İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dak*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
289
isabet
264 cümle/beyitte
107,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
39
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi289118,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 289

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dak*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 10a … edikulle Burnu'ndan Üsküdar tarafında Kadıköy nâm belîdenin Kalamış nâm burnuna dak rû-yı deryâda seyrân u cereyân ederek, temâşâ ederdik, bi-emrillâh-i Ta‘âlâ Yed …
EÇS I 11b … îm zâhir olup hâlâ azîm âsiyâbları deverân edüp cümle Dobruca halkı anda gendüm dakîk hâsıl ederler, Duna Değirmenleri deyü meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS I 25b–26a … yokdur. Ammâ elli günden merhûm olur" deyü kal‘anın fethini sâ‘at ve derîce ve dakîkasıyla vakit ta‘yîn eyleyüp bilâhire keşf-i râz eyleyüp hemân;
EÇS I 38a … ol tenhâ mahalde bir künc-i muzlimde bir mülevves sidikli kapuya gelüp yeniçeri dakk-ı bâb edince bâb küşâde olup içeriden bir zengî-sıfat şütür-leb bir abûsü'l-vech …
EÇS I 46b … elir hâlisü'l-ayâr râyic fadda idi ve yüz altun yüz on sekiz dirhem gelirdi. Bu dakîka üzre masârıf-ı hayrâtı Hudâ bilür.
EÇS I 89a … câmi‘i: Bu câmi‘in kıble köşesinde bir mîkât nişânı vardır. Sayf [u] şitâda bir dakîka fevt etmez mîkâtdır.
EÇS I 96a Târîh-i sebîl-i Kapudan Köse Alî Paşa dâhil-i Bâb-ı Kapan-ı dakîk :
EÇS I 113b … âlaşup Unkapanı'nda kendüyi deryâya atup gâ’ib oldu. Bu ahvâle ahâlî-yi Kapan-ı dakîk vâkıflardır. Yedi yıldan sonra Cezâyir'den Kara Hoca ve Alî Peçenoğlu kalyonlar …
EÇS I 140a Ve Halıcızâde bâğçeleridir [ve] âsiyâb-ı dakîklerdir .
EÇS I 152b Kapan-ı dakîk ve gayrı 37
EÇS I 152b Ve dîvânhâne-i kapan-ı dakîk 1
EÇS I 157a … rinde def ü kudüm ve Eyyûp deblekleri ile "illâ yansuru's-sultân" deyüp ellerin dak ederek asvâtları evce peyveste olup du‘â hırmeni içre ubûr ederler. Bu tâ’ife-i …
EÇS I 186a … e cümle dilberânlar zer-ender-zere müstağrak olup cevâhir bıçaklar ve hançerler dakınup zerdûz harîr şed peştemâller ile tâvûs-ı bâğ-ı İrem gibi reftâr edüp pîrlerin d …
EÇS I 211a–211b … mezkûr Kör Hasanoğlu, Hacivad'ı, Karagöz'ü ahşamdan tûl-ı leyl 211b tâ sabâha dak on beş sâ‘at iki tasvîri oynadup gûnâ-gûn muhaşşâ taklîdler edüp bir etdiği şak …
EÇS I 215b … y-ı ordu-yı hümâyûn ibtidâsı tûl-ı nehârın on beş buçuk sâ‘at altı derîce ve üç dakîka olduğu mahalde vakt-i şâfi‘îde alayın ibtidâsı alay çavuşlarıyla alayköşkü dibi …
EÇS II 302a–302b … r, metâ‘ın güzîdesin alır. Ve cümle güşt ü nân ve sebzevât ve cevv ve gendüm ve dakîk ve tavuk ve güvercin [ve] cevzî ve fındık ve bâzârda suhte olan cümle aşbâz ta‘ …
EÇS II 311b dakak / tavuk
EÇS II 317a–317b … mdûhdır. Arz-ı beledî (---) ve tûl-ı nehârî on yedi sâ‘at ve yedi derece ve iki dakîkadır . Karşu cânibi deryâ aşrı garb tarafına Moskov hükmünde üç yüz mil ba‘îd Heşdek …
EÇS II 327b … allâsı vardır. Mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn ve boyahâne-i sultânî ve kappan-ı dakîk-i dihkânı Zâhid Câmi‘i'nin yesâr tarafındadır. Ve Karı hammâmına muttasıl Kadızâd …
EÇS II 345a–345b … z hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğçeleri reyy edüp şehr içinde niçe âsiyâb-ı dakîkleri deverân etdirüp Lâdik gölüne rîzân olur ve bir teferrücgâh dahi ayn-ı Akpınarba …
EÇS II 345b … ûr karye-i müselmânlardır. Altında bir nehr-i sağîre cereyân edüp niçe âsiyâb-ı dakîkler cereyân etdirir. Ba‘dehû Kızılırmağ'a munsab olur. Zîrâ Lâdik'in dağları ardınd …
EÇS II 350b … râbi‘in vasatında vâkı‘ olmağıla tûl-ı nehârî (---) sâ‘at (---) derece ve (---) dakikadır . Ammâ kal‘ası şehr kıblesi tarafında celâlî ve cemâlî haşarâtından emîn olmak i …
EÇS II 365a–366a … Paşa! Bu fenâ dârı gurûruna dayanup bizi giriftâr-ı bend-i hicrân eyledin. "Men dakka dukka" cihânı idüğün bilmedin mi? Kanı bu kadar mâl [u] mâ-melekim, kanı bu kad …
EÇS II 368a–368b … eyü İslâmbol feth olacağı günü ta‘yîn buyurup bi-emrillah ol sâ‘at ve derece ve dakîkada feth olup ba‘dehû bu şehr içre bir dırahtistân mesîregâh yerde bir kubbe-i azîm …
EÇS III 8b … re olup arz-ı beledi (---) (---) ve atval-i nehârı (---) sâ‘at, derece (---) ve dakîkadır ammâ yazı yaz ve kışı kışdır. Sene 793 târîhinde Yıldırım Hân Karamânoğulları e …
EÇS III 13b … şler. Yine ilm-i usturlab üzre arz-ı beledi (---) ve atval-i nehârı (---) (---) dakîkadır . (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS III 23a … usturlâb üzre arz-ı beledî (---) ve tûl-ı nehârî (---) sâ‘at ve derece ve (---) dakîka bulunmuşdur.
EÇS III 29a Bu hadîs-i şerîf "Derûn-ı Dakâyık u Hakâyık" nâm kitâb kim Kemâl Paşazâde te’lîfidir, anda mastûrdur. Ammâ Hazret …
EÇS III 40b … nân Paşa değirmânları olduğundan Tavâhîn derler. Ma‘mûr evkâf-ı azîm değirmân-ı dakîklerdir . Nâhiyelerine Mefşûhâ derler. Yüz yetmiş pâre âsî ve gayri âsî Dürüzî ve Yezîdî …
EÇS III 56b Ta‘rif-i âsiyâb-ı mâ’i dakîk : Enderûn [u] bîrûn-ı şehirde cümle (---) aded tahhân-ı dakîkdır kim bu diyârda …
EÇS III 56b … if-i âsiyâb-ı mâ’i dakîk: Enderûn [u] bîrûn-ı şehirde cümle (---) aded tahhân-ı dakîkdır kim bu diyârda misli yokdur. Evvelâ Bâzâr değirmânı, beher yevm ellişer kîle un …
EÇS III 60a … ve mesâcidleri ve hân [u] hammâmı ve birkaç dükkânı vardır. Ve birkaç âsiyâb-ı dakîkları var. Bu şehrin nısfı hâss-ı hümâyûndur ve nısfı ze‘âmetdir.
EÇS III 60b … b-ı Alî'nin ibtidâ tulû‘ı Şehrezûl cebellerinde çıkup kal‘a-i Erbil ile kal‘a-i Dakûka arasından geçüp nehr-i Dicle'ye rîzân olur. Âb-ı hayât nehirdir}. Bu kal‘a sene …
EÇS III 61b–62a … ümle erbâb-ı ma‘ârifi anda cilvelenirler. Ol şu şehre girüp sekiz aded âsiyâb-ı dakîk devrân etdirir. Ve şehir kıble cânibinde Elmalı köyü tarafından bir nehir dahi …
EÇS III 65a … anında şâfî Kapamacılar çârsûsudur. Bunun sağ tarafında un kapanı vardır. Cümle dakîk-i rakîk-i hâss [u] beyâz bu mahalde fürûht olunur. Aceb hikmetdir kim bu şehirde …
EÇS III 69b … cenîn ü hıyâbânlar ile pîrâste edüp bu sarây-ı azîmîn yedi bin aded manzara ve dakka ve revzenleri ve üç bin aded müte‘addid nakş-ı bûkalemûn hücreleri var idi. Ve …
EÇS III 75b … n ve Sıpnişân dağlarından cem‘ olup şehir ensesinde yetmiş seksen aded asiyâb-ı dakîkleri deverân etdirüp andan Sivas sahrâsında nehr-i azîm-i Kızılırmağ'a mahlût olur. …
EÇS III 108a–109a … emâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve altı aded hânları ve yüz elli aded dükkânları ve dakîk değirmânları var. Hâkimi Silistre 109a paşası voyvodası hükûmet eder. Ammâ ki …
EÇS III 121b … ında ve derelerinde su değirmânları çokdur, ammâ nehr-i Tuna üzre olan âsiyâb-ı dakîk bir diyârda yokdur. İllâ yine Tuna nehri üzre olan şehirler önünde vardır. Ammâ …
EÇS III 131a … -aded bir bayır zemînden aşağı cereyân etmeğile her uyûn üzre niçe yüz âsiyâb-ı dakîkler ve çarh-ı tabbâğlar ve dollâb-ı keçe ve kilim ve kebe dinkleri deverân etmededi …
EÇS III 132a … mâme ve düyûr mutalsamâtların münhedim olacağın ta‘ayyün-i yevm, sâ‘at, derîce, dakîka ile demiş idi. Ve ol gün bu Avganda deyri yıkılır derken hikmet-i Hudâ Mekke'de …
EÇS III 133a … lîm-i hâmisin vasatında bulunmak ile tûl-ı nehârî (---) sâ‘at ü derîce vü (---) dakîkadır . Ve arz-ı beledî (---) (---) arzda olmağıla âb [u] hevâsı i‘tidâl üzredir.(---) …
EÇS III 135b … îm-i hâmisin vasatında bulunmak ile tûl-ı nehârı (---) sâ‘at (---) derîce (---) dakîkadır ve arz-ı beledî ve (---) (---) (---) (---)
EÇS III 161a … meks etmede ancak bu kadarca ahvâlât-ı Edirne'ye vâkıf olabildik. Kemâl mertebe dakîki üzre dikkat etmek mümkün olmayup Arapça deyü muhât-ı ilm-i râkımu'l-hurûf olu …
EÇS III 164b … ilm-i usturlâb-ı nâ-savâb tûl-ı nehârî (---) sâ‘at (---) (---) derece (---) ve dakîkadır . Ve arz-ı beledî (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS III 174a Bu mertebe-i dakîk üzre niçe bin gûne fikr-i fâside etmem diyemeyüp zemîn-bûs edüp cemî‘i vüzerâ v …
EÇS IV 194b … --) (---) (---) ve tûl-ı nehârî ve şeb-i yeldâsı (---) sâ‘at (---) derece (---) dakîka bulunmuşdur. (---) (---) (---)
EÇS IV 202a … gibi lezîz değildir, ammâ yine gâyet berd sudur. Kal‘a içinde on aded âsiyâb-ı dakîkleri dikkat üzre deverân etdirir ayn-ı câriyedir. Bir diyârın içkal‘asında böyle ayn …
EÇS IV 203b … lî Kuşcu (---) (---) ıklîm-i hakîkîdendir. Ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve (---) dakîkadır . Şeb-i yeldâsı dahi kezâlik eyledir. İrtifâ‘-ı dâ’ire ile arz-ı beledî (---) (- …
EÇS IV 218a … on sene mikdârı tek ü pûm vardır kim selîkam bu fenne düşmek ile kırat-be-kırat dakîkiyle ma‘lûmumdur. Nehr-i Furât u Murâd Malatıyye kurbünde Kömürhânı cenbinde cereyân …