İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dalları*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
50
isabet
34 cümle/beyitte
18,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
7
farklı biçim
47 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5020,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 50

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dalları*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 228b Kayağan bâzârında Yemiş bâzârcıları çârsûsu dahi dükkânları gûnâ-gûn meyve dallarıyla zeyn olmuşdur. Ve harîr çarhcıları dahi başka bir sûkdur.
EÇS IV 287b … r Birecik yayı gibi eğilüp ser-nigûn olurken cümle ciğer-kûşeler kavak ağacının dallarına yarasa kuşu gibi sarılup kavak ağacının evc-i âsumâna çıkmış ucu oğlanların ağı …
EÇS V 54a Menzil-i Dallık: Bir dere içre ormanlık dalları olmağile Tatar kavmi bu mahalle Dallık derler. Bu dahi kâfirin gâyet pusu yerle …
EÇS VI 125b Hemân hakîr dal kılıç olup bir serâmed meşe dalın kesüp dalların budayup mızrak gibi ağacı elime alup hemân Bism-i İlâh deyüp atımı suya urdum. …
EÇS VI 128a Ve servî gibi dalları ve budakları ve yaprakları var, ammâ gûyâ hemân kehribâdır ve eyle sarıdır kim …
EÇS VII 4b … cemî‘i meyve şecerelerin dalcuğazlarında biter. Bunun meyvesi üç yüz aded kalın dallarının vücûduna dizilmiş pelîd gibi yeşil yeşil kabuklu meyvesi biter. Kemâlin buldukd …
EÇS VII 4b … ldur kim bu şecer-i azîmin tâ zirve-i a‘lâsında yetmiş seksen kadar çatallanmış dalların aralarından bir nehr-i azîm şâzrevân gibi hevâya pertâb edüp dıraht-ı kebîrden …
EÇS VII 25a … âfirlerin olduğu mahall-i ma‘hûdeye varup gördüm, iki kâfir silâhların bir ağaç dallarına asup hâb-ı râhatda domuz gibi horlayup yatırlar.
EÇS VII 123a … ı kâr kundağı kayaların dibinde hân-ı âlîşânlara mahsûs Aşlama bâğının ağaçları dalları üzre murğ-ı zeyrek ma‘sûmun kundağın bırağup ukâb kuşu âşiyânına pervâz edüp gi …
EÇS VII 153a … üc ile el ele kavuşduk. Tâ bu mertebe kalın ağaçdır, ammâ cümle yüz yetmiş aded dalları var kim bu haşeblerin de her birini onar âdem ancak kucaklar. Ve yüz yetmiş ade …
EÇS VII 153a … ar kim bu haşeblerin de her birini onar âdem ancak kucaklar. Ve yüz yetmiş aded dalların her birinde olan beşer altışar âdem kucaklar. Dalların ve budakların hisâbın Ce …
EÇS VII 153a … klar. Ve yüz yetmiş aded dalların her birinde olan beşer altışar âdem kucaklar. Dalların ve budakların hisâbın Cenâb-ı Allâh bilür. Niçe bin dalları evc-i âsumâna kad-k …
EÇS VII 153a … şar âdem kucaklar. Dalların ve budakların hisâbın Cenâb-ı Allâh bilür. Niçe bin dalları evc-i âsumâna kad-keşân olmuşdur, ammâ mezkûr büyük dalları kırk elli âdem boyu …
EÇS VII 153a … lâh bilür. Niçe bin dalları evc-i âsumâna kad-keşân olmuşdur, ammâ mezkûr büyük dalları kırk elli âdem boyu yükseğinden sonra cânib-i etrâfına doğru doğru yayılmış yüz …
EÇS VII 153a … dım yere bu dırahtın sâyesi çemenzâr u lâlezâr yere düşmüş idi. Her tarafındaki dallarına zıll-ı himâyeleri hemçünân dahi ziyâde yere düşmedi. Ve dahi bi-emrillâhi te‘âl …
EÇS VII 153b … i bu dıraht niçe bin yıl mu‘ammer olmasına alâmeti oldur kim niçe kerre yüz bin dalları şecer-i Tûbâ gibi baş aşağı bitmişdir. Bu kadar bin yıldan berü içi çürüyüp mu …
EÇS VII 155a … ı muhkem berk edüp sandûkun başı ve ayağı ucuna birer delik delüp ulu ağaçların dalları arasına bu sandûku ağaca sarup sarmalayup mıhlayup korlar. Ba‘dehu ol deliklerd …
EÇS VII 155b Ba‘dehu bunlar da ölülerin yine ulu dağlar içre ulu ağaçların dallarına sandûkalar ile korlar, zîrâ yere gömseler ol gece Alman ayuları kadar fîl gibi …
EÇS VIII 344b … c-i âsımâna ser çekmiş çınâr ve kavak [ve] meşe ağaçlarının âdem beli kalınlığı dalları gûyâ ustura ile kesüp yere bırakmışlar.
EÇS IX Y49b … çe bin tuşe üzümü maslûb durur. Kimi biter kimi yiter. Ve yedi kerre üzüm verir dalları ve nihâlleri vardır. Hamd-i Hudâ hakîr dahi teberrüken iki salkım üzümden tenâv …
EÇS IX Y64b–Y65a … cemî‘i dağlarında olan çamlarda balısıra derler bir balı hâsıl olur. Cemî‘i çam dallarında beyâz beyâz ve diş diş olup biter ve bu balı bu çamlarda bir gûne kurdcuğaz hâs …
EÇS IX Y64b–Y65a … lup biter ve bu balı bu çamlarda bir gûne kurdcuğaz hâsıl olup çamların Y 65a dalların delik delik delüp tenâvül eder. Ba‘dehu mezkûr kurdlar çam kabukları ve nihâlle …
EÇS IX Y105b Ammâ cemî‘i kuvveti dallarına müstevlî olmuşdur. Cümle şu‘beleri üç yüz daldır. Ve her dalın cüssesi birer ve …
EÇS IX Y105b … r, eyle kalındır. Ve her biri bir gûne sâye salmış nihâl-i sâyebândır. Ve cümle dalları serâperde-i Süleymanî-misâl cevânib-i erba‘asına yayılmışdır. Ve altına âyende …
EÇS IX Y105b … âyende vü revende müsâfirîn bir hoş safâ etsünler deyü sâhibü'l-hayrâtlar cümle dalları altına yetmiş yedi sütûn-ı dırahtlar ve mermer ve sommâkî amûdlar diküp cemî‘i …
EÇS IX Y105b … altına yetmiş yedi sütûn-ı dırahtlar ve mermer ve sommâkî amûdlar diküp cemî‘i dalları bu amûdlar üzre durur. Ba‘zı direkler ardıc ve servi ve mîşe ve çam sütûnlardır …
EÇS IX Y105b … zı direkler ardıc ve servi ve mîşe ve çam sütûnlardır. Ammâ gâyetü'l-gâye kalın dalları altına yedi ve sekiz sommâkî amûd-ı müntehâlar dikilmişdir ve ba‘zı dalları alt …
EÇS IX Y105b … lın dalları altına yedi ve sekiz sommâkî amûd-ı müntehâlar dikilmişdir ve ba‘zı dalları altına beyâz mermer sütûnlar dikilmişdir. El-hâsıl cümlesi yetmiş yedi sütûndur …
EÇS IX Y105b Hikmet-i Hudâ ba‘zı dalları ol sütûn-ı müntehâlar üzre dura dura mezkûr dalların ağırlığından mermer sütûnl …
EÇS IX Y105b Hikmet-i Hudâ ba‘zı dalları ol sütûn-ı müntehâlar üzre dura dura mezkûr dalların ağırlığından mermer sütûnlar dalların vücuduna gömülüp mezkûr dallar dahi cüsse …
EÇS IX Y105b … sütûn-ı müntehâlar üzre dura dura mezkûr dalların ağırlığından mermer sütûnlar dalların vücuduna gömülüp mezkûr dallar dahi cüssedâr oldukça hevâya münkalib olup mezkû …
EÇS IX Y105b … ya kaldırup bu hâl üzre bir meydân-ı azîm sâyesi dutup koyah olmuşdur. Ve ba‘zı dalları cânib-i erba‘asına iki yüz üç yüz adım kol kanat misâli yayılup ba‘zı evlerin v …
EÇS IX Y106a Ve bu dıraht sâyesinin garb tarafı dalları altında handak kenârında tâ aşağı çârşû başına varınca iki yüz adım bir soffadı …
EÇS IX Y106a … çâh-ı mâ dahi câmi‘in kapusu dibinde vâki‘ olmuşdur. Makaraları mezkûr çınârın dallarına bağlıdır. Bir âb-ı hayât sudur, cümle keştiyânlar andan sulanır, aceb âsâr-ı ha …
EÇS IX Y106a Ve Hikmet-i Hudâ bu çınârın niçe bin dalları birbirine halka halka bağlanup çim-ender-çim olmuşdur. El-hâsıl garîb ü acîb ib …
EÇS X Y230b … r hayız görür. Âdem gibi beynisi vardır, anı kat‘ etsen hûrmâ kurur, ammâ gayrı dalların kessen dahi serâmed olur. Ve hûrmâ beynisine kalbü'l-belah derler, gâyet lezîz …
EÇS X Y230b … eynir gibi süd lezzetinde bir gûne lezîz şeydir. Nahl-i hûrmânın tâ depesindeki dalları içindeki iliflerin mâbeyninde olur.
EÇS X Y231a "Lutf eyle, kesme, dahi tâze ağacdır. Âh ne güzel dalları ve budakları ve yaprakları var, kesme, meyve versin" deyü ricâ etdikçe herîf ba …
EÇS X Y236b Ve cümmeyz dahi gâyet çokdur. Çınâr ağaçları gibi dıraht-ı müntehâların dallarında olmayup şeçerin kalın gevdelerinde olur. Turfa mesîre dırahtdır. İncîr gibi bir …
EÇS X Y237a … îh dırahtı: Bu dahi ceviz ağacına benzer bir ağaçdır, ammâ yaprakları hurdedir. Dallarında salkım salkım tesbîhler biter, kemâlin buldukda delüp tesbîh ederler. Ve "Sübha …
EÇS X Y237b … ud ağacı rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur. Vücûdun dörd âdem kucaklar. Ammâ cemî‘i dalları sarâyın havlısın sâyedâr edüp cümle dalları altında kırk elli sütûnlar vardır. …
EÇS X Y237b … dun dörd âdem kucaklar. Ammâ cemî‘i dalları sarâyın havlısın sâyedâr edüp cümle dalları altında kırk elli sütûnlar vardır. Ve sâyesi bir azîm dîvânhânedir. Ve mastabas …
EÇS X Y311b … niçe kerre yüz bin âdem kellesi kadar samanlı balçık toplar yapdılar, ve hûrmâ dallarından kırk elli dâne şûhalar yapup içlerin mezkûr kelle kadar balçıklar ile leb-ber-l …
EÇS X Y363a–Y363b … beri öte geçerler. Ammâ yüzden mütecâviz âdem cüssesi kalınlığı berg [ü] bârlı dallarının ucları yere saplıdır. Gûyâ bir hayme-i nühtâk-otak gibi olup altına bin âdem sı …
EÇS X Y363b … böyle biliriz", deyü nakl ederler. Ammâ bin yaşından ziyâde olması mukarrerdir. Dalları aşağı eğilmişdir. Hulâsa-i kelâm akıl ermez bir temâşâgâh ve bir sun‘-ı Hudâ'dı …
EÇS X Y363b … ol şecerin kökleri yerden çıkup şâhaları yere nüzûl edüp kâtil cühûdları cümle dalları bürüyüp dallar cühûdları ura ura helâk edüp vücûd-ı şecer âh [u] vâh-ı peygambe …
EÇS X Y435b … zı gemiler bu şab ağacına uğrayup pâre pâre olur. Eğer gemi kavî-binâ ise şapın dalları ve budakların kırup kütür kütür ubûr eder. İncü bu şapların dibinde olur. Ve bu …
EÇS X Y446a … ûdu pâre pâre dilim dilim olmuş ve cümle şu‘ubları (ve) sernigûn olmuş ve ba‘zı dalları zemîne girüp yine andan cüssedâr nihâller peydâ olmuş. Bu kerre bu dalların ber …
EÇS X Y446a … a‘zı dalları zemîne girüp yine andan cüssedâr nihâller peydâ olmuş. Bu kerre bu dalların berg [ü] bârları aslının varakına ve meyvesine zerre kadar müşâbeheti yok. Aslı …
EÇS X Y446a "Seni keserim, âgâh ol" dese derhâl bu dırahtın dalları ve budakları berg-i hazân gibi dir dir ditreyüp havfından ba‘zı yaprakları dökü …