haçlı bayrakları ve niçe kelleleri sırıklar üzre ârâyiş-i nîze edüp Lofça şehri …
Andan ale's-sabâh cümlemiz atlanup seyishânelerimiz yükleyüp kâfirden aldığımız davulları ve haçlı bayrakları ve niçe kelleleri sırıklar üzre ârâyiş-i nîze edüp Lofça şehrine gidelim derken hemân bu Kabirova ağası yine bir alay haşerât ile gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
haçlı bayrakları kanda götürürsüz, elbette bize verin" deyü üzerimiz hücûm edin …
"Bu başları ve bu davulları ve haçlı bayrakları kanda götürürsüz, elbette bize verin" deyü üzerimiz hücûm edince biz dahi bir alay cânı acımış ehl-i sefer âdemler hâs ağası efendimizin başına üşüp kendüye ve tevâbi‘lerine balta ve külüngler urup bir kötek çekdik kim ta‘bîr olunmaz, zîrâ bu köyde yatdığımız gece cemî‘i hırsız kefereleri üzerimize taslît edüp tâ vakt-i sabâha dak bîdâr kaldık. Hamd-i Hudâ anın da intikâmın aldık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
Üç yüz hâneli ve bir câmi‘li müselmân köyüdür. Cümle halkı bize karşu çıkup
davulları ve
haçlı bayrakları görüp bize "Gazânız kutlu olsun" deyüp cümlemiz hânelerine kon …
Üç yüz hâneli ve bir câmi‘li müselmân köyüdür. Cümle halkı bize karşu çıkup davulları ve haçlı bayrakları görüp bize "Gazânız kutlu olsun" deyüp cümlemiz hânelerine kondurup sıyladılar, ya‘nî Tatarca i‘zâz u ikrâm etdiler. Hemân cümlemiz davul ve bayraklar ve kelleler ile Selvi kadısı mahkemesine varup ahvâl [ü] serencâmımız bir bir nakl etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm cümlemiz bu Lofça şehrine alay ile kelleler ve
davullar ve
haçlı peykerler ile şehre girüp doğru mahkeme-i Resûl'e varup ahvâl-i mâcerâmız …
Netîce-i kelâm cümlemiz bu Lofça şehrine alay ile kelleler ve davullar ve haçlı peykerler ile şehre girüp doğru mahkeme-i Resûl'e varup ahvâl-i mâcerâmız bir bir nakl etdikde cümle huzzâr-ı meclis,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55a ·
metinde göster ·
… rı mahlûl olan atlara tahmîl edüp ve cümle esîrleri kol kola kıvrak çatup cümle
davulları ve
torompete ve sûrnâları ve haçlı bayrakları cümle küffârların boğazlarına dakup …
Ba‘dehu yine terkilerimizi bağlayup atları şehîd olanlara atlar verüp ve sâ[’ir] esbâbları mahlûl olan atlara tahmîl edüp ve cümle esîrleri kol kola kıvrak çatup cümle davulları ve torompete ve sûrnâları ve haçlı bayrakları cümle küffârların boğazlarına dakup şâdımân ile nehr-i Raba kenârına varup iki sâ‘at cânib-i garba giderken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8b ·
metinde göster ·
… kellelerin birer dâne sırıkların üstüne ârâyiş-i nîze şekilli edüp ve kâfirlere
davulları ve
boruları ve torompetelerin çaldırarak ve haçlı bayrakların baş aşağı açdırarak …
Menzil-i Hunka: Bir vâsi‘ sahrâda bir mürtefi‘ topraklı bayırdır, ammâ amelî yığılmışdır. Anda bir gece gâyet tedârik üzre yatup ertesi ale's-seher cemî‘i kâfir kellelerin birer dâne sırıkların üstüne ârâyiş-i nîze şekilli edüp ve kâfirlere davulları ve boruları ve torompetelerin çaldırarak ve haçlı bayrakların baş aşağı açdırarak bir şenlik ve şâdımânlık ederek bir alay-ı azîm ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… llişer kargı ve kantar sırık mızraklar ve yedi aded mîr-i mîrânların mehterhâne
davulları ve
yedi bin altmış aded kelleleri birer keferelerin elindeki mızraklar üzre ârâyiş …
İbtidâ üç bin altmış kadar at ve üç yüz araba tüfeng üç yüz araba dağlarda bırakdığımız top gülleleri ve gayri cebehâne makûleleri her birinde kırkar ve ellişer kargı ve kantar sırık mızraklar ve yedi aded mîr-i mîrânların mehterhâne davulları ve yedi bin altmış aded kelleleri birer keferelerin elindeki mızraklar üzre ârâyiş-i nîze edüp geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70b ·
metinde göster ·
… ng etdiği mahalli zemînine vardık. Yeryüzünde at ve eşek ve hınzîrlar ve küp ve
davullar ve
tekne ve uçları sırıklı furûn paçavraları ve birkaç dâne fîl-i Mengerûsî leşler …
Ba‘de[hu]152a ale's-sabâh bir hayli yârân pür-silâh eyleyüp hevâda oburların ceng etdiği mahalli zemînine vardık. Yeryüzünde at ve eşek ve hınzîrlar ve küp ve davullar ve tekne ve uçları sırıklı furûn paçavraları ve birkaç dâne fîl-i Mengerûsî leşleri ve mezârdan çıkmış âdem leşleri ve bardak ve çanak [ve] hasîr ve yılan ve çıyan ve keçiler ve koyunlar ve ayuların ölüleridir ve niçe yüz bin gûne mûhiş şeylerden zemîn-i çemenzâr görünmez olmuş. Ve ba‘zı ayağı demirli esîr-i âdem leşleri ve gûnâ-gûn şişmiş hayvânât leşleri çok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151b–152a ·
metinde göster ·
zurnaları ile kefereleri sayd edüp mezkûr Petriç kasabasında ve Köstendil şehri …
Husûsan sene 1062 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimizle Sofya-i sâfiye vâlîsi iken Kemalî Halîl Ağa ile ol dağlara on bin aded re‘âyâlar ile pür-silâh olup hayduk kâfirleri şikâr ederken bu dağlarda 376b günde kırk elli aded sığır kadar sığınlar ve karacalar ve tablalı ve yağmu[r]calar ve bu kadar tavşanlar sayd [u] şikârlar edüp kanlı kebâblar yeyerek beher yevm kırk elli mikdârı hayduk kâfirleri dahi davulları ve zurnaları ile kefereleri sayd edüp mezkûr Petriç kasabasında ve Köstendil şehrinde ve Dobniçse kasabasında ve Samakov şehrinde ve Sofya şehrinde sayd olunan kâfirleri cümle köşe köşe salb edüp gazâlar etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a–376b ·
metinde göster ·