kulun bir fırkası yine İbrâhîm Hân'ı istermiş" deyü İslâmbol içre azîm vezni üz …
"Bire, Sultân İbrâhîm Sırçasarâydan rehâ bulup hapsden kaçup bostâncı ocağına dahl düşüp kulun bir fırkası yine İbrâhîm Hân'ı istermiş" deyü İslâmbol içre azîm vezni üzre velvele ve gulgule olup Atmeydânı'nda âlât-ı silâh ile niçe yüz bin âdem cem‘ olunca Abdürrahîm Efendi'den istiftâ edüp Koca Vezîr ve Kara Murâd Ağa ve Emîr Paşa ve niçe iş erleri {Hünkâr'dan hat alup} Sırçasarâya cem‘ olup Koca Vezîr, Cellâd Kara Alî'yi hezârân deyenek ile ura ura Sırçasarâya koyup Cellâd Kara Alî Bismillâh deyüp içeri girince mazlûm İbrâhîm Hân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b ·
metinde göster ·
… b'de Murtazâ Paşa'ya ve Çerkes Kadrî Paşa'ya ve Vâlî-i Haleb Dutsak Alî Paşa'ya
dahl düşüp
her bir vezîri birer sarâya i‘zâz [u] ikrâm ile kondurup cürmlerinden afv olunm …
İnhizâm-ı Serdâr Murtazâ Paşa der-sahrâ-yı Ilgın be-dest-i Celâlî Hasan Paşa: Ba‘dehu Murtazâ Paşa münhezimen kal‘a-i Haleb'e varup Kara Hasan Paşa'nın dahi cânib-i erba‘asın cümle re‘âyâ ve berâyâ çevirüp şiddet-i şitâ dahi gelüp mâbeynlerinde kaht-ı azîm olup âhir Kara Hasan Paşa sekbân ve sarıca haşerâtı derdinden Haleb'de Murtazâ Paşa'ya ve Çerkes Kadrî Paşa'ya ve Vâlî-i Haleb Dutsak Alî Paşa'ya dahl düşüp her bir vezîri birer sarâya i‘zâz [u] ikrâm ile kondurup cürmlerinden afv olunmak içün Der-i devlete arz [u] mahzarlar ile Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa'nın âdemleri ile Abaza Hasan Paşa'nın ve gayrı celâlî paşaların nihânîce yarar âdemleri gitdi. Ammâ bunların Haleb kal‘asına dahl yüzünden girmelerinde bir şeytanatları vardır deyü bir günde cümlesin Haleb içre hânelerinde katl edüp ser-i bî-devletlerin Der-i devlete yollayup sene (---) târîhinde vâsıl olup Köpürlü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85a ·
metinde göster ·
… Şehzâde Bâyezîd ve dört aded ciğer-kûşesiyle diyâr-ı Acem'de Şâh Tahmâs'a varup
dahl düşüp
ana i‘zâz u ikrâm edüp hoş dutdular. Beri tarafda Selîm mansûr [u] muzaffer mâl …
Ba‘dehû Süleymân Hân oğlu Bâyezîd'e Amasiyye sancağın sadaka edüp lalasının ve Kuduz Ferhâd Beğ'in iğvâsıyla Konya'da Selîm Hân ile hüsn-i zindegânî edemeyüp Amasiyye livâsıyla Konya sancağı birbirine meşâ olmağıla iki birâder şehzâdeler birbirinin askerin kırmağa başlayıp bu ahvâl-i pür-melâl Süleymân Hân'ın mesmû‘-ı hümâyûnları olup bi'z-zarûrî Bâyezîd'i Amasiyye'den ma‘zûl edüp âsitâne-i devlete karîb Kütahiyye sancağı ihsân olundukda Şehzâde Bâyezîd "Hay beni İslâmbol'a karîb götürürler, hayr değildür" deyü sarı Rüstem Paşa'nın iğvâsıyla Bâyezîd âsî olup seksen bin Türk eşirrâsı asker cem‘ edüp Sultân Bâyezîd asâkir-i anîdiyle Konya sahrâsında bedîd olunca Şehzâde Selîm tarafından imdâda gelen Vezîr Mehemmed Paşa azîm asker ile çarhaya çıkıp Konya kal‘ası altında iki birâder askeri birbirine mukâbil sâf bağladılar. Selîm tarafında yeniçeriler saf saf durdular. Bâyezîd'in ibtidâ hücûm eden eşirrâ ceyşine yahşi kurşum urdular. İbtidâ hamlede ol iki alayın güzîdesi belki ziyâdesi şehâdet şerbetin içdiler. Bu hâl üzre tâ vakt-i gurûba dek ceng-i azîm olup leyle-i muzlim olmağıla herkes tarafeynden sancakları dibinde karâr etdiler. Ale's-seher yine tarafeynden cenk tablına tarralar urulup tâ vakt-i zuhra dek ceng-i şehzâdegân olup âhir-ı kâr nesîm-i nusret bi-emrillah Şehzâde Selîm tarafına esüp Bâyezîd'in cem‘ etdüğü eşkıyâlar dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçüp bakıyyetü's-seyfi girîzân olmağa başladıkda hemân fakîr Bâyezîd, oğlu Şehzâde Orhân ile ve lalası Kuduz Ferhâd ile cümle üç yüz nefer kimesne ile Amasiyye'de karâr edüp Nahşivânlı Akın Seyfeddîn nâm bî-dînin re’yiyle Şehzâde Bâyezîd ve dört aded ciğer-kûşesiyle diyâr-ı Acem'de Şâh Tahmâs'a varup dahl düşüp ana i‘zâz u ikrâm edüp hoş dutdular. Beri tarafda Selîm mansûr [u] muzaffer mâl-ı ganâyimle Konya'da âsûde olup bu ceng-i azîme târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15b ·
metinde göster ·
… söylerlerse hemân bir gün cenâbınız darılup ‘sizin derdinizden Murtazâ Paşa'ya
dahl düşüp
Haleb'e düşerim’ deyüp beş altı yüz âdemle cenâbınız ve beş altı yüz âdemle hak …
Tayyaroğlu eydir: "Buna tedârik, cümle asker ile yap yap Kilis ve Azez ve A[yı]ntâb ellerine varalım. Bir zamân anda sevâhil görelim. Eğer anda dahi yine bu askerimiz ta‘n-âmîz sözler söylerlerse hemân bir gün cenâbınız darılup ‘sizin derdinizden Murtazâ Paşa'ya dahl düşüp Haleb'e düşerim’ deyüp beş altı yüz âdemle cenâbınız ve beş altı yüz âdemle hakîr ve beş altı yüz yiğit ile Ken‘ân Paşa karındaşımız ve Musli Paşa karındaşımız ve Ferhâd Paşa ve Deli Gürcî Dilâver Paşa ve Cân Mirzâ Paşa ve Alî Mirzâ Paşa ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve'l-hâsıl cümle paşalar ve beğler ile Kilis ve Azez ve Ayıntâb altına varalım. Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Dutsak Alî Paşa ve Çetrefilzâde Hüseyin Paşa ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71a ·
metinde göster ·
… diğiyçün "Kostantin" dediler. Netîce-i kelâm Ciniviz kralı oğlu Pozanta kralına
dahl düşüp
niçe sene müsâfiri olup hikmet-i Bârî Pozanta tekruru mürd olup Ciniviz kralızâ …
Bir karındaşı yine donanma gemileriyle Pozanta nâm diyârın kralına, ya‘nî Kostantiniyye şehrinin eski ismi Pozanta'dır, sonra "Makedon-ı Kübrâ" deyü nâm verdiler. Sonra Kostantin amâr etdiğiyçün "Kostantin" dediler. Netîce-i kelâm Ciniviz kralı oğlu Pozanta kralına dahl düşüp niçe sene müsâfiri olup hikmet-i Bârî Pozanta tekruru mürd olup Ciniviz kralızâdesi Pozanta şehri Rûmları üzre müstakil bir kral olur kim Yanko ibn Madyan gibi cihângîr olmağa az kalup hâlâ İslâmbol'da Galata kal‘asının dörd katını da Ciniviz kralı oğlu (---) nâm kral binâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138b ·
metinde göster ·
… Hazret-i Ömer Kudüs'ü feth edince duramayup gemilere süvâr olup İşpanya kralına
dahl düşüp
İşpanya dahi dest-i hükmünde olan Arnavudluk olan Avlonya ve Delvinye hâklerind …
Andan Cebeliyye dağların amâr etdiğinden Cebeliyye derler. Anda dahi Hazret-i Ömer Kudüs'ü feth edince duramayup gemilere süvâr olup İşpanya kralına dahl düşüp İşpanya dahi dest-i hükmünde olan Arnavudluk olan Avlonya ve Delvinye hâklerinde Dukat ve Podgorad ve Ferengis dağların Cebel-i Elheme'ye temlîk verüp arz-ı hâliye iken az zamânda mesken [ü] me’vâ edüp Freng ile [i]htilât ederek Arab lisânından Arnavud lisânı peydâ edüp tenâsül bularak hâlâ ibtidâ vatan edindikleri yere Kuryeleş dağı derler, zîrâ bunların aslı kabâ’il-i Arab'dan Kureyşîlerdir. Anıniçün Arnavud tâ’ifeleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 367b ·
metinde göster ·