İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dama*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
31
isabet
27 cümle/beyitte
11,5
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
12
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2711,0
Dede Korkut Kitabı4123,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–31 / 31

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dama*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 112b … / Vîrân oluruz kaçan kim âbâd olsak / Şol murg-ı hümâ perver-i aşkız biz kim / Dama düşeriz kafasdan âzâd olsak.
EÇS I 130b … fıçıları ile sular hâzırdır, ihtimâldir kim tuç eridirken âteşinden bir şerâre dama isâbet ederse dam üzre gezen âdemler sular ile ol âteşi teskîn ederler.
EÇS I 210b … ikâye-i münâsib}: Bir kerre Yıldırım Hân, cümle ulemâya gazab edüp cümlesin bir dama doldurup âteşe yakmak ister, üç gün üç gece niçe bin âdem ricâ eder, ricâları k …
EÇS II 252b … kûnda nazîri yokdur. Her dânesi mutabbak verd-i hamrâ gibi olup râyihası âdemin damağın mu‘attar eder. Ve her biri şapsız beşer altışar dirhem gelir karanfili hâsıl ol …
EÇS II 288b … yaz gelir derler, ammâ görmedim", der. Hatta bir kerre bir kedi bir damdan bir dama pertâb ederken mu‘allakda donup kalır. Sekiz aydan Nevrûz-ı Harzemşâhî geldikde …
EÇS II 327a … lânik kurbunda Sidirkapsi'de ve niçe yerlerde dahi ma‘âdinler vardır ammâ rakîk damarlardır . Ammâ bu Canha şehri gümüşhanesinin damarı bi-emrillahi Te‘âlâ yedi koldan kol …
EÇS II 327a … hi ma‘âdinler vardır ammâ rakîk damarlardır. Ammâ bu Canha şehri gümüşhanesinin damarı bi-emrillahi Te‘âlâ yedi koldan kol kalınlığı damarlar ve cümlesi kurşumsuz hâl …
EÇS II 327a … Canha şehri gümüşhanesinin damarı bi-emrillahi Te‘âlâ yedi koldan kol kalınlığı damarlar ve cümlesi kurşumsuz hâlis gevherlerdir ve hâlâ bu şehr içre Emîn mahallesinde …
EÇS II 349b … r sirebresi vardır. Zîr-i zemînde yedi tamardır. Bi-emri Hudâ günden güne kalın damarlar çıkmadadır.
EÇS II 351b–352a … lap Allah belâların vire. Ne deyelim, kor giresi boğazları doydukdan sonra ıssı dama girüp şarâb hörpüldederler ve o kızıl kekremsi başlarına birer çanak çeküp ‘bre …
EÇS II 351b–352a … deyü baltalar ile urup avret ve oğlan isterler. Cümle ehl [ü] evlâdlarımızı bir dama dıkdık. Giceyle damım kurdalayup bir yanından delüp avret ve oğlan çıkarmışlar. …
EÇS III 45b–46a … i yerine varup Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün cümle kemikler üzre sinirler ve damarlar bağlanup üstüne deriler halk olup ba‘dehû cümlesi hayât bulup ayak üzre kalkup …
EÇS III 62a … nda bu Mar‘aş eyle ma‘mûr imiş kim şehrin bir ucundan bir tarafına horos damdan dama sıçrayup bir dâma giriftâr olmazmış. Hâlâ yine bir ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. B …
EÇS III 100a–100b … dahi tüfenk atılmayup herkes merd-i meydânlığın ızhâra başlayup herkesin cür’et damarları hareket etti. Ammâ Hudâ âlimdir, onlar gafletde iken basılup bu kadar ceng-i Al …
EÇS III 114b … ivâyet eder kim, vech-i arzda cümle uyûn-ı sağîr ü kebîr beden-i insânda cemî‘i damarlar niçe ise yire yüz bin hayât veren damarları cümle sulardır, demişler. Sûre ⟦Ara …
EÇS III 114b … sağîr ü kebîr beden-i insânda cemî‘i damarlar niçe ise yire yüz bin hayât veren damarları cümle sulardır, demişler. Sûre Arapça der. Cemî‘i zîrûh olan mahlûk-ı Hudâ'ya …
EÇS IV 236a … nda olan hokkabâz ve sürâhîbâz ve ol sihirbâz maymuncuların sözlerine uyup Kürd damarları depreşüp bir nâ-şer‘ ü nâ-hemvâr işde bulunmayasın ve her tarafında meştâ olan …
EÇS IV 397a–397b … değildir. İblîs-i telbîs Nasîbîn şehrine girmek değil vücûd-ı benî Âdemin cümle damarlarına bile girüp kan ile beden-i insânda gezer deyü Müslim [ü] Buhârî'de hadîs-i sahî …
EÇS V 79a–79b … kılıç ile urup mecrûhen yatdığın görünce aklım başımdan gidüp gayret-i hamiyyet damarları depreşüp,
EÇS V 181b … ıniçün başka maktû‘ü'[l]-kadem ve mefrûzü'l-kalem hükûmetdir. Hâlâ üç kol gümüş damarları var. Ka‘r-ı zemîninden mücrimler cevherin çıkaru[p] mu‘âf [u] müsellem re‘âyâla …
EÇS VI 20b … ve bâğlara ol kadar dıraht-ı serâmedleri kırup bu derece içine döküp eyle domuz damalar( ?) ve hûk-i beyâbân bâmları ve gûnâ-gûn kemîngâhları kefereler ile pür eyleyüp b …
EÇS VII 127a … şîvekârlık ile herkesin murâd u merâmları üzre hizmet etdiklerinde âdemin sehâ damarları depreşüp cândan azîz şeylerin ol uryân hâlde iken vermek mukarrerdir. Tâ bu mer …
EÇS VII 159b–160a … e 160a gibi suyunu emüp içdik. Hakkâ ki gûyâ hayât-ı câvidân bulup recûliyyet damarlarımız harekete gelüp etrâf [u] eknâfda olan Tavustân mahbûbelerine nazar etmeğe başla …
EÇS VIII 267b … a‘yân-ı şehir dükkânlarda ve kahvehânelerde oturu[p] tavla ve satranç ve kûs ve dama ve mankala oynayup eğlenirler, zîrâ gâyet cezîre yerdir.
EÇS IX Y87a … ârı var kim her dânesi keklik beyzası kadar vardır. Gâyet ter olduğundan âdemin damağında mahv olup cirminden nişân kalmaz. İncîri ve nârı ve engûrü ve limonu ve turuncu …
EÇS X Y227b/mük … müzeyyen imiş kim Nîl kenârında olan sarây-ı âlîlerin damları üzre horos damdan dama pertâb ederek Bulak'dan Eski Mısır'dan Makdonya şehri ki Kademü'n-Nebî olan mah …
EÇS X Y321b … kezâlik on iki sâ‘at İskenderiyye-i atîka varınca sutûhdan sutûha dam u bâmdan dama horos pertâb ederek dâma giriftâr olurmuş.
DK IV 54 öŋinçe yorıtduŋ-mı dili damaġı ḳurıyup dört yanına baḳdurduŋ-mı ḳara gözden acı yaşın dökdürdüŋ-mi ḳadun ana b …
DK V 44 … oylarsın göz açuban gördügüm köŋül virüp sevdügüm ḳoç yigidüm şah yigidüm ṭatlu damaġ virüp ṣorışduġum bir yaṣduḳda baş ḳoyup emişdügüm ḳarşu yatan ḳara ṭaġları send …
DK VI 95 … tandur öginmek-ile 'avrat er olmaz ala yorġan içinde senüŋ-ile ṭolaşmadum ṭatlu damaġ ṭatubanı ṣorışmadum al duvaġum altından söyleşmedüm tiz sevdüŋ tiz uṣanduŋ ḳava …
DK VI 102 … -midüm didi ıraġından yaḳınından gelişdiler gizlü yaḳa ṭutuban yilişdiler ṭatlu damaġ virüben ṣorışdılar aġ boz atlar