârûtdan demir ile sarılmış bir badaluçka tarakı vardır, ol âteş alup gûyâ bulutlar pâre pâre olup cemî‘i kerrûbiyân Allâhümme ihfaznâ min âfâti'l-ins deyü ta‘vîz ederler, evc-i semâya biri biri üzre üçer kerre çıkmış olur. Ammâ garîb ü acîb san‘atdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a ·
metinde göster ·
… liyye'de meks edüp levâzımâtların göreler, der. Bu tertîb üzre emîr-i hac alayı
dahi tamâm
oldu.
Anıniçün mahmel-i şerîf sabâhdan Kara Meydân'dan çıkup vakt-i asırda Bâb-ı Nâsır'a gelüp ba‘dehu Âdiliyye'ye varup bir tevhîd [ü] tezkîr ederler kim Mısır'ın enderûn [u] bîrûnu tevhîd nûruyla pür-nûr olup kable'l-gurûb cümle fukarâ ile mahmel-i şerîfi emîr-i hacca teslîm edüp cümle meşâyihân emîr-i hac ile vedâlaşup herkes vatanına avdet ederler. Emîr-i hac dellâllar nidâ etdirüp üç gün Âdiliyye'de meks edüp levâzımâtların göreler, der. Bu tertîb üzre emîr-i hac alayı dahi tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204a ·
metinde göster ·
… yrı Mısır hudûdudur. Ve mukâbelesinde Batnü'l-Bakar nâm mahalde Menûfiyye haddi
dahi tamâm
oldu. Âhirü'l-haddi,
Bâlâda tahrîr olmuşdur. Bu mahalde dahi Kalûbiyye hudûdu tamâm olup gayrı Mısır hudûdudur. Ve mukâbelesinde Batnü'l-Bakar nâm mahalde Menûfiyye haddi dahi tamâm oldu. Âhirü'l-haddi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y359b ·
metinde göster ·
olunca hemân bu gâr içre horos boğazlayan koca herîf iki ellerin memesi üstüne …
Bu fasıl dahi tamâm olunca hemân bu gâr içre horos boğazlayan koca herîf iki ellerin memesi üstüne koyup mehterhâne faslı olan tarafa müteveccih olup giderken cümlemize,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y425a ·
metinde göster ·