İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dakk*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
18
isabet
18 cümle/beyitte
6,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
6
farklı biçim
34 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi187,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–18 / 18

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dakk*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 38a … ol tenhâ mahalde bir künc-i muzlimde bir mülevves sidikli kapuya gelüp yeniçeri dakk-ı bâb edince bâb küşâde olup içeriden bir zengî-sıfat şütür-leb bir abûsü'l-vech …
EÇS II 365a–366a … Paşa! Bu fenâ dârı gurûruna dayanup bizi giriftâr-ı bend-i hicrân eyledin. "Men dakka dukka" cihânı idüğün bilmedin mi? Kanı bu kadar mâl [u] mâ-melekim, kanı bu kad …
EÇS III 69b … cenîn ü hıyâbânlar ile pîrâste edüp bu sarây-ı azîmîn yedi bin aded manzara ve dakka ve revzenleri ve üç bin aded müte‘addid nakş-ı bûkalemûn hücreleri var idi. Ve …
EÇS IV 253a … e azeb-i hisâr şeb [u] rûz bu kapular mâbeyninde dîdebânlık ve nigehbânlık edüp dakku'l-hanak ile tavla ve şatranç oynayup herkes bir işgâlde pâsbânlık ederler. Ve bu kapunu …
EÇS IV 265a–265b … meşveret ederdik. Bu hakîr sâ’im olmağile iftâriyye Şâm fısdığı ve badem kırup dakk u lakk edüp eğlenirdim. Anı gördüm, bir al küheylân atlı elinde kantar sırığı i …
EÇS IV 296b … . Tiz âteş-i Nemrûd yakın. Gerçi âteş ile azâb Perverdigâr'a lâyıkdır. Ammâ Men dakka dukka mazmûnu üzre men bu bu Yahudîleri âteşe göyündürem ki İrân-zemînde değil …
EÇS IV 337a … ı bed-ma‘âş [ve] ser-tıraş-ı evbâş kılıçdan geçüp başdan oldular. Hakkâ ki "Men dakka dukka" demişler.
EÇS V 6b–7a … kâm idi. Sarı Çavuşbaşı kâ’immakâm çavuşbaşısı idi. Dîvânhânede cümlemiz oturup dakku'l-hanek ederken Kör Hasan Paşa gelince cümlemiz ayağa kalkup ta‘zîm eyledik. Zâhir Âl-i …
EÇS V 72a … alay huzûrun gelmiş eli ayağı bâğlı âdemleriz. Eğer sen bizi katl edersen ‘Men dakka dukka’ seni de katl ederler, ve's-selâm" deyüp Sarı Ken‘ân Paşa da hâmûş olıcak …
EÇS VI 95b … i anlar bizim mihrâbımız ve biz anların mihrâbların yıkmamak gerekdir, zîrâ men dakka dukka demişler.
EÇS VI 107b … eme reme kol kol kol edüp tâ sabâha dek el çarparak "Elâ yansuru's-sultân" deyü dakku'l-hanek edüp niçe yüz bin gûne şakalar ederek tâ sabâha dak böyle bir sürûr [u] şâdumân …
EÇS VI 154a … l‘ayı aldıkda ümmet-i Muhammed'in amânına bakmayup kırdığı gibi bunlar dahi men dakka dukka deyüp küffâra bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim ilâ hâze'l-ân tevârîh-i L …
EÇS VII 22a … olup kâfir dahi bize götün açup "Hey hey Türk" deyü feryâd ederlerdi, zîrâ "Men dakka dukka" demişler.
EÇS VIII 263b … n Piyâle Paşa dest-i bâzû-yı kahr ile Venedik elinden bu kal‘ayı feth edüp "Men dakka dukka" deyüp mukaddemâ küffâr bizim vere veren askerimiz nice kırdı ise Piyâle …
EÇS IX Y296a … -ı dürer-bârlarından Arapça hadîs-i şerîfi buyurduklarından cilcilesiz dâ’ire dakk olundu. Ve azîm vezni üzre sürûr [u] şâdmânlar oldu.
EÇS IX Y331a–Y331b … -i hıref dükkânların pâk ü pâkîze döşeyüp herkes yârânları ile zevk [u] safâ ve dakku'l-hanek ederek çay ve bâdyân ve kaşîr ve sa‘leb ve mahleb ve kahve ve şerbet ve leben-i …
EÇS X Y303b … Urbân tâ’ifesi ise haymeler ve çârsû-yı bâzâr içre "İllâ yensuru's-sultân" deyü dakkü'l-kef ya‘nî el çarpup leylü'n-nehâr bir hây hûdur kim gûyâ gulgule-i Hind'dir.
EÇS X Y382b … Abbâs pâdişâhlarının hâk-pâlarında merhûm olup cenblerinde medfûndur. Zîrâ men dakka dukka demişler, hakkâ ki eden bulur demişler.}