… e kâmil üç bin pây-beste forsa pâyzen temelin ka‘r-ı zemîne endirüp kûhkenlerin
darb-ı
tîşeleri sadâsın ka‘r-ı zemînde hamele-i dünyâ olan sevr istimâ‘ ederdi. Tâ bu …
Evvelâ zemîni mukaddemâ Ebü'l-feth binâ etdiği Sarây-ı Atîk'in nısfın bölüp Süleymân Hân bu câmi‘i deryâya nâzır bir kûh-ı bülend üzre bir câmi‘-i bî-mânend binâ etdi. Cemî‘i memâlik-i Âl-i Osmân'da ne kadar bin üstâd-ı kâmil mi‘mâr u bennâ vü ummâl u seng-trâş ve mermer-bür var ise cem‘ edüp üç sene kâmil üç bin pây-beste forsa pâyzen temelin ka‘r-ı zemîne endirüp kûhkenlerin darb-ı tîşeleri sadâsın ka‘r-ı zemînde hamele-i dünyâ olan sevr istimâ‘ ederdi. Tâ bu mertebe ka‘r-ı zemîne varınca hafr edüp andan esâsına rıhtım binâ ile üç senede vech-i arza esâs binâ çıkup zâhir oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… kim Galata'dan murâd edinüp Süleymâniyye atebe-i süflîsin urup meksûr ede. Hâlâ
darb
âsârı zâhirdir kim temâşâgâh-ı ünâsdır.
Ve haremin sağ cânibindeki kapunun iç yüzünde çâr-kûş[esi]nde mevzûn bir sommâkî üzre bir haç yazılmışdır. Üstâd anı hakk edüp yine âsâr-ı haç zâhirdir. Küffâr bu taşa bir milyon mâl verüp vermemişlerdir. Âhir-i kâr bir deryâ şâdumânı mahallinde Galata'da yatan kâfir galyonlarının direği üzerinden bir şâhî top güllesini kasden atup tâ Süleymâniyye câmiinin {sol} harem kapusunun aşağı eşiğin kırup top güllesi gelüp mezkûr haçlı sommâkî üzre karâr etmişdir. Ammâ yerde olmağile bir zarar isâbet etmemişdir. Me’âl-i kelâm oldur kim mel‘ûn Freng-i bed-reng ne adâvetdir ve ne mertebe üstâd topcusu vardır kim Galata'dan murâd edinüp Süleymâniyye atebe-i süflîsin urup meksûr ede. Hâlâ darb âsârı zâhirdir kim temâşâgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b ·
metinde göster ·
Bu diyâr dahi sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed-i Râbi‘'in darb-ı şimşîr-i âteş-tâbiyle be-dest-i serdâr-ı mu‘azzam Gâzî sa‘id [u] şehîd efendimiz Seydî Ahmed Paşa feth edüp senevî bin kîse mâl ve bin kîse hedâyâ vermek üzre merhûm u mağfûrun-leh efendimiz Melek Ahmed Paşa re’yiyle Apopi Mihal nâm bî-nâm-ı güm-nâm bed-nâmı kıral nasb olunup Âl-i Osmân'a eyâlet-i Erdel erzel iken tâbi‘ olup rezâletden halâs oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… tleri sene 974 târîhinde vâkı‘ olup yedinci gün mürûrunda Seğitvar kal‘ası dahi
darb-ı
şemşîr ile vezîr-i Âsaf-tedbîrin hüsn-i tedbîriyle yetmiş gün pâdişâhın şikeste …
Bu fütûhâtdan on gün mukaddem pâdişâh-ı mağfûrun vedâ‘-ı fânî edüp saltanat-ı câvidânîye rıhletleri sene 974 târîhinde vâkı‘ olup yedinci gün mürûrunda Seğitvar kal‘ası dahi darb-ı şemşîr ile vezîr-i Âsaf-tedbîrin hüsn-i tedbîriyle yetmiş gün pâdişâhın şikeste-hâtırlığın ve merhûm olduğun hâsodalıların bile âgâhı olmayup Seğitvar kal‘ası ve Göle kal‘ası ve Komar kal‘asını Süleymân Hân'ın ölüsü aldı derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57b ·
metinde göster ·
… hlivân mukâbil duramazdı. Her üstâdın elbette bir cânibin muhâlif bulup ana bir
darb
ururdu kim top karşu verenin matrak topundan güzer edüp başına "Matrak-tırak" d …
Mu‘arref-i diğer: Ve matrakbâzlıkda ol kadar üstâd-ı kâmil çâpük ü çâlâk âmil idi kim anın mukâbelesine bir pehlivân mukâbil duramazdı. Her üstâdın elbette bir cânibin muhâlif bulup ana bir darb ururdu kim top karşu verenin matrak topundan güzer edüp başına "Matrak-tırak" deyüp ururdu. Ammâ matrakbâzlıkda yüz altmış benddir, ancak yetmiş bendin bilürdü. Ammâ icrâsına kâdir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72b ·
metinde göster ·
… bilâ-ceng [ü] cidâl kal‘a-i Azak dest-i Âl-i Osmân'a bu takrîb ile girdi. Hâlâ
darb-ı
meseldir kim,
Def‘a-i sânîde Serdâr Cüvân Kapucubaşı sene-i âtîde yine deryâ-misâl askeri Azak deryâsında şinâverlik edecek üç yüz pâre firkate asker-i İslâm doldurup ke'l-evvel kânûn üzre donanma-yı hümâyûn ile berren ve bahren bu kadar yüz bin asker kal‘a-i Azağ'ı ihâta edüp küffârdan bir sît [ü] sadâ olmayup cümle Kazak-ı âk'ın karârları firâra mübeddel olup kal‘anın esâsın hâli üzre bırağup dâr-ı nîrâna gitmişler. Hamd-i Hudâ bilâ-ceng [ü] cidâl kal‘a-i Azak dest-i Âl-i Osmân'a bu takrîb ile girdi. Hâlâ darb-ı meseldir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
Bu kârhâne içre yüz aded tuç havânlardır kim her biri onar kantâr gelir tuç havânlardır. Ve gûnâ-gûn çarhları vardır kim görmeğe muhtâcdır, takrîr ile fehm olunmaz. Nehir üzre çarhları ve dollâbları vardır. Nehrin bendlerin açup dollâblar deverân etdikce içeride çarhlar dönüp kırkar ellişer vukıyye demir desteler darb edüp havân içre bârûdu döğüp cümle huddâmlar ağaçlar ile havân içini karışdırmadadırlar. Allâhümme âfinâ, demir el havâna dokunursa âteş çıkup cümle huddâmları tayr-ı ebâbîl gibi hevâya perrân giderler, bir muhâtara yerdir, temâşâsında dahi hüsn yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145b ·
metinde göster ·
… darb başda ve kaşda ve bıyıkda ve rîşde ve kirpikde idi kim tavsîf olundu. Dörd
darb
dahi fakr yolundadır demişler.
Geldik imdi bâlâda tastîr olunduğu üzre çâr-darb başda ve kaşda ve bıyıkda ve rîşde ve kirpikde idi kim tavsîf olundu. Dörd darb dahi fakr yolundadır demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
urup el çarparak maval ırlayarak bir hây-hû ile alayköşkü dibinden ubûr ederler …
Bu esnâf-ı akkâmân kendüleri gûnâ-gûn libâs-ı fâhireler ile mülebbes edüp ve sefere me’mûr olan vüzerâların tahtırevânların zeyn edüp bin yedi yüz tahtırevân, nakş-ı nigârhâne-i Çîn-misâl bezenüp ve katırların dahi akmişe-i fâhireler ile tezyîn edüp cümle akkâmân pür-silâh olup mahmil-i şerîf yanında alayında "Allâ[h] yansuru's-sultân" deyü def [u] kudüm [ve] makrafalara darblar urup el çarparak maval ırlayarak bir hây-hû ile alayköşkü dibinden ubûr ederler kim sadâları evce peyveste olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161b ·
metinde göster ·
… âne-i azîmi ve yigirmi çift beyâz şütürler üzre seksen aded kös-i hâkâniyânlara
darblar
urup ubûr etdüklerinde gulgule ve velvelesinden istimâ‘ eden benî âdemin beynis …
Bunların ardı sıra Âl-i Osmân'ın on ikişer kat mehterhâne-i azîmi ve yigirmi çift beyâz şütürler üzre seksen aded kös-i hâkâniyânlara darblar urup ubûr etdüklerinde gulgule ve velvelesinden istimâ‘ eden benî âdemin beynisi mağzı ağzından çıkup görmeyen âdem dem-beste olur. Esnâf-ı habbâzân tâ bu mertebe muhteşemâne dârât [u] azemetle alay etmeğe ruhsat verilmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161b ·
metinde göster ·
On üçüncü, evsâf-ı emîn-i Darbhâne-i Âl-i Osmân: -İslâmbol içre birdir kim Sultân Bâyezîd kurbünde darbhâne-i azîmdir. {Kefere asrında kîmyâ sâhibi bir papasın dârü'l-bevârı idi. Ba‘dehu mâl-ı kîmyâ ile bir deyr-i azîm inşâ etdi. Sultân Mehemmed Hân deyri ve hâneyi münhedim edüp darbhâne edüp hâlâ eser-i deyri ma‘lûmdur ve hâlâ} cânib-i erba‘ası kal‘a-misâldir. Emîni ba‘zı zamân kubbe-nişîn vezîrler olur. Zîrâ ol mahalde cülûs olup sikke tasîh olduğu mahal yevmiyye on kantâr gümüş işlenüp ve bir kantâr altun işlenüp memsûk olup altununa şerîfî derler kim hattında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
azîmdir. {Kefere asrında kîmyâ sâhibi bir papasın dârü'l-bevârı idi. Ba‘dehu mâ …
On üçüncü, evsâf-ı emîn-i Darbhâne-i Âl-i Osmân: -İslâmbol içre birdir kim Sultân Bâyezîd kurbünde darbhâne-i azîmdir. {Kefere asrında kîmyâ sâhibi bir papasın dârü'l-bevârı idi. Ba‘dehu mâl-ı kîmyâ ile bir deyr-i azîm inşâ etdi. Sultân Mehemmed Hân deyri ve hâneyi münhedim edüp darbhâne edüp hâlâ eser-i deyri ma‘lûmdur ve hâlâ} cânib-i erba‘ası kal‘a-misâldir. Emîni ba‘zı zamân kubbe-nişîn vezîrler olur. Zîrâ ol mahalde cülûs olup sikke tasîh olduğu mahal yevmiyye on kantâr gümüş işlenüp ve bir kantâr altun işlenüp memsûk olup altununa şerîfî derler kim hattında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… le bir deyr-i azîm inşâ etdi. Sultân Mehemmed Hân deyri ve hâneyi münhedim edüp
darbhâne
edüp hâlâ eser-i deyri ma‘lûmdur ve hâlâ} cânib-i erba‘ası kal‘a-misâldir. Emîn …
On üçüncü, evsâf-ı emîn-i Darbhâne-i Âl-i Osmân: -İslâmbol içre birdir kim Sultân Bâyezîd kurbünde darbhâne-i azîmdir. {Kefere asrında kîmyâ sâhibi bir papasın dârü'l-bevârı idi. Ba‘dehu mâl-ı kîmyâ ile bir deyr-i azîm inşâ etdi. Sultân Mehemmed Hân deyri ve hâneyi münhedim edüp darbhâne edüp hâlâ eser-i deyri ma‘lûmdur ve hâlâ} cânib-i erba‘ası kal‘a-misâldir. Emîni ba‘zı zamân kubbe-nişîn vezîrler olur. Zîrâ ol mahalde cülûs olup sikke tasîh olduğu mahal yevmiyye on kantâr gümüş işlenüp ve bir kantâr altun işlenüp memsûk olup altununa şerîfî derler kim hattında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… etse emîn elinde mutlak hatt-ı şerîfi vardır, ol ân amân vermeyüp ellerin kesüp
darbhâne
kapusu önüne bırağırlar. Ve sikke urucuları gelişde ve gidişde uryân edüp ararl …
Esnâf-ı kehleciyân: Nefer 100, bunlar çekilmiş teli hurda hurda kesdikleriyçün kehleciler derler. Bu esnâfın kimi dolabcı ve kimi telci ve kimi haddeci ve kimi cilâcı ve kimi sayacı ve kimi sikkeci ve kimi sübûkeci ve kimi vezneci ve kimi arayıcı ve kimi yassılayıcı ve kimi sarrâf ve kimi dîdebân ve kimi perdâhtcı ve'l-hâsıl imâm ve mü’ezzinlerine varınca bevvâblarıyla yetmiş esnâf kavmdir. Ammâ birinden bir zelle sâdır olup bir kalb şey etse emîn elinde mutlak hatt-ı şerîfi vardır, ol ân amân vermeyüp ellerin kesüp darbhâne kapusu önüne bırağırlar. Ve sikke urucuları gelişde ve gidişde uryân edüp ararlar. Ve herkese vezzânlar terâzû ile tartup verir ve tartup sayup hisâbile alır. Aceb mazbût kârhâne-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
vardır ammâ sikkesin görüp ma‘lûmumuz olan bu vilâyetlerdir kim cümlesi altmış …
Niçe yerlerde dahi darbhâneler vardır ammâ sikkesin görüp ma‘lûmumuz olan bu vilâyetlerdir kim cümlesi altmış darbhâne kaldı. Mâ-tekaddem dahi ziyâde idi. Sikke kalp olmasın içün niçe yerde olan darbhâneleri ref‘ etdiler. Hakîr ekseriyyâ mezkûr vilâyetlerin derâhimlerini görüp ve niçesine teberrüken nâ’il olduk. Ammâ hâlâ zamânımızda İslâmbol darbhânesi'nden hâlis ayâr işler darbhâne yokdur, meğer Bağdâd ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
… vardır ammâ sikkesin görüp ma‘lûmumuz olan bu vilâyetlerdir kim cümlesi altmış
darbhâne
kaldı. Mâ-tekaddem dahi ziyâde idi. Sikke kalp olmasın içün niçe yerde olan dar …
Niçe yerlerde dahi darbhâneler vardır ammâ sikkesin görüp ma‘lûmumuz olan bu vilâyetlerdir kim cümlesi altmış darbhâne kaldı. Mâ-tekaddem dahi ziyâde idi. Sikke kalp olmasın içün niçe yerde olan darbhâneleri ref‘ etdiler. Hakîr ekseriyyâ mezkûr vilâyetlerin derâhimlerini görüp ve niçesine teberrüken nâ’il olduk. Ammâ hâlâ zamânımızda İslâmbol darbhânesi'nden hâlis ayâr işler darbhâne yokdur, meğer Bağdâd ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
… âne kaldı. Mâ-tekaddem dahi ziyâde idi. Sikke kalp olmasın içün niçe yerde olan
darbhâneleri
ref‘ etdiler. Hakîr ekseriyyâ mezkûr vilâyetlerin derâhimlerini görüp ve niçesi …
Niçe yerlerde dahi darbhâneler vardır ammâ sikkesin görüp ma‘lûmumuz olan bu vilâyetlerdir kim cümlesi altmış darbhâne kaldı. Mâ-tekaddem dahi ziyâde idi. Sikke kalp olmasın içün niçe yerde olan darbhâneleri ref‘ etdiler. Hakîr ekseriyyâ mezkûr vilâyetlerin derâhimlerini görüp ve niçesine teberrüken nâ’il olduk. Ammâ hâlâ zamânımızda İslâmbol darbhânesi'nden hâlis ayâr işler darbhâne yokdur, meğer Bağdâd ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
… lerini görüp ve niçesine teberrüken nâ’il olduk. Ammâ hâlâ zamânımızda İslâmbol
darbhânesi'nden
hâlis ayâr işler darbhâne yokdur, meğer Bağdâd ola.
Niçe yerlerde dahi darbhâneler vardır ammâ sikkesin görüp ma‘lûmumuz olan bu vilâyetlerdir kim cümlesi altmış darbhâne kaldı. Mâ-tekaddem dahi ziyâde idi. Sikke kalp olmasın içün niçe yerde olan darbhâneleri ref‘ etdiler. Hakîr ekseriyyâ mezkûr vilâyetlerin derâhimlerini görüp ve niçesine teberrüken nâ’il olduk. Ammâ hâlâ zamânımızda İslâmbol darbhânesi'nden hâlis ayâr işler darbhâne yokdur, meğer Bağdâd ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
… en nâ’il olduk. Ammâ hâlâ zamânımızda İslâmbol darbhânesi'nden hâlis ayâr işler
darbhâne
yokdur, meğer Bağdâd ola.
Niçe yerlerde dahi darbhâneler vardır ammâ sikkesin görüp ma‘lûmumuz olan bu vilâyetlerdir kim cümlesi altmış darbhâne kaldı. Mâ-tekaddem dahi ziyâde idi. Sikke kalp olmasın içün niçe yerde olan darbhâneleri ref‘ etdiler. Hakîr ekseriyyâ mezkûr vilâyetlerin derâhimlerini görüp ve niçesine teberrüken nâ’il olduk. Ammâ hâlâ zamânımızda İslâmbol darbhânesi'nden hâlis ayâr işler darbhâne yokdur, meğer Bağdâd ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
bâlâda tahrîr olunan esnâfları araba ve tahtırevânlar üzre dükkânların delikli …
Ezîn-cânib bu İslâmbol darbhânesi'nin bâlâda tahrîr olunan esnâfları araba ve tahtırevânlar üzre dükkânların delikli altun ve çil akçe ile zeyn edüp her fırkası birer gûne arz-ı kâlâ ederek sikke urucular akçe keserek alay ile ubûr ederler. Ardları sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı gümüş arayıcıyân: Ağa bir, neferât üç yüz, bunların kârhânesi
darbhâne
ve kârhâne-i kuyumcubaşı ve tamgacıbaşı kârhânesidir. Yeniçeri ocağından on ade …
Esnâf-ı gümüş arayıcıyân: Ağa bir, neferât üç yüz, bunların kârhânesi darbhâne ve kârhâne-i kuyumcubaşı ve tamgacıbaşı kârhânesidir. Yeniçeri ocağından on aded elleri hezârân deyenekli yoldaşlar ile İslâmbol içre kol dolaşup herkesin kîsesine nazar edüp eğer kalb akçesi var ise,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
içinde çâr-kûşe bir kulle-i azîmdir. Bu çuka emîni ve çuka nâzırı çorbacı ve cü …
Bu anbâr yine zikri sebkat eden darbhâne içinde çâr-kûşe bir kulle-i azîmdir. Bu çuka emîni ve çuka nâzırı çorbacı ve cümle tevâbi‘leri ve kâtibleriyle omuzlarında birer top çuka ile alayköşkü dibinden niçe yüz âdem ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
… üz çubuk tel etdirüp beş yüz çubuk tel ile şehzâde Süleymân'ın pâyine iki kerre
darb
edüp bin deyenek olmuş olup Şehzâde Süleymân âzâde olduğu meşhûr-ı âfâkdır. Hat …
Bir kerre bu Kostanta Süleymân şehzâdeye elem-zede olup "Bin deyenek uram" deyü yemîn eder. Âhir Süleymân Hân vâlidesi Kostanta'ya bin altun verüp cürmün afv etmeği ricâ eder, ricâsı makbûle geçmeyüp bin altunu Süleymân Hân'a haddeden tel çekdirüp beş yüz çubuk tel etdirüp beş yüz çubuk tel ile şehzâde Süleymân'ın pâyine iki kerre darb edüp bin deyenek olmuş olup Şehzâde Süleymân âzâde olduğu meşhûr-ı âfâkdır. Hattâ hakîr ol pîr Kuyumcu Kostantın'ı bir kaç kerre görmek olmuş idi. Pâdişâhlara girüp nakl edüp cemî‘i tekâlifden berî bir deyrî ve diri koca kefere idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186a ·
metinde göster ·
sikkezânına defter ile verirler. Kânûn-ı Selîm Hân'dır kim Selîm Hân hem kuyumc …
Ve kaçan kim bu sikkezânbaşı hîn-i cülûsda ve gayrı eyyâmda pûlâd-ı Nahçıvânî üzre bir hadîd sikke kazsa kapuculardan ihtiyâr kulle sofîlerinden üç aded sâlih ü müselmân âdemler nâzır olup anların huzûrunda sikke kazır, yohsa gayrı zamânda kazırsa ellerin keserler. Ve kazduğı sikkeleri mühürleyüp hîn-i mahalde Darbhâne sikkezânına defter ile verirler. Kânûn-ı Selîm Hân'dır kim Selîm Hân hem kuyumcu ve sikkezân ve zernişâncı [zerefşâncı?] idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı ehl-i kıble-i kuyumcıyân: Bir âdemdir, bedâsten önünde sâkindir. Ammâ
darbhâne
ehl-i kıblesi mukaddemâ başka tahrîr olmuşdur. Bu ehl-i kıbleler bir cevâhire b …
Esnâf-ı ehl-i kıble-i kuyumcıyân: Bir âdemdir, bedâsten önünde sâkindir. Ammâ darbhâne ehl-i kıblesi mukaddemâ başka tahrîr olmuşdur. Bu ehl-i kıbleler bir cevâhire bahâ takdîr edüp bir altun ve gümüş âvânî eşyâlara bahâ takdîr edüp taraf-ı şâhîden birer şâhî vazîfe-i mu‘ayyeneleri vardır. Bunlar dahi tevâbi‘leriyle ubûr ederken ba‘zı zî-kıymet eşyâlara bahâ takdîr ederek dükkânlarıyla ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 187a ·
metinde göster ·
… lîmhânesi ve Okmeydânı'nda Atıcılar tekyesidir. Ammâ cümle sekiz yüz pehlivân-ı
darbkârdır
.
Esnâf-ı pehlivânân-ı tîr-endâzân-ı hadeng-güzârân: Bunların dükkânları yokdur. Ancak kârhâneleri ta‘lîmhâneler ve Atmeydânı'nda yeniçeri ta‘lîmhânesi ve Okmeydânı'nda Atıcılar tekyesidir. Ammâ cümle sekiz yüz pehlivân-ı darbkârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·
… alkanlara ve su ile dolu şîşeler ve asılı yanmış kandîllere ve âyînelere ok ile
darb
urup delerek ubûr ederler. Bir fırkası dahi hilâl ile ve kaz yeleğiyle ve yazı …
Bunların pîri dahi Sa‘d ibn Ebî Vakkâs'dır. Bunların alayda kârları çilesine bir sinek konsa çilesi deprer yaylar ile saban demirlerine ve pûlâd-ı Nahşivânîlere ve tomruklar ve kalkanlara ve su ile dolu şîşeler ve asılı yanmış kandîllere ve âyînelere ok ile darb urup delerek ubûr ederler. Bir fırkası dahi hilâl ile ve kaz yeleğiyle ve yazı kalemleri ve şükûfe karanfîller ile çimşîr ve ceviz tahtalarına darb urup güzer ederler. Bir zümresi dahi yeleksiz okları katı yay ile hevâya atup yine hevâdan önüne enüp elile oku dutup bu gûne itmâm bulmuş pehlivânlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·
… leğiyle ve yazı kalemleri ve şükûfe karanfîller ile çimşîr ve ceviz tahtalarına
darb
urup güzer ederler. Bir zümresi dahi yeleksiz okları katı yay ile hevâya atup y …
Bunların pîri dahi Sa‘d ibn Ebî Vakkâs'dır. Bunların alayda kârları çilesine bir sinek konsa çilesi deprer yaylar ile saban demirlerine ve pûlâd-ı Nahşivânîlere ve tomruklar ve kalkanlara ve su ile dolu şîşeler ve asılı yanmış kandîllere ve âyînelere ok ile darb urup delerek ubûr ederler. Bir fırkası dahi hilâl ile ve kaz yeleğiyle ve yazı kalemleri ve şükûfe karanfîller ile çimşîr ve ceviz tahtalarına darb urup güzer ederler. Bir zümresi dahi yeleksiz okları katı yay ile hevâya atup yine hevâdan önüne enüp elile oku dutup bu gûne itmâm bulmuş pehlivânlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·
… 'dir kim Sultân Murâd huzûrunda bir yay çilesine dörd ok gezleyüp iki ok önünde
darb
urur, bir ok sağ omuzundaki darbe, bir ok sol omuzundaki darbe urup bir çileden …
Ammâ bu zümrenin üstâd-ı kâmili Ebezâde'dir kim Sultân Murâd huzûrunda bir yay çilesine dörd ok gezleyüp iki ok önünde darb urur, bir ok sağ omuzundaki darbe, bir ok sol omuzundaki darbe urup bir çileden dörd ok ile bir çekişde bir şastdan dörd darb urup bir kîse altun alduğı müsbetdir kim sihr-i helâl ma‘rifet-i acîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·
… ir yay çilesine dörd ok gezleyüp iki ok önünde darb urur, bir ok sağ omuzundaki
darbe
, bir ok sol omuzundaki darbe urup bir çileden dörd ok ile bir çekişde bir şastd …
Ammâ bu zümrenin üstâd-ı kâmili Ebezâde'dir kim Sultân Murâd huzûrunda bir yay çilesine dörd ok gezleyüp iki ok önünde darb urur, bir ok sağ omuzundaki darbe, bir ok sol omuzundaki darbe urup bir çileden dörd ok ile bir çekişde bir şastdan dörd darb urup bir kîse altun alduğı müsbetdir kim sihr-i helâl ma‘rifet-i acîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·
… yüp iki ok önünde darb urur, bir ok sağ omuzundaki darbe, bir ok sol omuzundaki
darbe
urup bir çileden dörd ok ile bir çekişde bir şastdan dörd darb urup bir kîse al …
Ammâ bu zümrenin üstâd-ı kâmili Ebezâde'dir kim Sultân Murâd huzûrunda bir yay çilesine dörd ok gezleyüp iki ok önünde darb urur, bir ok sağ omuzundaki darbe, bir ok sol omuzundaki darbe urup bir çileden dörd ok ile bir çekişde bir şastdan dörd darb urup bir kîse altun alduğı müsbetdir kim sihr-i helâl ma‘rifet-i acîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·
… sol omuzundaki darbe urup bir çileden dörd ok ile bir çekişde bir şastdan dörd
darb
urup bir kîse altun alduğı müsbetdir kim sihr-i helâl ma‘rifet-i acîbdir.
Ammâ bu zümrenin üstâd-ı kâmili Ebezâde'dir kim Sultân Murâd huzûrunda bir yay çilesine dörd ok gezleyüp iki ok önünde darb urur, bir ok sağ omuzundaki darbe, bir ok sol omuzundaki darbe urup bir çileden dörd ok ile bir çekişde bir şastdan dörd darb urup bir kîse altun alduğı müsbetdir kim sihr-i helâl ma‘rifet-i acîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189b ·
metinde göster ·