… zre Sultân Çoban cisri dahi bir azîm muvassatdır ammâ bu cisr-i Batmân'a mânend
değildir. Hatta
Bursa şehri içre cebel-i Ruhbân'dan gelen nehr-i Irgandı üzre cisr-i Irgandı'yı …
Bu cisr-i bî-hemetânın Hazzo tarafındaki hânda Hazzo beği âdemleri ubûr eden tüccârdan bâc alurlar. Mefârikîn tarafındaki hânda (---) beği âdemleri bâc alırlar, ammâ bu hân dediğimiz binâdan taşralarda bir âsâr-ı binâ yokdur. Cümle cisrin iki tarafı altında hân-ı azîmlerdir. Gerçi eyâlet-i Erzurûm'da 220a Hasan kal‘ası sahrâsında nehr-i Araz üzre Sultân Çoban cisri dahi bir azîm muvassatdır ammâ bu cisr-i Batmân'a mânend değildir. Hatta Bursa şehri içre cebel-i Ruhbân'dan gelen nehr-i Irgandı üzre cisr-i Irgandı'yı bu Batmân cisri gibi murâd edinmişler ammâ ne münâsebet, anın yanında bu cisr-i Batmân kehkeşân-âsâ semâya kad çeküp zirve-i evce kemend-i bî-mânend atmışdır. Hakkâ ki üstâd-ı mühendis var makdûrun sarf edüp ol binâ-yı bânî bu cisrde tasarruflar etmişdir kim atlas-ı gerdûnda eyle bir kârgîrlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Zîr u bâlâsından zirve-i a‘lâsına varınca Diyârbekir kal‘ası taşından taş döşenmişdir kim çakmak taşı anın yanında rahmetdir. Yedi yüz seneden berü bu cisr üzre bu kaldırım asla fenâ bulmayup gûyâ bennâ elinden henüz çıkmışdır. Bu hakîr at ile ubûr etmeğe havf edüp piyâdece ubûr edüp selâmetle karşu tarafa vâsıl olduk. Hülâsa-i kelâm bu cisrin midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Cenâb-ı Kayyûm ınkırâzu'd-deverân metîn ü müstahkem eyleye, âmîn ve yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 219b–220a ·
metinde göster ·
… yapar kim Can Petro Kaşpar bir sâ‘at içre bu kadar ma‘rifeti icrâ etmeğe kâdir
değildir. Hatta
merhûm u mağfûrun leh fâtih-i Eğri Mehemmed Hân'ın hâteminde sâ‘at etdüği gibi …
Üstâd-ı kâmil sâ‘atçidir kim aylı ve günlü ve bürûclu ve rûznâmeli ve münebbihli sâ‘at yapar kim Can Petro Kaşpar bir sâ‘at içre bu kadar ma‘rifeti icrâ etmeğe kâdir değildir. Hatta merhûm u mağfûrun leh fâtih-i Eğri Mehemmed Hân'ın hâteminde sâ‘at etdüği gibi bu hânın engüştünde bir nigîn sâ‘at var idi kim sihr-âsâr idi. Mahall-i sâ‘at geldikde sâhibinin parmağın sâ‘at nişterlerdi kim kaç sâ‘at olduğu andan ma‘lûm idi. Bu hâtemin biri dahi hânın dâmâdı Mahmûdî Hânı Evliyâ Beğ'in parmağında idi. Ol dahi hânın işi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228a ·
metinde göster ·
… âlimdir ol kadar sihr-i‘câz şeyler yapardı kim Ebû Abdü'l-harrât yapmağa kâdir
değildir. Hatta
merkebe su koyacak müdevver kaşıklar ve makta‘lar ve zıhgîr sepâları ve kuhl-i …
Ve ma‘rifet-i harrâtînde Hudâ âlimdir ol kadar sihr-i‘câz şeyler yapardı kim Ebû Abdü'l-harrât yapmağa kâdir değildir. Hatta merkebe su koyacak müdevver kaşıklar ve makta‘lar ve zıhgîr sepâları ve kuhl-i Sıfâhân milçeleri yapup diyâr diyâr hedâyâ gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228b ·
metinde göster ·
… kirişler yapar kim Pîr Ömer en-Nusayrü'l-Vakkâr eyle musanna‘ târ yapmağa kâdir
değildir. Hatta
kuyruk oynadan kuşçagazın bâğırsağından sâ‘atlere kiriş yapar kim on seneye tah …
Ve çalduğu sâzlara cümle kendüsü kirişler yapar kim Pîr Ömer en-Nusayrü'l-Vakkâr eyle musanna‘ târ yapmağa kâdir değildir. Hatta kuyruk oynadan kuşçagazın bâğırsağından sâ‘atlere kiriş yapar kim on seneye tahammül eder kiriş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228b ·
metinde göster ·
Ve bir memdûh-ı kârı dahi debbâğlardır kim diyâr-ı Rûm'da Edirne'nin kırmızı sahtiyânı ve yine Rûm'da Öziçe mor sahtiyânı ve Anadolu'da Konya ve Kayseriyye'nin sarı sahtiyânları meşhûr-ı âfâk iken bu şehr-i Bitlîs'in sarı sahtiyânı ve gül-i pembe ve gül-i şeftalü ve âsumânî ve ebrî ve gülgûnîsi ve kırmızısı ve âlü'l-alisi ve yeşil ve turuncî ve meneviş sahtiyânları olur kim gûyâ Hıtâyî ve Ahmed-âbâdî kâğız gibi mücellâ ve danedâr sahtiyânları olur kim bir diyâra mahsûs değildir. Hatta ba‘zı tüccârlar ve âyende vü revendegân kübbâr-ı a‘yânlar diyâr diyâr teberrüken götürüp kitâblara ve Kelâmullahlara cild ederler kim içinde âyetün min âyâtillah olur. Ammâ aceb hikmetdir kim yine kelb necisiyle dibâğat olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233b ·
metinde göster ·
Tâli‘-i binâsı burc-ı akrebde ve beyt-i Mirrîh-i mâîde vâki‘ olmağile içinden harb [ü] kıtâl eksik değildir. Hatta sene 962 târîhinde Sultân Süleymân Hân fermânıyla İmâdiyye Hâkimi Sultân Hüseyin bu şehr-i Sehend kendi müşâsında olmağile ale'l-gafle bu şehr-i Sehend'i basup eyle nehb ü gâret ve harâb u yebâb edüp taş taş üzre komayup eyle mâl-ı ganâ’im almışdır kim ‘Hâlâ İmâdiyye kavmi Ekrâdları ol mâl-ı ganâ’imle muğtenimdir.’ derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 306b ·
metinde göster ·
… ed olup her bâr bâd-ı Semûm esüp benî Âdemi helâk eder. Anınçün ol kadar âbâdân
değildir. Hatta
bunda bir gulâmım rîh-ı semden helâk olayazdı.
İbtidâ bânîsi ekâsire-i Enûşirvâniyân'dan Melik Pervîz'dir. Ba‘dehû Hârûnu'r-Reşîd'in duhter-i pâkîze-ahteri Şîrîn nâm bir bint-i benâm bu mahalde bir kasır binâ etmeğile ol kerîme-i sâhib-i keremin ismiyle müsemmâ olup Kasr-ı Şîrîn derler. Yohsa ibtidâ ismi tevârîhlerde Kasr-ı Pervîz'dir. Hâlâ Irâk-ı Acem'de Bağdâd'a karîb ve cânib-i cenûbu çölistânda garîb kalmış bir Kasr-ı Şîrîn iken kâh-ı harâbdır. Bu şehir zamân-ı Hârûn'da ol kadar imâr imiş kim bâğ u bâğçe ve hadîka-i gülistân [u] bostânları bir menzil yire varırmış. Hâlâ eser-i binâları zâhirdir kim Timur Şâh-ı pür-zor harâb u yebâb etmişdir. Hâlâ bu şehr-i Kasr-ı Şîrîn Hemedân ve şehr-i Hulvân ile üçü sac ayağı vâki‘ olmuşdur. Ammâ bu Kasr-ı Şîrîn'in cânib-i şarkîsinde şehr-i Gazvîn karîbdir ammâ kendisi garîbdir. Zîrâ hâlâ harâb olmadadır. Mâ-tekaddem bir hisâr-ı hısn-ı hasîn ü sedd-i metîn-i Medyen etmiş kim devri kâmil on iki bin adımdır. Hâlâ eser-i binâları ma‘lûmdur. Her sengi hammâm kubbesi mikdârı olup demir kenidler ile ve Horasânî kec ü cıbıs u kireçler ile mebnî olup yigirmi yerde derveze alâmetleri vardır ve hâlâ imâr olmamasının sebebi oldur kim kabâ’il-i Urbân-ı Keysin ve kabâ’il-i Urbân-ı Benî Mevâl yatağı ve sâ’ir Urbân durağı ve kân-ı zâğî ü bâğî yeri oldu. Ve hevâsı gâyet bed olup her bâr bâd-ı Semûm esüp benî Âdemi helâk eder. Anınçün ol kadar âbâdân değildir. Hatta bunda bir gulâmım rîh-ı semden helâk olayazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 313b ·
metinde göster ·
… irîn ü muhaddisînden kümmelîn kimesneler var kim tahrîr ü terkîm olunmak mümkin
değildir. Hatta
Kân-ı Sahbâ nâm bir mekân-ı cebbâne-i benâm vardır. Ol Mahall-i İcâset'de üç bi …
Ve ziyâretgâh-ı Karâke-i Kübrâ: Sûr-ı Kazvîn'in müşebbek kapusu kurbünde bir mezâristândır kim seng-i mezârlarında olan târîhlerin bir âdem bir sâlde kırâ’at edemez. Bu vâdî-i hâmûşânda niçe yüz evliyâ-yı kirâm ve meşâyih-i ızâm ve niçe bin musannifîn u mü’ellifîn ve müfessirîn ü muhaddisînden kümmelîn kimesneler var kim tahrîr ü terkîm olunmak mümkin değildir. Hatta Kân-ı Sahbâ nâm bir mekân-ı cebbâne-i benâm vardır. Ol Mahall-i İcâset'de üç bin sahâbe-i güzîn medfûn olduğu muhakkakdır. Zîrâ şeb [u] rûz bu mahalde nûr berk urup rûz-ı nevrûz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316b ·
metinde göster ·