… edin yarın konakçı ağalar gelüp pâk yollarımızdan ubûr edüp ertesi gün sultânım
dahi Zarnata
kal‘amız altına sa‘âdetle gelüp teşrîf buyurun" deyüp zemîn-bûs etdiler.
"Sultânım sen safâ ve hoş geldin. Cemî‘i evlâd [u] ıyâl [ü] ensâbımız ile sultânımın sa‘âdetle gelmesine muntazır idik. Cemî‘i zamândan berü bu vilâyet-i Manya'ya iki yüz yıldır kim bir İslâm ayağı basmamış ve yollarından geçmemiş. Sarp yerleri balyemez toplar geçer yolları sultânım sa‘âdetle ubûr [u] mürûr içün tathîr etmişiz. Lütf edin yarın konakçı ağalar gelüp pâk yollarımızdan ubûr edüp ertesi gün sultânım dahi Zarnata kal‘amız altına sa‘âdetle gelüp teşrîf buyurun" deyüp zemîn-bûs etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333a ·
metinde göster ·
kal‘asının tetimmâtından bir mahallesidir. Bir sarp sırt püşte üzre üç yüz aded …
Karye-i Doloz: Bu dahi Zarnata kal‘asının tetimmâtından bir mahallesidir. Bir sarp sırt püşte üzre üç yüz aded kiremit ve kayağan örtülü ve mazgal delikli kal‘a-misâl evleri var. Cümle bin sekiz yüz aded tüfeng-endâz kefereleri var. Cümle bunlar dahi mutî‘ [u] münkâd olup paşaya ve cümle askere ziyâfet-i azîmler edüp hedâyâ-yı vâfireler verüp ve asâkir-i İslâma cümle kefereler vesîle olup andan yine cânib-i şarka yokuş yukaru nîm sâ‘at bâğlar ve zeytûnlar ve pembe tarlaları içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b ·
metinde göster ·
Niçe gûne târîhler dahi tahrîr olunup paşa-yı kâmkâr
dahi Zarnata
kal‘asının gereği gibi cümle mühimmât [u] levâzımâtların görüp mukaddemâ hakîri …
Niçe gûne târîhler dahi tahrîr olunup paşa-yı kâmkâr dahi Zarnata kal‘asının gereği gibi cümle mühimmât [u] levâzımâtların görüp mukaddemâ hakîrin arz etdiği "Kelafa limanını kal‘a lâzımdır" dediğim mahalle serdâr-ı mu‘azzam karadan cümle asker-i İslâm ile Manya içinden gemiyle âmâde olup bahrden dahi cümle donanma-i hümâyûn ile cümle Moton ve Koron ve Ballıbadra ve İnebahtı ve Aya Mavra ve Pireveze firkateleri dahi hâzır-bâş palpa olduklarında Alî Paşa hakîre der-i devlete gidecek fetihnâme-i Zarnata'yı miftâhlarıyla ve niçe yüz mektûblar verüp Arnavudistân içinde yolumuz üzre olan beş sancak yerde olan sancak beğlerinin ve cümle kal‘a neferâtlarının nısf askerleri ve cümle serdârların elleri altında olan yeniçeri ve topçu ve cebecileri ve kuloğluları ve ne kadar eli berâtlı pâdişâh kulu geçinenleri ve sancak paşası askerleri ve her sancakda ne kadar ırgat ve neccâr ve bennâ ve çerâhorân re‘âyâ ve kireççi ve taşçılar var ise kadılar ile cümle vilâyet-i Manya'ya gelüp muhâfaza edüp Kelefa kal‘asın müceddeden binâ olunmasıyçün bu hakîre mezkûr merkûm askerlerin tahsîli fermânıyla mezkûr sancaklara gönderüp yine hakîre üç yüz altun ve bir at dahi ihsân eyleyüp bu hakîr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337b ·
metinde göster ·